İslâm düşünür ve Âlimlerinden nükteler..

'İslami Kıssalar & Hikayeler' forumunda Mavi_Sema tarafından 30 Mart 2009 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    İslâm düşünür ve Âlimlerinden nükteler.. konusu İslâm düşünür ve Âlimlerinden nükteler..
    Boynuz-Akıl

    İmâm-ı Azam Hazretleri, bir gün kendisine doğru gelmekte olan bir hayvana yol verip kenara çekilmiş Orada bulunanlar Ebu Hanife'ye niye kenara çekildiğini sorduklarında ondan şu cevabı almışlar: "Onun boynuzları var, benim ise aklım"

    Neden Boşuna Para Alıyorsun?

    İmam Ebu Yusuf'a birisi öğrenmek istediği bazı konularda sorular sormuş Ebu Yusuf, soruların bazılarına:
    "Bilmiyorum" cevabını vermesi üzerine sorduğu soruların bir kısmına cevap alamayan şahıs:
    "Bilmiyorsun madem devlet hazinesinden neden boşuna para alıyorsun?" diye fırça atmaya kalkınca, İmam Ebu Yusuf şöyle diyerek muhatabını susturmuş:
    "Ben devlet hazinesinden bildiklerim için para alıyorum Bilmediklerim için para almış olsaydım devlet hazinesinde para kalmazdı"

    Hangisi Daha Güzel

    ***** Reşid, bir gün Ebû Yusuf'a iki yemek ismi söyledi Sonra da:
    "Bunların hangisi daha güzeldir? diye sordu Ebu Yusuf:
    "Ey Mü'minlerin Halifesi! Sözünü ettiğiniz yemeklerin hangisinin en güzel olduğunu ben tatmadan bilemem ki" Bu sözün üzerine Halife, sözü edilen yemeklerden birer tabak getirtti Ebu Yusuf hangisinin daha güzel olduğuna karar verebilmek için bir ondan bir diğerinden tatmaya başladı Tabaktaki yemeklerin bitmesine az kala Ebu Yusuf, ***** Reşid'e dönüp şöyle dedi:
    "Ey Mü'mimlerin Halifesi! Ben birbirleriyle böylesine yarışan hasım görmedim
    Tam birini birinci ilân edeceğim, hemen diğeri devreye girip bir başka delil takdim ediyor"

    Dünyanın Yüzü

    Hastalıktan ötürü gözleri kapanmış olan bir adam, halk şairi Seyrani'ye:
    - Bende dünyayı görecek göz mü kaldı? diye şikayette bulununca, söz eri Seyrani:
    - Hiç üzülme dostum demiş Zaten dünyada da bakılacak surat kalmadı
    Devasız Dert

    İbn-i Sina'ya:

    "Dünyada devâsı olmayan bir dert var mı?" diye sorduklarında ondan şu cevabı almışlar:
    "Derdin devâsızı, iyinin kötüye muhtaç olmasıdır"

    Sen Yukarı Gel

    Câhiz anlatıyor
    Bir gün ordugahta askerler arasında çok uzun boylu bir kadın gördüm Kendisine:
    "Aşağı gel de yemek ye ," diye atınca, bana şöyle dedi:
    "Asıl sen yukarı gel de dünyayı gör"
     

Bu Sayfayı Paylaş