çekiyorum sevginin tetiğini

'Şiirler' forumunda GizLi_ÖzNe tarafından 17 Şubat 2009 tarihinde açılan konu

  1. Sponsorlu Bağlantılar
    çekiyorum sevginin tetiğini konusu Çekiyorum sevgimin tetiğini
    Kalbimi namlunun ucuna hedef gösterip
    O korktuğun sevgimle vuruyorum kendimi
    Sen önce vurdun sonra acıdın bu can'a
    Matem rengi kelimelerle oynar oldu ellerim
    Her yeri sis kaplamış
    Uzaklığın gözlerimin önünde erirken çarelerim git gide tükeniyor
    Vuslatının eşiğinde sefalete sürükleniyorum sanki
    Ruhuma düşen cemrelerin tükendiğinden olsa gerek soğudu içim
    Bir bahar esintisi, ufkuma doğacak güneş, seyrime düşen meltem zannetmiştim
    Oysa şimdi buz kapladı yüreğimi
    Zamana sığındım titreyen yetim bir çocuk masumluğunda
    Aslını görmeyen gölge cahilliğinde kaldım karanlıklarda
    Yaralarıma parmaklarımı bastırdım görünmesin diye
    Ama ellerimden taştı kandamlaları
    Bakışların tuz gibiydi yar kanadı yaralarım
    Saklanmadım
    Boğazımı dikenli tellerin yırttığını umursamadan yuttum bakışlarını
    Yelkenleri suya indi gönlümün
    Dimağımda kuru gürültülerden bozma suskunluğum
    Sen “benden ne istiyorsun” dedikçe lal kesildi dilim
    Hiçbir şey istemedim senden
    Beklemedim beni sev diye
    Çekilenin nereden geldiğini iyi biliyordum
    Kıymet biçilen ruhuma bu kadar acı reva görülmüştü
    Aşka düşkünlük varmış serde ki kalbim gölgene düşmüştü
    Kabullendim
    İtiraza yeltenmedim hiçbir zaman.
    Günahmış,yasakmış seni sevmek bana
    Haram oldu adını anmak
    Cesaret istermiş seni sevmek bilmezdim
    Ama en cesur halimle ben seni sevdim
    Kıymetsizmişim gözlerinde
    Bendeki kadar bakışın olamamışım
    Ve sen en çok da bunu vurdun suratıma
    Ağır geldi seni sevmelerim.
    Artık korkmayacaksın sevgimden
    Saklı tutacağım
    Çatı aralarına gizlenmiş sandıklarda çürüteceğim duygularımı
    Küf kokacak bütün düşüncelerim
    Ellerimde buharlaşacak gözyaşlarım
    Seher vaktine emanet edip gözlerimi sensizlikle dolu uykulara dalacağım
    Rüyalarımda yaşlanacak sana olan sevdam
    Saçıma aklar düşürse de yalvarışlarım, bu zindanda müebbet yese de hayatım dayanacağım
    Nefesime sinen “seni seviyorum” deyişlerime inat dayanacağım.
    Sensizliğe dayanabildiğim kadar dayandım
    Darmadağın olduk bazen
    Sen kızdın ben sustum
    Kaskatı yumruklar savurdun bedenime
    Görünür izlerini hep kapattım ellerimle
    Ne yana dönsem vurdu sözlerin
    Sol yanımı esir aldığında sağ yanım tutsağın olmuştu
    Geceler iliklerimize kadar boğulmuştu zehir zıkkım olan zamanın koynunda
    Yağmura susadım sana kandım
    Toprağa düştüm aşkınla yandım
    Geceye tutundum sesinle derinliğine daldım
    Çağlayan oldun aktın içimdeki boşluğa
    Oysa taşkınlığın ne beni, ne de seni bırakmadı etrafımda
    Kalamadık ki sözümüzde
    Savaşa yenik düştü gönül erlerimiz
    Hiçbir hekim saplanan hançer yaralarını kapatamadı
    Semada inleyen feryadu figana ağızlar açık kaldı
    Aşkımın sinesine hüzün değdi bu gece
    Eylül'dü nede olsa
    Gök sıkıntılarını suretime kusarken ben kendimde boğuluyordum
    Dizlerimin üzerine çöküp deprem gibi sarsıyordum kendimi; seni sevmelerim yaprak gibi dökülsün diye
    Akreple yelkovan arasına sıkıştırılmış küçücük bir kelebeğin hayatıydı ömrüm
    Rüzgârına kapılmıştım, nereye savursan gıkım çıkmadan gidecektim
    Denizleri aşmak, dağları delmek, çölleri yurt edinmek değildi bendeki
    Aştığım yollardan da derdinle çoğalarak ve katlanarak geçiyordum
    Hiçbir yer mesken olamadı bana ve ben sığamadım zamanın koynuna
    Yokluğunu taşımaktan omzumdaki izler derinleşiyor git gide
    Ağırlık çoğaldıkça dizlerimdeki derman düşüyor.
    Halime inat kalbimden dilime bir çift söz ilişiyor;
    Seni seviyorum
     

Bu Sayfayı Paylaş