İkİ Kral Ve İkİ Labİrent`İn ÖykÜsÜ

'Masallar-Hikayeler-Destanlar' forumunda DilzaR tarafından 2 Kasım 2008 tarihinde açılan konu

  1. DilzaR

    DilzaR Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    İkİ Kral Ve İkİ Labİrent`İn ÖykÜsÜ konusu İkİ Kral Ve İkİ Labİrent`İn ÖykÜsÜ


    Sözüne güvenilir tarihçilerin anlattığına göre eski zamanlarda Babil`de hüküm süren bir kral varmış. Bu kral bütün mimarlarıyla sihirbazlarını çağırmış ve aklı başında hiçbir insanın içine girmeye cesaret edemeyeceği kadar dolambaçlı, girenlerin de yollarını kaybedecek kadar ince tuzaklarla dolu bir labirent inşa etmelerini buyurmuş. Bu girişim küfür sayılırmış, çünkü insanları şaşırtmak da mucizeler yaratmak da yalnızca Allah`a özgüdür. Gel zaman git zaman, bu kralın sarayına Arap krallarından biri gelmiş; Babil`li kral da (konuğun saflığı ile eğlenmek üzere) konuk kralı labirente sokmuş. Konuk kral labirentte dört dönerek korku ve şaşkınlık içerisinde çıkış yolunu araya araya akşamı etmiş. Sonunda tek çarenin Allah`tan geleceğini görerek O`nun yardınımına sığınmış ve çok geçmeden kapıyı bulmuş. Dışarı çıktığında tek bir serzenişte bulunmamış. Bunun yerine Babilli krala kendi yurdunda kendisinin de bir labirenti olduğunu ve Allah nasib ederse bu labirenti bir gün seve seve ona gösterebileceğini söylemiş. Sonra Arabistan`a dönmüş, komutanlarını ve ordularını topla***** Babil üzerine yürümüş. Talihi öylesine yaver gitmiş ki, ülkenin kalelerini yerle bir etmiş, halkını kılıçtan geçirmiş, kralı da tutsak almış. Onu hızlı giden bir deveye bağlamış ve çöle sürmüş. Üç gün yol almışlar, sonunda galip kral: "Sen zamana sözü geçen, ey çağının en yüce kralı! Sen beni Babil`de sayısız merdivenle, kapıyla, duvarla dolu tunçtan bir labirente hapsetmek istemiştin; işte şimdi de Yüce Allah bana seni kendi labirentime sokma fırsatı verdi. Bu öyle bir labirent ki bunda ne tırmanılacak merdivenler, ne zorlanacak kapılar, ne insanı yorgunluktan bitkin düşürecek sonsuz koridorlar, ne de birden bire önüne çıkan duvarlar var." demiş ve Babilli kralın iplerini çözüp onu orada, çölün ortasında açlık ve susuzluktan ölmeye bırakmış.
     

Bu Sayfayı Paylaş