İş kanunu’ndaki idari para cezalarında son perde

'Hukuk' forumunda KaRDeLeN tarafından 10 Şubat 2010 tarihinde açılan konu

  1. KaRDeLeN

    KaRDeLeN Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    İş kanunu’ndaki idari para cezalarında son perde konusu İdari para cezalarının adli yargının mı yoksa idari yargının mı görev alanına gireceği yolundaki tartışma aslında idari para cezalarının “idari işlem” mi yoksa “ceza” mı olduğu yönündeki temel sorunsala dayanmakta olup, özellikle bu yaptırımlara karşı başvurulacak kanun yolları konusunda kendini göstermektedir.

    I- İDARİ YAPTIRIMLARLA İLGİLİ GENEL TARTIŞMALAR




    İdarenin tek taraflı idari yaptırım uygulama yetkisinin varlığı öteden beri genel kabul gören bir husus olmakla birlikte (1) , bu idari yaptırımlar arasında önemli bir yer teşkil eden idari para cezalarının hukuki rejimi hep tartışma konusu olmuştur. İdari para cezalarının adli yargının mı yoksa idari yargının mı görev alanına gireceği yolundaki tartışma aslında idari para cezalarının “idari işlem” mi yoksa “ceza” mı olduğu yönündeki temel sorunsala dayanmakta olup, özellikle bu yaptırımlara karşı başvurulacak kanun yolları konusunda kendini göstermektedir.



    Doktrindeki bu tartışmalar yasal düzenlemelere ve yargı kararlarına da yansımakta olup, bazı kanunlardaki idari para cezalarına karşı adli yargı yolu öngörülürken, diğer bazı kanunlardaki idari para cezalarına karşı ise idari yargı yolu öngörülmektedir. (2) 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun yürürlüğe girmesine kadar devam eden bu süreç içerinde Anayasa Mahkemesi’nin kararları, idari para cezalarının idari yargı sistemine tabi olduğu noktasında karar kılmış, aksi yöndeki bazı yasal düzenlemeler iptal edilmiştir.



    II- 4857 SAYILI İŞ KANUNU’NDAKİ İDARİ PARA CEZALARININ DURUMU



    II.1- 4857 Sayılı İş Kanunu’nun İlk Hali




    Yapılan yasal düzenlemeler ve verilen yargı kararları sonucunda, özellikle iş mevzuatındaki idari para cezalarında görevli yargı mercileri o kadar sık değişmiştir ki, bırakınız eski kanun dönemini, 4857 sayılı mevcut İş Kanunu’nun yürürlüğe girmesinden sonra bile hukuki durum defalarca kez değişmiştir.



    10.06.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4857 sayılı İş Kanunu’nun ilk halinde, bu kanundaki idari para cezalarına karşı başvurulacak yargı yeri olarak “idare mahkemeleri” yetkili kılınmış, böylece, 4857 sayılı İş Kanunu’ndaki idari para cezaları 10.06.2003 tarihinden itibaren idari yargının görev alanına dahil edilmiştir. (3)



    II.2- Kabahatler Kanunu’nun Yürürlüğe Girmesi



    İdari yaptırımların hukuki rejimini düzenleyen genel bir kanun olarak 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe girmesiyle birlikte, konu yeni bir boyut kazanmıştır. Zira anılan kanun, idari yaptırımlara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde yetkili sulh ceza mahkemesine, sulh ceza mahkemesinin kararına karşı ise 7 gün içinde yetkili ağır ceza mahkemesine başvurulacağı kuralını getirmiştir. Aynı kanunun 3. maddesi, bu kanunun genel nitelikteki hükümlerinin diğer kanunlardaki kabahatler hakkında da uygulanmasını öngördüğünden, 4857 sayılı İş Kanunu’ndaki idari para cezaları da 01.06.2005 tarihinden itibaren adli yargının görev alanına girmiş olmaktadır.



    II.3- Kabahatler Kanunu’nun 3. Maddesinin İptali ve Yeniden Düzenlenmesi



    Kabahatler Kanunu’nun genel kanun niteliğini gösteren ve “Bu kanunun genel hükümleri diğer kanunlardaki kabahatler hakkında da uygulanır.” şeklinde düzenlenen 3. maddesi, açılan iptal davası sonucunda Anayasa Mahkemesi tarafından anayasaya aykırı bulunarak iptal etmiş olup, (4) iptal edilen bu madde 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanunla yeniden düzenlenmiştir. Bu yeni düzenlemeye göre, Kabahatler Kanunu’nun kanun yollarına başvurmaya ilişkin hükümleri, özel kanunlarda başka bir hüküm yoksa uygulanacaktır. Buna göre, idari yaptırım kararlarına karşı başvurulacak kanun yolları bakımından öncelikle her kabahate ilişkin özel kanunlardaki hükümler uygulanacak, özel kanunlarda hüküm bulunmayan hallerde ise Kabahatler Kanunu’nun 27 ila 31. maddeleri uygulanacaktır.



    4857 sayılı İş Kanunu’nun 108. maddesinde idari para cezalarına karşı idare mahkemesine başvurulacağına ilişkin özel hüküm bulunduğundan, Kabahatler Kanunu’nun 3. maddesindeki değişikliğin yürürlüğe girdiği 19.12.2006 tarihinden itibaren, İş Kanunu’ndaki idari para cezaları yeniden idari yargının görev alanına girmiştir.



    II.4- İş Kanunu’nun 108. Maddesinin Değiştirilmesi ve En Son Durum



    Son olarak 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanun, 4857 sayılı İş Kanunu’ndaki idari para cezaları ile ilgili olarak idare mahkemelerini görevli kılan 108. maddenin 2. fıkrasını yürürlükten kaldırmıştır. Bu düzenleme ile birlikte, 4857 sayılı İş Kanunu’ndaki idari para cezalarına karşı başvurulacak kanun yollarını düzenleyen özel bir hüküm kalmadığından, Kabahatler Kanunu’nun 27 ila 31. maddeleri uyarınca kabahatlere ilişkin genel kanun yolları devreye girecektir. Buna göre, idari yaptırımlara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde yetkili sulh ceza mahkemesine, sulh ceza mahkemesinin kararına karşı ise 7 gün içinde yetkili ağır ceza mahkemesine başvurulacaktır. Böylece, İş Kanunu’ndaki idari para cezaları 08.02.2008 tarihinden itibaren yeniden adli yargının görev alanına girmiş bulunmaktadır.



    III- SONUÇ



    İdari para cezalarının adli yargının mı yoksa idari yargının mı görev alanına gireceği yolundaki tartışma aslında idari para cezalarının “idari işlem” mi yoksa “ceza” mı olduğu yönündeki temel sorunsala dayanmakta olup, özellikle bu yaptırımlara karşı başvurulacak kanun yolları konusunda kendini göstermektedir.



    Anayasa Mahkemesi daha önceki kararlarında istikrarlı bir şekilde, “bu yaptırımların idari işlem niteliğinin ağır bastığını ve idari yargının görev alanına girdiğini” savunmuş ise de, idari yaptırımların genel hukuki rejimini düzenleyen 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nda yer alan ve bu yaptırımları adli yargının görev alanına sokan düzenlemeleri Anayasa’ya aykırı görmemiştir.



    Birbirinden farklı yasal düzenlemeler ve yargı kararları neticesinde, 4857 sayılı İş Kanunu’ndaki idari para cezaları 10.06.2003-31.05.2005 tarihleri arasında idari yargının, 01.06.2005-18.12.2006 tarihleri arasında adli yargının, 19.12.2006-07.02.2008 tarihleri arasında yeniden idari yargının ve son olarak 08.02.2008 tarihinden itibaren yeniden adli yargının görev alanına girmiştir.



    08.02.2008 tarihi itibariyle 5728 sayılı Kanun’un getirdiği son duruma göre, 4857 sayılı İş Kanunu’ndaki idari para cezalarına karşı başvurulacak kanun yollarını düzenleyen özel bir hüküm kalmadığından, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 27 ila 31. maddeleri uyarınca kabahatlere ilişkin genel kanun yolları devreye girecektir. Buna göre, idari yaptırımlara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde yetkili sulh ceza mahkemesine, sulh ceza mahkemesinin kararına karşı ise 7 gün içinde yetkili ağır ceza mahkemesine başvurulacaktır.



    Dip Notlar



    (1) Tan, Turgut - Gözübüyük, A.Şeref, İdare Hukuku Cilt-1 Genel Esaslar, Turhan Kitabevi, s.320,

    (2) 4817 S.K. m.21, 4857 S.K. m.108, 506 S.K. m.140

    (3) 22.05.2003 tarih ve 4857 sayılı İş Kanunu m.108 (5728 sayılı Kanunla değiştirilmeden önceki hali)

    (4) 01.03.2006 tarih ve 2006/35 K
     

Bu Sayfayı Paylaş