İlham Nedir - İlham Örnekleri

'Makaleler-Denemeler' forumunda SeLeN tarafından 10 Kasım 2010 tarihinde açılan konu

  1. SeLeN

    SeLeN Site Yetkilisi Editör

    Sponsorlu Bağlantılar
    İlham Nedir - İlham Örnekleri konusu divan edebiyatında ilham - ilhamın tanımı - ilham sanatı

    Mısra veya beyitteki bir kelimenin iki yahut daha fazla anlamı konu ile ilgili olduğu takdirde Ihâm sanatı meydana gelir, ihâm'ın kelime mânâsı "vehme düşürmek"tir.

    Yani şâir kelimeyi öyle kull nır ki okuyucu o kelimenin bütün gerçek mânâlarıyla şiiri anlayabilir. Dolayısıyla acaba hangi mânâda kullandı diye tereddüte kalınabilir veya herkes kendi anladığı mânâda kullanıldığını vehmeder.

    Ihâm sanatı zekânın buluşudur. Çünkü bir kaç mânâya gelen bir kelimeyi bulup onu şiirde bir maksat için kullanmak fikrî çabayı daha çok gerektiren bir iştir.

    Her gelen rind KANAR zevke bu mecliste

    Kemâl Cânib-i rahmete son çektiği sâgarle döner.

    Yahya Kemal

    Yukarıdakibeyitte geçen "kanar" kelimesinde ihâm sanatı vardır. Kelime "aldanmak" ve "doymak" mânâlarına gelir.


    alıntı
     
  2. Mavi_inci

    Mavi_inci Özel Üye

    İlham nedir?


    İki ya da ikiden fazla anlamı olan bir kelimeyi bir mısra ya da beyit içinde bütün anlamlarını kastederek kullanma sanatıdır. Ancak bu yaparken beytin genel anlamıyla kelimenin çeşitli anlamları arasında yakın bir ilgi kurmak gerekir.
    Îhâmın kelime anlamı vehme şüpheye kuruntuya tereddüde düşürmektir. Yani şair kelimeyi öyle kullanır ki okuyucu o kelimenin bütün anlamlarıyla şiiri anlayabilir anlamlandırabilir. Dolayısıyla; okuyan şair bu kelimeyi acaba hangi anlamda kullandı diye tereddütte kalabilir yada her okuyucu o kelimeyi (îhâm yapılan kelimeyi) şairin kendi anladığı anlamda kullandığını vehmeder düşünür.
    Her gelen rind kanar zevke bu mecliste Kemâl
    Cânib-i rahmete son çektiği sâğarla döner Yahya Kemâl

    Sâğar : kadeh

    Beyitte geçen "kanar" kelimesinde îhâm sanatı vardır. Zira kelimenin aldanmak ve doymak kanmak şeklinde iki anlamı vardır ve beyit bu iki anlamın hangisiyle açıklanırsa açıklansın anlamlı olur.
    "Kanar" kelimesini "aldanmak" anlamında alırsak beytin anlamı şu şekilde okur : "Kemâli her gelen rind bu mecliste zevke aldanır ve rahmet tarafına son çektiği kadehle döner."
    "Kanar" kelimesini "kanmak ve doymak" anlamında aldığımızda ise beytin anlamı şu şekilde olur : "Kemâl her gelen rind bu mecliste zevke doyar kanar (ve) rahmet canibine son çektiği kadehle döner."

    Her ne dem lutf eyleyüp bezmi müşerref eylesen
    Ehl-i bezm ayağına yüz sürmeğe âmâdedir.
    Bu beyitte îhâm sanatı "ayak" kelimesi ile yapılmıştır. Ayak hem bacağın "bilekten sonraki kısmı" hem de "kadeh" anlamındadır. Bu iki anlam da beytin genel anlamıyla uyumludur.
    Ayak kelimesini "bacağın bilekten sonraki kısmı" anlamında alırsak beytin anlamı şu şekilde olur : "(Ey sevgili) Ne zaman lutf edip içki meclisine şeref versen oradakiler senin ayağını öperek saygı göstermek için (ayaklarına kapanmak için) (hazır) beklemektedirler." (Kelimeyi bu anlamda aldığımızda hitap sâkiyedir. Zirâ ayak sâkiye ait bir organdır.)
    Ayak kelimesini "kadeh" anlamında aldığımızda ise beytin anlamı şu şekilde olur: "Ne zaman lutf edip içki meclisine şeref versen oradakiler senin getirdiğin kadehe ?? senin içinde bulunduğun kadehe yüzlerini sürmek için hazır beklemektedirler." (burada kelime kadeh anlamında alındığı için hitap hem sakiye hem de kişileştirme (teşbîh) yoluyla şarabadır.)

    Taştîrimiz bu râyede az çok bahâ bulur
    Bâkî kalır sahîfe-i âlemde âdımız ( Bâkî )
    Bâkî : Şair Bâkî; sonsuz ebedî
    taştîr : Besleme; bir başka şaire ait bir gazelin her beytinin arasına aynı vezin ve kafiye üçer mısra eklemek.

    Îhâm sanatını kendisi ile benzerlikler gösteren tevriye ve kinâye sanatları ile karıştırmamak gerekir.
    Îhâm sanatında kelimenin gerçek anlamları üzerinde durulur ve beyitte ikisi de anlamlıdır. Tevriye sanatında iki gerçek anlamlı ama uzak anlam kastedilir.
    Tevriye sanatı da îhâm sanatı gibi kelimenin iki gerçek anlamı üzerine kurulur ancak tevriyede kelimenin uzak dolaylı anlamı kastedilir. Îhâmda ise anlamların ikisi de yakın anlamlıdır ve şiire beyte uyar.
    Îhâmı kinâyeyle de karıştırmamak gerekir. Çünkü kinâyede kelimenin birkaç gerçek alamı değil gerçek ve mecazlı anlamı bir arada kullanılır ve özellikle mecazlı anlamı kastedilir.


    Îhâm-ı Tenâsüb :

    Birkaç anlamı olan bir kelimenin dize yada beyit içinde kastedilmiş yada vehmedilmiş -ki buna diğer başka bir kelimeyle işaret vardır- söylenmemiş anlamıyla öteki kimi kelimeler arasında anlam ilgisi kurmaktadır. Bu sanat adından ve tanımından da anlaşılacağı gibi îhâm ile tenâsüp sanatının birleşmesiyle olur.
    Mihr solmazsın bana rahm eylemezsin bunca kim
    Sâye tek sevdâ-yı zülfün pây-mâl eyler beni Fuzûlî
    Beyitte "mihr" kelimesinin sevgi anlamı beytin genel anlamıyla ilgilidir. Zirâ sâye-i zülfün derken senin saçının gölgesi şeklinde sevgili muhataptır. Fakat "mihr"in bir de güneş anlamı vardır ve kastedilmemiştir. Sâye (gölge) sözcüğüyle de "mihr"in güneş anlamının ilgili olması îhâm-ı tenâsüb sanatını doğurur.
     

Bu Sayfayı Paylaş