İsa'nın Oniki Havarisi

'Diğer Dinler İnançlar' forumunda ASİ MARDİNLİ tarafından 28 Nisan 2009 tarihinde açılan konu

  1. Sponsorlu Bağlantılar
    İsa'nın Oniki Havarisi konusu Türkçe'de kullanılan adı Arapça kökenlidir (عيسي). Anadolu'da sözcüğün "Ese" ve "Esi" biçiminde kullanıldığı da görülür. Batı medeniyetlerinde kullanılan Christ, Christus, Cristo vb isimleri, İbranice 'kutsal yağ ile ovulmuş, kutsanmış' anlamına gelen Mesih kelimesinin Yunanca karşılığı olan Hristos (Χριστός) kelimesinden türemiştir [5].
    Teolojide kullanılan, İsa'nın yaşamına dair ana kaynaklar Yeni Ahit'teki dört kanonik İncil'dir (Matta, Markos, Luka ve Yuhanna). Genel kabule göre bunlar I. yüzyılda yazılmışlardır. Yakın zamanda Havari Yehuda İskariyot tarafından yazıldığı kabul edilen Yehuda'nın Müjdesi belgelerine ulaşılmıştır.
    Hristiyan tarihçilerin ve Kitab-ı Mukaddes konusunda araştırma yapan teorisyenlerin bir çoğu, İsa'nın Celile'li bir öğretmen ve marangoz olduğu, şifa dağıttığı, Vaftizci Yahya (Yahya Peygamber) tarafından vaftiz edildiği, "halkı isyana teşvik etmek" suçuyla, Yahudi din adamlarının teşviki ve Roma İmparatorluğu'nun Yahudiye eyaletinin valisi Romalı Pontius Pilatus'un emri ile Kudüs'te çarmıha gerildiği konusunda hemfikirdir. Buna rağmen az sayıda tarihçi ve araştırmacı, İsa'nın gerçek bir şahsiyet olduğu konusunda şüphecidirler. Dini metinlerde, İncil'de ve Kur'an'da sıkça bahsinin geçmesini, tarihi belgelerde ismine rastlanmayışını, mitolojik bir karakter olabileceğine yorarlar.
    Hristiyanlık dışında İsa'nın önemli bir figür olarak kabul edildiği bir diğer din de İslam'dır. İslam'a göre İsa; Meryem'den babasız dünyaya gelmiştir, son peygamberin gelişini haber veren bir müjdecidir ve Allah'ın İsrailoğulları'na gönderdiği bir peygamberidir. Kur'an'da ismi "İsa Mesih" olarak geçer [6]. İslam'a göre İsa çarmıha gerilmemiştir. Ayrıca İslam İsa'nın tanrının oğlu olduğu fikrini şirk kabul eder. (Maide Suresi, 17. ayet, Nisa Suresi, 157-158. ayetler)
    Museviliğe göre ise İsa, sahte peygamberdir. Bununla beraber modern Yahudilerin bir kısmı İsa'nın aziz veya peygamber olabileceğini ancak kesinlikle bekledikleri kurtarıcı (mesih) olmadığını düşünürler.

    Soyu ve Doğumu

    İbrahim'in oğlu İshak'ın soyundan geldiğine inanılır. Tanrı tarafından babasız doğduğuna inanıldığı için soyu üvey babası Yusuf'a göre tayin edilir.
    Annesi Meryem, Levioğulları soyundan geliyordu. Yeni Ahit, Meryem'in kocası ve İsa'nın kanuni babası olarak andığı marangoz Yusuf'un Davud'a kadar çıkan soyağacını verir. Eski Ahit'te Meryem'den ya da İsa'dan o dönemde henüz dünyaya gelmedikleri için sözedilmez.

    Kuran'da ise Meryem'den, Meryem'in annesinden, babası İmran'dan ve İsa'dan bahsedilir, Meryem'in annesinin Meryem'i doğurması anlatılır. İsa'nın daha beşikte iken konuştuğu ve babasının olmadığı, İsa'nın yaratılmasının Âdem'in yaratılması gibi yoktan olduğu, İsa'nın öldürülmediği ve hala bir biçimde yaşıyor olduğu yazılıdır (Nisa süresi, 156-157. ayetler).
    Bazı araştırmacılara göre İsa, Roma İmparatoru Augustus zamanında Bethlehem'de (Beytüllahim) (M.Ö. 4) dünyaya gelmiştir. Bazı kaynaklara göre Bethlehem yer adı değil, İsa'nın doğumu sırasında gökyüzünde görülen çok parlak yıldız gibi bir nesnedir. Bu iddiaya göre Bethlehem tabiri İsa'nın nerede değil, ne zaman doğduğunu göstermektedir.

    Hristiyanlık'ta İsa

    Hristiyanlar için İsa tanrının oğlu ve bizzat tanrının kendisidir. Baba (Tanrı) ile insanlar arasında aracı, Beklenen mesih, kurtarıcı, rab, tanrı ile aynı "öz" den olan, güçlü tanrı, tek insan, dünyanın tek kralı, Kutsal Üçlü Birlik'teki kişilerden "oğul"dur. Hristiyan kaynakları onu "İsa Mesih" olarak anarlar.
    İsa'nın tanrısal ve insani özellikleri farklı mezheplerce farklı yorumlanır. Hristiyanlığın Monofizit görüşüne göre insani tabiatı ile tanrısal tabiatı, Tanrısal özü altında erimiş ve ayrılmaz bölünmez tek bir tabiat meydana gelmiştir. Çarmıhta, İsa'nın insani tabiatı gibi ilahi tabiatı da acı çekmiştir. Meryem Theotokosdur, yani Tanrı anasıdır.
    Diofizit görüşe göre ise insani ve tanrısal olmak üzere birbirinden bağımsız iki tabiatı vardır. Çarmıha gerildiğinde ilahi tabiatı bedeninden ayrılmış, sadece insani tabiat acı çekmiştir. Meryem, insan olan İsa'nın annesidir dolayısıyla da ona Theotokos yani Tanrı anası denemez.
    Ortodoks, Katolik ve Protestanlar'a göre İnsani ve Tanrısal iki tabiatı olup bunlar asla birleşmezler, karışmazlar ve ayrılmazlar.

    İslam'da İsa

    İslam dininde İsa, Allah'ın önemli peygamberlerinden biri olarak inanılır ve sevilir. Hristiyan metinleri gibi Kur'an'da İsa'nın biyolojik bir babası olmadan, Tanrı'nın isteği ile doğduğunu belirtir [7]:
    "Allah nezdinde İsa'nın durumu, Adem'in durumu gibidir. Allah onu topraktan yarattı. Sonra ona "Ol!" dedi ve oluverdi." (Al-i İmran Suresi, 59) İsa Kur'an'da mütemadiyen "İsa bin Meryem" (yani Meryem oğlu İsa) olarak anılır. Yine Hristiyan inancına benzer şekilde İslam'da da onun Allah'ın izniyle çeşitli mucizeler göstermiş olduğuna inanılır:
    "...Meryem oğlu İsa'ya da mucizeler verdik. Ve onu, Rûhu'l-Kudüs (Cebrail) ile destekledik. (Ne var ki) gönlünüzün arzulamadığı şeyleri söyleyen bir elçi geldikçe ona karşı büyüklük tasladınız. (Size gelen) peygamberlerden bir kısmını yalanladınız, bir kısmını da öldürdünüz." (Bakara Suresi, 87) "Melekler demişlerdi ki: Ey Meryem! Allah sana kendisinden bir Kelime'yi müjdeliyor. Adı Meryem oğlu İsa Mesîh'tir; dünyada da, ahirette de itibarlı ve Allah'ın kendisine yakın kıldıklarındandır." (Al-i İmran Suresi, 45) Mesih kavraminin İbranice'den gelmesi ve diğer İbrahimi dinlerde de yer alması nedeniyle, peygamberin ölümünden sonraki yıllarda bu kavram sık sık israiliyyata konu olmuşur. Mesih kavramı Kur'an'da kimi yerlerde İsa Mesih şeklinde kullanılır ancak ayrıntılı olarak açıklanmaz.
    İslamiyet İsa'nın Tanrı olduğunu veya Tanrı'nın oğlu olduğunu kabul etmez, bu tür bir fikre şiddetle karşı çıkar. Kur'an'da bu durum şöyle açıklanır:
    "Şüphesiz, `Allah Meryem oğlu Mesîh'dir` diyenler andolsun ki kâfir olmuşlardır..." (Maide Suresi, 17) "...Allah birdir. Allah sameddir. O, doğurmamış ve doğmamıştır. Onun hiçbir dengi yoktur." (Ihlas Suresi) Ayrıca Kur'an'a göre, İsa çarmıhta ölmemiştir [8]:
    "Ve 'Allah elçisi Meryem oğlu İsa'yı öldürdük' demeleri yüzünden (onları lânetledik). Halbuki onu ne öldürdüler, ne de astılar; fakat (öldürdükleri) onlara İsa gibi gösterildi. Onun hakkında ihtilâfa düşenler bundan dolayı tam bir kararsızlık içindedirler; bu hususta zanna uymak dışında hiçbir (sağlam) bilgileri yoktur ve kesin olarak onu öldürmediler. Bilâkis Allah onu (İsa'yı) kendi nezdine kaldırmıştır. Allah izzet ve hikmet sahibidir." (Nisa Suresi, 157-158) Ahmediyye mezhebine göre çarmıhtan kurtulan İsa, Keşmir'e gitmiş ve burada Yuz Asaf ismiyle yaşamış, ölmüştür. Fakat genel İslam mezheplerinin ve ehl-i sünnet'in görüşü bu yönde değildir.
    Kur'an da İsa'nın İslam Peygamberi Muhammed'in geleceğini bildirdiği belirtilir:
    "Hatırla ki, Meryem oğlu İsa: 'Ey İsrailoğulları! Ben size Allah'ın elçisiyim, benden önce gelen Tevrat'ı doğrulayıcı ve benden sonra gelecek Ahmed [9] adında bir peygamberi de müjdeleyici olarak geldim', demişti. Fakat o, kendilerine açık deliller getirince: Bu apaçık bir büyüdür, dediler." (Saf Suresi, 6) Bazı İslam düşünürlerine göre İncil'de bahsi geçen Faraklit, İslam peygamberi Muhammed'dir.


    İsa'nın Oniki Havarisi
    • Simun (Petrus): Orjinal metinlerdeki adı "Simon" veya "Simeon"dur. Havari Andreas'ın kardeşi, Celile'li bir balıkçıdır. Kilisesini üzerine inşa edeceği kayaya ithafen "Petrus" adı İsa tarafından verilmiştir. İsa tarafından kendisine diğer havarilerin önderliği mevkiisi layık görülmüştür (Matta 16:18, Yuhanna 21:15-16). Roma'da öldürülmüştür. Roma Katolik Kilisesi'nin ilk piskoposu kabul edilir. 29 Haziran Aziz Petrus günüdür.
    İsa, Romalılar ve kendisinin Mesih olduğuna inanmayan Yahudiler tarafından çarmıha gerilmek üzere yakalandığında İsa'nın Havarisi olduğunu üç defa inkar etmiştir. İnkar edeceği İsa tarafından Son Yemek'te kendisine bildirilmiştir ancak Petrus buna inanmamıştır. Dört İncil'de de bu olay aynı şekilde anlatılır.
    • Andreas: Simun'un kardeşi, Celile'li balıkçı. X şeklindeki çarmıhta ölmüştür. İskoçya ve Rusya'nın baş azizidir. 30 Kasım Aziz Andreas günüdür.
    • Büyük Yakup: Zebedi'nin oğlu, Yuhanna'nın kardeşi. I. Herod Agrippa tarafından öldürülmüştür. 25 Temmuz Aziz Yakup günü olarak kutlanır.
    • Yuhanna: Zebedi'nin oğlu, Yakup'un kardeşi. Yeni Ahit'in dördüncü incili olan Yuhanna İncili'ni yazmıştır. 27 Aralık Aziz Yuhanna günüdür.
    • Filipus: 1 Mayıs, Aziz Filipus günüdür.
    • Bartalmay: Ermenistan'da canlı canlı derisinin yüzüldüğü söylenir. Bu nedenle dericilerin azizidir. 24 Ağustos Aziz Bartolomew günüdür.
    • Tomas: "Şüpheci Tomas" veya "İkiz" olarak da bilinir. İsa'nın yaralarına dokunana kadar dirildiğine inanmayacağını söylemiştir. 21 Aralık Aziz Tomas günüdür.
    • Matta: Vergi memurudur. Yeni Ahit'in birinci incili olan Matta İncili'nin yazarıdır. 21 Eylül, Aziz Matta günüdür.
    • Küçük Yakup: Alfay'ın oğlu. Doğu Kilisesi'nde 10 Ekim, Batı Kilisesi'nde 1 Mayıs Aziz Yakup günüdür.
    • Yehuda (Taday): Yakup'un kardeşidir. Pers topraklarında Simon ile birlikte öldürülmüştür. 28 Ekim Simun'la birlikte Azizler günü olarak kutlanır.
    • Simun (Yurtsever): Pers topraklarında Yehuda (Taday) ile birlikte öldürülmüştür. 28 Ekim Taday'la birlikte Azizler günü olarak kutlanır.
    • Yehuda (İskariot): 30 gümüş dinar için İsa'ya ihanet ederek yakalatmıştır. Vicdan azabından intihar etmiştir. 2006 yılında da National Geographic Society tarafından yaklaşık 1800 yıl önce yazılmış "Yehuda'nın Müjdesi"'ne ulaşılmıştır.
    Yehuda'nın Müjdesi, İskariot (katil) olarak adlandırılmış Yehuda'nın İsa'yı Romalılara ve Yahudilere ispiyonlamasının arkasında başka güdüler olabileceği ve suçsuz olabileceği tartışmalarını gündeme getirmiştir.
    • Matthias: 13. Havari. Yehuda'nın yerine seçilmiştir. Doğu Kilisesinde 9 Ağustos, Batı Kilisesinde 14 Mayıs Aziz Matthias günüdür.
    konusunda kararlar almak ve Hıristiyanlık ahlāk ve disiplininin esaslarını te'yid ve tahkîm etmek üzere Kilise'ye bağlı bütün piskoposların katılımıyla yaptığı toplantı.
    Bugüne kadar 21 ekümenik konsil toplanmıştır. Bunlardan ancak sekizi, Kilise'nin 1054 târihinde Katoliklik ve Ortodoksluk diye ikiye bölünmesinden önce vuku bulmuş olduğu için, Ortodokslar tarafından tanınmaktadır.

    Bu konsillerin isimleri ve târihleri şöyledir:
    • I. İznik konsili (325)
    • I. İstanbul Konsili (381)
    • Efes Konsili (431)
    • Kadıköy Konsili (451)
    • II. İstanbul Konsili (553)
    • III. İstanbul Konsili (680)
    • II. İznik Konsili (787)
    • IV. İstanbul Konsili (869)
    • I. Laterano Konsili (1123)
    • II. Laterano Konsili (1139)
    • III. Laterano Konsili (1179)
    • IV. Laterano Konsili (1215)
    • I. Lyoun Konsili (1245)
    • II. Lyon Konsili (1274)
    • Vienne/Fransa Konsili (1311)
    • Constance Konsili (1414-1418)
    • Basel Konsili (1431)
    • V. Laterano Konsili (1512-1517)
    • Trento Konsili (1545-1563)
    • I. Vatikan Konsili (1869-1870)
    • II. Vatikan Konsili (1962-1965)
    Haçlı seferleri
    Haçlı Seferleri, 1094-1270 arasında, Avrupalı Katolik Hristiyanların, Papanın çesitli vaadleri ve talebi üzeri, Müslümanların elindeki Ortadoğu toprakları (Kutsal Topraklar) üzerinde askeri ve siyasi kontrol kurmak için düzenledikleri askeri akınlardır.
    Yaklaşık 2 yüzyıllık bu dönem içinde, farklı amaçlarla bazı akınlar da düzenlenmiştir. Örneğin; Bizans'ın elindeki İstanbul'a yönelik olan 4. Haçlı seferi, kuzey ve güney Avrupa'daki Hristiyan olmayan halklara karşı düzenlenen seferler gibi.
    Türkçede Haçlı Akınları, Haçlı Savaşları gibi farklı adlarla da anılırlar.
    XI.yüzyılda Anadolu, Suriye ve özellikle Hristiyanlar için kutsal sayılan Kudüs, Büyük Selçuklu İmparatorluğu'nun egemenliği altına girmişti. Bu durum, Bizans başta olmak üzere Batı Avrupa ülkelerini Türklerle karşı karşıya getirdi ve önemli savaşlara neden oldu. Ortaya çıkan Türk tehdidini ortadan kaldırmak ve Kudüs'ü almak için yapılan bu savaşlara Haçlı Seferleri denildi.
    Haçlı Seferleri ve savaşlara bu ismin verilmesi ise, doğuya yürüyen Hristiyanların elbiselerine haç diktirmelerinden kaynaklandı. 1096-1270 yılına kadar geçen dönemde başlıca sekiz Haçlı Seferi gerçekleşmiştir.
     

Bu Sayfayı Paylaş