İletişim Kavramının Anlamı ve Kapsamı

'Diğer Mesleki Bilgiler' forumunda SeLeN tarafından 3 Aralık 2010 tarihinde açılan konu

  1. SeLeN

    SeLeN Site Yetkilisi Editör

    Sponsorlu Bağlantılar
    İletişim Kavramının Anlamı ve Kapsamı konusu İletişim Kavramının Tanımı

    iletişim kimisine göre “bilgilerin aktarılması”, kimine göre “uyarı-tepki”, kimine göre ise “canlı varlıklar arasında anlam aktarımı” anlamına gelmektedir. Ancak, iletişimin klasik fonksiyonu olarak genelde “bilgi aktarımı” tezi yaygındır. Başka bir ifadeyle yukarıda tanıtılan modellerin tek ortak noktası iletişim sorununu bilgi aktarma sorunu olarak görmeleridir.


    Bilgi Aktarımı Olarak İletişim

    Geleneksel anlayışta iletişimin fonksiyonu genelde karşılıklı bireylerin (enformasyon his, duygu, düşünce vb.) değişilmesi olarak görüşmektedir (Aranguren 1967:11). Yani iletişim bir nevi, bireysel olarak yapılan bir “gönderim-alım” olayı olarak değerlendirilmektedir. Aşağıdaki tanım örnekleri: de bu hususu açıkça ortaya koymaktadır.

    * “İletişimi bur da günlük konuşma ve kelimenin dar anlamında enformasyonların aktarımı olarak tanımlamaktayız” (Aranguren, 1967:11)

    * “İletişim bilgi alış-verişi anlamına gelmektedir” (Newburger, 1970:13)

    * “İletişim, vericiden alıcıya aktarılan bilgi veya haber süreci olarak tanımlanabilir” (Cıenenberg, 1966:36)

    Örneklerinde açıkça gösterdiği gibi, iletişim, bir aktarma veya ileti olayı olarak değerlendirilmektedir. Yani herhangi bir iletişim olayının başlangıcında bir kimsenin bir düşünce, duygu veya hissi var ve bunu karşısındakine aktarmaktadır.

    İletişimi bilgilerin, düşüncelerin, hislerin karşılıklı aktarılması süreci olarak tanımlamak yetersiz kalmaktadır. Hatta iletişimin sosyal davranışın spesifik bir şekli olduğu söylenebilir. Bu nedenle dikkatlerimiz aşağıdaki sosyal davranış ve iletişim üzerine yoğunlaşacaktır.


    Sosyal Davranış ile İletişim İlişkisi

    Sosyal davranış insanlara mahsus bir husus ve insanların standartlaşmış yani müesseseleşmiş tavır ve eylemleri ile ilgilidir. Sosyal davranış bireyin başkaları tarafından etkilenmesi sonucu ortaya çıkmakta ve bir sosyal iletişim sürecini içermektedir. Sosyal etkileşimin ve böylece sosyal davranışın iletişimsel niteliği mevcuttur.

    Watz lawick ve arkadaşları iletişim ve davranışı eş değer olarak görmektedirler. Bu nedenle, bunlar başkasının nezrindeki her davranışın başkası için bir ifade oluşturduğundan ve iletişim olarak değerlendirilmesi gerektiğinden hareket etmektedirler. Davranışın ise bir karşıtı yoktur, veya daha basit bir şekilde ifade edilmek istenirse, davranmamak (davranışsızlık) mümkün değildir. Başkalarının bulunduğu bir ortamda davranışların ifade niteliği taşıdığı yani iletişim olduğu görüşü kabul edilirse, o zaman iletişimsizliğin mümkün olmadığı görüşü ortaya çıkar (Watzlawick 1969:51). Yani her zaman ve her ortamda iletişim ilişkisi
    Toplumun belirleyici özelliği kültürdür, ve kültür üzerinde uzlaşma sağlanmaktadır. Zira, kültür içinde doğarız ve kültürce çevreleniriz. Başka bir deyişle; insan kültür içinde doğar, yaşar ve sonra da gider ama kültür kalır. Böylece bir kültür bir kuşaktan diğerine semboller ve simgeler sayesinde aktarılıp durmaktadır. İşte bu semboller ve simgeler de iletişimin temelini oluştururlar. Başka bir ifadeyle semboller ve simgeler (işaretler) her türlü iletişim eyleminin oluşması vazgeçilmez unsurdur. Bu hususu öncelikle “Sembolik Etkileşim Teorisi” olarak bilinen kuram vurgulamaktadır. (Mead, 1968) Bu teoriye göre, insanlar tabi bir çevrenin yanı sıra sembolik bir çevrede yaşarlar, semboller ve aynı şekilde cismen; uyarı sayesinde eyleme teşvik edilebilirler. Sembol ise, insanlar için öğrenilmiş bir anlamı ve öğrenilmiş bir değeri taşıyan uyarı olarak belirlenebilir. Anlam leksikalik tanıma uygun iken yani insanların günlük yaşamda bir kavrama verdikleri içerikleri ifade ederken, değer ise, insanların bu kavrama karşı duyguları tavırları anlamına gelmektedir (Mead 1968:115). Böylece sembolik etkileşim, semboller yardımıyla zihinlerinde karşılıklı anlamları ve değerleri aktüelleştirdikleri yani canlandırdıkları bir süreçtir.

    İletişim kavramını açıklamak amacıyla dikkatimizi özellikle iletişim ile sosyal davranış ilişkisi üzerinde yoğunlaştırdık. Bu tartışmalar sonucu elde edilen bazı hususları burada maddeler halinde kısaca sıralayacağız.

    1. Sosyal, canlı varlıkların birbirine yönelik davranış şekilleri olarak belirlenen iletişim, sosyal bir fenomen olarak karşımıza çıkmaktadır.

    2. Sosyal iletişimde sosyal eylem kavramıyla sosyal eylemin amaçlı niteliği ortaya konmaktadır. İnsanların sadece davranmak için davranmadıkları, aksine eylemlerinde devamlı bir amaç güttükleri gerçeği, iletişim davranışının da erişilmek istenen amaç için araç olduğunu ortaya koydu. Başka bir ifadeyle ; İletişimde daima amaçlar gerçekleştirilmektedir.

    3. İletişim iki yönlü bir süreç olarak ortaya çıkmakta ve bununla birlikte, sosyal etkileşim spesifik bir şekli olarak belirmektedir.

    4. Sosyal iletişimin en önemli özelliğinin, işaretlerin belli imkanlar ölçüsünde sembol olarak kullanılmaları olduğu ortaya çıkmaktadır.

    5. Semboller sayesinde ise karşılıklı anlamlar paylaşılmaktadır.

    6. İletişimde sürekli bir seçicilik söz konusudur.


    Bütün bu sayılan hususların ışığı altında, sosyal iletişimi tanımlamak istersek: İletişim sembolik olarak anlamların karşılıklı paylaşılmasıdır.


    Kaynak:

    Prof. Erol Mutlu / İletişim Sözlüğü
    Konca Yumlu / Kitle İletişim Araştırmaları
    Metin Karadağ / Yazılı Sözlü Anlatım


    alıntı
     

Bu Sayfayı Paylaş