İbrahim Sadri ( 1963)

'Biyografi & Otobiyografi' forumunda Mavi_Sema tarafından 21 Nisan 2009 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    İbrahim Sadri ( 1963) konusu İbrahim Sadri ( 1963)
    İbrahim Sadri ( 1963)


    İstanbul'da doğdu İlk ve orta öğrenimini burada tamamladı İstanbul Üniversitesi işletme Fakültesi'nde okudu Çeşitli gazete ve dergilerde yazı ve şiirleri yayımlandı Yedi yıl tiyatroyla uğraştı Turnelere çıkarak, Anadolu'yu yakından tanıma imkânı buldu Radyo ve televizyonlarda programcılık ve sunuculuk yaptı Halen bir özel televizyonda program yapmaktadır Şiir ve tiyatro kasetleri de bulunan şairin Memleket Havaları adında bir şiir kitabı vardır

    Şiirlerinden Örnekler;

    KIRIKHAVA
    ah yabangülü
    ah karahazer çiçeği
    ah gurbetin şivanyıldızı
    bir dağda bıraktığım
    bir dağda bulacağım leyla menevşesi
    günyüzü görmemiş memleketgülüm olursa
    bir yağlı kurşundan olur ölümüm

    bir seherde açsınlar bağrımı
    en deli ruzigârlar essin
    en yiğitti desinler
    en filinta
    en hercai fiyaka
    dönüp baktıkları zaman
    bir oltu tespihi
    bir gümüş tabaka
    bitlis tütününden yarım kalmış bir sarma cigara
    şeyh izzettin'in dünyanın bütün çocuklarına yazdığı muska
    ve sevda adına
    kurutulmuş bir karanfil bulsunlar
    mintanımın altında

    ah yabangülü
    ah karahazer çiçeği
    ah gurbetin şivanyıldızı leyla menevşesi

    yağmurlu bir akşamda, duldada
    dedemden öğrendiğim ilk duam gibi
    yeşil ceviz altında koşturan karınca gibi
    Harran üstünde her gece parlayan Süreyya gibi
    emek gibi toprak gibi
    kan gibi hoyrat gibi
    adilcevaz fırtınası yedidağın eşkiyası gibi
    yasak gibi bayrak gibi baskın gibi
    erişilmez bir şeydi seni sevmek

    ah leyla menevşesi
    ah yabangülü
    ah yaktığım o içli türkü
    hani o zalım diyen, hani o hayın
    hani o
    kaç para eden perakendesi
    şu üç kuruşluk perişan dar-ı dünyanın

    hepimiz geldik zulümlere
    hepimizin içinde biraz düşünce biraz öfke
    toprakdamlar altında uykusuz bekledikçe
    şeyh izzetini toprağa verdiğimiz gece
    sakalları ağardı dünyanın
    yediyıldız koptu gökte
    yedi yumruk yedim yüzüme
    sevdim seni ve yakalandım
    ah leyla menevşesi
    ah yabangülü
    ah karahazer çiçeği

    sattılar beni pazarda
    göksüme şifasız ecza sürdüler
    ve yürüdüler
    gençliğimin üzerinde
    yağmur da yağıyordu
    kuşlar da vardı
    uzandım yıldızlara tutamadım
    saçlarım ağardı şehir zindanlarında
    alem uykudaydı
    adilcevaz uykudaydı
    sevdam menevşem memleketgülüm uykudaydı
    kuyudaydım
    saçlarım ıslanmıştı
    sahtiyan uykudaydı
    çıplaktı üzerim
    mintanım kana bulanmıştı
    ah karahazer çiçeğim
    sen uzaktaydın yıldızlar uzaktaydı
    zühre uzaktaydı tarık uzaktaydı
    adilcevaz uzaktaydı şeyh izzettin uzaktaydı
    memleket uzaktaydı

    ah bir dağda bıraktığım
    bir dağda bulacağım leyla menevşesi
    ah gurbetin şivan yıldızı
    sen de böyle gideceksen
    memleket böyle ağlayacaksa
    ben kabuslarına tabir düzeceksem
    şehir eşkiyalarının
    kıyamet diyeceksem
    ve seni bekleyeceksem
    bütün kuyulara

    bütün sunaboyunlu dağlara adını bağıracaksam
    yırtılan mintanım
    akan kanım
    ağaran saçlarım
    ve memleketim için
    dön diyeceksem
    dön
    dön yabangülü
    dön karahazer çiçeği
    dön gurbetin şivanyıldızı
    dön leyla menevşesi, memleketgülü

    yağmurlu bir akşamda, duldada
    dedemden öğrendiğim ilk duam gibi
    yeşil ceviz altında koşturan karınca gibi
    Harran üstünde her gece parlayan Süreyya gibi
    emek gibi toprak gibi
    kan gibi hoyrat gibi
    adilcevaz fırtınası yedidağın eşkiyası gibi
    yasak gibi bayrak gibi baskın gibi
    erişilmez bir şeydi seni sevmek

    ah yabangülü
    ah leyla menevşesi
    bir seherde açsınlar bağrımı
    en deli ruzigârlar essin
    en yiğitti desinler
    en filinta
    en hercai fiyaka
    dönüp baktıkları zaman
    bir oltu tespihi
    bir gümüş tabaka
    bitlis tütününden yarım kalmış bir sarma cigara
    şeyh izzettin'in dünyanın bütün çocuklarına yazdığı
    muska
    ve sevda adına
    kurutulmuş bir karanfil bulsunlar
    mintanımın altında

    ah yabangülü
    ah karahazer çiçeği
    ah gurbetin şivanyıldızı
    ah bir dağda bıraktığım
    bir dağda bulacağım leyla menevşesi

    seni sevmek var ya seni sevmek
    seni sevmek memleket
    memleket seni sevmek
     

Bu Sayfayı Paylaş