İngilizce geniş zaman Hakkında bilgi

'Frmartuklu Soru-Cevap Bölümü' forumunda Kayıtsız Üye tarafından 30 Aralık 2010 tarihinde açılan konu

  1. Sponsorlu Bağlantılar
    İngilizce geniş zaman Hakkında bilgi konusu İngilizce geniş zaman nasıldır?
    İngilizcede geniş zaman hakkında bilgi verir misiniz?
    İngilizce geniş zaman konusunu anlatabilir misiniz?
     
  2. Mavi_inci

    Mavi_inci Özel Üye

    The Simple Present Tense/Geniş Zaman

    Cümle Yapısı
    Olumlu cümle :
    Özne ( Subject) + Fiil ( Verb ) + ( - s / -es ) + Nesne ( Object)

    Olumsuz cümle :
    Özne ( Subject) + ( -do / - does ) + not + Fiil ( Verb ) + ( - s / -es ) + Nesne ( Object)

    Soru Cümlesi :
    ( -do / - does ) + Özne ( Subject) + Fiil ( Verb ) + Nesne ( Object)




    SIMPLE PRESENT TENSE

    ● Simple Present Tense Türkçe'deki geniş zamanın ifadesidir. Aşağıda bu zamanın kullanımıyla ilgili ders anlatımı vardır.

    Auxiliary verbs: do/does don't/doesn't

    DİKKAT!: Üçüncü tekil şahıslarda (he,she,it) olumlu cümlelerde fiilin sonuna "s" takısı gelir. Olumsuz ve soru cümlelerinde does veya doesn't kullanıldığı için fiilin sonuna "s" takısı gelmez.

    ("He,she ve it" üçüncü tekil şahıs oldukları için olumlu cümlede görüldüğü gibi fiilin sonuna "s" takısı gelmiştir. Ama olumsuz ve soru cümlelerinde yardımcı fiil kullanıldığı için "s" kullanılmamıştır.)

    USE 1 Repeated Actions
    (Tekrarlanan eylemler)

    Use the Simple Present to express the idea that an action is repeated or usual. The action can be a habit, a hobby, a daily event, a scheduled event or something that often happens.

    (Simple Present Tense bir eylemin sürekli tekrarlandığı veya alışılagelmiş olduğu fikrini verir. Bu eylem bir alışkanlık, hobi, günlük bir olay, planlanmış bir olay veya sık sık tekrar eden bir olay olabilir.)

    EXAMPLES:

    I play tennis. (Tenis oynarım)

    She does not play tennis. (O teniz oynamaz.)

    The train leaves every morning at 8 **. (Tren her sabah saat 8'de hareket eder.)

    The train does not leave at 9am. (Tren saat 9'da hareket etmez.)

    She always forgets her purse. (O hep cüzdanını unutur.)

    He never forgets his wallet. (O hiç cüzdanını unutmaz.)

    Every twelve months, the Earth circles the sun. (Her oniki ayda bir dünya güneşin etrafında bir tur atar.)

    The sun does not circle the Earth. (Güneş dünyanın çevresinde dönmez.)

    USE 2 Facts or Generalizations
    (Gerçekler veya genellemeler)

    The Simple Present can also indicate the speaker believes that a fact was true before, is true now, and will be true in the future. It is not important if the speaker is correct about the fact. It is also used to make generalizations about people or things.

    (Geçmişte, bugün ve gelecekte konuşan kişinin açısından doğruluğunu hiç kaybetmeyen şeyler için kullanılır. Aynı zamanda insanlar veya diğer şeylerle ilgili genelleme yaparken bu zaman kullanılır.)

    EXAMPLES:

    Cats like milk. (Kediler sütü sever.)

    Birds do not like milk. (Kuşlar süt sevmez.)

    California is in America. (Kaliforniya Amerika'dadır.)

    California is not in the United Kingdom. (Kaliforniya İngiltere'de değildir.)

    Windows are made of glass. (Pencereler camdan yapılır.)

    Windows are not made of wood. (Pencereler ağaçtan yapılmaz.)

    New York is a small city.(New Yok küçük bir şelirdir) (Aslında New York'un büyük bir şehir olmasının burada bir önemi yoktur.)
    TIME EXPRESSIONS IN SIMPLE PRESENT TENSE
    Time expressions zaman belirten ifadelerdir ve İngilizce'de her zaman için farklı ifadeler kullanılır. Özellikle sınavlarda cümlenin hangi tense olduğunu anlamak için time expression'ların bilinmesi çok önemlidir.

    always (daima) She always listens to classical music. (O hep klasik müzik dinler.)
    usually (genellikle) I usually go to cinema at weekends. (Genellikle haftasonları sinemaya giderim.)
    often (sık sık) They often visit us. (Bizi sık sık ziyaret ederler.)
    sometimes (arasıra) She sometimes writes me a letter. (Bana arasıra mektup yazar.)
    rarely (nadiren) I rarely smoke. (Nadiren sigara içerim.)
    never (hiç, asla) I never drink alcohol. (Hiç alkol içmem.)
    every day/year/week etc. (her gün/yıl/hafta vs.) I go to work every day. (Hergün işe giderim.)​
     
    En son bir moderatör tarafından düzenlenmiş: 20 Nisan 2015
  3. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    İngilizce Geniş Zaman - Simple Present Tense

    İngilizcede geniş zaman (Simple Present Tense) cümleler, bir işin her zaman yapıldığını anlatırlar.
    Simple Present Tense (geniş zaman) İngilizce'de en önemli Tense'dir. Diğer bütün "Zaman"lar Simple Present Tense cümleler esas alınarak kurulurlar.

    Simple Present Tense cümlenin tanımını
    Bir iş her zaman yapılırmış gibi ifade ediliyorsa, o cümle geniş zamandır. "Ben giderim. Siz koşarsınız. Onlar uyurlar." gibi. Şimdi "Ben bir e-mail yazarım." cümlesini bu çatıya göre kuralım.
    Simple Present Tense cümleleri kurmak için, başa özne sonra fiil ve daha sonra nesne getirilir.




    Özne --- Fiil -----Nesne


    I -----write ----an email.

    Ben bir email yazarım.


    You write an email.
    Sen bir e-mail yazarsın.

    Simple Present Tense de şöyle bir özellik vardır.

    Kuracağımız cümlede, özne üçüncü tekil şahıssa fiilin sonuna “s” getirilir. Ancak çoğul 3. şahıslarda ve diğer şahıslarda “s” getirilmez.


    He writes an email.
    She writes an email.
    O bir email yazar.

    Ancak, “Our friend” (bizim arkadaşımız) müzikten hoşlanır, cümlesini kurmak istersek,

    Our friend likes music.
    Bizim arkadaşımız müzikten hoşlanır.

    Dememiz gerekir. Buradaki “bizim” sıfatı sizi yanıltmasın. Çünkü, asıl kelime, yani işi yapan özne, “biz” değil, “bizim arkadaşımız”dır. Yani bir tek kişidir. Bu nedenle fiil “s” alır.

    Eğer “bizim arkadaşlarımız” deseydik, yani öznemiz “Our friends” olsaydı, o zaman çoğul olacaktı ve kuralımıza göre fiil “s” almayacaktı. Cümlemiz,

    Our friends like music.
    Bizim arkadaşlarımız müzikten hoşlanır.
    olacaktı.

    Simple Present Tense ile örnekler

    Ahmet and Ayşe write an e-mail.
    Ahmet ve Ayşe bir e-mail yazarlar.


    My father gives me money.
    Babam bana para verir.

    Our fathers give us money.
    Bizim babalarımız bize para verirler. olur.

    I go to school everyday.
    Ben her gün okula giderim.


    My sister lives in Kırıkkale.
    Benim kız kardeşim Kırıkkale’de yaşar.

    Children play in the garden.
    Çocuklar bahçede oynarlar.

    Hasan reads story books every night.
    Hasan her gece hikaye kitapları okur.

    My mother loves me.
    Annem beni sever.

    She puts her books into the bag.
    O, kitaplarını çantanın içine koyar.

    I put my money into my pocket.
    Ben paramı cebime koyarım.

    Ali drinks milk every morning.
    Ali her sabah süt içer.

    We go to the seaside every summer.
    Biz her yaz deniz kenarına gideriz.

    I speak to my friends everyday.
    Ben hergün arkadaşlarımla konuşurum.

    We love children.
    Biz, çocukları severiz.

    İngilizcede fiilleri, yalnız başına söylediğimiz zaman başlarına getirilen “to” eki (to go: gitmek, to write: yazmak), mek, mak anlamına gelir. İsimlerin başına geldiği zaman ise, e, a, ye, ya anlamı verir. (Örneğin; to Ankara : Ankara’ya, to school: okula)


    Simple Present Tense ile olumsuz cümleler


    Simple Present Tense ile kuracağımız cümlelerin olumsuz ve soru şekillerinde “do” yardımcı fiilini kullanacağız.

    Simple Present Tense ile olumsuz cümle kurmak için,olumlu cümlemizi aynen alacağız ve özne ile fiil arasına “do not” eklerini getireceğiz.

    I go to school. Ben okula giderim. (olumlu)
    I do not go to school. Ben okula gitmem. (olumsuz)


    You go to school. Sen okula gidersin.
    You do not go to school. Sen okula gitmezsin.


    Yalnız üçüncü tekil şahıslarda “do not” yerine “does not” ekleri getirilir.

    Örneğin,
    He goes to school. O, okula gider.
    He does not go to school. O, okula gitmez.

    Yani olumlu cümlelerde asıl fiilin sonuna getirilen “s” veya “es” eki “do” yardımcısının sonuna getiriliyor ve asıl fiil aynen kalıyor.


    We go to school. Biz okula gideriz.

    We do not go to school. Biz okula gitmeyiz.


    You go to school. Siz okula gidersiniz.

    You do not go to school. Siz okula gitmezsiniz.

    They go to school. Onlar okula giderler.

    They do not go to school. Onlar okula gitmezler.

    She does not go to Antalya every summer.
    O, her yaz Antalya’ya gitmez.

    Ali does not drink milk at breakfast.
    Ali kahvaltıda süt içmez.

    He does not look at his book.
    O, kitabına bakmaz.

    “to look” bakmak fiilinden sonra, “e, a, ye, ya” eki olarak “to” yerine “at” kullanılır.

    “I look to the birds” diyemeyiz. Bunun yerine “I look at the birds” diyebiliriz.

    Ayşe does not look at the birds.
    Ayşe kuşlara bakmaz.

    I do not drink milk at breakfast.
    Ben kahvaltıda süt içmem.


    We do not watch television in the morning.
    Biz sabahları televizyon seyretmeyiz.


    Konuşma dilinde genellikle “do not” kısaltılarak “don’t” olarak kullanılır. “does not”ın kısaltılmışı da “doesn’t” tır.

    I don’t go to school.
    Ben okula gitmem.


    He doesn’t go to school.
    O, okula gitmez.


    My father doesn’t drink tea at breakfast.
    Babam kahvaltıda çay içmez.

    They don’t live in this house.
    Onlar bu evde yaşamazlar.

    Simple Present Tense ile soru cümleleri :

    Simple Present Tense cümlelerin soru şeklini görelim.

    Simple Present Tense soru cümlelerinin çatısını da şöyle kuracağız: Olumlu cümleyi aynen alacağız ve öznenin başına “do” yardımcı fiilini getireceğiz.

    Örneğin:
    I go to school. Ben okula giderim. (olumlu düz cümle)
    Do I go to school? Ben okula gider miyim? (soru cümlesi)

    You go to school. Sen okula gidersin.
    Do you go to school? Sen okula gider misin?

    3. Tekil şahıslarda da “do” yerine “does” getireceğiz ve fiilin sonundaki “es” takısını kaldıracağız.

    Örneğin:
    He goes to school. O, okula gider.
    Does he go to school? O, okula gider mi?


    We go to school. Biz okula gideriz.
    Do we go to school? Biz okula gider miyiz?


    They go to school. Onlar okula giderler.
    Do they go to school? Onlar okula giderler mi?

    Do you drink milk?
    Siz süt içer misiniz?


    Does he write an e-mail?
    O, e-mail yazar mı?

    Do Ahmet and Hasan put their books on the table?
    Hasan ve Ahmet kitaplarını masaya koyarlar mı?

    Simple Present Tense ile çok sık kullanılan zaman zarfları

    Everyday Her gün
    Every Sunday Her pazar
    Every night Her gece
    Every summer Her yaz
    Every winter Her kış
    Every week Her hafta
    Every morning Her sabah
    Every evening Her akşam

    Do you see your friends everyday?
    Siz hergün arkadaşlarınızı görür müsünüz?

    No, we don’t see our friends every day.
    Hayır, biz hergün arkadaşlarımızı görmeyiz.

    We see our friends on Sundays.
    Biz arkadaşlarımızı Pazar günleri görürüz.

    Does your brother play footbal?
    Sizin kardeşiniz futbol oynar mı?

    No, he doesn't play football.
    Hayır, o futbol oynamaz.


    He plays tennis every sunday.
    O, her pazar tenis oynar.


    Does Ayşe live in İstanbul?
    Ayşe İstanbul' da mı yaşar?

    No, she doesn't live in İstanbul.
    Hayır, Ayşe İstanbul' da yaşamaz.


    She lives in Adana.
    O, Adana' da yaşar.

    Little children go to nursery everyday.
    Küçük çocuklar hergün anaokuluna giderler.

    Does Ayşe study English everyday?
    Ayşe hergün İngilizce çalışır mı?

    No, she doesn't study English everyday.
    Hayır, o hergün İngilizce çalışmaz.

    She meets her friends in a party sometimes.
    Bazen arkadaşları ile bir partide buluşur.


    Kaynak:limasollunaci.com
     
    En son bir moderatör tarafından düzenlenmiş: 20 Nisan 2015

Bu Sayfayı Paylaş