İngiliz Edebiyatında Elizabeth Dönemi Hakkında Bilgi

'Konu Dışı Başlıklar' forumunda SeLeN tarafından 27 Şubat 2011 tarihinde açılan konu

  1. SeLeN

    SeLeN Site Yetkilisi Editör

    Sponsorlu Bağlantılar
    İngiliz Edebiyatında Elizabeth Dönemi Hakkında Bilgi konusu 15.yüzyıl sonu ingiliz edebiyatı - Elizabeth dönemi edebiyatı - Elizabeth dönemi tiyatrosu

    15. yüzyıl sonunda İngiltere'ye birçok yeni düşünce girmiş, edebiyat ve sanat kiliseden çok, sarayla bağ kurmaya başlamıştı. Uyaksız koşuk ve sone gibi yeni şiir biçimlerini kullanan, Sir Thomas Wyat ve Surrey Dükü Henry Howard saraylıydılar. Bu iki şairin 1557'de Songs and Sonnets ("Şarkılar ve Soneler") ya da Tottel's Miscellany ("Tottel'in Derlemesi") başlığıyla basılan şiirleri yeni ve oldukça yaygın bir okur kitlesi bulmuştu. Protestanlık'ın doğmasıyla Katolik Kilisesi'nden ayrılma da bu dönemde dindışı konularda oyunlar yazma olanağını yaratmıştı.

    1579-1603 arasındaki Elizabeth döneminde yeni görüşlerin etkisi doruğuna ulaştı. Bu yıllar İngiliz edebiyatının altın çağı oldu. Bu başarının esin kaynağı Kraliçe I. Elizabeth ve çevresindeki saraylılardı. Kraliçenin kendisi de şiir yazıyor, saray çevresindeki birçok genç de şiirleriyle aşk ve yaşamın tadını sınırsızca çıkarmanın önemini dile getiriyordu. Bunlardan biri Sir Philip Sidney'di. Aynı zamanda bilgin, diplomat, asker ve saray adamı olan Sidney, 108 sone ve 11 şarkıdan oluşan Astrophel and Stella (1591) adlı şiir dizisinde mutsuz bir aşkı anlatır. Çoğu zaman dilde büyük bir müzik duygusuna sahip olduğu ve öbür şairleri etkilediği için "şairlerin şairi" olarak anılan Edmund Spenser de, Sidney'in etkisinde kaldı. Spenser ülkesini ve kraliçeyi yüceltmek için yazdığı The Faerie Queen (1590; "Periler Kraliçesi") adlı uzun şiirinde Kral Arthur'la ilgili söylenceleri alegorik bir anlatımla bir araya getirdi.

    Düzyazı artık Sidney'in Arcadia'sı ve John Lyly'nin özentili ve süslü bir dille kaleme almış olduğu Euphues gibi sevgiyi konu alan öykülerinde kullanılıyordu. Ayrıca bir dizi kitapçıkta Londra'nın yeraltı dünyasındaki yasadışı insanlarla ilgili daha gerçekçi öyküler kaleme alındı. 1580'ler ve 1590'larda Richard Hakluyt'un, dünyanın çeşitli bölgelerine yolculuklar yapan serüvenci İngiliz denizcileriyle ilgili yazıları da İngiltere'deki okurlar için yepyeni ufuklar açtı.
    Elizabeth dönemi tiyatrosu çağın coşku ve serüven dolu ruhunu yansıtan bir tiyatroydu. Thomas Kyd'in The Spanish Tragedy (1592; "İspanyol Trajedisi") adlı oyunu öç almayla ilgili oyunlar modasını başlattı.

    Christopher Marlowe ise acımasız kahramanlarla ilgili oyunlar yazdı ve uyaksız koşuk dilini trajedi türünün görkemli, müzik tadı veren diline dönüştürdü. Onu bu yolda izleyen ve aşan çağdaşı, İngiltere'nin en ünlü, en büyük şair ve oyun yazarı William Shakespeare'di. Shakespeare On İkinci Gece (Twelfth Night; 1599-1600) ve Beğendiğiniz Gibi (As You Like it; 1599-1600) adlı romantik komediler, Othello (1604-05), Macbeth (1605-06) ve Kral Lear (King Lear; 1605-06) gibi güçlü trajediler ve İngiliz dilindeki en yurtsever dizeleri içeren V. Henry (1598-09) gibi tarihsel oyunlar yazdı. Shakespeare, insanların duygularını ve düşüncelerini olağanüstü bir anlayışla yansıttı.

    Arkadaşı Ben Johnson ise çok daha değişik yapıtlarında, yaşadığı topluma karşı çıkarak Volpone (1607) ve The Alchemist (1610; "Simyacı") adlı oyunlarında insanları kendini beğenmiş, açgözlü ve kolayca alda-nan kimseler olarak gösterdi. Buna karşılık, Francis Beaumont ve John Fletcher The Knight of the Burning Pestle (1613; "Tutuşmuş Havaneli Şövalyesi") gibi birçok hafif komedi yazdılar.




    alıntı
     

Bu Sayfayı Paylaş