İskenderun Turizm Bilgileri ve Tarihi Yerleri

'Türkiye Tatil Yerleri Hoteller' forumunda Mavi_Sema tarafından 20 Eylül 2009 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    İskenderun Turizm Bilgileri ve Tarihi Yerleri konusu İskenderun Turizm Bilgileri ve Tarihi Yerleri

    Hatay iline bağlı İskenderun, kendi adıyla anılan körfezin kıyısındaki modern bir kenttir.Kıyının hemen gerisinde bir duvar gibi yükselen Nur Dağlarına sırtını vermiş, yeşil ve dört mevsim sıcak bir turizm merkezi, bunun yanı sıra da işlek bir ticaret limanıdır.

    Tarihçe:M.Ö.333 yılında Makedonya Kralı Büyük İskender'in İran İmparatoru III.Darius'u Issos Vadisi'nde yenilgiye uğratmasıyla Alexandretta şehrinin temeli atılmıştı. İskenderun, Roma, Bizans ve Osmanlı dönemlerini de yaşamıştır.

    İklim: İlçede Akdeniz iklimi görülür.


    Ulaşım

    Karayolu:İskenderun'dan ülkenin çeşitli yerlerine karayolu ulaşımı sağlanmaktadır.

    Otogar Tel: (+90-326) 616 36 31

    Demiryolu:İskenderun'dan ülkenin çeşitli yerlerine demiryolu ulaşımı sağlanmaktadır.

    Gar Tel: (+90-326) 614 00 44

    Denizyolu:İskenderun'dan Kıbrıs'a haftada 2 gidiş-

    Gezilecek Yerler
    Deniz ve kumu ile bölgenin en önemli turistik merkezlerinden Arsuz görülmeye değer bir yerdir. Bunun yanı sıra; Sütunlu Liman, Frank Limanı, Şato Kalıntısı (Karakol Şatosu), Şalen Kalesi, Sarıseki Kalesi, Arabistan yolunu kontrol etmesi açısından önemli olan ve içinde bir kilise bulunan Bakras Kalesi, Yunus Peygamberin Yunus balığının karnından burada çıktığına inanılan İskenderun kentinin giriş kapısının kalıntısı olan Yunus Sütunu, Mancınık Kilisesi de ziyaret edilmesi gereken yerlerdendir.

    Hıdır Bey köyünde 2000 yaşında olduğu tahmin edilen tarihi 20 metre yüksekliğindeki dev Çınar Ağacı, El Mina Antik Kent ve Limanı, Erzin, Erzin'in kuzeybatısında Kilikya kenti olan Issos'un çevresindeki ovada Makedonya Kralı Büyük İskender, Pers İmparatoru III. Darius Codoman'ı yendiği ve içerisinde Cenevizlilerden kalan bir liman ve kale kalıntıları, tapınak, su depoları ile kemer kalıntılarının bulunduğu Issos Harabeleri (Issus) görülmesi gereken yerlerdir.

    Payas: Nur Dağları'nın eteklerinde şirin bir kıyı kentçiği olan Payas (Yakacık), Antik dönemde Baias adıyla bilinmektedir. Mimar Sinan tarafından 1574 yılında yapımı tamamlanan Sokullu Mehmet Paşa Külliyesi Payas'a önemli bir iskele ve konaklama merkezi hüviyetini kazandırmıştır. Külliyenin batısında yer alan ve yabancı gemilerin su ihtiyaçlarını karşıladıkları Payas Kalesi'nin çevresi hendekle çevrili, 7 burçlu ve 8 kulelidir.

    Payas, haçlılardan kalan kalenin değerlendirilmesi ve denize yakın bir konumda olması nedeniyle 16.yy'da II. Sultan Selim zamanında sahile iskele, gümrük, tersane, kule ve külliye yapılarak Derbent (sınırlarda bulunan küçük kale) teşkilatı ile bağlantılı bir menzil yeri olarak belirlenmiş ve uzun yıllar da kullanılmıştır.

    Cin Kulesi: Külliye ile deniz kıyısı arasında en yüksek tepeye yapılan ve Haçlılardan veya Cenevizlilerden kaldığı sanılan Cin Kulesi askeri niteliğe sahip bir kuledir.

    Samandağ: M .Ö. 310'da Selefkilerin kurduğu önemli bir liman kentidir. İlk iskanı Paleolitik çağda başlamış olan Çevlik (Seleucia Pieria) antik kenti devletin liman kenti, Antakya ise başkent olmuştur. İsa Peygamberin havarilerinden St. Paul bu limandan ilk seyahatini Tarsus'a yapmıştır. Dor mabedi de burada bulunmaktadır. Selefkos Roma döneminde donanma üssü olarak kullanılmıştır.

    Liman Asi ırmağının ağzında kurulmuş olup, sürekli alüvyonlarla dolma tehlikesi altında kaldığı için M.S. I. yüzyılda Roma İmparatoru Vespasianus bu tehlikeyi önlemek amacıyla, 1330 metre uzunluğundaki Titus-Vespasianus tünelini yaptırmıştır. Tünelin yakınında Roma döneminde yapılan kalker taşa oyulmuş 12 kaya mezarı vardır. Beşikli Mağara adıyla anılan mezarın bulunduğu mağara en genişi ve en ünlüsüdür.

    Sen Pierre Kilisesi:1983 de Vatikan tarafindan kutsal olarak nitelendirilen ve hiristiyan tarihinin en önemli kilisesi Sen Pierre Antakyada bulunmaktadir .Dağ oyularak yapılan bu kilise hristiyanlıgın yayılmaya basladıgı donemlerde olası saldırılara karsı bir sıgınak olarakta kullanılıyordu.Hristiyanlıgı yaymaya calısan havariler kilisenin bulundugu dag uzerinde actıkları kucuk oyuklardan, kendilerine yapılacak saldırıları görüyorlar ve dağın arka kısmında bulunan gizli tunelden kaçıyorlardı.Kilise içinde 10 ayrı yere cıkabilen bir gizli tünel ile yerin altından çıkan bir su vardır.Hristiyanlar bu suyun kutsal olduguna inanmaktadır.Her yıl 29 haziranda bir cok hristiyan kutlamalar için Sen Pierre kilisesini ziyaret etmektedir.

    St. Simon Manastırı: Samandağ'ın en yüksek tepesinde M.S. V. yy 'da Terki Dünya Tarikatı'nın merkezidir. Simon bir manastırda aldığı temel din eğitiminden sonra kendini kentin dışında bir hücreye kapattığı, burada 3 yıl yaşadıktan sonra kentin yakınındaki bir dağa çıkarak kendini bir kayaya zincirlediği ve çevresine çizdiği bir çemberin dışına çıkmadan yaşamaya başladığı rivayet edilir. Simon Manastırı Hıristiyanlık dünyasının her yanından ziyaret edilmektedir.

    Yapmadan Dönme

    Arsuz'da denize girmeden,

    Payas Sokullu Mehmet Paşa Külliyesini gezmeden,

    Samandağ'daki St. Simon Manastırını ziyaret etmeden,...

    Dönmeyin.
     

Bu Sayfayı Paylaş