İmanlı olarak ölmenin alameti nedir

'Dini Sorular ve Cevaplar' forumunda Dine tarafından 29 Mart 2010 tarihinde açılan konu

  1. Dine

    Dine Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    İmanlı olarak ölmenin alameti nedir konusu İmanlı olarak ölmenin alameti nedir


    Bir müminin son nefesini nasıl verdiği,

    dünyadaki yaşantısından belli olur

    İmanında inancında yaşamış ve o hal üzere

    ölmüşse, Allah`ın yardımıyla çenesini imanlı

    olarak kapatır

    Fakat iman nimetinden mahrum

    bir ömür geçirmiş veya imanı hayatına

    aksetmemişse, Azrail`in karşısına da o şekilde

    çıkar

    Bu hususu Peygamberimiz `Nasıl bir hayat

    geçirmişseniz o hal üzere ölürsünüz

    Nasıl ölürseniz o hal üzere dirilirsiniz`

    sözleriyle dile getirir

    İnsanın ebedî hayatına tesir eden iman nasıl

    olmalıdır ki, onu son deminde de kurtarsın?

    Her varlık üzerinde İlâhî kudretin izini,

    özünü, yüzünü görebilecek bir imana sahip

    olan insana şüpheler, ordular halinde gelse

    bile etki edemez

    Küçücük bir böcekten, bir çiçekten dünyaya,

    yıldızlara varıncaya kadar kâinat üzerinde

    Cenab-ı Hakk`ın varlık ve birlik mührünü,

    sonsuz ilmini, sayısız hikmetini anlama bilincine

    varan bir mümin, hayatını yaratılış istikameti

    üzerinde devam ettirmeye çalışırsa, artık

    o iman insanın bütün zerrelerine kadar yerleşir,

    kanına, damarına karışır

    Böyle sarsılmaz bir imanı elde eden insan

    dünyada huzur ve saadet sırlarını bulup

    yaşadığı gibi, bu imanın meyvesini ölüm anında,

    kabirde, berzah âleminde tadar O nurla

    ebedî hayatını aydınlatır Cennete de o imanla

    girer

    Evet, hakiki iman, insanı ebedî saadete,

    sonsuz mutluluğa götürür Zaten

    böyle bir imanı elde eden adama şeytan

    da bir zarar veremez Ona yaklaşsa bile

    bir tesir ifa edemez

    Can çekerken şeytan vesvesesiyle ancak

    akla şüpheler verir, tereddüde düşürebilir

    Böyle kuvvetli iman, yalnız akılda durmaz;

    kalb, ruh ve sır gibi öyle latifelere, duygulara

    geçer ve kökleşir ki, şeytanın eli o yerlere yetişemez

    Böylelerinin imanın şeytan çalamaz

    İmanlı olarak gitmenin en büyük alâmeti,

    müminin kelime-i şehadeti dilinden

    düşürmemesi, onun mana ve

    ruhunu kalbinde saklaması ve yaşatmasıdır

    Ruhunu teslim etmekte olan bir mü`minin

    başında duranlar ona hep müjdeli ve ferahlatıcı

    haberler vermeliler, hoş ve tatlı sözler söylemeliler

    Bu hususta Peygamber Efendimiz şöyle

    buyururlar:

    `Ölenlerinizin yanında bulunduğunuz

    zaman onların gözlerini kapatınız Zira

    göz ruhu arkasından takip eder Ölünün

    yanında hayır söz söyleyiniz Ölen

    kimsenin ev halkının söylediği dualara

    melekler `âmin` derler`

    Fakat bu durum ve sözünü ettiğimiz mesele,

    aklı, şuuru, bilinci yerinde olanlar içindir

    Fakat yaşı ilerlemiş, 80`i, 90`ı geçmiş, bu arada

    iradesini, akli dengesini kaybetmiş, bir günü

    diğer gününe uymayan, artık bir yerde bunama

    alametleri görünen kişiler zaten dini açıdan

    sorumlu olmazlar

    Bu kişilerin normal zamandaki imanlı hallerine

    bakılır Gerçekten aklı, şuuru yerinde

    iken, imanında ve inancında bir yanlışlık yoksa,

    en azından hayatının son yıllarını bir

    mü`min olarak geçirmişse, Allah katında da,

    insanlar nazarında da bir mü`min olarak kabul

    edilirler Allah`ın huzuruna da imanlı olarak

    varırlar inşaallah

    Mehmet Paksu
     

Bu Sayfayı Paylaş