İlk Savaş Muhabiri

'Seviyeli-Ciddi Konular' forumunda Mavi_Sema tarafından 14 Şubat 2010 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    İlk Savaş Muhabiri konusu İlk Savaş Muhabiri

    İngiltere'nin Yorkshire kentinde dünyaya gelen
    John Bell'dir. Bell, 1789 yılının Haziran
    ayında, eski iş ortağı Yüzbaşı Edward Topham'a
    sözlü bir savaş açabilmek için "The
    Oracle" ya da "Bell's New World" adında bir
    gazete çıkarmaya başladı. 1793 yılının Şubat
    ayında Fransa, İngiltere'ye savaş ilan etti. Aynı
    ay içinde,seçmealaylardaki piyade askerlere
    yayın yoluyla hakaret ettiği gerekçesiyle Bell
    aleyhine bir dava açıldı. Duruşmaya gitmeyi
    reddedince, bütün malvarlığına el konuldu ve
    bunlar açık artırma yoluyla satıldı. Elinde yalnız
    gazetesi kalmıştı. Bunun üzerine eski servetine
    yeniden kavuşabilmek için, tek çarenin
    gazetenin tirajını yükseltmek olduğuna karar
    verdi ve savaşı yerinde izlemek üzere cepheye
    gitti. Ancak, cephede İngiliz askerlerinin yanında
    değil, düşman saflarında yer aldı. Bazıları
    bunu bir ihanet olarak kabul ederken, bazıları
    da, düşman hatlarını en iyi haber kaynağı
    olarak değerlendirdiler.
    O günlerde basının savaş haberlerini vermek
    için bulduğu en kolay yol, yabancı ajanslardan
    gelen haberleri aktarmaktı. Birkaç
    gazete ise, savaş alanına en yakın başkentten
    gelen haberleri —daha doğrusu dedikoduları—
    vermekle yetindiler. Ama The Oracle'in
    okurları, savaş hakkındaki en gerçek haberleri,
    ilk elden alıyorlardı. Böylece, öteki gazeteler
    haberleri atlarken ya da değişik biçimde
    verirken, onlar, Bell'in kaleminden İngilizlerin
    Le Cateau-Cambresis, Villiers-en-Cauche
    ve Troixelle'de kazandıkları zaferlerle, Torunay'daki
    büyük hezimeti öğrendiler.
    O dönemde, büyük tiraj kaybına uğrayan
    "The Times" gazetesi, Bell'i, "Robespierre'in
    kanlı bir uydusu ve Jacobin küfürlerin sesi"
    olmakla suçladılar. Gerçi bu çok ağır suçlamaları
    kanıtlayabilecek herhangi bir durum
    yoktu ama, yine de Bell'in o dönemin anlayışına
    çok ters bir biçimde düşman saflarında
    ellerini kollarını sallayarak nasıl gezebildiği de
    merak konusuydu.
    1794-1795 kışındaki büyük ricat başlayınca,
    Bell, yazı işleri müdürlüğündeki güvenli
    koltuğuna dönmenin zamanının geldiğine karar
    verdi. Açtığı çığır, daha sonra başta kendisini
    çok eleştiren The Times olmak üzere,
    birçok yayın organı tarafından izlendi. The Times,
    1808'deki savaşta, Henry Crabb Robinson'u
    görevlendirdi. Aynı gazete, Kırım
    Savaşı'na da William Howard Russell'ı gönderdi.
    Mezar taşında, "savaş muhabirlerinin
    ilki ve en büyüğü" yazan Russell, Kırım'dan
    gönderdiği haber aracılığıyla, gerçekten bir
    ulusal kahraman haline geldi ve savaş alanından
    haberleri telgrafla geçen ilk muhabir oldu.
    Savaş alanından telefonla haber geçen ilk
    gazeteci de, The Times'tan bir muhabir oldu.
    "The Times'in temsilcisi, İkinci Afgan Savaşı
    sırasında, 19 Nisan 1880 günü meydana gelen
    çarpışmalarda, General Sir Donald
    Stewart'ın uğradığı yenilgiyi heliyograf aracılığıyla
    cephe gerisine anlattı. Bu bilgiler, önce
    sahra telgrafı, sonra da ticari hatlarla
    Londra'ya ulaştı ve ertesi gün gazetede yayınlandı.
     

Bu Sayfayı Paylaş