Üç Yaşından Küçük Çocuğunuz "Hayır" Hakkında Neler Biliyor ?

'Çocuk ve İslamda Eğitim' forumunda RiVeR_Nn tarafından 27 Şubat 2009 tarihinde açılan konu

  1. RiVeR_Nn

    RiVeR_Nn Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Üç Yaşından Küçük Çocuğunuz "Hayır" Hakkında Neler Biliyor ? konusu Üç yaşından küçük çocuklar, “hayır” kelimesini ailelerinin zannettikleri şekilde algılamazlar. "Hayır" kelimesinin tamamen anlaşılması, üç yaşına girmekle birdenbire olmaz. Gelişim süreci vardır. "Hayır", çocukların kendi dünyalarını keşfetmek, bağımsızlık ve inisiyatif duygularını geliştirmek için ihtiyaç duyduklarına tam zıt olan soyut bir kavramdır.

    Çocuğunuz bir şeyi yapmasını istemediğinizi biliyor olabilir. Yaptığı zaman sizden kızgın bir tepki alacağını da biliyordur. Bununla birlikte, yapabildiği bir şeyi neden yapmaması gerektiğini anlayamaz. Yoksa neden bir şeyi yapmaması gerektiğini bildiği halde, size bakar, sırıtır ve yine de yapar.

    Bir yaş döneminde çocuklar "ben yapacağım" dönemindedirler. Bu dönem onların kuşku ve utanç duygularına karşı bağımsızlık geliştirdikleri dönemdir. İki altı yaş arası dönem, suçluluk duygusuna karşı inisiyatif duygusunun geliştiği bir dönemdir. Bu demek oluyor ki, keşfetmek ve denemek onların işidir. Düşünebiliyor musunuz, bir çocuk için gelişim açısından yapmaya programlandığı şeyler yüzünden cezalandırılmak ne kadar kafa karıştırıcıdır. Gerçek bir ikilem ile karşı karşıya kalırlar."Ailemin kurallarına mı uymalıyım, yoksa keşfetme ve deneyimleme yolu ile bağımsızlık ve inisiyatif geliştirme konusundaki biyolojik dürtüme mi?"

    Bu gelişim basmakları, çocukların her istediklerini yapmalarına izin verilmeli olarak algılanmamalı. İşbirliği sağlama metotlarının kontrolcü ve ceza yolu ile değil sevecen ve stabil olmakla sağlanması gerektiğini anlatır. Bu çocuğunuzun kişiliğinin şekillendiği bir dönemdir. Kendisi hakkında kararlar vermesini istediğiniz bir dönemdir. "Ben yetenekliyim. Denerim, hatalar yaparım ve öğrenirim. Seviliyorum. Ben iyi bir insanım" Suçluluk, utanç duygusu ve ceza yolu ile öğrenmeye teşvik ederseniz, yetişkin olduğunda geri döndürülmesi son derece zor olan cesaret kırıcı bir ortam yaratmış olursunuz.

    Çocuğunuzun kuşku ve utanç duyguları yerine bağımsızlık geliştirmesine yardımcı olmak ve iki-yedi yaş arasında suçluluk duygusu yerine inisiyatifi geliştirmek için işbirliğine davet eden alttaki metotları kullanabilirsiniz.
    Yardımcı metotlar

    1- Bağırıp çağırıyorsanız, azarlıyorsanız, hemen durun. Bu yöntemlerin hepsi kaba ve saygısızdır, gelecekte kuşku, utanç ve suçluluk duygularına neden olur.

    2-Çocuğunuza ne yapması gerektiğini söyleyip durmak yerine, onu kararlara dahil etme yöntemleri bulun. Böylece bireysel güç ve bağımsızlık duygusu kazanır. "Şimdi ne yapsak iyi olur?" Söylemek yerine gösterin.

    3-Bir şey rica ederken saygılı olun. Çocuğunuz bir şeylerle uğraşırken araya girip, "hemen şimdi" bir şey yapmasını istemeyin. "Bunu beş veya on dakika içinde yapmak nasıl olur?" diye sorun. Küçük çocuğunuzun sizin söylediklerinin tamamını anlayacağını düşünmüyor olabilirsiniz. Emirler yerine seçenekler sunarak aslında siz kendinize "saygılı davranmayı" öğretiyorsunuz. Bir diğer olasılık ona bir takım uyarılar yapmaktır. "Bir dakika içinde çıkıyoruz. Oyun salonunda yapmak istediğin son bir şey var mı?"

    4-Yanınızda bir kronometre taşıyın. Çocuğunuzun onu bir yada iki dakikaya kurmasına ve cebine koymasına izin verin. Böylece zaman dolduğunda gitmeye hazır olacaktır.

    5-Onun yardımına ihtiyaç duyulan tercihler yaptırın. "Yirmiye kadar saydığımda gitme vakti olacak. Çantamı arabaya kadar taşımak mı, yoksa anahtarları taşıyıp arabayı çalıştırmama yardım etmek mi istersin?" "Eve vardığımızda yapmamız gereken ilk şey nedir, aldıklarımızı yerleştirmek veya bir hikâye okumak?"

    6-Henüz konuşmaya başlamamış çocuklar net bir şekilde yol gösterilmeye ve yönlendirmeye ihtiyaç duyabilirler. Yani "susun ve hareket edin". Çocuğunuzun elinden yavaşça tutun ve gitmek istediği yere gitmesine yönlendirin. Ne yapması ve yapmaması gerektiğini ona gösterin.

    7-Mizah duygunuzu kullanın. "Annesini dinlemeyen çocuklara gıdıklama canavarı geliyor"

    8-Henüz yapmayı beceremediği şeyler hakkında düş kırıklığına uğrayıp ağladığında veya öfke nöbetine tutulduğunda kendinizi onun yerine koyun. Bu hemen onu kurtarmak anlamına gelmiyor, onu anlamak anlamına geliyor. Ona sevgiyle sarılın ve "Şu anda çok üzgünsün. Biliyorum devam etmek istiyorsun ama artık bırakma zamanı." Sonra çocuğunuzu alın ve başka bir aktiviteye geçin.

    9-Her gün olan olaylar için rutinler oluşturun; sabah, yatak zamanı, yemek, alışveriş, vb Sonra çocuğunuza sorun; "Günlük rutinimize göre ne yapmamız gerekiyor." Daha büyük çocuklar size cevap verecektir; "Şimdi yatak/yemek/alışveriş zamanı."

    10- Gelişim düzeyi anlamaya hazır olana kadar, çocuğunuza bir takım şeyleri tekrar tekrar öğretmeniz gerekebilir. Sabırlı olun. Kelimeleri mümkün olduğunca az, hareketleri bol kullanın. Çocuklarınızın davranışlarını kişisel algılamayın, onun size kızgın, kötü veya küstah olduğunu düşünmeyin. Durun, suçlamak ve utandırmak haricinde ne yapılması gerekiyorsa onu yapın.

    11- Unutmayın ki; bir savaş meydanı mı yoksa çocuğunuzun uygun sınırlar dahilinde keşfedeceği ve deneyimleyeceği bir ortam mı yaratacağınız sizin davranışlarınıza bağlıdır.
    Çocuğunuzun yol göstericisi olun

    Bu yaşlarda sizin göreviniz; kendinizi bir koç gibi düşünmek ve çocuğunuzun başarmasına ve bir şeyleri nasıl yapacağını öğrenmesine yardım etmektir. Siz aynı zamanda çocuğunuzun nasıl kendine özgü bir insan olduğunu öğrenmeye çalışan bir gözlemcisiniz. Çocuğunuzun yeteneklerini hiçbir zaman küçümsemeyin, diğer yandan onu yeni fırsatlar ve aktiviteler ile tanıştırmak için devamlı izleyin, onun nelere ilgili olduğunu, neleri yapabildiğini, sizden öğrenmesi gereken neler olduğunu gözlemleyin.


    Güvenlik bu yaşlarda çok önemlidir.

    Sizin göreviniz korkularınızla onun cesaretini kırmadan, onu tehlikelerden korumaktır. Bu sebepten, çocuğunuzu yönlendirirken ve ona bir şeyler öğretirken sevecen ve değişmez olmanın yanında yol gösterici olmak önemlidir. Örneğin; anne babalar iki yaşındaki çocuklarına caddeye fırlamamasını "öğretebilir", ama yine de yanında biri olmadan yoğun caddelerin yakınında oynamasına izin vermez, çünkü bilirler ki; öğrendikleri şeyin sorumluluğunu alacak kadar iyi anlamış olmalarını bekleyemezler. Peki, o zaman neden aynı anne babalar "hayır!" dediklerinde çocuklarının bunu anlamasını bekliyorlar.

    Çocuğunuzun ve kendinizin kontrolden çıktığınızı düşünüyorsanız, işe yaramayan bağırmalar ve ceza yöntemlerin bıktıysanız; "her kurala uyan mükemmel çocuk" beklentinizden vazgeçin. Bağımsız ve inisiyatif alan çocuğunuzun deneyimlerinden keyif almaya başlayın. Onu kontrol etmeye çalışmak yerine yapabilecekleri konusunda yol göstererek, onu uygun olmayan davranışlardan uzaklaştırın.

    Çocuğunuzun "hayır" kelimesini gerçekte sizin düşündüğünüz şekilde anlamadığını anlarsanız, dikkatini çekme, yol gösterme ve diğer saygılı ve sevecen metotlar size daha anlamlı gelmeye başlar.
     

Bu Sayfayı Paylaş