İngilizce de Kısa Cevaplar ve Türkçeleri

'İngilizce Tercümeler' forumunda SeLeN tarafından 22 Eylül 2010 tarihinde açılan konu

  1. SeLeN

    SeLeN Site Yetkilisi Editör

    Sponsorlu Bağlantılar
    İngilizce de Kısa Cevaplar ve Türkçeleri konusu İngilizce de Kısa cümleler - İngilizce de Kısa ifadeler - ingilizce kelimeler


    Yardımcı fiiller İngilizcede, özellikle konuşma dilinde çok kullanılırlar. En çok kullanılma yerleri de sorulara kısa olarak cevap vermek için kurulan kısa cevap şekilleridir.
    Bir soru cümlesine kısa cevap verirken, cevap olumlu olacaksa yes ile, olumsuz olacaksa no ile başlanır.
    Bundan sonra sorudaki özne yer alır. Özne bir zamirse kısa cevapta da bu zamir aynen kullanılır. Eğer bir isimse kısa cevapta bu isme uygun zamir kullanılır.
    Soru cümlesinin içinde yardımcı fiil varsa kısa cevapta bu yardımcı fiil yer alır. Cevap olumlu olacaksa yardımcı fiil olumlu halde, olumsuz olacaksa not ile birleşerek olumsuz yapılmış halde bulunur. Soru cümlesinin esas fiili kısa cevapta yer almaz.
    Kısa cevaplarda daima kısaltılmış şekiller kullanılır.
    Is she in the kitchen?O mutfakta mıdır?
    Yes, she is.Evet, o ...dır. (Evet, o mutfaktadır.)
    Is she a teacher?O bir öğretmen midir?
    No, she isn't.Hayır, değildir.
    Has Arthur a colour television?Arthur'un renkli televizyonu var mı?
    Yes, he has.Evet, onun var. (Evet, onun renkli
    bir televizyonu var.)
    Have they many canaries?Onların çok kanaryaları var mı?
    No, they haven't.Hayır, onların yok.
    Does the teacher correct theÖğretmen hataları düzeltir mi?
    mistakes?
    Yes, he does.Evet, düzeltir.
    Do the students learn quickly?Öğrenciler çabuk öğrenirler mi?
    No, they don't.Hayır, öğrenmezler.
    Örneklerde görüldüğü gibi kısa cevapta sorudaki yardımcı fiil kullanılmakta, esas fiil yer almamaktadır. Soruda isim varsa cevapta buna uygun zamir kullanılmaktadır. Örneğin sorudaki the students ismi yerine cevapta they yer almıştır.
    Are you a doctor?Sen bir doktor musun?
    Yes, i **.Evet, ben ...im. (Evet, ben bir
    doktorum.)
    Are you coming with us?Bizimle geliyor musunuz?
    No, I'm not.Hayır, gelmiyorum.
    ** I a lazy student?Tembel bir öğrenci miyim?
    Yes, you are.Evet, sen ...sin. (Evet, sen
    tembel bir öğrencisin.)
    ** I too old for the job?İş için çok yaşlı mıyım?
    No,youaren't.Hayır, değilsin.
    Is there a dog in the garden?Bahçede bir köpek var mı?
    Yes, there is.Evet, var.
    Are there any eggs in theSepette hiç yumurta var mı?
    basket?
    No, there aren't.Hayır, yok.
    Have the girls got blue hats?Kızların mavi şapkaları mı var?
    Yes, they have.Evet, onların var.
    Has Norman an aunt?Norman'ın bir teyzesi var mı?
    No, he hasn't.Hayır, onun yok.
    Can she speak French?Fransızca konuşabilir mi?
    Yes, she can.Evet, konuşabilir.
    Can Mary make a dress for me? Mary benim için elbise yapabilir mi?
    No, she can't.Hayır, yapamaz.
    Do you speak English?İngilizce konuşur musunuz?
    (Bilir misiniz?)
    Yes. I do.Evet, bilirim.
    Will the soldiers bring their guns? Askerler silahlarını getirecekler mi?
    Yes, they will.Evet, getirecekler.
    Will Emma be here on Monday?Emma pazartesi günü burada
    olacak mı?
    No, she won't.Hayır, olmayacak.
    May I ask a question?Bir soru sorabilir miyim?
    Yes, you may.Evet, sorabilirsin.
    Must she come too?O da gelmeli mi?
    Yes, she must.Evet, gelmeli.
    Must I answer them?Onlara cevap vermeli miyim?
    No, you needn't.Hayır, vermek zorunda değilsin.
    Must he change the towels?Havluları değiştirmeli mi?
    Yes, he must.Evet, değiştirmeli.
    Must the waiter bring anotherGarson başka bir çatal getirmeli mi?
    fork?
    No, he needn't.Hayır, getirmek zorunda değil.
    Must ile soruya olumsuz cevapta genel olarak needn't, need ile soruya olumlu cevapta must kullanılır. Örneklerde bunu görüyoruz.
    Need he take these pills? Bu hapları alması gerekli mi?
    Yes, he must. Evet, gerekli.
    Need they finish the work today? İşi bugün bitirmeleri gerekli mi ?
    No, they needn't. Hayır, gerekli değil.
    Did the woman buy a pair of Kadın bir çift eldiven aldı mı?
    gloves?
    Yes, she did. Evet, aldı.
    Did the workers work on Sunday? İşçiler pazar günü çalıştılar mı?
    No, they didn't. Hayır, çalışmadılar.
    Could they come tomorrow? Yarın gelebilirler mi?
    No, they couldn't. Hayır gelemezler.
    Has he seen the circus? Sirki gördü mü?
    Yes, he has. Evet, gördü.
    Have the men brought the letter? Adamlar mektubu getirdiler mi?
    No, they haven't. Hayır, getirmediler.
    soru sözcüğü ile yapılmış sorulara kısa cevaplar
    Bu şekildeki soruların içinde yardımcı fiil varsa kısa cevapta bu yardımcı fiil kullanılır, yoksa do kullanılır.
    Who brought the letter?Mektubu kim getirdi?
    Dora did.Doragetirdi.
    Who brings the letter?Mektubu kim getirir?
    Dora does.Dora getirir.
    Who will bring the letter?Mektubu kim getirecek?
    Dora will.Dora getirecek.
    Who can bring the letter?Kim mektubu getirebilir?
    Dora can.Dora getirebilir.
    Who has a yellow hat?Kimin sarı bir şapkası var?
    Dora has.Dora'nın var.
    Which cat is bigger?Hangi kedi daha büyüktür?
    The black cat is.Kara kedi.
    Which man works harder, JohnHangi işçi daha çok çalışır, John
    or Philip?mu yoksa Philip mi?
    John does.John çalışır.
    How many of the students needÖğrencilerin kaçının kitaba ihtiyacı
    books?var?
    Five of them do.Beşinin ihtiyacı var.
    What made that noise?Bu gürültüyü ne yaptı?
    The car did.Otomobil yaptı.
    What makes her nervous?Onu ne sinirlendirir?
    The noise does.Gürültü sinirlendirir.
    Who opens the door in theSabahleyin kapıyı kim açar?
    morning?
    My father does.Babam açar.
    Who likes chocolate?Kim çikolata sever?
    All children do.Bütün çocuklar sever.
    bir düşünceye katılma ifadelerinde yardımcı fiillerOlumlu bir cümle ile belirtilen bir düşünceye katılındığı bildirilirken yes, so, of course sözcükleriyle başlayan cümleler yapılır. Bu cümlelerde yukarıda gördüğümüz kısa cevaplarda olduğu gibi ilk cümledeki yardımcı fiil kullanılır. Yardımcı fiil yoksa do kullanılır.
    He is a very good man.O çok iyi bir adamdır.
    Yes, he is.Evet, öyle. (Evet, o çok iyi bir
    adamdır.)
    She can understand us.O bizi anlayabilir.
    Yes, she can.Evet, öyle. (Evet, bizi anlayabilir.)
    The horses are going to theAtlar nehire gidiyorlar.
    river.
    Yes, they are.Evet, öyle. (Evet, nehire gidiyorlar.)
    The doctor comes late.Doktor geç gelir.
    Yes, he does.Evet, öyle. (Evet, geç gelir.)
    The tourists like folk dances.Turistler halk danslarını severler.
    Yes, they do.Evet, öyle. (Evet, severler.)
    The students must bring theirÖğrenciler kitaplarını getirmeliler.
    books.
    Yes, they must.Evet, öyle. (Evet, getirmeliler.)
    She can stay with us.Bizimle kalabilir.
    Yes, she can.Evet, öyle.
    Audrey has gone to London.Audrey Londra'ya gitti.
    Yes, she has.Evet, öyle.
    He may give us some more wine.Bize biraz daha şarap verebilir.
    Yes, he may.Evet, öyle.
    The children broke the window.Çocuklar pencereyi kırdılar.
    Yes, they did.Evet, öyle.
    They are late again.Yine geç kaldılar.
    Yes, they are.Evet, öyle.
    Bir sözün hayret uyandırdığını belirtmek için yukarıdaki yapıda yes yerine so kullanılır.
    Your watch is on the floor.Saatiniz yerde.
    So it is.Yaa, öyle. (Sahi öyle.)
    The soldiers killed the wolf.Askerler kurdu öldürdüler.
    So they did.Yaa, öyle.
    The shop is closed.Dükkân kapalı.
    So it is.Yaa, öyle.
    Hilda runs to the gate.Hilda kapıya koşar.
    So she does.Yaa, öyle.
    Bir şeyin çok tabii olarak öyle olduğunu belirtmek için yes ve so sözcükleri yerine of course konulur.
    He is always polite and helpful.Daima kibar ve yardımcıdır.
    Of course he is.Tabii, öyle.
    They paid their debt immediately.Borçlarını derhal ödediler.
    Of course they did.Tabii, öyle.
    The children like playing inÇocuklar parkta oynamayı severler.
    the park.
    Of course they do.Tabii, öyle.
    He'll get fat if he eats tooÇok fazla yerse şişmanlayacak.
    much.
    Of course he will.Tabii, öyle.
    My wife can buy a fur coat.Karım bir kürk manto alabilir.
    Of course she can.Tabii, öyle.
    Mary is learning very quickly.Mary çok çabuk öğreniyor.
    Of course she is.Tabii, öyle.
    olumsuz düşünceye katılma
    Olumsuz bir cümlede belirtilen düşünceye katılındığını belirtmek için yapılan cümle no ile başlar ve ilk cümledeki yardımcı fiil kullanılır.
    She isn't a pretty woman.O güzel bir kadın değildir.
    No, she isn't.Evet, öyle. (Evet, değildir.)
    Olumsuz cümlede belirtilen fikirle mutabık olunduğunu anlatan cümle no ilebaşlayanolumsuz bir cümle görünümünde olmaklaberaber anlamı, "Evet, öyle. Evet, değildir. Evet, güzel bir kadın değildir." şeklindedir.
    Mr Miller isn't a dentist.Bay Miller bir dişçi değildir.
    No, he isn't.Evet, öyle. (Evet, değildir.)
    They didn't come late.Geç gelmediler.
    No, they didn't.Evet, öyle. (Evet, gelmediler.)
    They haven't a house in London.Londra'da bir evleri yok.
    No, they haven't.Evet, öyle. (Evet, yok.)
    We don't treat them badly.Onlara fena muamele etmeyiz.
    No, you don't.Evet, öyle. (Evet, etmezsiniz.)
    The little girl can't carryKüçük kız bavulu taşıyamaz.
    the suitcase.
    No, she can't.Evet, öyle. (Evet, taşıyamaz.)
    karşı çıkma cümleleri
    olumlu cümle ile belirtilen düşünceye karşı çıkma
    Böyle bir karşı çıkma cümlesi No "hayır" veya Oh no "yo, hayır" ile başlar ve ilk cümledeki yardımcı fiil olumsuz şekilde kullanılarak yapılır. Yardımcı fiil yoksa do kullanılır.
    He is an honest man.O dürüst bir adamdır.
    No, he isn't.Hayır,değildir.
    The people are looking at theİnsanlar gemiye bakıyorlar.
    ship.
    Oh, no, they aren't.Yo, hayır, bakmıyorlar.
    Mary can answer these questions. Mary bu sorulara cevap verebilir.
    No, she can't.Hayır, veremez.
    He drank the beer.Birayı içti.
    No, he didn't.Hayır, içmedi.
    They clean the windows everyPencereleri her gün temizlerler.
    day.
    No, they don't.Hayır, temizlemezler.
    Mr Green will learn the truth.Bay Green gerçeği öğrenecek.
    Oh, no, he won't.Yo, hayır, öğrenmeyecek.
    Karşı çıkma cümlesinin başında but da kullanılabilir.
    Why are you so nervous?Niçin bu kadar sinirlisin?
    But I ** not.(Ama)değilimki.
    Why did they come to you?Niçin sana geldiler?
    But they didn't.Gelmediler ki.
    Why did you take my bag?Çantamı niçin aldın?
    But I didn't.Almadım ki.
    olumsuz düşünceye karşı çıkma
    Böyle bir cümle yes veya oh, yes ile başlatılır. Yes yerine but da kullanılabilir.

    He can't learn English.İngilizce öğrenemez.
    Oh, yes, he can.Yo, hayır, öğrenebilir.
    They don't pay attention to theKurallara aldırış etmezler.
    rules.
    Oh, yes, they do.Yo, hayır, ederler.
    Yes ile başlayan bu cümleler ile ilk cümlede belirtilen şeye karşı çıkıldığı söylendiği için olumsuz bir anlam taşımaktadırlar. Bu bakımdan Türkçe anlamları"hayır" olumsuz sözcüğü ile verilmiştir.
    Your son didn't go there.Oğlun oraya gitmedi.
    Oh,yes,he did.Yo, hayır, gitti.
    You haven't any money.Hiç paran yok.
    Yes, I have.Hayır, var.
    She didn't answer our letters.Mektuplarımıza cevap vermedi.
    But she did.Ama verdi. (Ama cevap verdi.)
    The postmen don't bring heavyPostacılar ağır paketleri
    parcels.getirmezler.
    But they do.Ama getirirler.
    The manager won't accept yourMüdür teklifini kabul etmeyecek.
    offer.
    Oh. yes, he will.Yo, hayır, edecek.
    I haven't seen them before.Onları daha önce görmedim.
    Yes, you have.Hayır, gördün.
    You can't understand it.Onu anlayamazsın.
    Yes, I can.Hayır, anlayabilirim.
    The nurses aren't staying atHemşireler otelde kalmıyorlar.
    the hospital.
    But they are.Ama kalıyorlar.
    söylenenlere yapılan eklemeler
    Olumlu cümlelere yapılan olumlu eklemeler so ile başlar ve ek cümle, esas cümledeki yardımcı fiil ile, şayet yardımcı fiil yoksa do ile kurulur.
    Mr Miller comes late.Mr Miller geç gelir.
    So does Mary.Mary de. (Mary de öyle.)
    The boys like playing in the sea.Erkek çocuklar denizde oynamayı
    severler.
    So do the girls.Kızlar da. (Kızlar da severler.)
    Mr Miller came late.Mr Miller geç geldi.
    So did Mary.Mary de.
    Mr Miller can come late.Mr Miller geç gelebilir.
    So can Mary.Mary de.
    They can take whatever they want. Her ne isterlerse alabilirler.
    So can we.Biz de.
    They arrived yesterday.Dün geldiler.
    So did my uncle.Amcam da.
    The birds are in cages.Kuşlar kafeslerdedir.
    So are the rabbits.Tavşanlar da.
    The boys were tired.Çocuklar yorgundu.
    So were their parents.Anne babaları da.
    Mr Smith's son could climb veryBay Smith'in oğlu çok dik tepelere
    steep hills.tırmanabilirdi.
    So could my son.Oğlum da.
    They will be in the fieldsYarın tarlalarda olacaklar.
    tomorrow.
    So will Norman.Norman da.
    I need some rest.Biraz istirahata ihtiyacım var.
    So do they.Onların da.
    Olumsuz cümleye yapılacak olumsuz eklemeler nor veya neither ile yapılır.
    His father can't walk all thisBabası bütün bu yolu yürüyemez.
    way.
    Nor can his mother.Annesi de. (Annesi de yürüyemez.)
    They don't Iike ice-cream.Dondurma sevmezler.
    Neither do I.Ben de. (Ben de sevmem.)
    She won't buy a pair of shoes.Birçift ayakkabı almayacak.
    Neither will her sister.Kız kardeşi de.
    He didn't come late.Geç gelmedi.
    Nor did the others.Diğerleri de.
    We mustn't put the rubbish inÇöpü sokağa koymamalıyız.
    the street.
    Neither must your Komşularınız da.
    neighbours.
    Helen hasn't any friendsHelen'in Türkiye'de hiç arkadaşı
    in Turkey.yok.
    Neither has Dora.Dora'nın da.
    The key wasn't in my wallet.Anahtar cüzdanımda değildi.
    Nor was the money.Para da.
    Olumlu cümleye olumsuz eklemeler "ama, fakat" anlamında but ile başlar ve yine ilk cümledeki yardımcı fiil, şayet yoksa, do, kullanılır. Bu tür ekleme ilk cümleye karşı olan ve ona uyulmadığını belirtenbir eklemedir.
    She can learn easily.O kolayca öğrenebilir.
    8ut I can't.Fakat ben öğrenemem.
    You have a lot of money.Çok paran var.
    But he hasn't.Ama onunyok.
    The guests liked historicalMisafirler tarihi yerleri beğendiler.
    places.
    But I didn't.Ama ben beğenmedim.
    The children make a lot ofÇocuklar çok gürültü yaparlar.
    noise.
    But we don't.Ama biz yapmayız.
    The teacher spoke to us.Öğretmen bizimle konuştu.
    But the headmaster didn't.Ama müdür konuşmadı.
    Your son is a very intelligentOğlunuz çok akıllı bir çocuk.
    boy.
    But theirs isn't.Ama onlarınki değil.
    Bütün bu cümleler ve onlara yapılan eklemeler aynı kişi tarafından söyleniyor olabileceği gibi ilk cümleyi söyleyenle buna eklemeyi yapan değişik kişiler de olabilir.
    The doctors are ready.Doktorlar hazır.
    But the nurses aren't.Ama hemşireler değil.
    Bu örnekte The doctors are ready. cümlesini söyleyen kişi cümleyi bitirdikten sonra But the nurses aren't. sözünü de kendisi söylemiş olabilir.
    İkinci bir şekil, ilk cümleyi bir şahıs söylemiş, onu dinleyen diğer kişi de eklemeyi yapmış olabilir.
    The cinemas were crowded.Sinemalar kalabalıktı.
    But the libraries weren't.Ama kitaplıklar değildi.
    The girls are reading theirKızlar derslerini okuyorlar.
    lessons.
    But the boys aren't.Ama erkek çocuklar okumuyorlar.
    All the people went for a swim.Herkes yüzmeye gitti.
    But I didn't.Ama ben gitmedim.
    Olumsuz cümleleri izleyen ve olumlu halde yapılan ekleme de ilk cümleye karşı olan ve ona uyulmadığını gösteren ifade şeklidir.
    She can't learn English.O İngilizce öğrenemez.
    But we can.Ama biz öğrenebiliriz.
    They don't like sweet tea.Onlar şekerli çay sevmezler.
    But I do.Ama ben severim.
    I don't understand them.Onlarıanlamam.
    But he does.Ama o anlar.
    Hilda hasn't any money.Hilda'nın hiç parası yok.
    But he has.Ama onun var.
    The spectators didn't like theSeyirciler oyunu beğenmediler.
    game.
    But the referee did.Ama hakem beğendi.
    His father won't help us.Babası bize yardım etmeyecek.
    But his mother will.Ama annesi edecek.
    They couldn't change the plan.Planı değiştiremezlerdi.
    But we could.Ama biz değiştirebilirdik.
    She needn't clean the tables.Masaları temizlemek zorunda değil.
    But we must.Ama biz temizlemeliyiz.
    I haven't seen a circus inÜlkemde hiç sirk görmedim.
    my country.
    But they have.Ama onlar gördüler.
    Ekleme cümlelerinin hepsinde özne vurgulu olarak söylenir. Yardımcı fiil de kısaltılmış şekliyle değil tam ve vurgulu olarak okunur.
    alıntı....
     

Bu Sayfayı Paylaş