İlahi Sözleri

'İlahi Sözler Ezgiler' forumunda =FiRaRi tarafından 11 Ağustos 2008 tarihinde açılan konu

  1. =FiRaRi

    =FiRaRi Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    İlahi Sözleri konusu İlahi Sözleri, güzel ilahiler ilahi sözleri paylaşımı

    Islandi Seccadem

    Anlımı Secdeye Vurdum Agladım
    Bu Aciz Canımı Hakka Adadım
    Dünya Yalanımış ey gec anladım
    Islandı Seccadem Gözyaslarımla
    Dünya Yalanımış ey gec anladim
    Islandı Seccadem Gözyaslarımla

    Rukum Mevlayadır Secdem Mevlaya
    Artık Hevesim yok Fani Dünyaya
    Secdede Agladim Ben Doya
    Doya Islandı Seccadem
    Göz Yaslarimla Secde Agladım Ben Doya Doya
    Islandi Seccadem Gözyaslarimla
    Islandi Seccadem Gözyaslarimla

    Serdim Seccademi kizgin
    Cöllere akdi Gözyaslarim
    Dündü Sellere Deva olamadim
    Bunca Güllere
    Islandi Seccadem Gözyaslarimla
    Islandi Seccadem Gözyaslarimla

    Rukum Mevlayadir Secdem Mevlaya
    Artik Hevesim yok Fani Dünyaya
    Secdede Agladim Ben Doya
    Doya Islandi Seccadem
    Göz Yaslarimla Secde Agladim Ben Doya Doya
    Islandi Seccadem Gözyaslarimla
    Islandi Seccadem Gözyaslarimla

    Rızasın Almak Bana Yetiyor
    Gönül ocagında dertler tutuyor
    bir nefes alışta Ömür bitiyor

    Islandi Seccadem Gözyaslarimla
    Islandi Seccadem Gözyaslarimla

    Rukum Mevlayadir Secdem Mevlaya
    Artik Hevesim yok Fani Dünyaya
    Secdede Agladim Ben Doya
    Doya Islandı Seccadem
    Göz Yaslarimla Secde Agladim Ben Doya Doya
    Islandı Seccadem Gözyaslarimla
    Islandı Seccadem Gözyaslarimla
     
    En son bir moderatör tarafından düzenlenmiş: 19 Nisan 2015
  2. =FiRaRi

    =FiRaRi Üye

    Yâ Rabb! İmanla Mutmaîn Kıl...


    Yâ Rabb! İmanla Mutmaîn Kıl...
    ___Yâ Rabb!

    Gafûr'sun, İsm-i Sübhân'sın
    Suâl olunmaz sonsuz hikmetinden
    Eziyyetliyiz, yanmaktayız milletçe
    Daraldık, çaresiz yangınlardayız
    Nasîb eyle Âlem-i İslâm’a felâhı
    Kurtar kudretinle ümmeti zilletten
    Mağfiret eyle, her dem koru bizleri.

    ___ Yâ Rabb!

    Nice çileler çekmekteyiz ezelden
    Yüreğimiz çatlak, suretimiz kırışık
    Derin kazılmış çizgiler, silinmez
    Kâr eylemiyor acılarımıza ilaç
    Parıldamaz günümüz, kararmış âfak
    Aydınlat gönüllerimizi rahmetinle
    Nasîb eyle bize, inâyet ve ihsânını.

    ___ Yâ Rabb!

    Rahman’sın, Kâdir-i Mutlaksın
    “Ol” kelâmınla can bulmadı mı kâinat?
    Onsekizbin Âlem'in Sen’sin Sultan’ı
    Yarıştık takvâda, kazanmak için ecr’imizi
    Yakardık huşû ile, açtık sana avuçlarımızı
    Büktük boynumuzu, acziyle kulluğumuzun
    Nakış eyle derin sabrını, yüreğimize…

    ___ Yâ Rabb!

    Sıkıntıdayız, daralıp boğulmaktayız
    Kavgamız kendi içimizdedir bu aralar
    Müheymîn hüsnünle tahtında eyle terakkî
    Nârıyla hâs yanmaktayız ilâhi sevdanın
    Çevirme bizleri selâmetin kapılarından
    Eksik etme rızkile bereketi soframızdan
    Nazar eyle lütf-u keremini, derdimize...

    ___ Yâ Rabb!

    İlhâk eyle sabrı ve metaneti kalbimize
    Huşû ile idrâkini dâim eyle Yüce ilminden
    Fikr’ile zikrimizi nasîb eyle azâmetine
    Emîn kıl fâni’den âhir’e korktuklarımızdan
    Zaptolsun şükrün ateşi gönlümüzde ebeden
    Âfv-ü mağfiret eyle, mübarek aylar hörmetine
    Azâd eyle cümle günahlardan, îmanla mutmaîn kıl.

    ___Yâ Rabb!

    Kahhar’sın, ve dahi Mütekebbir’sin
    Kahreyle mazluma zulmeden cümle zâlimleri
    Perîşan kıl kibr ile şirke koşan bed-hahları
    Kubz et esâret ve mezâlime mâruz kalanları
    Andıyla, imhal edip ihmal etmeyen Kudret
    Galebe çal Muzill sıfatınla, isyankâr düşmanı
    Şadan eyle bizi, kavlî imanla nûruna ermekten.

    ___ Yâ Rabb!

    Mîzanda vâsıl eyle liva-ül hamd sancağına
    Mahrum kılma Efendimiz(S.A.V.) ’in şefââtinden
    Hulûs-u kâlb ile sana açtık avuçlarımızı huzurda
    Döndürdük nazarlarımızı semâya vird ile
    Öylesine nakşolmuş ve işlenmiş ki gökyüzü

    _______Hiç bir gediği yoktur…

    ÂmÎn, Yâ Rabb-ül Âlemîn...
     
  3. =FiRaRi

    =FiRaRi Üye

    Geldim Yüz Sürdüm


    Yâ Rab! Senden kaçtım, kandım bağlandım
    Aklım şaşmış artık, defterim dürdüm
    Bilsen ne haldeyim, yandım dağlandım
    Divanında durdum, geldim yüz sürdüm.

    Yâ Rab! Gafletteyim, yine sensizim
    Kalbim hep kanıyor, tutmuyor dizim
    Ümit yok ecrimden, çok çaresizim
    Divanında durdum, geldim yüz sürdüm.

    Yâ Rab! Yalnızım bak, yanarım hârsız
    İlmin ver kalbime, öksüzüm kârsız
    Ol alem yalan ki, kalmışım yârsız
    Divanında durdum, geldim yüz sürdüm.

    Yâ Rab! Sensiz bittim, tarumar oldum
    Her şey boş cihanda, sarardım soldum
    Semaya bir baktım, saçlarım yoldum
    Divanında durdum, geldim yüz sürdüm.

    Yâ Rab! Boş çıkarma, aldıklarımdan
    Sabır ve kuvvet ver, solduklarımdan
    Şükrümle mutluyum, bulduklarımdan
    Divanında durdum, geldim yüz sürdüm.

    Yâ Rab! Nasîb eyle, kavlime ferman
    Hayırsız kullardan, olmuşum harman
    İman ver kalbime, yok artık derman
    Divanında durdum, geldim yüz sürdüm.
     
  4. =FiRaRi

    =FiRaRi Üye

    Ahh.!..Kabrimin İlk Gecesi..!

    yer kazılır derin olur, kazıldıkca serin olur
    içine giren kaybolur, ah kabrimin ilk gecesi

    içine giren kaybolur, ah ölümün ilk gecesi
    kabir kurdu acı olur, başların tacı olur

    ilk gecesi acı olur, ah kabrimin ilk gecesi
    ilk gecesi acı olur,ah ölümün ilk gecesi

    ilk gecesi ah kabrimin, ilk gecesi ilk gecesi
    ilk gecesi ah ölümün,ilk gecesi Sevdiklerim

    kabrim kazar baştaşımda adım, yazar uyuyan dertlerim azar
    ah kabrimin ilk gecesi, uyuyan dertlerim azar

    ah ölümün ilk gecesi, kabir evler sıra sıra
    kara toprak kara kara, karanlıkta ışık ara

    ah kabrimin ilk gecesi, ah ölümün ilk gecesi
    ilk gecesi ilk gecesi ,ah kabrimin ilk gecesi

    ilk gecesi ilk gecesi ,ah ölümün ilk gecesi
    duman çıkmaz bacası yok, kalkıp kaçsam kapısı yok

    ilk gecenin hesabı çok, ah kabrimin ilk gecesi
    ilk gecenin hesabı çok, ah ölümün ilk gecesi

    bizim evler ıssız kalmış, yavrularım öksüz kalmış
    sizlerden ayrılmak varmış,ah kabrimin ilk gecesi

    sizlerden ayrılmak varmış, ah ölümün ilk gecesi
    ilk gecesi ilk gecesi ,ah kabrimin ilk gecesi

    ilk gecesi ilk gecesi ilk gecesi, ah ölümün ilk gecesi
    ziyarete gelin gidin dua edin, serin edin karanlıga ışık edin

    ah kabrimin ilk gecesi,karanlıga ışık edin
    ah ölümün ilk gecesi, ilk gecesi ilk gecesi

    ah kabrimin ilk gecesi ,ah ölümün ilk gecesi
    ilk gecesi ilk gecesi, ilk gecesi ilk gecesi ah ölümün ilk gecesi
     
  5. =FiRaRi

    =FiRaRi Üye

    Kapatma yüzüme tevbe kapını..

    alemlerin rabbi güzel allahim..
    son nefeste imanimdan ayirma..
    senin rahmetin bol,benim günahim..
    son nefeste imanimdan ayirma....

    gafletimden yedim binlerce tokat..
    tükendi mecalim kalmadi takat...
    bir ömür gözyasim dinmedi,fakat...
    son nefeste imanimdan ayirma...

    bes yüz hayal bir hakikat etmiyor...
    hubb-i dünya harcamakla bitmiyor..
    ahh!aklim ytmiyor gücüm yetmiyor
    son nefeste imanimdan ayirma...

    bilirsin,kime benim garazim?
    sanadir benim ilticam,sana niyazim...
    mal,mülk evlat iyal bana ne lazim?
    son nefeste imanimdan ayirma allahim...

    topladim,cikardim kaldim ayipta
    gecen günlerimin hepsi kayipta..
    riza lokmasindan mahrum koyupta
    son nefeste imanimdan ayirma...

    bazen ümitteyim,bazen yastayim..
    nefs elinde iflah olmaz hastayim
    sen var iken kimden yardim isteyim...
    son nefest imanimdan ayirma...

    RAHMANSIN RAHIMSIN KERIMSIN KERIM
    eger affetmezsen nar olur yerim...
    ben seni bilirim ben sana derim
    son nefeste imanimdan ayirma...

    seherde cemreler düser özüme
    gercegi gün gibi göster gözüme
    cürm-i meshudumu vurup yüzüme
    son nefeste imanimdan ayirma...

    koymam yadelleri gönül kösküne
    vaadin yardir yetimlere düsküne
    iki cihan günesin askina
    son nefeste imanimdan ayirma allahim...
     
  6. =FiRaRi

    =FiRaRi Üye

    Sen gittin sultanım..

    Sen gittin sultanım..
    Bir huzunlu bahar akşamında dökulen yaprakların hışırtısı ile karsıladıgım sensizliğin acısını...
    Sen olmayacaktın mı birdaha ? sorusuna sora sora agladım...
    Gözlerim vardı gitme diyemeyen...
    Ellerim vardı hani ''ver ellerini gitme'' diyen..

    Sen gittin sultanım...
    Gözlerim doldu doldu geldi..
    Sözlerim bir mızrak oldu deldi benliğimi..
    Ve yine sensiz senle konuştum habersiz...
    Seni senle beraber andım anbeanlarda sessiz..
    Ama gitme diyemedim...
    Varlığın var iken yokluk nedir bilemedim...

    Sen gittin sultanım...
    Bir seda bile vermeden, bir selam bile etmeden...
    Nidalarım yukselir artık kan akar oluk oluk beynimden..
    Sensizlik acıydı sensizlik kederdi haber olmaz gül'ümden...
    Bir sen vardın birde SEN...
    Sendeki sende kaybolan ben...

    Ve sen gittin sultanım...
    Hani semalardan ucusan aşkın verdiği acı nameler...
    Hani kainaatı elime alıpta seni gezdiğim geceler...
    Hani lodoslarım, meltemlerim, birde husranlı tanyellerim...
    Bir solmuş masum gül'ü veremedi ellerim...

    Ve sen gittin sultanım...
    Sendeki beni çıkarıp gittin...
    Bendeki seni çalıp gittin...
    Gözlerime yaşı, yureğime matemi, ellerime kanlı gulleri...
    Bedenime acıyı, vicdanıma sızıyı...
    Ve bendeki benide alıp gittin sultanım...

    Sen gittin sultanım...
    Hasret dedikleri duman bastı ustumu her yer karanlık..
    Hani gonlume gül'dün, gülüme aydınlık...
    Dillerim lal oldu gözlerim kör, ellerim titrek...
    Seni arar artık acısını hep tadar bu nankör yurek...

    Ve sen gittin sultanım...
    Bir haykırış bendeki alem, gelsin dile...
    Gonul bahcemde acan hicran cicekleri, gel der miyim?...
    Kendimdeki dostum oldu düşman, ceker cile...
    Boğar beni gözlerimden süzülen mercan denizi, gel der miyim?...
    Sen yoksun ya hani artık ben, ben miyim?


    Ve secden aglasın...
     
  7. =FiRaRi

    =FiRaRi Üye

    Aşk Belasına At Beni Ya Rab

    Ya rab bela-yı aşk ile kıl aşina beni
    Bir dem bela-yı aşktan kılma cüdâ beni

    (Ya Rab aşk belasıyla içli dışlı kıl beni,
    bir an bile ayırma aşk belasından beni)

    Az eyleme inayetini ehl-i dertten
    Yani ki çok belâlara kıl müptelâ beni

    (Az eyleme yardımını dertlilerden,
    Yani çok aşk belaları ver bana)

    Gittikçe hüsnün eyle ziyâde nigârımın
    Geldikçe derdine beter et müptelâ beni

    (Gittikçe artır sevgilimin güzelliğini,
    Bana gelince onun derdine daha çok müptela et beni)

    Öyle zaîf kıl tenimi firkatinde kim
    Vaslına mümkün ola yetürmek sabâ beni

    (Onun ayrılığında öyle zayıflat beni ki
    Saba yeli beni ona ulaştırabilsin)

    Nahvet kılıp nasîb Fuzuli gibi bana
    Yâ Rab mukayyed eyleme mutlak bana beni

    (Ya Rabbi bana Fuzuli gibi gurur verme
    beni bana asla bırakma)
    .

    Fuzuli
     
  8. =FiRaRi

    =FiRaRi Üye

    Mevlana/bu şiir utanıyor ondan...

    Bu ne güzel koku böyle,
    bu ne güzel koku.
    Gül bahçesinden yoksa gelen o mu?
    Gece mi bu gelen, misk mi bu, amber mi bu?
    Bu ne güzel koku böyle,
    bu ne güzel koku.
    O pazardan tezcecik yoksa o mu geliyor,
    yoksa güzelimiz geri mi geliyor ne?

    Bu nasıl yüz böyle,
    bu nasıl ışık?
    Bu nasıl ay böyle,
    bu nasıl güneş?
    Mağradan mı çıktı,
    dağdan mı iniyor,
    o yalnızlığın adamı,
    o dost?

    Boş yere arama şarap testisini sen.
    Koklama onun ağzını sen boş yere.
    Şu meyhaneciden mi geliyor sandın onu;
    dostum, onu sen kendin gibi belleme.

    Yolda o yapayalnızsa ne olur?
    Başında sarık yoksa ne çıkar?
    Ne bundan güneşe bir leke olur,
    ne ayın gösterişine zarar.

    Bu gece uyuma dostum, uyuma.
    Bir kolayına getir onu bul.
    Sarhoşlar meclisine hep böyle geceleyin gelir o.
    Bu gece uyuma dostum, uyuma.

    Biz duvara asılı duran resimleriz.
    Bizi yapan ressamın varlık şavkı
    duvarın üzerine bir vurdumu,
    bakarsın o anda canlanıvermiş, kımıldanmışız
    Onun selvi boyu bir göründü mü,
    bakarsın dünya güllük gülistanlık.
    Kalktı bir salındı, kendinibir gösterdi mi.
    bakarsın kıyamet koptu gitti.

    Bakarsın Calinus gibi hastalar ülkesindendir o.
    Bakarsın hayret yurdunda dolaşır hastalar gibi.

    Sustum artık ben,
    sustum artık
    Bu şiir utanıyor ondan..
     
  9. =FiRaRi

    =FiRaRi Üye

    Peygamber (s.a.v.) Aşkına

    Kapatıyorum gözlerimi
    Ve seni düşünüyorum
    Aklıma ilk öksüz oluşun geliyor efendim
    İçimden babama
    Bi kez de senin için sarılmak geliyor.

    Her şey daha küçücükken senin için
    Bir şahadet parmağına
    İnen yağmurlar geliyor.

    Her şey senin nuruna yaratılmışken
    Senin bizim için ağladığın geceler geliyor aklıma
    Gözlerim doluyor.

    Efendim
    Doğduğun gece
    Gök yüzünde yıldız olmak isterdim
    Miraç da bindiğin burak
    Hira nur dağında
    Bastığın toprak olmak isterdim
    Yalnayak

    Cananım
    Biz en çok seni özlüyoruz buralarda
    En çok sen ol istiyoruz yanımızda
    Her gece seni görmek için kapıyoruz gözlerimizi
    Ve ölüm bizi sana kavuştursun istiyoruz.

    Yüreğimizi yemyeşil kıyafetlere boyamış
    Hiç eksilmeyen bir özlemle
    Seni bekliyoruz.

    Sensizken buralarda
    Senin gibi öksüzüz biz
    Yorgunuz
    Yorulmuşuz
    Korkuyoruz sultanım
    İçimiz hep sensizlik türküsü söylüyor.
    Bitsin artık bu efendim
    Gel ne olur rüyalarımıza

    Sende neyi söylesek eksik
    Neyi anlatsak kıyafetsiz
    Ne kadar
    Ne kadar anlatsak az.

    Toplandığı zaman tüm alem mahşerde
    Peygamberler bile şefaatini beklerken
    Yüzünü çevirme bizden ne olur sultanım

    Veysel karani gibi yollarına düşseydim.
    Cemaline olmasa da hırkana yüzler sürseydik
    Efendim
    Ümmü mektun gibi
    Gönül gözü ile bakıyoruz sana
    Bu hasret kavurur bizi
    Gel ne olur rüyalarımıza

    Suçluyuz
    Günahkarız
    Biz bir ömer değiliz
    Yada bir hamza
    Ebu bekirin sıddıklığı kadar olmasa da
    Tüm varlığımızla iman ederiz biz sana
    Ne olur özletme bizi
    Bir damla göz yaşının hatrına
    Gel ne olur rüyalarımıza

    Efendim
    Saadet asrından olaysım da
    Kapında kölen olaydım
    Bilal olup ezanı ben okuyaydım
    Hz.muhammed (s.a.v.) Rasurullah derken
    Herkesi ağlataydım

    Uhud da olaydım da hamza yerine ben vurulaydım
    Hasan la hüseyin olup
    Omzunda oynayaydım
    Bedirde sancaktarın
    Hayberde kaleyi düşüren komutanın olaydım
    Taifde taşlanan yüzüne kalkan
    Nuaym olup güldüreydim
    Ukkaşa olup sırtına yüzler süreydim efendim
    Gel
    Gel ne olur rüyalarımıza

     
  10. =FiRaRi

    =FiRaRi Üye

    Allahım Aşkınla Durdum Safına


    Allahım Aşkınla Durdum Safına
    Ümit Ve Korkumla Teslimim Sana
    Elimden Dilimden Sen Söyle Bana
    Canım Muhammedi Habibin Eyle

    Yolunu Aydınlat Işığı Sen Ol
    Ümitsizlik Verme Kaviliğin Dol
    Aklı Senle Olsun Tevhit İse Yol
    Güzel Muhammedi Hamidin Eyle

    Oğlumu İrşat Et Doğruyu Göster
    Yardımcısı Sen Ol Kolaylığı Ver
    Nusretinle Fethet Müjdele Zafer
    Gülüm Muhammedi Reşidin Eyle

    Yumuşak Başını İsyan Ettirme
    İlminle Amil Et Geri Çevirme
    Aslını Esirge Zilleti Girme
    Aşkım Muhammedi Selamen Eyle

    Mücrim Kullarız Biz Aklımız Ermez
    Aciz Ve Biçare Önünü Görmez
    Gafletten Uzak Tut Geriye Dönmez
    Fikrim Muhammedi Halifen Eyle

    Oğlum Muhammede Şefkatinle Bak
    İlim İrfanına Ahlakını Tak
    Muradına Yol Ver Kayyum Ol Mutlak
    Zikrim Muhammedi Varisin Eyle

    Sevdim Sevgilini Koydum Adını
    Gönüllüden Aldım Bizzat Tadını
    Aklını Selim Kıl Verme Yadını
    Duam Muhammedi Halimin Eyle

    Mağdur Etme Nolur Yardımcın Eyle
    Hakikatı Doldur Gönlüne Hele
    Nadanın Yerine Bizzat Sen Söyle
    Oğlum Muhammedi Kaviyyin Eyle.
     
  11. =FiRaRi

    =FiRaRi Üye

    SANA AĞLAYAN BİR ÇİFT GÖZ

    Sen Gidince Efendim


    Sevgili!
    Sen gitmiştin...
    Koyup bir başımıza, bırakıp pak ellerimizi, gurbetlerine salmıştın bizi.
    Yetim kaldık, öksüz kaldık ve ellerimiz kirlendi yokluğunda...
    Sen gitmiştin...
    Ayrılıkların dilini hece hece ağlıyoruz şimdi.
    Akşamlar iniyor dağlara ve hasretimiz yankılanıyor yamaçlarda.

    Sevgili!
    Nasıl iltica edelim sana ;
    huzuruna nasıl varalım, yalvaralım?!.
    Ve duyurabilsin mi sesini!?.
    Efendim, duyar misin sesimizi?..

    Sevgili!
    Sen aşk ikliminde sultan, sen güzellik şahikasında dolunay, sen vefa göğünde
    hilal.
    Biz bir bakışının dilencisi,
    biz dolunay tutkunları,
    biz bayramı gözleyen oruçlar.
    Güzellik ordusunun hakanı sen, gam ruzigârinda gedalar biz.
    Sen imrenme, biz ayıplanma.
    Sen özüsün varlığın ve biz varlık iddiasında küstah yoksullar.
    Sen sabah yıldızlarının ışığı, biz gaflet uykusunda kervancı.
    Dert ve keder denizinde çığlık çığlığayız biz,
    kumrular ve bülbüller seni bestelemekte oysa.
    Çığlıklarımızı bestelere karıştırıver efendim,
    düşkünlerine, savrulmuşlarına kulak ver.
    İtivermezsin elinin tersiyle bizi, değil mi efendim?..

    Sevgili!
    Sen gitmiştin...
    Yokluğunda kaybettik önce varlığımızı ve sonra yok eyledik aklımızı da.
    Hasretinle akan zamanlarda cevherimiz özden, madenimiz mıknatıstan ayrıldı.
    Sen gitmiştin...
    Gönüllerimiz billur kadehler gibi çalındı sengsarlara;
    ırmaklarımız mecralarında susuzluğa mahkum edildi.
    Sen gitmiştin...
    Çelik mermere çarptı, iradeye ateş düştü yokluğunda.
    Hasretinden akıllar yitirildi efendim,
    gönüller gölgelere düştü.
    Kucak kucağa güneşlerimiz söndü,
    dudak dudağa denizlerimiz kurudu
    ve sen gitmiştin efendim.
    Sen gitmiştin...
    Seninle birlikte her şeylerimiz gitti.
    Şehitlerimiz kefenlerinden sıyrıldı senden sonra;
    kanlarımız sahralar doldurdu.
    Kelimelerimiz anlamlarını yitirdi,
    kutlu erlerimiz tutsak oldu nefis ordularına...
    Hiçbir şey kazanmadık ayrılığında, efendim,
    hiç kâr elde edemedik.
    Aldandık, hep aldandık.
    Delilimizi yitirdik, delillerimizi yitirdik.
    Dillerimiz dilim dilim edildi efendim.
    Bize sevmeyi unutturdular ilkin;
    sonra sevginin ne olduğunu...
    Kendi gönlüne ihanet edenlerimiz, gönlün kendisine ihanet ediyorlardı artık.
    Vurgunlar yedik pes pese efendim...
    Ve sen gitmiştin.

    Sevgili!
    Sen gitmiştin...
    Biricik sığınağımız, varlığımızın övüncü, yüz akımızdın.
    Hayırları söyleyip gitmiştin,
    biz ser işler olduk.
    Uzun uzun emellere kapıldık,
    kapılanıp kaldık umutların kapısında.
    Yolunda yürümekten üzerimize düşen,
    baş kaldırdık önce ve sonra yıkılışlar gördük hep efendim.
    Ellerimiz vardı açıldıkça dolan, uzandıkça verilen;
    böğrümüzde kaldı ellerimiz.
    Hanım idik halayık olduk;
    bay idik köle edildik.
    Sen gitmiştin...
    Yanmış igsilerle kara bahtımıza kara resimler çizdiler.
    Aşk dervişleri avare, pejmürde, hercâyî rüzgârlara kapıldılar,
    dönüşlerinin ahengini kırdılar.
    Bölük bölük kadınlarımız,
    grup grup erlerimiz,
    demet demet çocuklarımız,
    kimi güler, kimi ağlarken yitirdiler kendilerini.
    Ve sen gitmiştin efendim...

    Sevgili!
    Hani bir aşk idin, bir güzellik idin sen, güzellikle askın kesiştiği
    prizmada.
    Güzelliğin cihanı gösteren bir ayna;
    aşkın o aynanın cilası idi hani.
    Güzelliğin olmasa efendim,
    aşkı hiç bilmeyecekti cihan;
    aşkın olmasa güzelliği hiç anlamayacaktı.
    Aşk pazarında mezat hep güzelliğine; güzellik yurdunda yollar hep aşkına
    durmuştu efendim...
    Ve sen gitmiştin...

    Sevgili!
    Derd ile ağlayandın; hem derde salandın!..
    Gönül yurdunda çaresizlerin çaresi, hastaların merhemiydin.
    Saadetle yasamış, saadet çağını yaşatmıştın.
    Suretleri ve canları iman ile sen şekillendirmiş,
    "Lâ" ile "Illa"yi i'câz ile sen dillendirmiştin.
    Sen gidince, ey sevgililer sevgilisi, güvercinlerimiz tuzaklara esir düştü;
    Hüdhüdlerimizin mil çekildi gözlerine.
    Artık düşmanlarımız dostlar arasında;
    dostumuz düşman içinde.
    Divanelere döndük, yaya kaldık yolunda.
    Kendimizi unuttuk, seni bilmez olduk...
    Sana muhtacız!..
    Sana en fazla muhtacız.
    En fazla sana muhtacız.
    Uyandır bizi uykumuzdan...
    Gel ey sevgili!
    Bir gelişle gel, bir gülüşle gel.
    Doğ ufkumuza, sar dünyamızı, gir gönlümüze yeniden...
    Sana muhtacız...

    Sana en fazla muhtacız...
     
  12. =FiRaRi

    =FiRaRi Üye

    Aşk iklimindeydim ben.



    Veda edip dostlara çıkınca memleketten,
    Birde baktım sahiden aşk iklimindeyim ben.
    Aşk iklimindeydim ben.


    Lebbeyk Allah sesleri semaya karışırken,
    Coşkuyla,heyecanla aşk iklimindeyim ben.
    Aşk iklimindeydim ben.


    Dualarla hacılar dönüp tavaf ederken,
    Yıldızlarla Kabe’de aşk iklimindeyim ben.
    Aşk iklimindeydim ben.


    Hacer-ül Esved taşı çıkma imiş cennetten,
    Hatim’de namazlarla aşk iklimindeyim ben.
    Aşk iklimindeydim ben.


    Resulullah’a dede,Allah’a dost Halil’den,
    Makam-ı İbrahim’de aşk iklimindeyim ben,
    Aşk iklimindeydim ben.


    Türkiyeli müminler Kabe’ye yönelirken,
    Altınoluk altında aşk iklimindeyim ben.
    Aşk iklimindeydim ben.


    Safa-Merve arası Hacer çaresiz iken,
    Yavru İsmail ile aşk iklimindeyim ben.
    Aşk iklimindeydim ben.


    Bir mucizedir zemzem Rabb’imin kudretinden,
    Tutuşan yüreklerle aşk iklimindeyim ben.
    Aşk iklimindeydim ben.


    Yetmiş iki milletle bir safta dizilirken,
    Kardeşlik duygusuyla aşk iklimindeyim ben.
    Aşk iklimindeydim ben.



    Hicreti yaşayalım diye Sevr’e giderken,
    Örümcek,güvercinle aşk iklimindeyim ben.
    Aşk iklimindeydim ben.


    Mekke-i Mükerrem’de on beş bin tepe varken,
    Cebel-i Nur Hira’da aşk iklimindeyim ben.
    Aşk iklimindeyim ben.


    Bir hareket,bir gayret sıcakla karışırken,
    Alınlarda terlerle aşk iklimindeyim ben.
    Aşk iklimindeydim ben.


    Küçük,orta ve büyük şeytanları taşlarken,
    İçimdeki nefretle aşk iklimindeyim ben.
    Aşk iklimindeyim ben.


    Vakfeye durmak için Arafat’a çıkarken,
    Yüz yirmi dört bin ile aşk iklimindeyim ben.
    Aşk iklimindeyim ben.


    Akşam ile yatsıyı cem edipte kılarken,
    Toplanılan taşlarla aşk iklimindeyim ben.
    Aşk iklimindeydim ben.


    İbrahim,İsmail’i Hakk’a kurban ederken,
    Gönderilen koç ile aşk iklimindeyim ben.
    Aşk iklimindeydim ben.


    Hatice Anamıza fatiha gönderirken,
    Cennet-i Mualla’da aşk iklimindeyim ben.
    Aşk iklimindeydim ben.


    Allah’ı bir bilmede Mekke’li direnirken,
    Cinlerin Mescidinde aşk iklimindeyim ben.
    Aşk iklimindeydim ben.


    Caddelerde dolaşıp iz ararken Resulden,
    Ebu Kubeys dağında aşk iklimindeyim ben.
    Aşk iklimindeydim ben.



    Yetim Muhammetçiğe süt anne arıyorken,
    Badiye yaylasında aşk iklimindeyim ben.
    Aşk iklimindeydim ben.


    Amca Ebu Talip’le diyar diyar gezerken,
    Gölge eden bulutla aşk iklimindeyim ben.
    Aşk iklimindeyim ben.


    Hiç yalan söylemeyip doğruluktan şaşmazken,
    Beldenin Emin’iyle aşk iklimindeyim ben.
    Aşk iklimindeydim ben.


    Lailahe illellah deyip ferman ederken,
    Ebubekir,Ali’yle aşk iklimindeyim ben.
    Aşk iklimindeydim ben.


    Binlerce şükür deyip Rabb’ime hamd ederken,
    Beytullah karşısında aşk iklimindeyim ben.
    Aşk iklimindeydim ben.


    Bir hasret fırtınası özleme dönüşürken,
    Asr-ı saadet ile aşk iklimindeyim ben.
    Aşk iklimindeydim ben.
     
  13. =FiRaRi

    =FiRaRi Üye

    Aşk İklimi (Mekke)

    Peygamberlerin şehri Mekke-i Mükerreme,
    Burdan doğdu en büyük medeniyet aleme.

    Çırpınıyor yürekler heyecanlar dorukta,
    Lebbeyk Allah sesleri yankılanr boşlukta.

    O coşku o heyecan hiçbir şeye benzemez,
    Hüccacın duyguları asla tarif edilmez.

    Kıblegahım kabedir gayrısı artık haram,
    Fevelli vecheke şetral mescid-il haram.

    Mevlam kutsadı seni,sanadır bu şeref şan,
    Seni kıble bilmeyen insanlar çok perişan.

    Nedendir bu karalık Allah aşkına söyle,
    Ümmetin günahı mı kararttı seni öyle.

    Allah’ın izni ile İsmail ayağından,
    Zemzem suyu fışkırdı kabenin tam yanından.

    Şifa oldu ümmete on dört asırdan beri,
    Serinletti sıcakta tutuşan yürekleri.

    Mahşerden bir görünüm sunar sanki Arafat,
    Hacılığa ilk adım burda atar cemaat.

    Öğle ile ikindi birleşir bir araya,
    Vakfeye durulunca eller kalkar semaya.

    Veda Hutbesi bir nur,şahit çöller,topraklar,
    Ümmetinin andıdır söyler durur dudaklar.

    Müzdelife taşların toplanıldığı mekan,
    Minada şükrünü kurban ile sunar insan.

    Kılınır bir arada akşam yatsı namazı,
    Arş-ı alaya çıkar müminlerin niyazı.

    Günahlardan arınıp yeni hayata başla,
    İçindeki şeytanla cemeratları taşla.

    Anadan doğmuş gibi günahsız ve ter temiz,
    Yeşillensin kalplerde Resulullah sevgimiz.

    Paratoner çekerse nasıl yıldırımları,
    Vahyin davetçisidir Hiranın kayaları.

    İslam burda başladı ilk emir burda geldi.
    Kırk yaşına gelince Peygamberlik verildi.

    Şereflendi sevr,çünkü misafirdi peygamber,
    Mağara arkadaşı Sıddık ile beraber.

    Sakladı sizi üç gün atıldı tehlikeler,
    Kuşlar yuva yapmıştı ağ ördü örümcekler.

    Yıldızların devranı gibi sende Kabeyi,
    Tavaf edip dikkat et incitme hiç kimseyi.

    Bu devlet bana kondu dünya bir yana dursun,
    Beytullah’a yüz sürdüm,sürdün şükürler olsun.
     
  14. =FiRaRi

    =FiRaRi Üye



    Allah âdın zikredelim evvelâ

    Allah âdın zikredelim evvelâ
    Vâcib oldur cümle işde her kulâ

    Allah âdın her kim ol evvel anâ
    Her işi âsân ider Allah anâ

    Allah âdı olsa her işin önü
    Hergiz ebter olmaya ânın sonu

    Her nefesde Allah âdın de müdâm
    Allah âdıyle olur her iş temâm

    Bir kez Allah dese aşk ile lisân
    Dökülür cümle günah misl-i hazân

    İsm-i pâkin pâk olur zikr eyleyen
    Her murâda erişür Allah diyen

    Aşk ile gel imdi Allah diyelim
    Dert ile göz yaş ile âh îdelim

    Ola kim rahmet kıla ol pâdişah
    Ol kerîm-ü ol rahîm-ü ol ilâh

    Birdir ol, birli ine şek yokdürür
    Gerçi yanlış söyleyenler çokdürür

    Cümle-âlem yo iken ol var idi
    Yaradılmışdan ganî cebbâr idi

    Vâr iken ol, yok idi ins-ü melek
    Arş-ü ferş-ü ay-ü gün hem nüh felek

    Sun' ile bunlârı ol, vâr eyledi
    Birli ine cümle ikrâr eyledi

    Kudretin izhâr edüp hem ol celîl
    Birli ine bunları kıldı delîl

    "Ol" dedi bir kerre vâr oldu cihân
    "Olma" derse, mahv olur ol dem hemân

    Bâri ne hâcet kılavuz sözü çok
    Birdir Allâh andan artık Tanrı yok

    Haşredek ger denilirse bu kelâm
    Nîce haşr ola, bû olmaya temâm

    Pes Muhammeddir bur varli a sebeb
    Sıdk ile ânın rızasın kıl taleb

    Ey azizler; işte başlarız söze
    Bir vasıyyet kılarız illâ size

    Ol vasıyyet ki derim her kim tuta
    Misk gibi kokûs canlardâ tüte

    Hak-Teâlâ rahmet eyleye anâ
    Kim beni ol bir dua ile anâ

    Her ki diler bir düâda buluna
    Fâtiha ihsân ede ben kûluna.
     
  15. =FiRaRi

    =FiRaRi Üye

    TALE'AL BEDRU ALEYNA

    Talea'l-Bedru Aleyna
    Min seniyyat'il-veda
    Vecebeş şükrü aleyna
    Ma dea lillahi de'a
    Ente şemsün ente bedrun
    Ente nurun ala nur
    Ente misbahus Süreyya
    Merhabam ya hayra da
    Kad lebisne sevbe izzin
    Ba'de esvabir rika
    Ve rada'na sedye mecdin
    Ba de eyyamid daya
    Eyyühel mebusü fiyna
    Ci'te bil emril muta
    Ci'te şerraftel Medine
    Merhabam ya hayra da
    Kalet ehmarüd deyaci
    Kul li erbabil islam
    Küllü men yetba Muhammed
    Yenbeğiy ella yüdam
    Ve teahedna cemian
    Yevme aksemmel yemin
    Len nehunel abde yevmen
    Vet tehazna sıdka din
    Lestü vallahi neziyyen
    Ma yükasihil ibad
    Meşheden ya necme emnin
    Zü ve bain ve vidad
    Sallalahu ala Muhammed
    Sallalahu aleyhi vesselem
     
  16. =FiRaRi

    =FiRaRi Üye

    Es–Selamun Aleyküm Ey Rasuller Rasulü...

    Es–Selamun Aleyküm Ey Rasuller Rasulü,
    Es–Selamun Aleyküm Ey Üstünler Üstünü.

    Bilirim Haddim Değil O Sultana Seslenmek,
    Bizlere Düşen Ancak Kapısında Dilenmek.

    Ya Rasulallah Seni Allah Övdükten Sonra,
    Bize Hiç Söz Düşer Mi Biz Günahkâr Kullara.

    Günahkârız Çaremiz Sen Rahmet Peygamberi,
    Aman Bırakma Bizi Merhamet Peygamberi.

    Bu Günahkâr Ümmetin Biricik Efendisi,
    Kimsesizler Kimsesi Bırakma Elimizi.

    Yalnız İnsanlar Değil Sana Âşık Olanlar,
    Her Şey Sana Âşıktı; Taşlar, Kuşlar, Ağaçlar. .

    Hani Bir Kütük Vardı, Vaaz İçin Çıktığın,
    Yenisi Yapılınca Aşkın İle Yaktığın.

    Sen Yeniye Çıkınca Başladı Ağlamaya,
    Yavrusuz Kalmış Ana Misali Çağlamaya.

    Kuru Kütük Ağlar Mı, Mescittekiler Şaştı,
    Mecnun Koca Çölleri Nasıl Oldu Da Aştı.

    O, Mübarek Ellerin Değinceye Dek Coştu,
    Ne Zaman Dokundun Ki Kütük O Zaman Sustu.

    Kelime–İ Tevhidi Yazdığın Bayrak Mesut.
    Miraçda Üzerine Bindiğin Burak Mesut.

    "Anam Babam Sana Fedadır Ya Rasulullah
    Senin Terin Miskten Evladır Ya Rasulullah

    Gül Senin Terin Diye Bülbül Eyler Ahuzar
    Bu Şişenin İçinde Bir Kaç Damla Terin Var.

    Bitir Artık Bu Hasreti Ne Olur Ey Nebi,
    Hasret Kaldık Sana Suya Hasret Çöller Gibi.

    İman Elde Tutulan Bir Kor Halini Aldı,
    Dünya Sardı Her Yanı Müminler Şaştı Kaldı.

    Zamanımız Geçmişten Beter Mi Daha Beter,
    Gel Yeniden Ey Nebi! Bize Doğruyu Göster.

    Sensin Hakiki Sultan, Cennette Kevser Senin,
    Nübüvvet Nuru Senin, Makam–I Mahmud Senin.

    Bu Günahkar Ümmetinden Bol Bol Selam Sana.
    Seni Layıkıyla Övemeyiz Salat Sana,

    Elfü Elfi Salatin Aleyke Rasulullah
    Elfü Elfi Salamin Aleyke Habiballah...
     
  17. =FiRaRi

    =FiRaRi Üye

    KİME EMANET?

    Hak Nebi’nin dilinde nifak sayılmış emanete ihanet

    Tohum toprağa, yavru yuvaya, yuva anaya emanet,

    Şak şak olmuş toprak suya, su gbuluta emanet

    Yusuf kuyuya, mısır Yusuf’a emanet

    Hak Nebi mağaraya, Medine Hak Nebi’ye emanet,

    İbrahim ateşe, İsmail bıçağa emanet,

    Ne bıçak ne kuyu ne de mağara etmedi ihanet

    Asrın İbrahimleri sana emanet

    Arkadaş! Gwl sen de bir kor gibi yak sineni

    Çünkü hepsi Allah’a emanet

    İçine doğru derinleş dibi görünmeyen bir kuyu ol,

    Sakla Yusufları koynunda, Yusuflar sana emanet

    Mağarada yılan olma, güvercin gibi vefalı ol,

    Örümcek gibi tehlikelere perdedar ol!,

    Mağara gibi al Muhammed ileri, al yedi genci,

    Al bütün bir gençliği …

    Hz. Sümeyra, Hak Nebi’yi evlatlarına emanet etti ,

    “sakın ona bir olursa eve dönmeyin” dedi.

    Dönmeden emanete sahip çıkamayacaklarını anlayınca

    Vazgeçtile eve dönmekten,

    Evlerinde çıkamayanlar neyin emanetçisi acaba,

    Bilecik istasyonunda yaşlı ana,

    Oğlunu cepheye uğurlarken ona ;

    “ Oğlum ! babanın Dİmetoka’da , dayını Şipka’da ,

    ağabeylerini Çanakkale’de kaybettim,

    sen benim son yongamsın

    sen de dönmezsen ben Allah’a emanet” diyordu

    ve ilave ediyordu; “ git sen de git,

    minareler ezansız, camiler Kur’an’sız kalacaksa sen de git ,

    ezan, Kur’an , vatan kime emanet?

    Galiçya da Şİpka’da Dİmetoka’

    da kalanların evlatları kime emanet?

    “Ben sağ dönseydim uğrunda öldüğüm Kur’an’ı,

    canımdan çok sevdiğim İslam’ı yavruma öğretirdim.”

    Diyen ve fakat şimdi mabet yüzünü görmeyen,

    Bu şehit evlatları kime emanet?

    Cafer-i Tayyar şehit olmuştu, Hak Nebi geldi

    Yetimlerinin başını okşadı,

    Ve ağladı…

    Baş okşayan kim?

    Gözyaşı kime emanet?

    Cephede kanlar içinde son anlarını yaşarken,

    Vücüdundan kanlı kurşunu çıkarıp:

    Arkadaşım Memiş, şunu al, oğluma emanet et

    “Ben yaşadığım Müdsdetçe vazifemi yaptım,

    inandığım mukaddesler uğruna can veriyorum,

    senden bunun hakkını vermeni istiyorum.”

    Dediğimi ilet.

    Mukaddes kurşun kime emanet

    Sütçü İmamım ! iki bacımızın

    yaşmağını aldılar diye Maraş’ı kana buladın ,

    Senin şuurunu kime, yaşmak kime emanet

    Şair Hz. Amine’ye :

    “Ey bu da yatan yatan ölüm ,

    bahçende açtı dünyanın e4n güzel gülü”

    derken bahçe kime, gül kime emanet?

    Bİlaller, dem tutan bülbüller nerede ,

    Arkadaş , gül de , bülbül de , bağ da , bahçıvan da ,

    Bıçak altındaki İsmailler ,

    Ateş içindeki İbrahimler,

    Kuyuda ki Yusuflar,

    Şu gerideki isimsiz kümbet,

    Şu ilerideki ıssız mabet,

    UNUTMA!! HEPSİ SANA EMANET!
     
  18. =FiRaRi

    =FiRaRi Üye

    RABBİM ALLAH DİYECEĞİM..
    İnse başıma bin yumruk
    Rabbim Allah diyeceğim.
    Aksa kanım oluk oluk
    Rabbim Allah diyeceğim.

    Yusuf gibi düşsem suya
    Atsalar beni kuyuya
    Nice şeref duya duya
    Rabbim Allah diyeceğim.

    Sürseler yaban eline
    Atsalar zindan evine
    Haykırıp zindan evine
    Rabbim Allah diyeceğim.

    Elekten süzseler beni
    Taş ile ezseler beni
    Haykırıp gönülden yine
    Rabbim Allah diyeceğim.

    Ecelden gelip öleceğim
    Ben kabre gireceğim
    Melekler sual sorunca
    Rabbim Allah diyeceğim.

    Baş koymuşum ben bu yola
    Ölüm bana düğün ola
    Hem başında hem sonunda
    Rabbim Allah diyeceğim..
     
  19. =FiRaRi

    =FiRaRi Üye

    RAVZA İLAHİSİ

    Arınmış bir ruhla ravzana varsam
    Kubbeyi hadrayı yakından görsem
    Taş ve toprağına yüzümü sürsem
    Diyerek dahilek ya rasulallah

    Ya rasullalah ya habiballah
    Ya rasullallah ya nebiyyallah

    Ziyaret kastıyla ulu serveri
    Selam kapısından girsem içeri
    Kemali edeple varsam ileri
    Diyerek dahilek ya rasulallah

    Ya rasullalah ya habiballah
    Ya rasullallah ya nebiyyallah

    Huzuru pakine eğilsem girsem
    Bütün varlığımı orda eritsem
    Eriyen mum gibi tükenip gitsem
    Diyerek dahilek ya rasulallah

    Ya rasullalah ya habiballah
    Ya rasullallah ya nebiyyallah

    Mevlama gönlümden uçsa dilekler
    Duama hep amin dese melekler
    Yansıtsa bütün felekler
    Diyerek dahilek ya rasulallah

    Ya rasullalah ya habiballah
    Ya rasullallah ya nebiyyallah

     
  20. =FiRaRi

    =FiRaRi Üye

    Sana öylesine muhtacım ki...Efendim

    Dediler bana -Bu dünya O var diye yaratıldı-
    Geldim dünyaya, açtım gözlerimi, aradı bu gözler seni
    Ama sen yoktun...
    Haber göndermişsin
    -Kardeşlerime selam olsun- demişsin...
    Seni göremeyen kardeşlerine selam
    Senden gelen selama can kurban Ya ResûlALLAH.

    Sen ki eşsiz tebessümüyle kalpleri anahtarsız açan,
    Sen ki dört mevsim açan gül,
    Sen ki bir yavrucağın kuşu ölmüş diye taziyeye giden ince gönül,
    Sen ki harbe en önde giden korkusuz cengaver.
    Çocukların bile fikrini soran büyük düşünür,
    İsmi ALLAH la yazılacak kadar şereflisin.

    Bir hayvan ölüsünden herkes uzaklaşırken
    Onun güzel dişlerini görecek göz vardı sende...
    Selam vermeyi çok sevmene rağmen
    Tembellik yapana bunu layık görmeyecek kadar çalışkandın sen.

    Çocuklarla oyun oynayan alçak gönüllü sevgi güneşi,
    İki kurbanlığın oğlu olarak asildin sen.
    Can düşmanlarının malını emanet ettiği,
    Sözüne güvendiği emindin sen

    Hz. Yusuf tan güzel, tüm insanlar içinde özeldin sen
    İnci dişlerinin arasından çıkanlarla kimsenin incinmediği yürektin sen.

    Sen yürüyünce dağlar erirdi, mahlûkat selam verirdi sana,
    İftira atanlar üzünce seni melekler öperdi yanaklarından

    Münkirler ağlatınca Amine yoktu ki kucaklasın seni?
    Abdullah görmedi nasıl cezalandırsın kafirleri?
    Ama Rabbin vardı, alemleri senin için yaratan Rabbin...
    Miraca çıkardı seni, sevgiliyi görmek herşeye değerdi.

    Bahiranın bahçesindeki kuruyu yeşerten sevgili !
    Gel ey nebi.
    Gönlümün bozkırları seni bekler.
    Seni sevmek her ruhun yiyeceği, içeceği,
    İlahi aşkın gıdası seni sevmekten geçer.
    Benim sevgim nedir ki?
    Ayçiçeğinin güneşe olan sevgisi...
    Önemli olan güneşin, ayçiçeğine ışık göndermesi.
    Sana öylesine muhtacım ki...
    Ölesine muhtaç...
     

Bu Sayfayı Paylaş