İdare Hukuku Ders Notları

'İktisat' forumunda SeLeN tarafından 18 Aralık 2010 tarihinde açılan konu

  1. SeLeN

    SeLeN Site Yetkilisi Editör

    Sponsorlu Bağlantılar
    İdare Hukuku Ders Notları konusu İdare Hukuku Ders Notları - İdare Hukuku Ders Konuları - İdare Hukuku - İdare Hukuku Nedir



    KAMU HİZMETİ

    Kamu yönetiminin temel kavramlarından olan kamu hizmeti,kamu yönetiminin uğraş alanının belirlenmesinde yardımcı olan bir kavramdır.Kamu yönetimi deyimi değişik anlamlarda kullanılmaktadır.Kamu Hizmeti kimi kez “faaliyet,uğraş,iş” anlamında kullanılmakta kimi kez de “kamu kuruluşları” anlamında kullanılır.Örneğin anayasanın 128.maddesinde “ Devletin kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevler,memurlar ve diğer kamu görevlileri eli ile yürütülür” ibaresi yerinde ki kamu hizmeti iş, uğraş anlamında yer alır.Anayasanın 70.md.de ise “Her Türk kamu hizmetlerine girme hakkına sahiptir” kuralında ki kamu hizmeti ise kamu kuruluşları anlamına gelir.Bizim işleyeceğimiz olan kamu hizmeti İş,faaliyet anlamındadır.

    Kamu hizmeti devlet veya bir başka kamu tüzel kişisi yahut bunların gözetim ve denetimi altında bir özel kişi tarafından, kamu yararı amacıyla, genel ve ortak ihtiyaçları karşılamak için yapılan; işin niteliğine göre kamu hukuku veya özel hukuk çerçevesinde görülebilen, toplumun bütününe veya bir kısmına sunulmuş bulunan sürekli ve düzenli faaliyetlerdir.

    Kamu hizmetinin kurulması ve kaldırılması konusunda yetki temel olarak yasama organına ait genel bir yetkidir. Kamu hizmetini faaliyet alanı kanun koyucunun çizdiği sınırlar dahilinde görülür. Dolayısıyla bir hizmetin kamu hizmeti sayılabilmesi için öncelikle kanun koyucunun bunu belirlemesi ve devlete yahut bir kamu tüzel kişisi veya özel hukuk kişisine yüklemesi gerekir.

    Kamu hizmeti özel kişilerin faaliyetlerinde ki kar amacından farklı olarak kamu yararı esas alınarak faaliyet serbestîsi/serbestlik ilkesi çerçevesinde yapılırken kamu hizmeti, kendisine çizilen alanın içerisinde kalma, yani bağımlılık ilkesine dayanır. Bir başka deyişle, kamu hizmetinin faaliyet alanı kanun koyucunun çizdiği sınırlar dâhilinde görülür; ancak özel kişiler de sınırsız faaliyet alanı söz konudur.

    Kamu Hizmeti İçin Zorunlu Koşullar

    1. Hizmetlerin kamuya yöneltilmiş ve kamuya yararlı olması

    2. Hizmetin ya kamu kuruluşlarınca yada ilgili kamu kuruluşunun sıkı denetimi altında özel kişilerce yürütülmesi gerekir.

    Kamu Hizmetinin Özellikleri

    · Kamu hizmetleri bireysel değil fakat toplumsal gereksinimlerin giderilmesi için yürütüldüklerinden, idare bu hizmetleri yürütürken NESNEL davranması ve yan tutmamak zorundadır. Yani taraflarda eşitliği sağlamak zorundadır. Ancak bireylerin kamu hizmetleri karşısından ki eşitliği kanunların ve düzenleyici işlemlerin belirlediği nesnel koşul ve niteliklere sahip olanlar arasında ki eşitliktir.

    · Kamu hizmeti, kamuya yönelik ve kamuya yararlı işlerdir. Kamuya dolaylı olarak yararlı olan hizmetler, kamu hizmeti sayılmazlar.

    · Bir hizmetin kamu hizmeti sayılıp sayılmaması, toplumun içinde bulunduğu koşullar ile yakından ilişkilidir.Bir hizmetin kamu hizmeti olabilmesi siyasal bir karardır.

    · Kamu hizmeti ülkesel bölgesel olabileceği gibi belli kesimlere yönelikte olabilir. Milli Savunma ülkesel; belediye otobüs işletmesi yerel; ilköğretim toplumun belli kesimlerine yönelik bir hizmettir.

    · Kamu hizmeti kural olarak kamu kuruluşlarınca sağlanır.Kamu hizmetlerinin kamu kuruluşlarınca yapılması zorunlu değildir.Kamu denetimi altında özel kuruluşlarda yürütebilir.

    · Bir hizmetin kamuya yönelik olması kamu hizmeti sayılması için yeterli değildir.

    · Kamu hizmetleri kural olarak sürekli hizmetlerdir. Böyle olmakla birlikte kamu hizmeti süreli yâda geçici olabilir. Örnek: deprem yardımları

    · Bir hizmetin kamu hizmeti olabilmesi için tekel konusu olması gerekmez. Aynı nitelikteki hizmetler hem özel hem de kamu kesimince yürütülebilir.

    · Kamu hizmeti paralı olabileceği gibi parasızda olabilir.Kamu hizmetlerinin önemli bir bölümü parasızdır.Kolluk hizmetleri ücretsizdir.İktisadi nitelikli kamu hizmetlerinin paralı olması kuraldır.Örneğin;demir yolları ptt …

    · Bir hizmetin kamu hizmeti olarak, kamu kuruluşlarınca yürütülebilmesi, ancak yasama organının izni ile olur.Bu düzenlemenin ayrıntılı olması ne zorunlu nede gereklidir.Anayasa yerel kuruluşların görevlerini genel olarak belirtmiştir.İl,Belediye ve Köy halkının ortak ve yerel gereksinimlerini karşılamak üzere yerel kuruluşlar bazı hizmetleri kamu hizmetlerine dönüştürebilirler.

    · Kamu hizmetlerinin kamu kuruluşlarınca yalnız kamu hukuku kurallarına göre yürütülmesi gerekli değildir. Hizmetin niteliğine göre özel hukuk kuralları da uygulanır. Özellikle de iktisadi nitelikli kamu hizmetlerinde özel hukuk kuralları kamu hukuku kurallarına göre daha ağır basar.







    KAMU HİZMETİNİN TÜRLERİ

    1. Tekel olup olmamalarına göre

    · A)tekelli B) Tekelsiz

    2. Yürütüldükleri Alana göre

    · A)Ülke Düzeyinde B) Yöre Düzeyinde

    3. Bireylerin Yararlanma Biçimlerine Göre

    · A)doğrudan doğruya ve bireysel yararlanma sağlayan kamu hizmeti

    · B)Dolaylı ve birlikte yararlanma sağlayan kamu hizmetleri

    4. Konularına göre

    · İdari kamu hizmeti

    · İktisadi kamu hizmeti

    · Sosyal kamu hizmeti

    · Bilimsel – teknik



    Tekel olup olmamalarına göre:

    Kamu hizmetlerinin konusunu oluşturan faaliyet özel kesime tamamen yasaklanmış ise tekelli kamu hizmetlerinden söz edilir.Örneğin posta telgraf ve telefon hizmetleri gibi buna karşılık

    Yürütüldükleri Alana göre:

    Milli kamu hizmetleri tüm ülke düzeyinde yürütülen ve dolayısıyla tüm yurttaşların yararlanmasına sunulmuş bulunan kamu hizmetleridir.Örneğin TCDD nin yürüttüğü ulaştırma kamu hizmeti Milli Bir kamu hizmetidir.Buna karşılık belli bir yörede yürütülen ve sadece o yöre halkına yararlanmasına sunulmuş kamu hizmetleri ise mahalli kamu hizmetleridir.

    Not : Milli kamu hizmetlerini kurmak için kanuna ihtiyaç vardır.Buna karşılık mahalli kamu hizmetlerini kurmak için kanuna ihtiyaç duyulmaz.Mahalli idarelerin yetkili organlarınınca karar alınması gerekli ve yeterlidir.

    Bireylerin Yararlanma Biçimlerine Göre

    Doğrudan doğruya ve bireysel yararlanma sağlayan kamu hizmeti: Bireyler bazı kamu hizmetlerinden idare ile ayrı ayrı ilişki kurmak suretiyle ve doğrudan doğruya yararlanırlar.

    Dolaylı ve Birlikte yararlanma Sağlayan Kamu hizmetleri:Bireyler bazı kamu hizmetlerinden idare ile bir ilişki içine girmeden ve dolaylı olarak yararlanırlar.Örneğin bayındırlık hizmetleri.

    Konularına göre

    İdari kama hizmetleri: Devletin öteden beri yürüttüğü geleneksel kamu hizmetidir. İktisadi, sosyal ve bilimsel teknik-kültürel nitelikli olmayan tüm kamu hizmetleridir. Sağlık, eğitim hizmetleri gibi

    İktisadi Kamu Hizmetleri: Gelişmekte olan elektrik, telekominasyon, ulaşım gibi konulardaki idari faaliyetlerdir.

    Sosyal kamu hizmetleri: Devlet ve öteki kamu tüzel kişileri tarafından öteden beri yürütülen emeklilik ve fakirlere yardım gibi faaliyetler.

    Bilimsel-teknik-Kültürel kamu hizmetleri: Devletin sanat,müzik araştırma ve bilim konularında ki faaliyetleridir.



    Kamu Hizmetlerinin Kurulması, düzenlenmesi ve yürütülmesi

    Bir hizmetin kamu hizmeti olarak kamu kuruluşlarınca üstlenilmesi, bir faaliyetin özel kesimle birlikte ya da tekel olarak kamu hizmeti durumuna getirilmesi yasal dayanağa gerek gösterilir. Yasama organının kamu hizmetleri için çıkaracağı yasa ile ayrıntılı olarak düzenlemesi gereksinimlere cevap vermez. Ayrıntılı düzenlemenin yönetimce yapılması için yönetime bu alanda takdir yetkisinin tanınması gerekir. Yönetim, yasama tarafından belli bir hizmetin yürütülmesi ile görevlendirilince hizmetin nasıl yürütüleceği yönetimce kararlaştırılır. Yönetim, kamu hizmetlerini yürütürken bireylerin hak ve özgürlüklerinin etkileyen düzenlemelere gidemez. Bunun yapılabilmesi için yasa ile yetkilendirilmesi gerekir. Kural olarak kamu hizmetinin örgütlenmesi işleyişi hizmete uygulanan yöntemler, hizmetten yararlanma biçim ve koşulları, yasaların koyduğu sınırlar içinde yönetimce düzenlenir.

    Kamu hizmetleri kural olarak Devlet ve diğer kamu tüzel kişileri tarafından yürütülür. Bazı kamu hizmetleri, özel hukuk ve tüzel kişiler tarafından yürütülebilir.



    KAMU HİZMET(LER)İNİN GÖR(DÜR)ÜLME USULLERİ

    A)İdare Tarafından Görülmesi

    Emanet usulü, kamu hizmetlerinin kamu tüzel kişilere gördürülme usulleridir. Emanet usulü için belirleyici nitelik bir kamu hizmetinin doğrudan doğruya Devlet veya öteki kamu tüzel kişilerince; kendi tüzel kişiliği bünyesinde ya da sadece hizmeti yürütmek amacıyla kurdukları ayrı bir tüzel kişilik tarafından görülmesidir.

    Emanet dışında kamu hizmetlerinin kamuya yararlı dernekler tarafından da görülmesi mümkündür.”Bakanlar Kurulu Kararı “ile dernek,kamuya yararlı sayıldığı için idarenin kararı ile kamu hizmetinin görülme usulü olarak kabul edilebilir.Örneğin;Türkiye Kızılay Derneği, THK gibi



    B)Özel Kişi Tarafından Görülmesi

    a)Müşterek Emanet Yöntemi:Bir kamu hizmetinin hasar ve zararı yönetime ait olmak üzere, hizmeti yürütmekle görevli kılınan özel hukuk kişisine gelir üzerinden bir pay verilmek suretiyle kamu hizmetinin yürütülmesidir.Bu da yönetsel bir sözleşme ile yapılır.Özelliği hasarın yönetime ait olmasıdır; yaygın kullanılan bir yöntem değildir.Müşterek emanet yönteminde sermaye yönetime aittir.Özel kişi hizmeti yürütür; aldığı ücretten masrafları karşılar;kar da aralarında ki sözleşmeye göre bölüşülür.

    b)İltizam Yöntemi: Kamu hizmetinin önceden kararlaştırılan belli bir bedel karşılığı özel hukuk kişisi tarafından yürütülmesidir. Osmanlı döneminde özellikle de vergi toplama alanında kullanılmıştır.

    c)Ruhsat Yönetimi:Bu yolla ortak ve genel gereksinimlere cevap verici nitelikte olan hizmetler,özel hukuk kişilerine verilen ruhsat ile yürütülür.Toplu taşımacılıkta olduğu gibi.Bunlar,hizmeti aksattıkları takdirde ruhsatları iptal edilir.Bu tür kamu hizmetlerinin özel hukuk kişilerince yürütülmesi bir sözleşmeye dayanmaz.Hizmetin yürütülmesi için yönetimin tek yanlı olarak ruhsat vermesi yeterlidir.Hizmetin yürütülme koşulları ruhsatta belirtilir.Örneğin toplu taşımacılıkta ücretlerin yönetimce belirlenmesi…

    d)İltizam Yöntemi:Bir kamu hizmetinin yürütülmesi için, hizmetle ilgili yönetimle, özel hukuk tüzel kişisi arasında yapılan ve bu sözleşmeye dayalı olarak kamu hizmetlerinin yürütülme usulüne denir.

    İmtiyaz verme yetkisi: Devlet adına kamu hizmeti imtiyaz tesis etme yetkisi 10 haziran 1326(1910) tarihli olup bugünkü ihtiyaçları karşılamaktan uzak olan Menafil Umumiyeye Ait İltiyazat Hakkında Kanun ile düzenlenmiştir.Buna göre Devlet adına iltiazam verme yetkisi BAKANLAR KURULUNA aittir.Belediye idareleri adına iltiyaz verme yetkisi Belediye Meclisine ait olup bu kararı denetleme yetkisi İÇİŞLERİ Bakanlığına aittir.

    İmtiyaz Alma Yetkisi: Kanun İmtiyaz alacak kişinin Türk Anonim Şirketi Statüsünde Bir Tüzel kişi olması gerekir. Bu nedenle yabancı bir gerçek veya tüzel kişiye imtiyaz verilemez.

    İmtiyaz verme şekli :İmtiyaz sözleşmeleri de yazılı şekle tabidir.Kamu hizmeti imtiyaz sözleşmeleri önceden hazırlanmış bulunan şartnamelere dayanırlar.Sözleşmelere ilişkin genel ve nesnel kuralları koyan şartnameler sözleşmelerin tamamlayıcı olup Kural işlem niteliğindedir.Gerek şartname ve gerçek sözleşme belgeleri esas itibari ille idarenin tek yanlı iradesi ile belirlenir.Sözleşmeci sadece idarece hazırlanmış bulunan hüküm ve şartları ya toptan kabul yada toptan red etme hakkına sahiptir.Bu nedenle kamu hizmeti sözleşmeleri İltihaki(katılmalı) sözleşmelerdendir.Danıştay ın imtiyaz şartname ve sözleşme belgeleri üzerindeki inceleme yetkisi kaldırılmıştır.(1999 yılında).Bu anayasa değişikliğinden sonra Danıştay ın imtiyaz şartlaşma ve sözleşmeleri üzerindeki yetki ve görevi “görüş bildirmeye dönüşmüştür.danıştay bu görüşü 2 ay içinde bildirecektir”.(anayasa md:155)

    C)TARAFLARIN HAKLARI VE YÜKÜMLÜLÜKLERİ

    1)İdarenin Hakları ve Yükümlülükleri

    a)Hakları

    · Denetim ve Yaptırım Uygulanama Yetkisi :idare imtiyaz sahibinin üstlendiği yükümlülükleri yerine getirişini denetleme ve gerektiğinde yaptırım uygulama yetkisine sahiptir.İdarenin bu yetkisi onun asli sahibi ve sorumlusu olmasından kaynaklanmaktadır.Uygulayacağı yaptırımlar belli bir miktar para cezası işletmeye geçici olarak el koyma ve sözleşmeyi fes etme gibi…İdare bu yaptırımları uygulayarak imtiyaz sahibinin yerine geçer ve hizmeti bizzat kendisi yürütür.

    · Tek Yanlı Değişiklik Yapma Yetkisi : Kamu hizmetlerinin değişken olma özelliği nedeniyle idare kamu hizmeti imtiyaz sözleşme ve şartnamesinin hüküm ve şartlarını tek yanlı idaresi ile değiştirme yetkisine sahiptir.Ancak idarenin bu yetkisini kullanabilmesi, yeni durum ve şartların ortaya çıkmasına bağlıdır.Ayrıca idarenin tek yanlı iradesi ile yapacağı değişiklikler ile imtiyaz sahibinin yükümlülükleri artarsa yani sözleşmenin mali dengesi bozulursa imtiyaz sahibine belli bir karşılık verilmesi gerekir.

    · Tek Yanlı Fesih Yetkisi:İdare imtiyaz sahibinin ağır kusuru halinde bir yaptırım olarak sözleşmeyi tek yanlı olarak feshedebilme yetkisinin yanı sıra imtiyaz sahibinin hiçbir kusuru olmasa dahi hizmet ve kamu yararının gerektirdiği hallerde sözleşmeyi tek yanlı feshedebilme hakkı vardır.İmtiyaz sahibinin ağır kusuru olması halinde fes edilen sözleşmede idare imtiyaz sahibine tazminat ödemez ama ikinci halde idare imtiyaz sahibinin zararını tamamen ödemek zorundadır.Bu rachat olarak adlandırılır.

    b)Yükümlülükleri

    İdarenin temel yükümlülüğü sözleşme koşullarına uymak ve imtiyaz sahibinin yükümlülüklerini ifa etmesine, haklarını kullanmasına engel olmamaktır.



    2)İmtiyaz Sahibinin Hakları ve Yükümlülükleri

    a)Hakları

    · Mali Dengenin Korunmasını İsteme: idare tek yanlı iradesi ile sözleşmede değişiklik yaparak imtiyaz sahibinin yükümlülüklerini arttırırsa, imtiyaz sahibi bu artan yükümlülüklerine bir mali karşılık isteme hakkına sahiptir.

    · Sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme : Sözleşmenin uygulanması sırasında tarafların iradelerin dışında ortaya çıkan olaylar nedeniyle imtiyaz sahibinin mahvına neden olabilecek ölçüde yükümlülükleri artar ise imtiyaz sahibi öngörülmezlik uyarınca sözleşmenin yeni koşullara uyarılmasını isteyebilir.Öngörülmezlik kuramının uygulanabilmesi için Şu 3 koşulun bir arada gerçekleşmesi gerekir:

    1.Sözleşmenin tarafları durumu alt üst eden olayları öngörmemiş olmalıdırlar

    2.olaylar tarafların tamamen iradesi dışında olmalıdır

    3.olaylar imtiyaz sahibinin mahvına neden olabilecek boyutta olmalıdır

    Tarafların bu konuda anlaşamamaları halinde görevli İdari Yargı Yeri öngörülmeyen olaylar nedeniyle ortaya çıkan ek yükümü hesaplar ve bunun irade ile imtiyaz sahibi arasında nasıl paylaşılacağını belirler.



    b)Yükümlülükleri

    Ø İmtiyaz sahibi eşitlik ilkesi uyarınca hizmetten yararlanacakları ve bunlardan alınacak ücretleri serbestçe belirleme olanağına sahip değildir.

    Ø Hizmetten yaralanma şartları ve ücret şartname ve sözleşmede belirlenmiş bulunduğundan imtiyaz sahibi bu hükümlere uymak zorundadır.

    Ø İmtiyaz sahibi değişkenlik ilkesi uyarınca idarenin yapacağı tek yanlı değişiklikleri kabul etmek zorundadır.

    Ø İmtiyaz sahibi süreklilik ve düzenlilik ilkesi uyarınca idarenin gözetim ve denetimine katlanmak zorundadır.

    Ø İmtiyaz sahibi sözleşme ile elde ettiği kazancın bir kısmını yıllık aidat olarak idareye vermekle yükümlü kılınabileceği gibi, ürettiği mal ve hizmetlerin bir kısmını da karşılıksız olarak idareye vermeyi kabul etmiş olabilirç.

    Ø İmtiyaz sahibi yükümlülüklerini bizzat yerine getirmek zorundadır.İmtiyaz sahibi yüklendiği hizmeti bir başkasına gördürmez ve yükümlülüklerini devretmez.



    D)SÖZLEŞMENİN SONA ERMESİ

    Ø Sürenin dolması ile :Kamu hizmeti imtiyaz sözleşmelerinde sürenin dolması ile birlikte işletme bedelsiz olarak idareye geçer.

    Ø İdareci feshi ile: İdare imtiyaz verilen şirketin yapısında ortaya çıkan değişmeler nedeniyle imtiyazın verilmesi gerektiren mali ; tenkil,ve diğer güvencelerin ortadan kalkması durumunda da idare tek yanlı olarak sözleşmeyi sona erdirebilir.

    Ø Mahkeme kararı ile : imtiyaz sahibinin, idarenin ağır kusuru nedeniyle mahkemeye başvurması sonucu olur, bu halde, imtiyaz sahibi tazminata da hak kazanır veya idarenin tek yanlı fesih yetkisini kullanmayarak, mahkemeden sözleşmenin feshini istemesi yada öngörülmeyen hallerin süreklilik kazanması üzerine her iki tarafın mahkemeye başvurması sonucu, mahkeme kararı ile gerçekleşir.

    SONER DOĞAN
     

Bu Sayfayı Paylaş