İşlevsel Oyunlar

'Çocuk Oyunları' forumunda Mavi_Sema tarafından 3 Aralık 2009 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    İşlevsel Oyunlar konusu İşlevsel Çocuk Oyunları
    İşlevsel Oyunlar - Eğitsel Oyunlar

    Özerklik dönemi işlev oyunları ( 1-3 yaş )
    Parmak Oyunları


    Çal Kapıyı
    Çal kapıyı çal ( Sağ elin işaret parmağıyla alna vurularak, kapı çalma öykünmesi yapılır )
    Bak pencereden ( her iki elin işaret ve baş parmakları iki gözün önünde birleştirilir, gözlük gibi halka yapılır )
    Çevir mandalı (Burun el ile bükülür )
    Gir içeri ( sağ elin işaret parmağı, ağzın içine sokulur )
    Al bir iskemle ( Kulak memelerinden biri tutulur, çekilir )
    Otur şuraya ( Öteki kulak memesi tutulur, çekilir )
    Nasılsın bu gün Ayşe ? ( Çene tutulur, sa
    Ayşe adı, çocuğun adına göre değiştirilerek söylenir )

    Ben bir ağacım ( Öykünme )
    Ben bir ağacım ( Ayakta, eller yanda, dik durulur )
    Dallarım var benim (kollar, başın yukarısına kaldırılır, avuçlar kapatılır )
    Dallarım BİR çiçek açtı ( Bir parmak açılır )
    Dallarım İKİ çiçek açtı ( ikinci parmak açılır )
    Dallarım ÜÇ çiçek açtı ( üçüncü parmak açılır )
    Dallarım DÖRT çiçek açtı ( dördüncü parmak açılır )
    Dallarım BEŞ çiçek açtı ( beşinci parmak açılır )
    Dallarım ALTI çiçek açtı ( altıncı parmak açılır )
    Dallarım YEDİ çiçek açtı ( yedinci parmak açılır )
    Dallarım SEKİZ çiçek açtı sekizinci parmak açılır )
    Dallarım DOKUZ çiçek açtı dokuzuncu parmak açılır )
    Dallarım ON çiçek açtı ( onuncu parmak açılır )
    Bir rüzgar çıktı Yukarıdaki kollar, bedenle birlikte öne doğru eğilir, sağa sola sallanır ; rüzgardan sallanan ağaç öykünmesi yapılır )
    Vuvvv… vuuuvvv.. vuuuuvv… ( sesle rüzgar öykünmesi yapılır )
    Yağmur yağdı ; şıp şıp şıp ( parmaklarla yağmur öykünmesi yapılır )
    Tüm çiçekler döküldü ( parmaklar, kollar indirilir )

    On Parmak
    Benim on parmağım var ( iki elin parmakları açılarak gösterilir )
    Tümüyle benim ( eller, parmaklar açık olarak göğüste kavuşturulur )
    Onlarla ben her şeyi yaparım.
    Sımsıkı kapar ( her iki el yumulur )
    Kocaman açarım ( iki elin parmakları açılır )
    Birbirine kavuştururum ( eller kavuşturulur )
    Arkama saklarım ( eller arkaya saklanır )
    Yukarıya kaldırır ( kollar yukarıya, gerinerek kaldırılır )
    Aşağıya indiririm ( kollar bedenin iki yanına sarkıtılır )
    Sonra kucağımda dinlendiririm ( eller rahatça kavuşturulup kucağa konur )

    Parmaklarım
    Sağ elimde beş parmak ( Sağ elin beş parmağı gösterilir )
    Sol elimde beş parmak ( Sol elin beş parmağı gösterilir )
    Sen de istersen say bak
    Say bak, say bak, sayy bak.
    Bir-iki-üç-dört-beş ( Sağ elin parmakları sırayla açılarak sayılır )
    Bir-iki-üç-dört-beş ( Sol elin parmakları sırayla açılarak sayılır )
    Hepsi eder on parmak ( Her iki elin parmakları açılarak gösterilir )
    Sen de istersen say bak
    Say bak, say bak, sayy bak.
    Bir-iki-üç-dört-beş-altı-yedi-sekiz-dokuz-on ( Her iki eldeki parmakların tümü sırayla açılarak sayılır )

    Ali ile Ayşe
    Bu oyun, iki elin baş parmakları ile oynanır. Sağ elin baş parmağı "Ali", sol elin baş parmağı "Ayşe" olur. Avuç kapalı durur.
    Bir gün Ali evden çıkmış ( Baş parmak yumuk elden yukarı kaldırılır )
    Sağa bakmış kimse yok
    Sola bakmış kimse yok
    Aşağı bakmış kimse yok
    Yukarı bakmış kimse yok ( sağa, sola, aşağı, yukarı bakma işlemleri, baş parmakla yapılır )
    Girmiş içeri
    Biraz sonra
    İkisi birden evden çıkmışlar ( iki baş parmak avuç içinden çıkartılır )
    Sağa bakmışlar kimse yok
    Sol bakmışlar kimse yok
    Aşağı bakmışlar kimse yok
    Yukarı bakmışlar kimse yok ( her iki baş parmak, aynı devinimleri yapar )
    Karşılıklı bakışmışlar ( baş parmakların iç kısımları, birbirini görecek biçimde karşı karşıya getirilir )
    Günaydın ALİ
    Günaydın AYŞE
    demişler… ( baş parmaklar birbirine değdirilir )
    Oynamışlar, oynamışlar ( baş parmaklar oynama öyküntüsü yaparak, oynatılır )

    Yorulmuşlar… ( parmaklar durur )
    Ayşe'nin annesi çağırmış
    Ali'nin annesi çağırmış
    Hoşça kal ALİ
    Hoşça kal AYŞE
    demişler… ( baş parmaklar birbirine değdirilir )
    Evlerine girmişler. ( baş parmaklar avuç içine saklanır )

    İnsanlar
    İnsanların özelliklerini belirten aşağıdaki sözlerin her dizesi söylendikçe, o dizede belirtilen insan tipi, öğretmen ve çocuklar tarafından, el, kol, beden devinimleri ve yüz mimikleriyle canlandırılmalıdır.

    Öğretmen : Boyu uzun insan nasıl olur ?
    Çocuklar : Böyle olur ( öykünerek gösterirler )

    Öğretmen : Boyu kısa insan nasıl olur ?
    Çocuklar : Şöyle olur ( öykünerek gösterirler )

    Öğretmen : Şişman insan nasıldır ?
    Çocuklar : Şişman insan böyledir ( öykünerek gösterirler )

    Öğretmen : Zayıf insan ( sıska insan ) nasıldır ?
    Çocuklar : Şöyledir ( öykünerek gösterirler )

    Öğretmen : Üzüntülü insanın yüzü nasıldır ?
    Çocuklar : Böyledir ( yüz mimikleriyle öykünerek gösterirler )

    Öğretmen : Neşeli insanın yüzü nasıldır ?
    Çocuklar : Şöyledir ( yüz mimikleriyle öykünerek gösterirler )

    Öğretmen : Yağmur yağarken insanlar nasıl gider ?
    Çocuklar : Çabuk çabuk giderler ( parmak devinimleriyle öykünerek gösterirler )

    Öğretmen : Tembel insanlar nasıl davranırlar ?
    Çocuklar : Ağır ağır davranırlar ( ağır ağır beden ve el, kol devinimleriyle )

    Öğretmen : Çalışkan insanlar nasıl davranırlar ?
    Çocuklar : Canlı canlı, çabuk çabuk davranırlar ( el, kol, beden devinimleriyle )

    Üç Topum Var
    Benim üç topum var.
    İşte en küçük topum ( baş parmak ve işaret parmağı birleştirilerek bu iki parmakla halka yapılır, gösterilir )
    İşte ortanca topum ( iki elin baş parmakları birbirine, iki elin işaret parmakları birbirine birleştirilir, ortanca topu simgeleyen bir halka yapılır, gösterilir )
    İşte bu da kocaman topum (iki kol öne uzatılır, ellerin uçları birbirine birleştirilir, halka yapılır, gösterilir)
    Haydi gelin bu üç topu
    Bir kez daha gösterelim ( aynı sözlerle, aynı devinimler yinelenir )

    Çevren çevren çemberlik oyunu
    Çevren çevren çemberlik ( Parmakla, avuç içine halkalar çizilir )
    Ortasında pınarcık ( Parmakla, avuç ortasına vurulur )
    Bir kuş gelmiş su içmiş ( Parmak avuç ortasına vurulur, yukarıya kaldırılır,kuşun su içerken yaptığı gibi )
    Sonra pırrr diye uçmuş ( Denir, elle kuşun uçup gitmesi canlandırılır )

    Bip Bip Oyunu
    Araba oyunu gibi oynanır; sözler söylendikçe, çocuğun aynı yerlerine dokunulur.
    Araba geldi,
    Durakta durdu,
    Bip bip.


    Araba Oyunu
    Araba (denir çocuğun çenesine dokunulur)
    Maraba (denir çocuğun çenesine dokunulur)
    Cip (denir çocuğun çenesine dokunulur)
    Bip (denir çocuğun çenesine dokunulur)


    Beş kardeş oyunu

    Beş minik kardeş varmış ( Beş parmak gösterilir )
    Bir gün ava gitmişler
    Bir kuş görmüşler
    Bu tutmuş ( Baş parmak tutulur, sağa sola sallanır )
    Bu temizlemiş ( İşaret parmağı tutulur, sallanır )
    Bu pişirmiş ( Orta parmak tutulur, sallanır )
    Bu yemiş ( Yüzük parmağı tutulur, sallanır )
    Bu da ( Küçük parmak tutulur )
    "Hani bana, hani bana ?" demiş. ( Küçük parmak sallanır )
    "Yok sana, yok sana" demişler.
    "Ben de gider ararım, Ben de gider ararım" ( Bu sözler yinelenirken, uygulayıcı ikinci ve üçüncü parmakları ile yürüyüş öykünmesi yaparak, çocuğun bileğinden koluna doğru parmaklarını yürütür ve koltuk altına vararak çocuğu gıdıklar, gıdıklarken de aşağıdaki sözleri söyler : )
    "gıdı gıdı, gıdı gıdı "

    Tel sarar oyunu
    Tel sarar Ayşe tel sarar ( Eller yukarı kaldırılarak, sağa sola döndürülür )
    Tel bulamazsa ne sarar ( Ellerle soru devinimi yapılır )
    Komşunun oğlunu sarar ( Çocuğa sarılma devinimi yapılır )
    Not : Ayşe yerine, çocuğun adı neyse o söylenir. Çocuk erkekse son satırda "Komşunun > sarar" denilir.

    Köşe Bakkalı Oyunu
    Köşe bakkalı ( denir, çocuğun çenesi elle tutulur )
    Kapalı çarşı ( denir, ağız gösterilir )
    Horhor çeşmesi ( denir, burun tutulur )
    Elmacılar ( denir, yanaklara değilir )
    Aynacılar ( denir, gözler gösterilir )
    Kemancılar ( denir, kaşlar sıvazlanır )
    Düz bayır ( denir, alna dokunulur )
    Karışık çayır ( denir, saçlar karıştırılır )

    Sar makarayı oyunu
    Sar sar makarayı ( Eller önde tutulur, birbiri çevresinde yün sarar gibi döndürülür )
    Çöz çöz makarayı ( Devinim tersine yapılır )
    On kilo yağ ( İki el on parmak açılarak ileriye uzatılır )
    On kilo bal ( Aynı devinim yinelenir )
    Yala yala bitmez ( Avuçları yalama devinimi yapılır )
    Beşi sana ( Beş parmak açılır ve çocuğa gösterilir )
    Beşi bana ( Beş parmak açılır ve göğse konur )
    Kediye cık cık ( Yok anlamına gelen cık cık sesi çıkarılır, Baş ve ellerle yok devinimi yapılır )
    Yukarıda verilen tekerlemeli örneklerden başka tür işlev oyunları da uygulanabilir. Örneğin top oyunu, gazete oyunu vb.

    Top oyunu
    Oturabilen bir çocuğun önüne topu yuvarlayınız. Çocuğun bu topu tutmaya size doğru yuvarlamaya çalışacağını görürsünüz. Çocuk emekleyebiliyorsa, bu kez de topu yakalayabilmek için ona doğru sürünmeye çalışacaktır. Bunlar gibi başka devinimler de oyun sırasında bulunabilir.

    Gazete oyunu
    Çocuk, bir yetişkinin gazete sayfalarını çevirirken çıkan kağıt hışırtısını duyarsa, gazeteyi yakalamaya çalışacak; başarabilirse, aynı hışırtıyı duyabilmek için kendisi de gazeteyi tutmayı ve sayfa çevirmeyi deneyecektir. Başka gazeteler bulsa, kağıt hışırtısının kendisine vereceği heyecanı yeniden tatmak için gene gazeteyle oynayacaktır.
     
  2. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    Dedemin Gözlükleri
    Uyurken dedem
    Gözlükleri gözündeymiş ( iki elle yuvarlak gözlük işareti yapılır ve eller gözlerin üzerine konur )
    Unutmuş gözlüklerin gözünde olduğunu
    Uyanınca başlamış aramaya ( sağa, sola bakılarak arama öykünmesi yapılır )
    Aramış, taramış bulamamış ( eller arkaya saklanır )
    Bir de bakmış ki
    Gözlükler gözündeymiş ( eller gözlük gibi yapılır ve gözlere konur )

    Gözüm kulağım, elim ayağım
    İşte gözüm ( sağ göz, sağ elle kapatılır )
    İşte kulağım Sağ kulak, sağ elle tutulur
    Bu görmek için ( baş parmak ve işaret parmağı ile yuvarlak yapılır, göze yerleştirilir )
    Bu duymak için ( el kulağın arkasına konularak, ses duyuyormuş gibi yapılır )
    İşte elim ( sağ el gösterilir )
    İşte ayağım ( sağ ayak gösterilir )
    Bu tutmak için ( sağ elle bir şey tutuluyor gibi yapılır )
    Bu yürümek ve koşmak için ( durduğu yerde yürür gibi, koşar gibi yapılır )

    Minik Arı
    Anneme minicik bir arı >ürüyorum ( iki elin avuçları birleştirilip, yuvarlak yapılır. İki el içinde bir şey varmış gibi tutulur )
    Çok sevinecek
    Kim bilir ne diyecek ?
    Ufff…soktu elimi ! ( arı sokmuş gibi yapılır, acıyla parmaklar açılır, eller silkelenir )

    Sağ El, Sol El
    İşte sağ elim ( sol el ile sağ ele dokunulur, sağ el gösterilir )
    Bu da sol elim ( sağ el ile sol ele dokunulur, sol el gösterilir )
    Bu sağ kolum ( sol el ile sağ kola dokunulur, sağ kol gösterilir )
    Bu da sol kolum ( sağ el ile sol kola dokunulur, sol kol gösterilir )
    İki kolumu havaya kaldırırım ( iki kol yukarıya kaldırılır )
    Ellerimi, avuçlarımı birbirine vurur
    İşte böyle şap şap yaparım. ( iki el havada, avuçlar birbirine vurularak ses çıkarılır )

    Saat
    Bir saatim var minicik ( iki elin avuçları, içinde bir şey varmış gibi birbirine çapraz olarak birleştirilir )
    Kulağıma > ( birleştirilmiş eller kulağa >ürülür )
    Tik tak'ını duyarım
    Tik tak, tik tak ( denirken, dinliyormuş gibi yapılır )
    Çocuklar dinleme öykünmesi yaparlarken öğretmen şunları söyler ;
    "Haydi şimdi çocuklar………………oyununa başlayalım."
    ( bunun üzerine çocuklar da, avuçlarındaki saati bir kenara koyar gibi yaparlar. Öğretmenin adını söylediği oyuna baş>ır.)
    NOT : Bu parmak oyunu, bir başka oyuna başlamadan önce oynanır.

    Tavşan
    Bir minik tavşan varmış ( sağ elin işaret ve orta parmakları, tavşan kulakları gibi tutulur )
    Bu kafeste yaşarmış ( sol el, portakal tutar gibi yuvarlak yapılır )
    Gezerken bir ses duysa
    Hemen diker kulaklarını ( sağ elin kulak öykünmesi yapan parmakları dimdik tutulur )
    Hop… diye kafesine
    Koşar atlarmış… ( parmaklardan yapılmış kulaklar, "hop" deyince, öteki elin avuç içine konur ve sıkıca tutulur )

    Hoşgeldin Memo
    İki elin parmakları açılır ; iki el karşılıklı tutulur.
    -Tak tak tak ( iki elin baş parmakları birbirine vurulur, birleştirilir )
    -Tik tik tik ( iki elin işaret parmakları birbirine vurulur, birleştirilir )
    -Kim o ? Kim o ? ( iki elin orta parmakları birbirine vurulur, birleştirilir )
    -Benim Memo ! ( iki elin yüzük parmakları birbirine vurulur, birleştirilir )
    -Hoşgeldin Memo
    -Hoşgeldin Memo ( iki elin serçe parmakları birbirine vurulur, birleştirilir )
    ( iki elin bütün parmakları birbirleriyle birleştirilmiş olur )
    -Hoşbulduk, hoşbulduk ( derken çocuklar ellerini çırparlar.)

    Minareli Cami
    İşte bir cami ( iki elin parmakları, birbirine kenetlenir )
    Çifte minareli ( iki elin işaret parmakları kenetlenmeden çözülür, yukarıya kaldırılır, karşılıklı birleştirilir, minare gibi dik tutulur )
    Kocaman cami
    Kocaman cami ( parmakların kenetlenmesi açılmadan, iki elin ayaları birbirinden uzaklaştırılır, açılır, cami kümbeti gibi yapılır )
    Nerde bunun insanları ?
    İşte burada insanları, işte burada ( öbür parmaklar, kenetlenme çözülmeden, aşağı yukarı kımıldatılır )

    Neyim Var ?
    Bu oyunda, öğretmen her dizeyi söyleyişte, o dize içinde geçen organı gösterir ; çocuklar aynı dizeyi yinelerler, öğretmenin devinimlerini öykünürler.
    Bir ağzım var minnacık
    Bir burnum var hokkacık
    Yanaklarım elmacık
    İki kulak, iki kepçe
    Gözlerim boncuk boncuk
    Bu oyun öğrenildikten sonra, çocuklar kendi başlarına ya da öğretmenle birlikte söylenerek de oynanabilir.

    Mikrop
    ( A: Anlatan, Ç : Çocuk, M : Mikrop )
    A- Bir mikrop varmış… yürümüş… yürümüş…
    ( sağ elin baş parmağı, sol kol üzerinde yukarıdan aşağıya doğru yürütülür.)
    Bir evin kapısından içeriye girmiş…
    ( baş parmak, yürüye yürüye avuç ortasına getirilir )
    Bir de bakmış ki, merdivenler var, başlamış merdivenlerden çıkmaya…
    ( sol el parmakları açılarak tutulur, bunlar merdiven sayılır. Sağ elin baş parmağı, sol elin küçük parmağından başlayarak birer birer merdivenleri çıkar. Sol elin sırtına varır. )
    Üst kata çıkınca kapıyı vurmuş…
    ( sol elin sırt kısmına sağ elle vurulur )
    M- Tak tak tak…
    Ç- Kim o ?
    ( kim o sesleri, çocuk sesi öykünülerek söylenir )
    M- Benim, ben, Mikrop
    ( sağ elin baş parmağı sallanır )
    Ç- Ne istiyorsun ?
    ( Çocuk sesiyle sorulur )
    M- Seni hasta etmeye geldim
    ( sağ baş parmak yine sallanır )
    Ç- Yooo… beni hasta edemezsin ; ben temiz bir çocuğum, yemeklerimi yerim, uykumu uyurum, aşı da oluyorum… Sen beni hasta edemezsin…
    M- Öyleyse ben gidiyorum.
    ( Merdivenlerden sağ baş parmakla geri dönülerek inilir )
    A- O sırada, çocuğun annesi evde sabunlu su ile temizlik yapıyormuş, mikrobun ayağı kaymış ve merdivenlerden aşağı yuvarlanmış.
    ( Yuvarlanma devinimi yapılır )
    Mikrop kendini kapının dışında bulmuş.
    ( Sağ baş parmak, avuç dışına atılır )

    Evimiz
    İşte evimiz ( iki, elin parmakları açılır, ucuca değdirilir, sonra iki elin parmakları, tırnaklar birbirine değecek biçimde bükülür, baş parmakların da tırnakları yan yana gelecek biçimde tutulur )
    Şu bacası ( işaret parmakları yukarıya kaldırılıp, birleştirilir )
    Bu da kapısı ( baş parmaklar kaldırılarak birbirinden uzaklaştırılır, devindirilir )
    Bu da kapıdaki zil ( sağ baş parmakla, sol baş parmağın tırnağına bastırılır )
    Zırrr… zırrr diye ses çıkarır. Eve gelen konuklar, geldiklerini bize zil ile duyururlar.
    Evimizde kocaman bir saatimiz var. ( Baş, saat olur )
    Tik tak, tik tak diye çalışır. ( tik taklarla birlikte baş sağa sola sallanır )
    Bazen zırrr… diye ses çıkarır.
    Hemen sustururum. ( işaret parmağıyla burna basılır, zil susar )
    Bir de küçük kedimiz var ( sağ el parmakları yerde gezdirilerek kedi öykünmesi yapılır )
    Miyav miyav diye bağırınca süt veririm.
    Lıkır lıkır içer sütünü ( avuçla süt kabı yapılır, sütü dille içme devinimi yapılarak, kedinin süt içmesine öykünülür )
    Hemen musluğu açarım, şırrr şırrr diye su akar, elimi yüzümü yıkarım(el yüz yıkama devinimi yapılır)
    Evimiz tren istasyonuna çok yakındır.
    İşte bak, yine tren geçiyor… çuf… çuf… çuf… çuf… ( el ve ayaklarla tren öykünmesi yapılır )
    Bip bap, bip bap… bak şimdi de araba geçiyor. ( direksiyon çevirir, araba kullanır gibi yapılır )
    Hav hav hav… Bu da bizim küçük köpek ( köpek öykünmesi yapılır )
    Kapımızı kapatayım da girmesin içeriye. ( Kapı kapatma öykünmesi yapılır )
    Aaaa. Annem beni çağırıyor. Haydi hoşça kalın çocuklar

    Hayvanat Bahçesine Gezi
    Emre yatağında uyuyormuş ( gözler kapanır, uyur gibi yapılır )
    Sabah olmuş, Horoz ötmüş ( çocukla,r horoz ötüşüne öykünürler ü ürü üüüü )
    Emre kalkmış, gerinmiş ( gerinme öykünmesi yapılır )
    Sonra elini, yüzünü yıkamış, dişlerini fırçalamış ( el yüz yıkama, diş fırçalama öykünmesi yapılır )
    Yavaş, yavaş giyinmiş ( önce gömlek, sonra pantolon, daha sonra da ceket giyme devinimleri yapılır )
    Annesi kahvaltıya çağırmış, bir güzel kahvaltı yapmışlar ( çay içme, kahvaltı yapma öyküntüsü )
    Babası ona "Haydi Hayvanat Bahçesine gidelim" demiş. Yola çıkmışlar. Yürümüşler, yürümüşler ( yürüme öykünmesi yapılır )
    Emre yürürken başını yukarı kaldırmış ( başlar yukarı kaldırılır )
    Gökyüzünü, güneşi ve uçan kuşları görmüş, sonra yoluna devam etmiş, yol kavşağına gelmiş.
    Karşıya da geçmek için sağına bakmış ( baş sağa çevrilir ) araba yok ;
    Soluna bakmış ( baş sola çevrilir ) araba yok.
    Babasıyla Emre, çabuk çabuk geçmişler yolun karşı kıyısına, Hayvanat Bahçesine gelmişler.
    Bir de ne görsünler…
    Her tarafta çeşit çeşit >
    Bir kafeste kediler ( her hayvan adı söylenişte, çocuklar, o hayvanın sesini ve devinimlerini öykünme ile göstermeye çalışırlar )
    Bir kafeste köpekler ( havlama….)
    İleride kurtlar da var ( uluma….)
    Bak burada tavuklar ( gıdaklama….)
    Ördekler de şuradalar ( vak vak'lama…)
    Tavşanlar zıp zıp zıplar ( ciyik ciyik….)
    Ya kaplumbağalar nasıl, evini sırtında taşır, yavaş yavaş yürürler… ( tısss )
    Ötede kocaman aslan ( kükreme….)
    Yakınında bir kaplan ( kükreme….)
    Kepçe kulaklı bir fil ( fil öykünmesi…. )
    Upuzun bir zürafa ( uzun boy öykünmesi…) vb.
    Derken Emre yorulmuş ( yorgunluk öykünmesi )
    Zaten akş> da olmuş
    Babasıyla birlikte
    Evin yolunu tutmuş ( eve dönerken devinimler yinelenir )
    Anne evde merakta
    Kurulmuş güzel sofra
    Onları bekliyormuş
    Emre öyle acıkmış, öyle acıkmış ki, bütün yemekleri hapur hupur yemiş. ( hapur hupur yeme öyküntüsü, aç ve ivecen çocuk tavrıyla )
    Sonra uykusu gelmiş ( esneme öyküntüsü, gerinme vb..)
    Uzanmış yatağına ( uzanma öyküntüsü )
    Mışıl mışıl uyumuş ( uyuma öyküntüsü )

    Benim bir ninem var
    Benim bir ninem var
    Gözünde gözlük ( iki elin işaret ve baş parmakları gözlük yuvarlağı gibi yapılır ve gözlere konur )
    Başında baş örtüsü ( ellerle baş örtüsü sarılır gibi yapılır )
    Elinde baston ( baston tutuyormuş gibi yapılır )
    Sırtı biraz kamburca ( kambur öykünmesi yapılır )
    Tin tin yürür, gezer ( nine yürüyüşü öykünmesi yapılır )
    Ninemin bir ineği var ( İnek sesi çıkarılır )
    Ninem onu çok sever
    Her sabah erken kalkar
    Önce ineğe bakar
    Yem verir, yedirir ( Yem teme öykünmesi )
    Su verir, içirir ( su içme öykünmesi )
    Sırtını sıvazlar ( kaşağılama öykünmesi, sevme öykünmesi )
    Sonra kovayı alır
    İneğinden süt sağar ( iki elle süt sağma devinimi yapılır )
    Fışşş, fışşş, fışşş…
    Koyar sütü tencereye ( sütü kovadan tencereye dökme öykünmesi )
    Fokur fokur kaynatır ( sütün kaynamasını canlandırma öykünmesi )
    Ninem sütü çok sever
    Sabah, akş> süt içer ( lıkır lıkır içme devinimi yapılır )
    Ninem diyor ki bana ;
    "Süt içersen benim gibi ( sözlere göre öykünme yapılır )
    güçlü olur, çok yaşarsın…"
    Sağlığınla, aklınla
    Her engeli aşarsın."
    Ben ninemi çok severim ( sözlere göre öykünme yapılır )
    Her sözünü dinlerim
    Süt bulunca hiç kaçırmam
    Lıkır, lıkır içerim…
     
  3. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    Bedenim, Organlarım
    İş yapmak için iki elim var ( iki el çırpılır )
    Resim yaparım ( resim yapma devinimi )
    Flüt çalarım ( flüt çalma devinimi )
    Toprak kazarım (toprak kazma devinimi )
    Ağaç dikerim ( ağaç dikme devinimi )
    Her işi ellerimle yaparım ( çeşitli işlere ilişkin devinimler )
    Koklamak için bir burnum var ( burunla koklama öykünmesi yapılır )
    Yemek kokusunu duyarım ( öykünme yapılır )
    Çiçek koklarım ( öykünme yapılır )
    Kötü kokuları hiç sevmem ( öykünme yapılır )
    Her kokuyu burnumla hemen duyarım ( çeşitli öykünmeler yapılır )
    İşitmek için kulaklarım var ( gösterilir )
    Annemin sesini kulaklarımla duyarım
    Müzik dinlerim
    Her çeşit sesi ben, kulaklarımla duyarım
    Soluk almak için ciğerlerim var ( derin soluk alma yapılır )
    Ciğerlerimi korurum
    Onlar olmasa, soluk alamam, yaşayamam ( çeşitli devinimler yapılır )
    Düşünmek için bir aklım var benim ( başın üst kısmı gösterilir )
    Aklım benim her şeyim
    Onunla öğrenirim her şeyi ( çeşitli devinimler yapılır )
    Bilgiyi, yaşamayı, sevmeyi ( çeşitli devinimler yapılır )
    Oynamayı, gülmeyi ( çeşitli devinimler yapılır )
    Aklımla bilirim var olduğumu ( çeşitli devinimler yapılır )
    İşte böyle
    Benim güzel ve işe yarar
    Bir bedenim ve organlarım var…

    Organlarım ( ağzım, burnum, gözüm, kulağım..)
    İki gözüm var benim ( iki elle gösterilir )
    İki kulağım var ( iki elle gösterilir )
    Bir burnum var, iki delikli ( sağ elle gösterilir )
    Bir ağzım var (Sağ elle gösterilir )
    Bunlar benim dudaklarım (dudaklar ileriye doğru uzatılarak gösterilir )
    Gülünce görünür dişlerim ( dişler gösterilir )
    Ağzımı açınca görürsünüz dilimi ( ağız açılır, dil uzatılır )
    Yemeğin tadını dilimle anlarım
    Tatlı yerken yüzüm güler ( tatlı yeme öykünmesi )
    Ekşi yersem buruşur ( ekşi limon öykünmesi )
    Acı yakar dilimi ( acı yeme, dilin yanması öykünmesi )
    Ağzımı kapatsam dilim görünmez ( ağız kapatılır, dil saklanır )
    Ağzımı açarım ben ( ağız açılır )
    Yemek yemek, su içmek, ( yemek yeme, su içme öykünmesi yapılır )
    Bir de konuşmak için ( konuşma öykünmesi yapılır )
    Ya şarkı söylemek için !…
    İşte en güzeli bu
    Gel şarkı söyleyelim. ( oyunun burasında bir şarkıya baş>ır )

    Minik Arılar
    Sağ elin baş parmağı avuç içinde olmak koşuluyla, sağ el ile yumruk yapılır. Beş küçük arı kardeş varmış ; mışıl mışıl uyuyorlarmış. Sabah olmuş, en küçük arı kardeş uykusundan uyanmış :
    Günaydın kardeşlerim, demiş ( küçük parmak kaldırılır ve oynatılır )
    Öteki küçük arı kardeş uyanmış.
    Günaydın kardeşlerim, demiş ( yüzük parmağı kaldırılır ve oynatılır )
    Sonra ortanca arı kardeş uyanmış.
    Günaydın kardeşlerim, demiş ( ortanca parmak kaldırılır ve oynatılır )
    Sonra da öteki kardeş uyanmış
    Günaydın kardeşlerim, demiş ( işaret parmağı kaldırılır ve oynatılır )
    En sonra uyanan da kardeşlerine ;
    Günaydın kardeşlerim, demiş ( baş parmak kaldırılır ve oynatılır )
    Beş kardeşin tümü birden musluğa koşmuşlar. ( aşağıdaki sözler için gereken öykünmeler yapılır )

    Sıra sıra durmuşlar
    Ellerini, yüzlerini
    Bir güzel yıkamışlar

    Sonra birlik olmuşlar
    Sofrayı da kurmuşlar
    Her türlü yiyeceği
    Hapur hupur yutmuşlar

    Sonra vız vız demişler
    Uzaklara uçmuşlar
    Çiçek çiçek dolaşıp
    Bal toplayıp dönmüşler

    Yün Örme
    Aman ne soğuk ( üşüme, titreme devinimleri yapılır )
    Ninem bana yünden giyecekler örecek
    Çorap örecek ( ayaklar gösterilir )
    Eldiven örecek ( eller gösterilir )
    Atkı örecek ( boyun gösterilir )
    Kazak örecek ( beden gösterilir )
    Başlık örecek ( baş gösterilir )
    Örmeye başlamış bile
    Ninem atkımı ( şişle yün örme devinimleri yapılır )
    -Oooo… ne kadar da uzun örmüş ( uzun atkı varmış gibi yapılır, boyna sarılır )
    -Dur nine bu yünü de ben sarayım ( yün sarma devinimi )
    İşte şimdi başlıkta sıra
    Hem de tığla örüyor ( işaret parmaklarıyla tığ örme devinimleri yapılır )
    Ne de çabuk örüyor.. bitti bile ( başlık başa giyilir gibi yapılır )
    Ben de ninemden çorap örmesini öğreneceğim ( çorap örme devinimleri yapılır )
    Ördüm… bitti… oh ne sıcacık ( çorap giyme devinimi yapılır )
    Herkesin bir yün giysisi olsa
    Oh ne güzel
    Kışın giyer, hiç üşümez

    Araba Sürme
    Benim bir arabam olsa
    Arabama oturup direksiyonu tutarım ( sıraya, iskemleye oturur, ellerle direksiyon tutma devinimi yapılır )
    Sağ ayağımla gaza > ( gaza basma devinimi yapılır )
    Yürür arabam
    Durmak için frene > ( frene basar gibi yapılır )
    Durur arabam
    Şimdi düz yolda gidiyorum ( direksiyon çok küçük devinimlerle sağa, sola oynatılır, araba sesi öykünmesi yapılır )
    Şimdi sola dönüyorum ( direksiyon sola çevrilir )
    Şimdi de sağa dönüyorum ( direksiyon sağa çevrilir )
    Şimdi yine düz yolda gidiyorum ( düz yolda gidiş devinimi, yukarıdaki gibi )
    "Düüttt… düüttt…"
    Çekilin yoldan ( hızlı gitme öykünmesi yapılır )
    Uçuyor arabam ( hızlı gitme öykünmesi yapılır )
    Düüttt… düüüüttt…

    Küçük Bahçe
    Bizim bir küçük bahçemiz var
    İlkbaharda bahçeyi
    Özene bezene kazarım ( kazma sallama devinimleri yapılır )
    Sonra otlarını ayıklarım ( bahçenin çeşitli yerlerinden ot koparılıp alınıyormuş gibi yapılır, ot toplanır )
    Daha sonra da bir tırmık alır ( parmaklar tırmık gibi yapılır )
    Toprağı tırmıklarım ( tırmıklama devinimleriyle toprak düzeltilir )
    Her yeri dümdüz olur
    İşlenmiş toprak ne güzel olur; Çiçek tohumları alır, buraya ekerim. ( çiçek tohumu ekme devinimi yapılır )
    Yağmur yağacak ( iki elle yağmur yağma devinimi yapılır )
    Güneş açacak ( iki el yanlardan havaya doğru kaldırılır )
    Tohumlarım büyüyecek ( küçük tohumun büyümesi, öykünmeyle anlatılır )
    Fidan olacak
    Çiçek açacak ( iki elin tabanları baş üzerinde birleştirilir, parmak kısımları açılır, çiçek benzetmesi yapılır )
    Sonra kış gelecek ( yağmur, kar öykünmesi yapılır )
    Çiçekler saklayıp tohumları ( yine çiçek benzetmesi yapılır, sonra iki elin parmakları birleştirilip, eller birbirinden ayrılmadan, önden aşağıya indirilir )
    Yatacaklar uzun bir kış uykusuna ( uyuma öykünmesi yapılır )
    Sonra yine bahar gelecek.
    Güzel renkli çiçekler yine açacak ( çiçek açma devinimi yapılır )
    Yanına yöresine
    Güzel koku saçacak ( koklama ve beğenme devinimleri )
    -Yine bahar gelecek
    -Yine çiçek açacak…

    Örümceğin Öyküsü
    Bu oyunda öğretmen, uygun göreceği dizeler için gerekli bulduğu devinimleri ve öykünmeleri arar, bulur, uygulatır. Metnin okunuş tarzı, masalımsı olmalıdır.

    Bir varmış, bir yokmuş Karnımı doyurayım"
    Evvel zaman içinde Demiş kendi kendine
    Kalbur saman içinde
    Bir örümcek yaşarmış Başlamış tırmanmaya
    Küçük bir ağ içinde Tıkır tıkır da tıkır
    Tıkır tıkır da tıkır
    Bir gün karnı acıkmış
    Açlıktan canı çıkmış Açmış sonra kapıyı
    Bakmış, bir de ne görsün ?
    Demiş kendi kendine
    "Dışarıya çıkayım Yağmur dinmiş, güneş açmış
    Kendime av bulayım." Aç örümcek çok sevinmiş

    Başlamış tırmanmaya Hemen çıkmış dışarıya
    Örgüden merdivene Başlamış av aramaya
    Tıkır tıkır da tıkır Görmüş tembel bir böcek
    Tıkır tıkır da tıkır Yemiş onu örümcek

    Açmış sonra kapıyı Ama karnı doymamış
    Bakmış bir de ne görsün ! Başka bir av aramış

    Yağmur yağar şakır şakır Bakmış miskin bir sinek
    Rüzgar eser püfür püfür Ne uyur, ne uyanık
    Yaklaşarak onu da
    Hemen örtmüş kapıyı Hemen yutmuş örümcek
    Dönmüş eski yerine
    Karnı doymuş, gerinmiş
    Tıkır tıkır da tıkır Neşelenmiş, sevinmiş
    Tıkır tıkır da tıkır Başlamış oynamaya

    Açmış, kitap okumuş Şıkır şıkır da şıkır
    Sonra müzik dinlemiş Şıkır şıkır da şıkır
    Derken merken çocuklar
    Bizim minik örümcek Örümceğin öyküsü
    Daha çok acıkmaz mı ? İşte böyle son bulur
    Tembel, miskin olanlar
    Ne yapsın zavallıcık ? Başkasına yem olur.
    "Bir daha deneyeyim

    Yeni Yıl
    Yeni yılın kutlu olsun Emre
    Yeni yılın kutlu olsun Elif ( öğretmen, öteki çocukların da adlarını söyleyerek yeni yıllarını kutlar )
    Hepiniz birbirinizin yeni yılını kutladı mı çocuklar ? ( çocuklar serbest olarak birbirlerinin yeni yılını kutlarlar )
    Çocuklar size bir şey soracağım, yanıtlar mısınız ?
    Yeni yılda büyüdük mü ? ( yanıt büyüdük olacak )
    Ne kadar büyüdük ? (Her çocuk kendine göre yanıtlasın )
    Yeni yıl geldi diye, sınıfımızı süsledik mi ?
    Haydi gelin süsleyelim ( süslenmiş ise çocuklar; süsledik diye bağrışırlar )
    Bir de takvim aldık, gördünüz mü ? ( yeni yıla ilişkin takvimi gösterir )
    Bakın bu bir takvim, bir çok yaprağı var. ( gösterilir )
    Her yaprak, bir günü gösterir
    Bir gün biter
    Bir yaprak kopar ( bir yaprak koparılır )
    Bir gün biter
    Bir yaprak daha kopar ( bir yaprak daha koparılır )
    Bir gün nedir biliyor musunuz ?
    Sabah kalkarız ( uyanma, kalkma öykünmesi yapılır )
    Kahvaltı yaparız ( kahvaltı öykünmesi )
    Okula gelir ( okula geliş öykünmesi )
    Güler oynarız ( oyun ve gülme öykünmesi )
    Eve gider ( eve gidiş öykünmesi )
    Yemek yer ( yemek yeme öykünmesi )
    Sonra yatar uyuruz ( yatma uyuma öykünmesi )
    Bir gün böylece biter…
    Bir gün bitince
    Bu takvimimizden bir yaprak kopar ( bir yaprak koparılır )
    Hep böyle olur
    Bir gün bitince
    Bir yaprak kopar ( yaprak koparma devinimleri )
    Yapraklar kopar, yapraklar kopar ( boyuna yaprak koparma devinimi yapılır )
    Ve bir gün
    Takvim de biteeerrr. ( bitmiş takvim öykünmesi yapılır )
    Takvim bitince, eski yıl da bitmiş oluuurrr. ( yeni takvim alma öykünmesi yapılır )

    Yeni bir yıla hemen başlarız.
    Her yeni yılda, bir yaş büyürüz. (büyüme öykünmesi )
    Bir yaş büyürüz, bir yaş büyürüz.
    İlkokula gideriz. ( uygun öykünmeler bulunur, yaptırılır )
    Büyürüz, büyürüz; ortaokula gideriz ( uygun öykünmeler bulunur, yaptırılır )
    Sonra başka okullara gider, başka işler yaparız. ( uygun öykünmeler bulunur, yaptırılır )
    Kocaman adam olur, kocaman bayan oluruz ( büyük insan öykünmesi yaptırılır )
    Ama şimdi ne güzel.
    Hepimiz birer çocuğuz ( sevinçle… )
    Gelin yeni yılı birlikte kutlayalım
    Bir yaş daha büyüdük
    Birlikte oynayalım. ( bundan sonra,"Yeni Yılın, Yeni Yaşın Kutlu Olsun" şarkısı söylenerek, oyun oynanır )

    Kış Baba
    -Tak tak tak…
    -Kim o ?
    -Benim…
    -Sen kimsin ?
    -Ben kış babayım ( çocuklar üşüme öykünmesi yaparlar )
    Soğuk, yağmur, kar ( sözcüklere göre öykünürler )
    Tümü bende var
    -Ne getirdin bana
    Soğuk kış baba ?
    -Neler getirmedim ki !
    Mandalina, portakal,
    Havuç, kereviz, enginar,
    Daha neler, neler var.
    Bir de soğuk getirdim. ( çocuklar pırrr diye üşüme öykünmesi yaparlar )
    -N'olur çabuk git ama ( aşağıdaki sözler için uygun devinimler ve öykünmeler aranır, bulunur, uygulanır )

    Donuyoruz kış baba
    -Hemen gidemem çocuklar
    Daha üç ayım var
    Şimdi Aralık'tayız
    Ocak, Şubat, Mart da var.
    -Eyvah, eyvah Kış baba
    Çok üşüyeceğiz ama
    -Kalın giyinirseniz
    İyi beslenirseniz
    Hiç korkmayın çocuklar
    Size gelmez bir zarar.
    Kışın ayrı tadı var.
     

Bu Sayfayı Paylaş