İlköğretim haftasının tarihi

'Özel Gün ve Geceler' forumunda Mavi_Sema tarafından 14 Ocak 2011 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    İlköğretim haftasının tarihi konusu ilköğretim haftası tarihçesi,
    ilköğretim haftası tarihi

    İLKÖGRETİM HAFTASI - Eylül Ayının Üçüncü Haftası


    Her yıl Eylül ayının üçüncü haftası ( okulların açıldığı ilk hafta) "ilköğretim Haftası" olarak kabul edilmiştir. Bu hafta boyunca okumanın önemi, okulun değeri ve kutsallığı halka anlatılır. Okuma-yazmanın önemi, gazete, dergi, radyo ve televizyonlarda hafta boyunca anlatılmaya çalışılır. Bu konu üzerinde önemle durulur. Okulsuz yerlere okul açılmaya gayret edilir. ilköğretimin önemi anlatılır. İkinci Cumhurbaşkanımız ismet inönü şöyle demiştir:
    "ilköğretim davası insan olma, ulus olma davasıdır."

    İlköğretim, temel öğrenimdir. 6 - 14 yaşları arasındaki çocukları kapsar. Süresi sekiz yıldır. Yasalarımıza göre zorunlu ve devlet okullarında parasızdır. Okulların açıldığı hafta, ilköğrtim okullarımızda İlköğretim Haftası olarak kutlanır. Genel olarak bu hafta ,Milli Eğitim Bakanının radyo ve televizyon konuşması ile açılır. Okullarımızda törenler düzenlenir. Törende konuşan okul müdürü ve öğretmenler; eğitim ve öğretimin değerini, yararlarını açıklarlar. Okuma-yazmam bilmenin önemi üzerinde dururlar. Gerçekten, birey olarak başarılı olmak için en başta okumayı ve yazmayı öğrenmek zorundayız. Bilmediklerimizi okuyarak öğreniriz. Okuma-yazma bilmeyen bir kişinin bilgili olması düşünülemez. Atatürk'ün özlediği çağdaş uygarlık düzeyinin üstüne çıkabilmek, ancak bilgi ile olur. Bize yaşam boyu gerekli olan bilgi ve becerilerin temelı ilköğretimde atılır. ilköğretim Haftası; bu gerçeklerin konuşulduğu, İlköğretimin, okuma-yazma öğrenmenin kişiye topluma sağladığı yararların anlatıldığı bir haftadır. Kendimize, ailemize, çevremize, ulusumuza, insanlığa yararlı olmak öncelikle okuma-yazma öğrenmekle başlar. ilköğretimin önemine inanan Atatürk,

    Cumhuriyetin ilanından sonra harf devrimini gerçekleştirdi. Halk arasında pek yaygın olmayan Arap Harfleri yerine bugün kullandığımız latin Harfleri"ni Türkçe'ye uyarlandı. Bir milletin okur-yazar oranı yüksek olursa, o millet kalkınır. Okumuş , ve aydın kişileri fazla olan bir millet, her alanda ilerler. Cumhuriyetin ilk yıllarında ülkemizde okuma-yazma bilenlerin sayısı azdı. Pek çok yerde okul yoktu. Ülkemiz Kurtuluş Savaşı'ndan yeni çıkmıştı. Bağımsızlığını kazandıktan sonra, Atatürk'ün emriyle her tarafta okuma-yazma seferberliği başlatıldı. Okullar açıldı. Yeni Türk harfleri vatandaşlara öğretildi. Her Türk vatandaşının ilköğrenimini görmesi ve tamamlaması zorunlu hale getirildi. Cumhuriyetin ilanıyla beraber eğitim -öğretim çalışmaları hızlandı. Köy, kasaba ve şehirlere okullar yapıldı. Okuma-yazma bilenlerin sayısı giderek arttı. Yardımsever Türk vatandaşları da eğitim-öğretim hizmetlerinin gelişmesine yardımcı oldular.

    İlköğretim , okulunun ilk beş yılı 1. Kademe bölümüdür. Altıncı yıldan itibaren de 2. Kademe bölümüne devam edilir. ÖğrenimIerini başarıyla tamamlayanlara sekizinci yılın sonunda diplomaları verilir. ilköğretimini tamamlayan öğrenciler, diploma notları göz önüne alınarak lise veya dengi okullara kabul edilirler. Orta öğrenimini tamamlayanlar, sınavlara girerek yüksek okul veya üniversitelerde öğrenime başlarlar. Yükseokullarda ve üniversitelerde öğrenim süresi iki yıldan altı yıla kadar değişmektedir. Milli Eğitim' Bakanlığı; okuma yazmayı yaygınlaştırmak amacı ile yetişkinler için kurslar açmaktadır. Bu kurslara her yıl çok sayıda yurttaşımız katılmaktadır. Sonuçta okur-yazar oranımız artmaktadır. Gün gelecek vatandaşlarımızın tamamına yakını okuma-yazma öğrenecek, okuyarak edindikleri bilgileri günlük yaşamlarında uygulayacak, böylece işlerinde daha verimli ve başarılı olacaklardır.
     

Bu Sayfayı Paylaş