çocuğun cinsel istismarına karşı anne babalara öneriler

'Çocuk Sağlığı ve Bakımı' forumunda Dine tarafından 6 Kasım 2009 tarihinde açılan konu

  1. Dine

    Dine Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    çocuğun cinsel istismarına karşı anne babalara öneriler konusu [​IMG] Çocuğunuza inanın. Cinsel istismar konusunda çocukların çok nadir yalan söyledikleri kanıtlanmıştır. Çocuğunuzu konuşmak için yüreklendirin, duygusal olarak destekleyin, suçluluk duygusundan arındırın. Uzman yardımı alın. Psi Çocuk Aile ve Danışmanlık Merkezi’nden Uzman Pedagog Feriha Dildar çocuklarımızı cinsel istismardan korumak için anne babalara önerilerde bulundu.



    Çocuk cinsel istismarı, yetişkinlerin çocukları kendi cinsel doyumları için cinsel temasa zorlamalarıdır.Cinsel istismardan söz etmek için cinsel birleşmenin olması şart değildir. Cinsel birleşme ve fuhuşa zorlama gibi yüz yüze ya da telefon ve internet aracılığıyla yapılan sözel istismar, teşhircilik, fiziksel temas, pornografi amacıyla çocuk kullanma veya izlettirme de cinsel istismar tanımına girer.


    CİNSEL İSTİSMAR ÇOĞUNLUKLA YAKIN ÇEVREDEN GELİYOR
    Cinsel istismar çoğunlukla erkekler tarafından ve çocuğun yakın çevresinden biri tarafından gerçekleşmekte; aile içinde yaşanmaktadır. Aile içindeki bu tür cinsel istismar “ensest” olarak adlandırılır. En sık rastlanılan aile içi cinsel istismar baba-kız arasında gerçekleşmekle birlikte, ağabey, amca, dede tarafından yapılan cinsel istismar da sıklıkla görülmektedir. Araştırmalar, cinsel istismar mağduru çocukların çoğunlukla sevgi ve denetimden uzak bir aile ortamında yetersiz ebeveynlik ile yetiştiklerini; şiddet yanlısı, baskıcı, alkol ve madde kullanımı veya bağımlısı olan bir baba figürüne; aşırı bağımlı, baskı gören, depresif ve kendine güvensiz bir anne figürüne sahip olduklarını ortaya koymuştur.


    İçeriği ne olursa olsun cinsel istismar, çocuk için travmatik bir deneyimdir. İstismarın çocuk üzerinde bıraktığı olumsuz etkileri, farklı unsurlar belirler. Bunlar; cinsel istismarın şekli, sıklığı, çocuğun istismar edilmeye ne şekilde zorlandığı, istismara maruz kalınan yaş, açığa çıkarılan cinsel istismara karşı anne-babasının tepkisi, mağdurun kişilik yapısı ve hayatındaki dengeleyici unsurlardır (sevgi üzerine kurulu kardeş ve arkadaşlık ilişkileri, okul başarısı, ebeveyn dışındaki diğer aile üyeleriyle güven içinde geçirilen zaman gibi).


    CİNSEL İSTİSMARIN ÇOCUKTAKİ ETKİLERİ
    Cinsel istismar çocuğun psiko-sosyal gelişimini önemli ölçüde örseler. Araştırmalar, istismara uğrayan çocukların kendileriyle ilgili oldukça olumsuz düşüncelere sahip olmakla birlikte özgüven problemi yaşadıklarını; çoğunun saldırgan veya depresif bir ruh hali sergilediklerini, bir kısmının ise intihara meyilli olduğunu ortaya koymuştur. Kendini çevreden soyutlama, yetersiz sosyal beceriler, sorunlu akran ilişkileri ve başkalarıyla güvene dayalı ilişkiler kurmada güçlük, mağdur çocukların ortak özelliklerindendir. Uygunsuz cinsel davranışlarda bulunma da (cinsel aktiviteye aşırı ilgili, kendini teşhir etme gibi) istismar sonrası göze çarpan davranış bozukluklarındandır.


    Kendinden güçlü bir yetişkin tarafından istismara uğrayan çocuğun güç ve otorite kullanımı konusunda kafası karışır ve “Ben kimim? Hem bir çocuk, hem de beni koruması gereken birinin cinsel partneri...” şeklinde bir ikileme sürüklenir. Şüphesiz, çocuklukta yaşanan travmatik bir deneyimin etkileri, yetişkinlikte de sürebilir. Araştırmalar, çocukluk döneminde yaşanan cinsel istismarın, ilerleyen dönemlerde düşük özgüven, ruh hali rahatsızlıkları (depresyon gibi), kaygı, tavır veya cinsel işlev bozukluğu, madde kullanımı ve bağımlılığı gibi psikopatoloji riskini arttırarak bireyin ruh sağlığını olumsuz etkilediğine dikkat çekmiştir.


    ÇOCUKLARIMIZI EĞİTMEK
    Hiç şüphesiz, cinsel istismar çocuklarımızın başına asla gelmemesini umduğumuz bir olaydır. Öte yandan, bu konuyu uygun zamanda çocuklarımızla konuşmuş olmak, oldukça önemlidir; çünkü, çocuklarımızı cinsel istismardan korumanın en iyi yolu budur. Cinsel istismar konusunda bilgilendirilmiş çocuklar, bu talihsiz deneyimi engellemek ve yaşadıkları istismarı güvendikleri bir yetişkin ile paylaşmak konusunda daha hazırlıklı olurlar.


    “BEDENİMİZ ÖZELDİR”
    Bu anlamda anne-babalara düşen ilk ve en önemli görev, çocuklarını cinsellik ile ilgili bilgilendirmeye başladıkları okul öncesi dönemde, adı tam olarak kullanılmasa da “cinsel istismar” konusuna değinmektir. Çocuğunuzun cinsel anlamda kendini korumasını sağlamak için bilgilendirici bir konuşmaya; “Bedenimiz özeldir, oyun oynamak için kullanmayız ve başkalarının da bedenimizle oyun oynamasına izin vermemeliyiz” gibi bir ifadeyle başlayabilirsiniz. Yanı sıra, çocuğunuza “iyi dokunuş” ve “kötü dokunuş” tan bahsedip, başkasına dokunmanın veya başkası tarafından dokunulmanın bir sevgi işareti olduğunu ve birine sarılmayı veya birinin ona sarılmasını, sevmesini istediğinde bunu söyleyebilmeyi öğretmelisiniz.


    [​IMG]ANCAK GERÇEĞİ SÖYLERSE ONU KORUYABİLECEĞİNİZİ ANLATIN
    Bununla birlikte ona, her dokunuştan hoşlanmayabileceğini; bu yüzden de karşısındaki kendisine hoşlanmadığı bir şekilde dokunuyorsa bunu da ifade edebilmesi, engelleyemediği takdirde de bir büyüğüne söylemesi gerektiğini öğütlemek çok önemlidir. Ona istemediği şekilde dokunan kişi ısrar etse bile kesinlikle bunu “sır”olarak saklamaması gerektiğini ve ancak gerçeği söylerse onu koruyabileceğinizi vurgulamak önem taşır. Anne-babalar iyi ve kötü dokunuşları anlatırken çocuklarını korkutup kaygılandırmadan, sakin ve yumuşak bir ifadeyle açıklama yapmaya özen göstermeliler. Dikkat edilmesi gereken bir diğer nokta ise anne-babaların bu tarz konuşmalarda, “kötü dokunuş” lara çok fazla vurgu yapmamalarıdır.


    ÇOCUK “DUR” DEMEYİ BİLMELİ
    Çünkü, olumsuz cinsel deneyimlere fazla dikkat çekmek çocuğun kaygılanıp en yakınlarından gelen sevgi ve şefkat içeren “iyi dokunuş”ların da yanlış algılamasına neden olabilir. Bu konu, çocuğunuzun yaşı ilerledikçe farklı bağlamlarda ele alınır. Örneğin, ergenlik dönemindeki çocuğunuz iyi dokunuş ve kötü dokunuşu ayırt edebilecek yaş ve farkındalığa ulaşmıştır. Fakat, bu dönemde de vurgulanması gereken, çocuğunuzun sevgi ve ilgi duyduğu arkadaşı ile ilişkisinde de istediği noktada sınırlarını belirleyip “dur” diyebilmesi gerektiğini bilmesidir.


    İSTİSMAR DURUMUNDA AİLE NE YAPMALI?
    Elbette, hiçbir şey bir anne-babayı çocuklarının cinsel istismara uğraması gibi acı verici bir deneyime hazırlayamaz. Fakat, anne-babanın bu travmatik deneyimi ele alış biçimi, cinsel istismarın çocuk üzerindeki kalıcı etkilerini büyük ölçüde belirler. Çocuğunuzun cinsel istismara maruz kaldığından şüphelendiğiniz bir durumda, polis gibi konuyla ilgili bir otoriteye durumu bildirmekten kaçınmayın.

    Bazı aileler olayın üstünü örtüp yok sayarak çocuklarını çevrenin tepkilerinden koruduklarını düşünürler. Fakat cinsel istismar suçlamasında bulunmak ve bunu kanıtlamak kolay olmasa da, olayı görmezden gelmek çocuğun suçlunun korunduğunu düşünmesine neden olabilir. Ayrıca olayı saklı tutma kararı çocuğa, bu olayın gerçekten yaşanmadığını ya da olayda onun da suçu olduğunu dolayısıyla otoriterilerin haberdar edilmemesi gerektiğini ima edebilir. Cinsel istismarı gizli tutmak, gerçek anlamda suçluyu korumak ve ona başka çocukları da istismar etmesi için fırsat tanımaktır.
     

Bu Sayfayı Paylaş