Ünlü Halk Ozanı Aşık Veysel Hayatı ve şiirleri

'Şairlerimiz Ve Şiirleri' forumunda DilzaR tarafından 3 Ocak 2009 tarihinde açılan konu

  1. DilzaR

    DilzaR Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Ünlü Halk Ozanı Aşık Veysel Hayatı ve şiirleri konusu 25 Ekim 1894'te Sivas'ın Şarkışla ilçesi Sivrialan köyünde dünyaya geldi. 21 Mart 1973'te yine Sivrialan'da yaşamını yitirdi. Çocukken çiçek hastalığı yüzünden bir gözünü, daha sonra bir kaza sonucu diğer gözünü kaybetti. Saz çalmayı öğrendi.
    Yunus Emre, Pir Sultan Abdal, Karacaoğlan, Emrah, Dadaloğlu gibi halk ozanlarından etkilenerek türkü yorumu ve sazda ustalaştı. İki kez evlendi. 7 çocuğu oldu. Anadolu'yu kent kent dolaşıp şiirlerini sazıyla seslendirdi. Köy Enstitüleri'nde saz ve halk türküleri dersleri verdi. Ölüm nedeni akciğer kanseri. En güzel şiirlerinden bazılarını ölümünden hemen önce yazdı.
    Şimdi Şarkışla'da her yıl adına bir şenlik yapılır. Türkçesi yalındır. Dili ustalıkla kullanır. Tekniği gösterişsiz ve nerdeyse kusursuzdur. Yaşama sevinciyle hüzün, iyimserlikle umutsuzluk şiirlerinde iç içedir. Doğa, toplumsal olaylar, din ve siyasete ince eleştiriler yönelttiği şiirleri de var. Şiirleri, Deyişler (1944), Sazımdan Sesler (1950), Dostlar Beni Hatırlasın (1970) isimi kitaplarında toplandı. Ölümünden sonra Bütün Şiirleri (1984) adıyla eserleri tekrar yayınlandı.

    SEN BİR CEYLAN OLSAN

    Sen bir ceylan olsan ben de avcı
    Avlasam çöllerde saz ile seni
    Bulunmaz dermanı yoktur ilacı
    Vursam yaralasam söz ile seni.

    Kurulma sevdiğim gözelim deyin
    Bağlanma karayı alları geyin
    Ben bir çoban olsam sen de bir koyun
    Beslesem elimde tuz ile seni.

    Koyun olsan atlatırdım yaylada
    Tellerini yoldurmazdım hoyrada
    Balık olsan takla dönsen deryada
    Düşersem toruma hız ile seni.

    Veysel der ismini koymam dilimden
    Ayrı düştüm vatanımdan ilimden
    Kuş olsan da kurtulmazdın elimden
    Eğer görsem idi göz ile seni.



    Kara Toprak

    Dost Dost Diye Nicesine Sarıldım
    Benim Sadık Yarim Kara Topraktır
    Beyhude Dolandım Boşa Yoruldum
    Benim Sadık Yarim Kara Topraktır

    Nice Güzellere Bağlandım Kaldım
    Ne Bir Vefa Gördüm Ne Faydalandım
    Her Turlu İsteğim Topraktan Aldım
    Benim Sadık Yarim Kara Topraktır

    Koyun Verdi Kuzu Verdi Sut Verdi
    Yemek Verdi Ekmek Verdi Et Verdi
    Kazma İle Dövmeyince Kıt Verdi
    Benim Sadık Yarim Kara Topraktır

    Ademden Bu Deme Neslim Getirdi
    Bana Turlu Turlu Meyva Yetirdi
    Her gün Beni Tepesinde Götürdü
    Benim Sadık Yarim Kara Topraktır

    Karnin Yardim Kazma İle Bel İle
    Yüzün Yırttım Tırnak İle El İle
    Yine Beni Karşıladı Gül İle
    Benim Sadık Yarim Kara Topraktır

    İşkence Yaptıkça Bana Gülerdi
    Bunda Yalan Yoktur Herkesler Gördü
    Bir Çekirdek Verdim Dört Bostan Verdi
    Benim Sadık Yarim Kara Topraktır

    Havaya Bakarsam Hava Alırım
    Toprağa Bakarsam Dua Alırım
    Topraktan Ayrılsam Nerde Kalırım
    Benim Sadık Yarim Kara Topraktır

    Dileğin Varsa İste Allah'tan
    Almak İçin Uzak Gitme Topraktan
    Cömertlik Toprağa Verilmiş Haktan
    Benim Sadık Yarim Kara Topraktır

    Hakikat Ararsan Açık Bir Nokta
    Allah Kula Yakın Kul Da Allah'a
    Hakkin Gizli Hazinesi Kara Toprakta
    Benim Sadık Yarim Kara Topraktır

    Bütün Kusurlarımı Toprak Gizliyor
    Merhem Calip Yaralarımı Tuzluyor
    Kolun Açmış Yollarımı Gözlüyor
    Benim Sadık Yarim Kara Topraktır

    Her Kim Ki Olursa Bu Sırr-ı Mazhar
    Dünyaya Bırakır Ölmez Bir Eser
    Gün Gelir Veysel'in Bağrına Basar
    Benim Sadık Yarim Kara Topraktır

    MECNUN GİBİ DOLANIYORUM ÇÖLLERDE

    Mecnun gibi dolanıyorum çöllerde
    Hayal beni yeldiriyor yel gibi
    Ah çeker ağlarım gurbet ellerde
    Durmaz akar gözüm yaşı sel gibi

    Bir güzelin mecnunuyum ezelden
    Veremem telkini gelmiyor elden
    Yandım ateşine can u gönülden
    Görmesem günlerim uzar yıl gibi

    Hesapsız haftalar yıllar geçiyor
    Evvel benim idi şimdi kaçıyor
    Varıp düşmanlara derdin açıyor
    Beni görüp saklanıyor el gibi

    Zincirsiz kösteksiz bağladı beni
    Tatlı diliyle eğledi beni
    Yurdumdan yuvamdan eyledi beni
    Yarsız dunya malı bana pul gibi

    Aşkın beni deryalara daldırdı
    Bazı ağlatır da bazı güldürür
    İster azat eyler ister öldürür
    Sefil Veysel kapısında kul gibi










    ANLATAMAM DERDİMİ DERTSİZ İNSANA

    Anlatamam derdimi dertsiz insana
    Derd çekmeyen dert kıymetin bilemez
    Derdim bana derman imiş bilmedim
    Hiçbir zaman gül dikensiz olamaz

    Gülü yetiştirir dikenli çalı
    Arı her çiçekten yapıyor balı
    Kişi sabır ile bulur kemali
    Sabretmeyen maksudunu bulamaz

    Ah çeker aşıklar ağlar zarınan
    Yüce dağlar şöhret bulmuş karınan
    Çağlar deli gönül ırmaklarınan
    Ağlar ağlar göz yaşların silemez

    Veysel günler geçti yaş altmış oldu
    Döküldü yaprağım güllerim soldu
    Gemi yükün aldı gam ilen doldu
    Harekete kimse mani olamaz

    TÜRKÜZ TÜRKÜ ÇAĞIRIRIZ


    Dünya dolsa şarkıyılan
    Türküz türkü çağırırız
    Yola gitmek korkuyulan
    Türküz türkü çağırırız

    Türküz Türkler yoldaşımız
    Hesaba gelmez yaşımız
    Nerde olsa savaşırız
    Türküz türkü çağırırız

    Türklerdir bizim atamız
    Halis Türküz kanı temiz
    Şarkı gazeldir hatamız
    Türküz türkü çağırırız

    Bayramlarda düğünlerde
    Toplantıda yığınlarda
    Sıkılınca dar günlerde
    Türküz türkü çağırırız

    Yaylalarda yataklarda
    Odalarda otaklarda
    Koyun gibi koytaklarda
    Türküz türkü çağırırız

    Su başında sulaklarda
    Türkün sesi kulaklarda
    Beşiklerde beleklerde
    Türküz türkü çağırırız

    Hep beraber gelin kızlar
    Bile coşar o yıldızlar
    Koşulunca çifte sazlar
    Türküz türkü çağırırız

    İnler Veysel arı gibi
    Bülbüllerin zarı gibi
    Turnalar katarı gibi
    Türküz türkü çağırırız


    SEN BİR ÇİÇEK OLSAN BEN BİR YAZ OLSAM

    Her sabah her sabah suya giderken
    Yar yolunda toprak olsam toz olsam
    Bakıp dört köşeyi seyran ederken
    Kara kaş altında ela göz olsam

    Uğrunu uğrunu giderken yola
    Nice dilsizleri getirir dile
    Gövel ördek gibi inerken göle
    Ya bir şahin olsam ya bir baz olsam

    Veysel ördek olsun sen de göl yarim
    Yeter artık kerem eyle gel yarim
    Lale sümbül mor menekşe gül yarim
    Sen bir çiçek olsan ben bir yaz olsam


    UZUN İNCE BİR YOLDAYIM


    Uzun ince bir yoldayım
    Gidiyorum gündüz gece
    Bilmiyorum ne haldeyim
    Gidiyorum gündüz gece

    Dünyaya geldiğim anda
    Yürüdüm aynı zamanda
    İki kapılı bir handa
    Gidiyorum gündüz gece

    Uykuda dahi yürüyom
    Kalmaya sebeb arıyom
    Gidenleri hep görüyom
    Gidiyorum gündüz gece

    Kırkdokuz yıl bu yollarda
    Ovada dağda çöllerde
    Düşmüşüm gurbet ellerde
    Gidiyorum gündüz gece

    Şaşar Veysel işbu hale
    Gah ağlayan gahi güle
    Yetişmek için menzile
    Gidiyorum gündüz gece
     
  2. KaRDeLeN

    KaRDeLeN Özel Üye

    Paylaşım için teşekürler...
     

Bu Sayfayı Paylaş