İpek Böceği Yetiştiriciliği Hakkında Bilgi

'Diğer Mesleki Bilgiler' forumunda SeLeN tarafından 27 Temmuz 2010 tarihinde açılan konu

  1. SeLeN

    SeLeN Site Yetkilisi Editör

    Sponsorlu Bağlantılar
    İpek Böceği Yetiştiriciliği Hakkında Bilgi konusu İpek Böceği Bakımı - İpek Böceği Yetiştiriciliği Hakkında - İpek Böceği Üreme











    A. ZOOLOJİK SİSTEMDEKİ YERİ
    Şube............ : Arthropoda
    Sınıf ............ : Insecta veya Hexapoda
    Takım ......... : Lepidoptera
    Alt takım ..... : Macro lepidoptera-Heterocera
    Üst familya .. : Bombycoidea
    Familya ....... : Bombycidae
    Cins ............ : Bombyx
    Tür .............. : Bombyx mori

    İpekböceklerinde dişiler heterogametik (XY), erkekler ise homogametiktir (XX). Haploid kromozom sayısı 28’dir.


    HAYAT DÖNEMLERİ

    Bütün tipik lepidoptera böceklerinde olduğu gibi, ipekböceği de dört farklı hayat dönemi geçirmektedir. Hayat dönemleri ile ilgili bilgiler Tablo B-1’de verilmiştir.

    Tablo B-1. Uni- ve Multivoltin ırklarda hayat dönemleri (gün).
    Irklar Yumurta(kuluçka) Larva Krizalit(pupa) Ergin(kelebek)
    Univoltin 11-14 24-28 12-15 6-10
    Multivoltin 9-12 20-24 10-12 3-6


    Yumurta dönemi

    Tropik bölgelerde yaşayan multivoltin ırklar en kısa hayat devrelerine sahiptir. Univoltin ırklar, sadece ilkbaharda bir generasyon oluştururlar ve verdikleri yumurtalar diğer ilkbahara kadar bekler. Bivoltin ırklarda ise yumurtalar ikinci generasyon için beklemeye girmeden 11-12 günlük kuluçka devresi geçirerek yumurtadan çıkarlar. İkinci generasyonun verdiği yumurtalar ise bekleme dönemine girerek kışı geçirir ve ilkbaharda tekrar canlanırlar. Yetiştirildiği bölgelerin (Hindistan, Tayland, vb) sıcak olması nedeniyle multivoltin ırklardan bir yılda 7-8 generasyon elde edilebilir.

    Larva dönemi

    Yumurtadan çıkan larvalar, iklim ve hava şartlarına bağlı olarak süresi değişen, larva döneminde 4 defa deri değiştirir. Bu nedenle larva dönemini 5 hayat dönemine ayırabiliriz. Her hayat dönemi (yaş) yem yeme safhası ve deri değiştirme (uyku) safhası olarak ikiye ayrılır. Ülkemizde yetiştirilen uni- ve bivoltin ırklarda larva devresinin safhaları ve süreleri Tablo B-2’de verilmiştir.

    Tablo B-2. Larva devresinin safhaları ile bu safhalarda gerekli ısı ve nem düzeyleri
    Safha Süre Isı ve nem şartları
    1.yaş Yem yeme 3 gün 26-28°C %85 nem
    Deri değiştirme 20 saat
    2.yaş Yem yeme 2 gün
    Deri değiştirme 20 saat
    3.yaş Yem yeme 3 gün 24-26°C %80 nem
    Deri değiştirme 1 gün
    4.yaş Yem yeme 5 gün 22-24°C %75 nem
    Deri değiştirme 1 gün
    5.yaş Yem yeme 9-10 gün 20-23°C %70 nem

    Larvalar yem yeme safhasında çok iştahlıdırlar ve sürekli taze dut yaprağı yerler. Baş vücuda oranla küçüktür, derinin parlaklığı ve gerginliği artar. Deri değiştirme (uyku) safhası başlangıcında yemeyi keserler ve durgunlaşırlar. Dinlenmek için yer ararlar. İpeğimsi bir madde salgılayarak yapraklar üzerine tutunurlar, başlarını yukarı kaldırarak hareketsiz bir şekilde dururlar. Deri değiştiren larvaların vücudu büyümüştür. Baş vücuda oranla büyüktür. Yem yeme safhasında parlak ve gergin olan deri, deri değiştirme sonrası gevşer, buruşur ve solgunlaşır.
    Tablo B-2’de verilen yem yeme ve uyku safhalarını geçerek 5. yaş yem yeme safhasına ulaşan böcek hemen hemen yumurtadan çıkış ağırlığının 10000 katına ulaşmıştır. Bu gelişme 20-25 günlük süre içerisinde oluşmuştur. Böcek erginleştiğinde genellikle 7.-9. günlerde yem yemeyi keser, tedirginleşir, başını yukarı kaldırarak sallamaya ve oldukça nemli bir sıvı salgılamaya başlar. Göğüs ve karın segmentlerinin yarı şeffaf olması nedeniyle vücudunun hemen hemen % 40’ını kaplayacak şekilde genişlemiş olan ipek bezleri deri altında fark edilebilir. Sindirim kanalının boşaldığı ve larvanın kehribar rengini aldığı bu aşamada ipekböcekleri koza örmeye hazırdır ve askıya alınmaları için toplanmaları gerekir.

    Larva dönemi çevre şartları
    Sıcaklık

    Soğukkanlı canlılar olan ipekböcekleri çevre ısısından önemli ölçüde etkilenmektedirler. Çevre sıcaklığı 15-40 °C arasında olduğunda canlılıklarını devam ettirebilirlerse de sınırlara yaklaştıkça canlılıkta azalma ve gelişmede duraklama görülür. Yaş dönemlerine göre ihtiyaç duydukları ısı dereceleri Tablo B-2’de verilmiştir. Çevre ısısının 30 °C’nin üzerine çıkması halinde, ipekböceklerinin çeşitli fonksiyonları ve dolayısıyla larva gelişmesi hızlanır, larva dönemi kısalır ve sağlığı doğrudan etkilenir. Sıcaklığın 20 °C’nin altına düşmesi durumunda ise fonksiyonlar ve büyüme yavaşlar, larva dönemi uzar, böcekler zayıflar ve hastalıklara direnci azalır. Yüksek çevre ısısına genç larvalar daha iyi dayanır ve sağlıklı gelişimlerini sürdürebilirler. Bütün larva dönemlerinde mümkün olduğu kadar sıcaklığın sabit tutulması ve ani ısı değişikliklerinden sakınılması gerekir.
    Isıtıcıların ucuz olması, zararlı gaz çıkarmaması, kolay kullanılabilir ve ayarlanabilir olması tercih edilmelidir.

    Nem
    Çevre ısısı ile birlikte nemin etkisi ipekböceklerini önemli oranda etkilemektedir. Genç larvaların yüksek neme daha dayanıklı olmaları nedeniyle genç yaşlarda yüksek sıcaklık ve nem, gelişmiş yaşlarda ise daha düşük sıcaklık ve nem şartları
    uygun olmaktadır (Tablo B-1).
    Nemin doğrudan etkisi fizyolojik fonksiyonlar üzerinde kendini gösterir. Dolaylı etkisi ise yemlemede kullanılan dut yapraklarının kurumasına neden olarak ipekböcekleri tarafından tüketilmesini ve dolayısıyla böceklerin gelişimini engeller. Ayrıca yüksek nemli ortamda zararlı mikroorganizmaların üremesi ve dolayısıyla zararlı gaz çıkışı hızlanır.
    Yetiştirme yerinde nemin ayarlanmasında; parafin kağıtları, yağlı kağıtlar, ıslatılmış kauçuk-köpük şeritler, ıslatılmış kağıtlar, ocak üzerinde tutulan geniş ağızlı su kapları, ıslatılmış kum dolu kaplar veya ıslak çarşaf benzeri örtüler kullanılabilir.

    Hava

    İpekböcekleri, fizyolojik fonksiyonları için temiz havaya ihtiyaç duyarlar. Ortamda karbondioksit yoğunluğunun artması, besleme yataklarından ve ısıtıcılardan çıkan zararlı gazların varlığı, hareketliliğin ve iştahın azalmasına neden olur. Ayrıca yetiştirme odalarında fazla işçi bulundurulması da karbondioksit yoğunluğunu arttırmaktadır. Yeterli hava sirkülasyonunu sağlayacak havalandırma düzeninin kurulması gereklidir. Havalandırma aynı zamanda ısı ve nemin ayarlanmasında da önemli role sahiptir.

    Işık

    İpekböcekleri ışığa çok hassasiyet gösterirler, kuvvetli ışık ve karanlıktan hoşlanmazlar, loş veya alaca karanlığı tercih ederler. Günlük 16 saatlik aydınlatma gereklidir. Karanlık ortam larva dönemini kısaltır, kuvvetli ışık ise ağır koza verme eğilimini ortaya çıkarır, her iki durumda da beslenme, gelişme ve uyku düzensizlikleri görülür.

    Yaprak kalitesi


    Koza örme devresi

    Askıya alınan ipekböcekleri koza örmeye başlarlar ve multivoltin ırklarda 2-3 gün, uni- ve bivoltin ırklarda 3-4 gün içerisinde koza örme işlemi biter. Koza örümünün 4. veya 5. gününde krizalit haline dönüşen ipekböceği, 8-14 gün süren krizalit devresinde metamorfoza uğrayarak kelebek haline dönüşür. Alkali yapısındaki salya yardımıyla kozayı delerek dışarı çıkar.

    Koza örme döneminde gerekli çevre şartları
    Kaliteli koza üretimi için askı döneminin ilk 50 saatinde 26 °C’yi geçmeyen 22-23 °C’lik ısı ve % 60-70 nisbi nem gereklidir. Larvaların vücut sıvılarının devamlı buharlaşması (vücut ağırlığının % 40’ı kadar) ve koza örmeden önce sulu bir dışkı çıkarmaları (100 böcekten 40 ml idrar) yetiştirme yerinin nemini arttırır. Bu nedenle askıların altına nem emici maddeler veya sergiler konulmalı ve havalandırmaya önem verilmelidir. Ani ısı ve nem değişiklikleri ipek ipliğinin incelmesi veya kalınlaşmasına neden olarak çekim kabiliyetini azaltır.
    Koza hasadının zamanı önemlidir. Henüz olgunlaşmadan hasadın yapılması lekeli ve düşük kaliteli kozalara, geciktirilmesi ise parazit vb etkenlerden zarar görmesine neden olur. En uygun koza hasadı ilkbahar ve geç sonbahar dönemlerinde koza örümünün 7.-8. günleri, yaz ve erken sonbaharda ise 6.-7. günleridir.
    İpekböcekleri koza örmek için vücut uzunluğunun karesi kadar alana ihtiyaç duyarlar. Askılarda sık olarak ipekböceği bulunması ortamdaki nemi arttırır, koza kalitesini olumsuz etkiler, lekeli ve çifte koza oranını arttırır. İpekböcekleri askılara zamanında alınmalı, askılar meyilli yerleştirilmeli ve standart askılar kullanılmalıdır. Askı odasında çok parlak veya gölgeler oluşturan ışık kullanılmamalıdır. Gölgeli kısımlarda birikme sonucu çifte koza, kirli ve lekeli koza oranı artar.

    Kaliteli kozada aranan nitelikler
    Kozalar, pupa rengi koyu kahverengi ve vücudunun sert bir kitinle kaplanıp yavaş yavaş küçüldüğü zaman toplanmalıdır.
    Çifte koza, delikli, içi veya dışı lekeli, paslı, sağır (ölü), benekli (küflü), şekilsiz, çok küçük, basık, çok kaba, buruşuk, kireçli (mantarlı), gevşek dokulu ve fumige edilmiş olmamalıdır.
    Renginin parlak olması kozanın usulüne uygun boğulduğunu, depoda uzun süre bekletilmediğini gösterir. Aksi halde renk donuklaşır.
    Kozalar birörnek büyüklük ve yapıda olmalıdır. Genellikle bir litrede uni- ve bivoltin ırklarda 110-150 koza bulunmalıdır. Küre veya oval şekilde olmalı, sivri veya fazla boğumlu olmamalıdır.
    Kozalar iki parmak arasında sıkıldığında hemen ezilmemeli, sertliği, sıkılığı ve hafifçe esnekliği hissedilmelidir.
    Koza yüzeyindeki örgüler kaba olmamalı ve ince bir örgüye sahip olmalıdır.
    Kozalar ağır olmalıdır. Bir polihibrit yaş koza ortalama 1.5 gramdır. Koza gömleği saf ırklarda 300-400 mg, hibritlerde 350-550 mg’dır. Gömlek oranı ise % 19-25 arasındadır. İpek uzunluğu 1000-1400 m arasında değişir.

    Kozaların boğulması, depolanması

    Yaş kozalar, içlerinde canlı ipekböceği bulunması nedeniyle uzun süre muhafaza edilemezler. Kelebek haline dönüşen ipekböceğinin kozayı delmesini engellemek gerekir. Bu nedenle canlı pupaların 7.-8. günlerde öldürülmeleri (boğulmaları) şarttır. Bu amaçla yaygın olarak buhar, kuru sıcak hava, güneşte kurutma, fırınlama vb yöntemler kullanılmaktadır. Ayrıca radyo dalgaları, -10 ile -12 °C’lik soğuk hava ve bazı gazlar da denenmektedir. Ülkemizde uygulanan buharla boğma işlemi, kozaların 70-75 °C’lik ısıda 10-15 dakika tutulması esasına dayanır.
    Depoların önceden dezenfekte edilmesi ve depoda dezenfektan izinin kalmaması gerekir. Depolanacak kozalar iyice kurutulmalıdır. Zaman zaman bozuk, lekeli, küflü vb kozalar ayıklanmalı, sağlam kozalar sık sık çevrilmeli, nisbi nemin % 70’i aşmamasına dikkat edilmeli, depo iyi havalandırılmalı, kozaya zarar veren kuş, kertenkele ve dermestes (sinek) türlerinden korunmalıdır.

    Ergin (Kelebek) dönem

    Kelebek devresi ırka ve mevsime bağlı olarak 3-10 gün arasında sürer. Kelebekler kozadan çıktıktan sonra çiftleşmeye, çiftleştikten sonra da yumurtlamaya hazırdırlar. Yem yemezler ve uçamazlar. Dişiler erkeklerden daha büyüktür ve daha yavaş hareket ederler. Multivoltin kelebekler ortalama 400, uni- ve bivoltinler ise 500-600 yumurta yumurtlayabilirler.

    BAZI ÖNEMLİ ÖZELLİKLERİ

    Bugüne kadar ipekböceğinin 260 dan fazla karakteri üzerinde durulmuştur. Özellikle suni mutasyonlar ve hibrit elde etmek için yapılan melezlemeler, üzerinde araştırmaların yoğunlaştığı önemli konulardır. Crossing-over yüzdelerinden yararlanılarak kromozom haritaları hazırlanmış ve 19 kromozom üzerinde 81 lokus belirlenmiştir. Diğer 9 kromozom üzerinde ise yeterli çalışma yapılmamıştır.
    Koza ağırlığı, koza gömleği ağırlığı, krizalit ağırlığı, ipek uzunluğu, ipek kalınlığı gibi ekonomik özellikler ile larva ağırlığı arasında önemli korelasyonlar vardır. Erken olgunluk, normal olgunluk ve geç olgunluğu determine eden büyüme genleri cinsiyet kromozomları üzerinde yer almaktadırlar. Üç deri değiştirme, dört ve beş deri değiştirmeye dominanttır. Voltinizm genlerini ise şöyle sıralayabiliriz; univoltinizm > bivoltinizm > multivoltinizm.
    Ticari hibrit elde etme çalışmalarının sonucunda Japonya’da 1914 yılında ilk ticari hibrit üretimi gerçekleştirilmiştir. Kısa sürede hibritler saf ırkların yerini almış, hibrit üretimi zamanla diğer ülkelere de yayılmıştır.

    YETİŞTİRME ŞARTLARI
    Dut yaprağı

    İpekböceği yetiştiriciliği öncelikle dut yaprağının teminine bağlıdır. İyi kaliteli ve bol dut yaprağının elde edilebileceği her mevsimde ipekböceği yetiştiriciliği yapılabilir. Dut yaprağının varlığına ve miktarına bağlı olarak ipekböceği yetiştiriciliğinin yapılıp yapılmayacağı ve kapasitesi belirlenir. Yaprak verimi ve ihtiyacının çok dikkatli hesaplanması ve planlamanın buna göre yapılması çok önemlidir.
    En uygun şartlarda yılda, hektar başına 20-25 ton yaprak elde edilebilir. Bir kutu (20000 yumurta) ipekböceği tohumu için ülkemiz şartlarında 750-800 kg dut yaprağına ihtiyaç vardır. Diğer bir deyişle 40 dut ağacı gereklidir.

    İşçi

    Ülkemizde ipekböceği yetiştiriciliği için işgücü genellikle kadın ve çocuklardan sağlanmaktadır ve boş zamanları değerlendirme açısından önem taşımaktadır. Bir kutu tohumdan koza elde edilinceye kadar 18.4 yevmiye erkek işgücüne ihtiyaç duyulmaktadır.

    Yetiştirme yeri

    Yetiştirme yerleri ayrı olarak inşa edilebileceği gibi yetiştiricinin kendi evinin bir odası şeklinde de olabilmektedir. Ancak önemli olan gerekli sıcaklık, nem, havalandırma ve ışıklandırmayı sağlayabilecek yerlerin hazırlanmasıdır. Ülkemiz şartlarında binaların kuzey-güney yönünde inşa edilmesi uygundur.

    Ekipmanlar

    Kerevetler:

    Genellikle ağaçtan yapılır ve portatiftir. Kerevetlikler 2.5 m yükseklikte, 1.5 m uzunlukta ve 1 m genişliktedir. Bunlara 20 cm aralıklarla 10 kerevet yerleştirilebilir. Karınca vb zararlıların larvalara zarar vermesini engellemek amacıyla kerevetlik ayakları küçük su havuzcuklarının içine oturtulmalıdır.
    b. Besleme tablaları (yatakları): İpekböcekleri kerevetler üzerine yerleştirilen besleme yatakları içinde yetiştirilir. Taşınması kolay ve hafif olması gerektiği için ince tahta, kontrplak vb malzemeden 70-90 cm eninde 90-120 cm uzunluğunda ve 7.5-15 cm derinliğinde yapılırlar. 120-140 cm çapında yuvarlak besleme tablaları da kullanılmaktadır.
    c. Parafin kağıdı veya yağlı kağıt: Kıyılmış dut yapraklarının kurumasını önlemek ve yetiştirme yataklarındaki nem seviyesini korumak amacıyla, İpekböceklerinin ilk yaşlarında kullanılırlar.
    d. Köpük-kauçuk şeritler: İlk iki yaş döneminde gerekli nemi sağlamak amacıyla 2.5 cm genişlik ve kalınlıktaki şeritler suya batırılarak yetiştirme yatakları etrafına asılır. Bunun yerine daha ucuz temin edilebilen gazete kağıdı şeritleri de kullanılabilir.

    Tüyler:

    Kuluçkadan yeni çıkmış larvaların yetiştirme yataklarına alınmasında kullanılan kuş tüyleridir.
    Yaprak kıyma tahtası ve bıçakları:

    Dut yapraklarının değişik ölçülerde kıyılması için 90 X 90 X 5 cm boyutlarında tahtalar ve 30-50 cm uzunluğunda geniş ağızlı bıçaklar kullanılır. Bu iş için otomatik yaprak kıyan makinalar da kullanılabilir.
    g. Yaprak muhafaza sandıkları: Toplanan dut yapraklarının tazeliğini devam ettirmesi için 150 cm uzunlukta, 90 cm genişlikte ve 80 cm derinlikte sandıklar kullanılır. Sandıkların çevresi 7.5 cm genişlikte ızgara ve çuval vb örtülerle kaplanır. Zaman zaman su püskürtülerek yaprakların kuruması önlenir.

    Ağlar:

    Besleme yataklarının temizliğini sağlamak amacıyla her tabla için en az iki olmak üzere pamuk ipliği veya naylondan değişik göz genişliğinde ağlar kullanılır. Ağların göz genişliği 1. ve 2. yaşlar için 2 mm, 3. yaş için 10 mm, 4. ve 5. yaşlar için 20 mm olmalıdır.
    Askılar: Koza örme döneminde İpekböceklerine destek olması için kullanılırlar. Döner çerçeveli, plastik veya saptan, prizmatik ve çok ayaklı askılar kullanılabileceği gibi kısa boylu bitkilerden de yararlanılabilir.
    Higrometre ve termometreler: Yetiştirme yerinin nem ve ısısının ölçülmesinde kullanılırlar. Termometrelerin civalı olmaması uygundur.
    Sehpalar: Yemleme ve temizlik işlerinde tablaların yere konulmadan hazırlanmasını çabuklaştıran ve kolaylaştıran 90 cm yüksekliğinde tahtadan yapılmış, taşınabilir sehpalardır. Diğerleri: Yaprakları taşımada kullanılan sepet, küfe, leğen ve kovalar, dezenfeksiyon ve ıslatma işlemleri için pülverizatör, ısıtma işlemi için soba vb ısıtıcılar, havalandırma cihazları vb aletlerdir.

    YETİŞTİRME HAZIRLIKLARI

    İpekböcekleri gerek dış etkenlere ve gerekse hastalıklara karşı dayanıksızdırlar. Bu nedenle ipekböceği yetiştirmeye başlamadan önce yetiştirme yeri ve ekipmanların kir, toz, çatlak, bozuk, eksik ve yetersizliklerinin giderilmesi ile dezenfeksiyonlarının yapılması hayati önem taşımaktadır.
    Yetiştirme yerinin kapı, pencere, taban ve tavanı izole edilmiş, duvarları iyi bir sıva ve badana yapılmış ise ısı ve nem kaybı minimum düzeyde olacak ve dolayısıyla ekonomik bir yetiştiricilik yapılacaktır. Odada kullanılacak boyaların, sıcaklık, nem ve dezenfeksiyon etkisiyle gaz çıkaracak, yumuşayıp yapışacak veya dökülecek nitelikte olmamasına dikkat edilmelidir.
    Dezenfeksiyon için % 2’lik formaldehit solüsyonu 80 ml/m} hesabıyla pülverize edilerek uygulanır. Bir gün kapalı tutulup bir gün de havalandırılan yetiştirme yeri ve ekipmanlar kullanıma hazırdır.
    İpekböceği yetiştirilmesinde en önemli basamak yumurtaların üretilmesidir. Verimi yüksek, hastalıksız ve iyi kaliteli yumurta üretimi uzmanlık isteyen, iyi yetişmiş personel, maddi güç ve teçhizat gerektiren bir işlemdir. Bu nedenle yumurta üretimi organizasyonunu Türkiye’de halen Bursa Koza Tarım Satış Kooperatifleri Birliği, Görükle Polihibrid İpekböceği Tohum Üretim ve Pazarlama Kooperatifi ile Bursa İpekböcekçiliği Araştırma Enstitüsü gerçekleştirmektedir.
    İpekböceği tohumlarının, kışlaklardan çıkarılmasıyla yetiştiricilere dağıtılıncaya kadar geçen süre içinde;
    Güneş ışığının tohum kutuları üzerine doğrudan gelmemesi, koyu renkli kutularda muhafaza edilmesi,
    Tohumların yüksek ısı veren motor, kalorifer vb yerlere konulmaması,
    Tohumların bulundurulduğu yer ve taşıyıcıların temiz olması,
    Taşıma araçlarının havalandırılabilir olması, kutuların kapalı ve havasız yerlerde bulundurulmaması,
    Özellikle zirai mücadele ilaçları gibi zehirli, petrol ve ürünleri gibi zararlı maddelerle bir arada bulundurulmaması,
    Sigara dumanıyla temasının önlenmesi gerekir.

    KULUÇKA

    Yumurtalardan birörnek çıkış elde edilebilmesi için gerekli çevre şartlarının sağlanması gereklidir. Kuluçka odaları veya dolapları temiz, dezenfeksiyona uygun, gerekli ısıtma, aydınlatma, havalandırma ve nemlendirme düzeneklerine sahip olmalıdır.
    Kışlamayan ve asit muamelesinden sonra hemen kuluçkaya konulacak yumurtalar için 24-26 °C’lik ısı ve % 75-80 nem gereklidir. Kuluçka dönemi boyunca ısı ve nem sabit tutulmalıdır.
    Kışlayan ve soğuk muhafazada tutulan yumurtalar hemen 24-25 °C’lik ısıya maruz bırakılmazlar. İlk 3 gün 15 °C ısı ve % 75 nem, 2 gün 18 °C ısı ve % 75 nem, 4 gün 24 °C ısı ve % 80 nem, daha sonra 25-26 °C ısı ve % 85 nem uygulanır. Kuluçka süresi 11-14 gün arasındadır.
    Kuluçkanın sonlarına doğru yumurtalar koyu renkli kutularda tutulurlar ve renk maddelerinin oluşumundan itibaren de 16 saat ışık uygulanmaya başlanır. Uygun olan mevsimlerde gündüz aydınlık, gece karanlık tutulması birörnek gelişme ve çıkış için gereklidir.
    Herhangi bir nedenle kuluçkaya konulup uyandırılan yumurtaların gelişiminin durdurulması ve çıkışın ertelenmesi gerekebilir. Bu durumda kuluçkanın 2. veya 3. günü yumurtalar 5 °C’de bir hafta bekletilebilir. Bu soğukta bekletme işlemlerinde nem % 75’in altına düşürülmemelidir.
    Yumurtaların içinde gelişen larvaların temiz, sıcak, nemli, havalandırılabilir ve fazla gün ışığı almayan bir ortama ihtiyacı vardır. Bunları sağlamak amacıyla, yumurtaların gübre içine gömülmesi, yatak içine, mangal veya soba altında, koyun veya koltuk altında tutulması ile direk güneş ışığına maruz bırakılması gibi hatalı uygulamaların zararlı olduğunun bilinmesi gerekir.

    ÇIKIŞ

    Larvaların yumurtalardan çıkışı genellikle sabah saat 8 civarında yoğunlaşmaktadır. İki saat içerisinde yem yeme iştahı kazandıkları için, besleme yataklarına saat 10 civarında alınmaları uygundur.
    Birörnek çıkışı sağlamak amacıyla yumurtalar bir gün önceden siyah kutular içinde tutulurlar. Böylelikle erken gelişenlerin çıkışı engellenmiş, geç gelişenlerin de gelişmesi sağlanmış olur. Çıkış günü yumurtalar ışığa maruz bırakılır ve oluşan ışık uyarımıyla birörnek larva çıkışı gerçekleştirilir. Bir gün içerisinde % 90 oranında çıkışın tamamlanması gerekir. Çıkış % 50-60 oranında gerçekleşmişse, larvaların besleme yataklarına alınması ertelenebilir. Bu amaçla çıkan larvalar yumuşak bir kağıt içine konularak 7-10 °C ısıda 3 gün kadar bekletilebilir. Nem ise % 75’in altına düşürülmemelidir. Bütün yumurtalardan çıkış tamamlandığında eski ve yeni çıkanlar karıştırılarak besleme tablalarına alınır.
    Tohum kutularında bulunan yumurtalardan çıkan larvaların besleme tablalarına alınmasında dikkatli olmak gerekir. Bu amaçla kutuların üzeri ince gözenekli kanaviçe, seyrek tülbent veya ince delikler açılmış kağıtlarla kaplanır. Bez veya kağıtların üzerine 0.5 cm} büyüklükte dut yaprakları serpiştirilir. Larvaların tamamı dut yapraklarını yemek üzere yukarı çıktıklarında bez veya kağıtlar dikkatlice tutularak besleme yataklarına taşınır. Larvaların zedelenmesi nedeniyle tüy kullanılması tavsiye edilmez. Besleme yataklarına alınan larvalara 2 saat sonra ilk yemleme yapılır.

    YEMLEME

    İpekböceklerinde sağlıklı, normal ve birörnek gelişme sağlayabilmek için iyi kaliteli ve yeterli miktarda dut yaprağı kullanılmalıdır. Yaprak miktarının yeterli olmaması veya kalitesiz yaprak kullanılması, gelişme düzensizliklerine sebep olur. Bunun sonucunda birörnek gelişme sağlanamaz ve aynı anda uyuyan ve yem yiyen ipekböcekleri birlikte bulunurlar. Özellikle ilk üç yaş döneminde yetersiz yemlemenin etkisi daha belirgindir. Yemlemede gereğinden fazla yaprak kullanılması da ekonomik değildir ve hem işgücü hem de yaprak israfına neden olur.
    Larvalar ilk üç yaş döneminde yaprağın üzerinden ortasını, son iki yaş döneminde ise kenarlarını yerler. Her yaş dönemi 7 farklı safhada incelenebilir. "İlk besleme safhası"nda larvalar iştahlıdır. Bundan sonraki "iştahın azaldığı" ve "az yeme safhaları"nda iştah azdır ve tüketim azalır. İştahın tekrar arttığı "aktif safha"‘da yaprak ihtiyacı çok artar ve "son besleme safhası"nda bu artış devam eder. "Uyku öncesi safha"‘da ise iştah giderek azalır ve "uyku safhası"ndan önce kesilir. Bu safhalar dikkate alınarak yemlemenin düzenlenmesi en uygun olanıdır.
    Larvalar 25-30 günlük yemleme döneminde 30 gram kadar yaprak tüketirler. İlk üç yaşta % 2, dördüncü yaşta % 10 ve beşinci yaşta % 88’lik yem tüketimi gerçekleşir. Her kutuda 20000 yumurta vardır ve bunların 18000’inden larva alınabilir. Besleme döneminde ölenler ve küne ile atılanlar çıkarıldığında 16000 larva gelişebilir. Sonuç olarak 30 gram hesabıyla 480 kg dut yaprağına ihtiyaç vardır. Kuruyup solan ve atılan yapraklar da ilave edildiğinde 600 kg yaprak, bir kutu ipekböceğini beslemek için yeterli olmaktadır (Tablo M-1).
    İpekböceğinin gelişmesi yaprak miktarı kadar yaprak kalitesinden de etkilenmektedir. Böceklerin ihtiyaç duyduğu yaprakların elde edilebilmesi için gerekli şartlar şöyle sıralanabilir;
    Toprak; nem tutma kapasitesi yüksek, özlü ve kuvvetli olmalı, ne fazla balçıklı ne de fazla kumlu olmalı,
    Bitkilerin ihtiyacını karşılayacak dengeli ve optimum düzeyde gübre uygulanmalı, aşırı azotlu gübre kullanılmamalı,
    Yıllık yağışın yeterli olmadığı durumlarda sulanabilmeli, Yapraklar ihtiyaç duyulduğu kadar ve kartlaşmadan, günün serin saatlerinde, sabah erken, çiğ kalktıktan sonra veya akşam geç vakit toplanmalı,
    Toplanan yapraklar, serin, temiz ve mümkün olduğu kadar nemli bir ortamda muhafaza edilmelidir. Fazla yapraklar sandıklar içerisinde tutulabilir.
    Genç ipekböcekleri ince, yumuşak, su, protein ve şeker içeriği yüksek, nişasta ve selüloz içeriği düşük, küçük ve filiz halindeki yaprakları, gelişmiş ipekböcekleri de protein oranı yüksek olan, su oranı fazla olmayan yumuşak ve gelişmiş yaprakları iyi değerlendirirler.

    TEMİZLİK

    Solan ve kuruyan yapraklar, dışkılar, deri döküntüleri, ölü ve sağlıksız larvalar vb maddelerle kirlenmiş olan besleme yataklarının zaman zaman temizlenmesi gerekir. Aksi halde, yataklarda nem oranı yükselmekte, mikroorganizmaların çoğalması kolaylaşmakta, fermentasyon sonucu oluşan ısı ve gazlar ipekböceği gelişimini olumsuz yönde etkilemektedir.
    İlk yaş dönemlerinde çok küçük olan larvalara zarar vermemek için sık temizlik yapılmamalıdır. Yatakların temizlenmesi 1. yaşta bir kere, 2. yaşta iki kere (birinci uykudan sonra, ikinci uykudan önce) ve 3. yaşta 3 kere (ikinci uyku sonrası, yaş ortası, üçüncü uyku öncesi) yapılır. Son iki yaşta (4. ve 5. yaş) yetiştirme şekli önem taşımaktadır. Yaprakların tek tek veya kısa dal parçaları şeklinde verildiği çok katlı sistemde her sabah temizlik yapılmalıdır. Besleme tablası olmayan 2-3 katlı sabit sistemde; 4. yaşta iki, 5. yaşta üç kere temizlik yapılabilir. Yapraklı dalların kullanıldığı 1-2 katlı sabit sistemde ise üç kere (üçüncü uykudan 2 gün sonra, 5. yaşta, askıdan önce) temizlik yeterlidir.
    Temizlenecek besleme yatağı üzerine temizlik ağları serilir, ağ üzerinde bir veya iki kere yemleme yapılarak bütün sağlıklı larvaların gözeneklerden geçerek ağın üzerine çıkması sağlanır. Daha sonra ağ temiz besleme yatağına aktarılır. Kirli besleme yatağı temizlenerek yeni larvalar için hazırlanır.

    SIKLIK

    İpekböcekleri geliştikçe büyüklükleri artmakta ve dolayısıyla yataklardaki böcek sıklığı da artmaktadır. Aşırı sıklık olması durumunda, hareketin kısıtlanması, yem yemede ve gelişmede düzensizlikler, birbiri üzerine yığılmalar, fermentasyon sonucu gaz birikimi ve ısının yükselmesi, dolayısıyla sağlıksız bir ortam şekillenir. Aşırı seyreklik ise yaprak zayiatı, ekipmanın gereksiz yer kaplaması ve işgücü israfına neden olur.
    İpekböcekleri özellikle genç yaşlarda çok hızlı geliştiklerinden sık sık ve genellikle yatak temizliği sırasında seyreltilmelidir. Bu amaçla özel çubuklar kullanılır. Ülkemizde yetiştirilen üni- ve bivoltin ırkların ihtiyaç duyduğu alan Tablo M-1’de gösterilmiştir.

    Tablo M-1. Üni- ve bivoltin ırklarda bir kutu ipekböceği için gerekli alan ve yaprak miktarı.
    Yaş Alan,m² Yaprak,kg
    Yaş başlangıcı Yaş sonu
    1 0.2 0.8 1-2
    2 1.0 2.0 5-6
    3 2.0 4.5 20-25
    4 5.0 10.5 80-90
    5 10.5 20.5 450-475

    Yetiştirme yerinin ısısı ve nemi fazla olduğunda veya yataklarda ıslaklık arttığında böcekler seyreltilerek hem ısının düşmesi hem de yatakların kuruması sağlanabilir.

    K. HASTALIKLAR VE ZARARLILAR
    K.1. Protozoa hastalıkları
    Karabatan (Pebrin).
    K.2. Bakteriyel hastalıklar
    Baygınlık (Flacherie) hastalığı,
    Sindirim organlarının bakteriyel hastalığı,
    Septisemi,
    Sotto,
    Kort.
    K.3. Virus hastalıkları
    Sütleme (Grasserie) (sarılık),
    Sitoplazma polihedrosisi,
    Bulaşıcı Flacherie,
    Gattine.
    K.4. Mantar hastalıkları
    Kireç hastalığı (Muscardine, Calcino),
    -Beyaz muscardine,
    -Yeşil muscardine,
    -Sarı muscardine,
    -Kırmızı muscardine,
    Aspergillus ve Sterigmatocystis.
    K.5. Zararlılar
    Uzi sineği,
    Uji sineği,
    -Japon Ujisi (Kyoso sineği),
    Dermestid böcekleri,
    -Dermestes’ler,
    -Anthrenus’lar,
    -Attagenus’lar,
    Kurtçuk (Pediculoides ventricosus),
    Nematodlar,
    Karıncalar,
    Kertenkeleler,
    Fareler,
    Sincaplar,
    Kuşlar.
     

Bu Sayfayı Paylaş