İslam Filozofları - El Kındi

'Düşünürler-Filozoflar' forumunda Dine tarafından 25 Ocak 2010 tarihinde açılan konu

  1. Dine

    Dine Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    İslam Filozofları - El Kındi konusu Kındi ve Yeni-Eflatuncu Aristoculuk


    İslâm’da esas felsefe hareketinin, filozof denmeye, Ca’fer Sadık ve Câbir’den daha layık görülen Kindi ile başladığı tartışmasız kabul edilmektedir. Kindi, felsefeyle birlikte birçok ilimlere vukufu olan müstesna bir bilim adamı ve akılcı bir filozoftur. Fakat akılcılığı, asla din ile çatışma göstermez, bil’akis uygunluk gösterir. Din ile akıl çatışırsa, dini öğretiyi tercih eder; çünkü din ilâhi menşeyli olduğu için, hikmetini akıl bir an anlamasa bile, dini bilgi her zaman doğrudur. Akıl ise, insani menşeyli olduğu için her zaman yanılmaya ve hata yapmaya müsaittir. Kindi’nin bu itidal akılcılığı felsefenin her sahasında görülür.


    Kindi’nin kozmoloji ve metafizik görüşlerinde İslâm’ın kendi öğretileriyle Mu’tezilenin menfi kelâm doktrini hâkimdir. Kâinat Allah’ın hür iradesiyle sonradan yaratılmıştır; bu bakımdan da sonlu ve sınırlıdır. Allah’ın ontolojik mânâda tarifi ancak menfi şekilde mümkündür; yani Allah için ne cevherdir ne arazdır; ne cisimdir ne cisim değildir; ne cüz’dür ne küllidir diyemeyiz. Kindi, özellikle Aristo Teolojisi adlı Yeni-Eflatuncu kaynağı bilmesine rağmen —çünkü bu eseri arabçaya çeviren el-Hımsi’nin tercümesinin arabçaya uygunluğunu kontrol etmiş olduğu bilinmektedir— hiç rağbet etmemiştir. Akıl teorisinde, Yeni-Eflatuncu Aristoculardan etkilenmiştir. Aristo ve onun Yeni-Eflatuncu şârihi Alexandre d’Aphrodisias üç akıl kabul ederken, Kindi, buna “aklu’l-müstef adını verdiği bir dördüncü akıl eklemiştir.


    Bilgi teorisi ve Psikolojide Kindi, Aristocu görünür. Hisler, ancak cüz’i ve maddi suretleri idrak eder; akıl ise, ma’kul alemi kavrar ve külli suretleri idrak eder. Ruh veya nefs cisim olmayan bir cevherdir. Kindi’nin akıl ve bilgi teorileri, daha sonraki müslüman ve Ortaçağ batılı filozoflarla birlikte biraz değişmelerle, Bütün İslam ve Hıristiyan felsefelerinde karakteristik ortak bir konu olarak devam etmiştir.


    Ahlâk sahasında, Kindi, İslam ahlakıyla daha çok-Eflatun ve nadiren de Stoacı ahlak unsurlarını uzlaştırmaya çalışmıştır. Stoacı unsurlar, özellikle onun “Hüznün Defi” adlı risalesinde görülür. Eğer etkilendiği yabancı felsefenin ağırlığı bakımından, Kindi’nin felsefesine bir ad verecek olursak, “Yeni-Eflatuncu Aristoculuk” diyebiliriz.


    İslâm Felsefesine Giriş- Prof.Dr. Mehmet Bayraktar-Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları

    Alıntı.
     

Bu Sayfayı Paylaş