İngiltere ve sömürgelicilik

'Tarihi Bilgiler' forumunda NeslisH tarafından 27 Kasım 2008 tarihinde açılan konu

  1. NeslisH

    NeslisH Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    İngiltere ve sömürgelicilik konusu İNGİLTERE’NİN SÖMÜRGECİLİK TARİHİ


    İngiltere sömürgeciliğe iç savaş ardından yapılan 1688 Devrimi ile başladığı söylenebilinir.Bu devrim ile İngiltere de yönetim meşruti ve anayasal oldu.Parlamento ülkenin gerçek gücü haline gelmişti.Bu devrim ve daha sonra Hannover Hanedanı’nın iktidara gelmesi ticaret burjuvazisinin işine yarayıp İngiliz sömürgeciliğini tetikleyen güç oldu.

    Devrimi denizlerde yayılma izledi. Ticari bir kar elde etmek için tam bir imparatorluk meydana getirildi ve düzenli bir şekilde sömürülmeye başlandı.Elbette bunları yapabilmesi için deniz üstünlüğüne ihtiyacı vardı.Bunu da kısa süre içinde hallederek yayılmaya başladı.

    İngiltere’nin bu yayılması diğer büyük güçleri İngiltere aleyhinde ittifaka itti. Bu rekabetin getirdiği savaş ters bir etki yaparak İngiltere’nin yayılmasına yaradı. İspanya Veraset Savaşı (1701-1713) ve Yedi Yıl Savaşları (1756-1763) İngiltere’nin çok önemli sömürgeler elde etmesine yaradı. Ayrıca Hindistan’da bölge hakimiyeti için Fransa ile yapılan Plasey Savaşı neticesinde, bölgeden Fransızlar’ın çekilmesine ve buraları İngilizler’e devretmesine neden oldu. Hindistan ile İngiltere arasındaki en önemli geçiş yeri olan Oratdoğu bölgesinin İngiltere açısından önemi artmaya başladı.

    1770’lere doğru Amerika ve Hindistan olmak üzere iki İngiliz nüfuz bölgesi oluşmuştu. Bu geniş toprakların korunması ve sömürülmesi gittikçe ağırlaşan ulaşım sorunları nedeniyle deniz üsleri sorunu doğmaya başaldı. Bu dönem aslında Doğu ile ticareti rahatça yapmak, pazarları ve buralara erişimi sağlayan ticaret yolları üzerindeki stratejik mevkileri elde tutmak için mücadelenin olduğu zamandır. Bu zamanda Ortadoğu’nun öneminin artmasının bir diğer sebebide Atlantik yolunun denetimini Hollandalılar’ın elinde olmasından kaynaklanıyordu. Özellikle batısının denetimini elinde tuttuğu Akdeniz, İngilizler açısından daha bir önemli hale gelmişti.

    Sanayi Devrimi’nin birinci aşaması ile İngiltere, sömürgelerinde ki plantasyonlarından elde ettiği hammaddeyi çok kısa zamanda işleyip pazara sürdü. Bununla rekabet edemeyen yerel tüccarlar ticareti büyük ölçüde İngilizler’e bırakmak zorunda kaldılar.

    Napolyon Savaşları İngiltere’yi gerçek manada tehdit etmişti.Bu tür bunalımlardan çıktıktan sonra İngiltere yeni bir denizaşırı yayılma ve Hind Okyanusu’nu kapsayan güçlü üsler ağı kurma dönemine girdi. XIX. yüzyılın başlarında İngiltere kesin br biçimde denizlere hakim olmuştu. Ayrıca bu dönemde ilk defa Doğu Akdeniz’de boy göstermeye başlamıştır. Bunun anlamı ise , dünya ticaretinde en büyük söz sahibi olmasının yanında çok büyük zenginliklerin İngiltere’ye akması idi.

    Bu dönemde İngiltere’ de libarelizmin yükselişi ile tolumsal değişme meydana gelmiştir. İngiltere köleleri koruma adına bazı kanunlar çıkarıp, onların hamisi rolünü üstlenmiştir. Bu da Asya ve Afrika’da küçük devletlere müdahele hakkı vermiştir. 1830’larda başlayan Sanayi Devrimi’nin i kinci büyük dalgası ile görülen en büyük değişiklik üretimin çapında olan artıştır. Büyük ölçekli fabrika üretimi ve ulaşım yöntemlerinde meydana gelen yenilikler Avrupa ticaretini çok büyük bir hale getirdi. Üretimin büyük boyutlara ulaşması malların çok ucuza satılmasına neden oldu. Bu dönemde İngiltere dünyayı ekonomik olarak yönlendiriyordu. Ticaret burjuvazisinn yerini alan XVII. ve XVIII. yüzyılların zayıf sanayi burjuvazisi politikaya ağırlığını koymaya başlamıştı. Bunun sayesinde sömürgeler ve pazarlar üzerindeki İngiliz ticaret şirketlerinin tekeli kırılıp serbest piyasa ekonomisi getirilmişti. Sanayi Devrimi’nin bu hamlesi ile demiryolu yapımı, kömür ve çelik sanayileri gelişti. İngiltere artık dünyanın en önemli sanayi merkezi haline gelmişti. Dünya ticaretinin en önemli unsuru ve belirleyicisiydi. Mallarını satmadığı yalnızca birkaç ülke kalmıştı. İngiltere s ömürgeciliği pazarların mutlak hakimi olmasının yanısıra Osmanlı Devleti gibi bağımsız devletlerin pazarlarını da serbest ticaret anlaşmaları ile ele geçirmişti.

    Süveyş Kanalı’nın açılması çok önemli bir olaydı. Avrupa yayılmasında hareketli bir dönem olmasına neden oldu. Kanal büyük ticaret yollarını değiştirmişti. Bundan sonra Ortadoğu, İngiltere açısından daha da önemli hale gelmişti ve bölge üzerindeki siyasetinde bazı değişikliklere gitme zorunluluğu yaratmıştı. Bu durumda Doğu Akdeniz’de hiçbir üssü olmaması, Rus tehlikesine karşı yardım karşılığında Kıbrıs Adası’nı ele geçirmesi ile sonuçlandı. Bunu Mısır’ın işgali izledi. İngiltere Afrika ve Asya’da hammadde bakımndan zengin ayrıca stratejik özlliği olan yerleri ele geçirerek büyümesine devam etti.

    Mısır, İngiltere açısından yalnızca Süveyş Kanalı’nın bulunması nedeniyle önemli değildi. Ayrıca Güney Afrika’dan elde ettiği mücevher ve diğer değerli madnlerin rahatça taşınması için yapmayı planladığı Ümit Burnu-Kahire Demiryolu açısındanda son derece önemliydi. Ayrıca İngilizlerin Afrika’da Kuzey-Güney yönlü bu ilerlemesi, Fransızlar’ın Doğu-Batı yönünde olan genişlemesi ile çakışınca, bu iki imparatorluk burada hakimiyet mücadelesine girdi ve bu mücadeleyi de İngiltere kazandı.

    Kısa bir zaman sonra İngiltere büyümekte olan Almanya karşısında en büyük rakibi olan Fransa ile işbirliğine gitmekten kaçınmadı. I.Dünya Savaşı’nı kazanan bu dvletler yenilen devletleri-özellikle Osmanlı’yı-aralarında paylaştılar. İngiltere bu paylaşımdan stratejik ve petrol zengini olan yerleri aldı. Bu dönemde petrolün rolunün iyice artması artık İngiltere’nin tamamen Ortadoğu’ya dönmesine neden oldu. Bu hakimiyeti Manda Rejimi ile sürüdürüldü. Ayrıca İran gibi ülkeleri de siyasi ve askeri gücüne dayanarak sömürmeye devam etti.
     

Bu Sayfayı Paylaş