Özel İdare Ödenekleri vekalet ve Damga Vergisi

'Konu Dışı Başlıklar' forumunda NeslisH tarafından 25 Mayıs 2009 tarihinde açılan konu

  1. NeslisH

    NeslisH Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Özel İdare Ödenekleri vekalet ve Damga Vergisi konusu [​IMG]
    Mülki idare amirlerine ödenen özel idare ödeneklerini sayıştay denetçileri sorguya almakta ve kişi borcu çıkarabilmektedir. Konuyla ilgili bir dilekçe örneği


    Mülki idare amirlerine ödenen özel idare ödeneklerini sayıştay denetçileri sorguya almakta ve kişi borcu çıkarabilmektedir. . Sitemize gönderilen Bu konuda hazırlanmış bir dilekçe örneğini sizlerle paylaşmak istedik...

    SAYIŞTAY BAŞKANLIĞINA
    ANKARA


    …………….. İl Özel İdaresinin 2007 yılı hesabının incelenmesi sonucunda ………...2008 tarih ve ………………….. sayılı yazıyla tarafıma gönderilen ve savunmam istenen maddeler ve savunmam aşağıdadır.

    Sorgu Madde no:6
    a) 5302 sayılı İl Özel İdare Kanununun 63. maddesi gereğince Kaymakamlara verilen ödeneklerden gelir vergisi kesintisi yapılmaması sonucu ……………YTL
    b) Kaymakam vekillerine vekalet nedeni ile anılan ödeneğin verilmesi sonucu ………….. YTL olmak üzere …………. YTL kamu zararı hakkındaki savunmam

    Sorgu madde no :14
    a) 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun 63.maddesi gereğince kaymakamlara verilen ödenekten gelir vergisi kesilmemesi sonucu …………. YTL
    b) Kaymakam vekillerine vekalet nedeni ile anılan ödeneğin verilmesi sonucunda ………….YTL olmak üzere …………. YTL kamu zararı hakkındaki savunmam istenmektedir.

    Savunmam:
    Sorgu madde no 6 (b) ile sorgu madde no:14 (a) ya ilişkin savunmam;

    Kaymakamlara verilen ödenek 5302 sayılı kanuna göre verilmektedir ve yasaldır.
    5302 sayılı Kanunun uygulaması konusunda oluşan tereddütleri gidermek için bizzat Bakan imzasıyla 02.07.2007 tarihinde 2007/70 sayılı genelge çıkartılmış ve bu genelgeyle Kanunun nasıl uygulanacağı gösterilmiştir.(EK.1)

    Vali veya Kaymakamların Bakanlık genelgesini uygulamaması gibi bir durum söz konusu olamaz.

    Bu genelgede;
    1-Bazı valiliklerden intikal eden yazılarda; Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü tarafından yayınlanan 22/09/2005 tarih ve 99 sayılı genelge ile Hukuk Müşavirliği tarafından verilen 30/06/2006 tarih ve 6643 sayılı Hukuki Görüş arasında çelişki olduğundan bahisle, kaymakamlıklara vekalet eden kaymakam, vali yardımcısı ve diğer görevlerde bulunan mülki idare amirlerinin vekalet görevinde bulundukları her bir kaymakamlık görevi için özel idare ödeneği alıp almayacağı hususunda uygulamada tereddütlerin oluştuğu belirtilmektedir.
    5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 32 nci maddesinde, valinin, görev ve yetkilerinden bir kısmını uygun gördüğü takdirde, vali yardımcılarına, yöneticilik sıfatı bulunan il özel idaresi görevlileri ile ilçelerde kaymakamlara devredebileceği hükme bağlanmıştır.
    Diğer taraftan 5442 sayılı İl İdaresi Kanununun 29 uncu maddesinde, kaymakamlığa sadece mülki idare amirliği hizmetleri sınıfından olanların vekalet edeceği belirtilmektedir. Bu çerçevede,Vali yardımcılarına veya kaymakamlara il özel idaresinin görevlerini yapmaları karşılığında aylık ödenek verilmektedir.İlçelere kaymakam atanmaması veya kaymakamların izin, kurs, görevlendirme gibi herhangi bir nedenle ilçelerden ayrılmaları durumunda kaymakamlığa ancak mülki idare amirliği hizmetleri sınıfından olanların vekalet edeceği açıktır.


    Aynı Kanunun 63 üncü maddesinde ise, vali yardımcıları ve kaymakamların valinin verdiği il özel idaresinin görevlerini yapmakla yükümlü olduğu bu görev karşılığında 12000 gösterge rakamının Devlet memurlarına uygulanan aylık katsayıyla çarpımı sonucu bulunacak miktarda aylık ödenek verileceği hüküm altına alınmıştır.

    Vekaleten yürütülen ilçelerdeki o ilçeye ait özel idare işleri, vekalet eden mülki idare amirlerinin sorumluluğunda bizzat yapılmakta ve takip edilmektedir.Bir görevin vekaleten yürütülmesinde bütün görev, yetki sorumluluklar vekalet eden kişi tarafından yerine getirilmektedir. Bu itibarla mülki idare amirleri, asıl görevlerinin dışında vekaleten yürüttüğü bu görevleri için de hukuken sorumlu tutulmaktadır. Vekaleten başka bir ilçenin kaymakamlık görev ve yetkilerini uhdesinde bulunduran kaymakam veya diğer bir mülki idare amiri de aynı şekilde vekaleten baktığı görevin bütün yetkilerini kullandığı gibi sorumluluklarını da taşımaktadır.Bu yetki ve sorumluluk vekaleten bakılan ilçede yürütülen özel idare hizmetleri için de geçerlidir.

    Dolayısıyla İl Özel İdaresi Kanununun 63 üncü maddesinde öngörülen ödeneğin, il özel idare görevlerinin bizzat yapılması karşılığında ödendiği dikkate alındığında, asaleten veya vekaleten bu görevi ifa eden mülki idare amirlerine ödeneceği aşikardır.

    Bu nedenle, ortaya çıkan tereddütlerin giderilmesi ve uygula birliğinin sağlanması amacı ile özel idare ödeneğinin ödenmesinde, 3152 sayılı İçişleri Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun 17 inci maddesi gereğince Bakanlığımız Hukuk Müşavirliğinin konuya ilişkin görüşleri doğrultusunda aşağıda belirtilen esas ve usullere göre hareket edilmesi uygun bulunmuştur.
    1-Kaymakamlar bir başka ilçeye veya ilçelere vekalet etmesi durumunda hem kendi ilçesinden hem de vekalet ettiği ilçelerin her birinden ayrı ayrı bu ödeneği alacaktır.
    2-Vali yardımcısı, kaymakam adayı veya diğer görevlerde bulunan mülki idare amirleri bir veya birden fazla ilçenin kaymakamlık görevini vekaleten yürütmeleri durumunda vekalet ettikleri her bir ilçeden ayrı ayrı bu ödeneği alacaktır.
    3-Vali yardımcılığına vekalet eden kaymakamlar ve diğer görevlerde bulunan mülki idare amirleri bu ödeneği alabilecekler, ancak kaymakamlar kendi ilçelerindeki görevleri uhdelerinde kalmaları durumunda kendi ilçelerinde de bu ödeneği alabilecekler, sadece Vali yardımcılığı görevini yürüten kaymakamlar ise, Vali yardımcısı vekili olarak bu ödeneği alabileceklerdir.
    4-Vekaleten görevinin (kaymakamlık veya vali yardımcılığı) bir aydan az sürmesi durumunda o aya tekabül eden ödeneğin o ayın gün sayısına bölünerek vekalet süresine göre vekalet eden mülki idare amirlerine ödenmesi gerekmektedir.
    5-Farklı uygulamalar nedeniyle özel idare ödeneğini alamamış kaymakamlara veya kaymakam vekillerine; 5302 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 04/03/2005 tarihinden itibaren, vali yardımcılarına veya vali yardımcılığına vekalet edenlere ise; 5391 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 13/07/2005 tarihinde itibaren ödeme yapılacaktır.

    Denilmiştir.

    Mülki İdare Amiri hizmetleri sınıfında bulunan İçişleri Bakanlığı personeline yapılacak ek ödemeye ilişkinUsul ve Esasların 4.maddesine göre;(EK.2)
    a) Ek ödeme, damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesintiye tabi tutulmaz.
    b) Bu ödemenin yapılmasında, 27/01/2000 tarihli ve 4505 sayılı Kanunun 5 inci maddesi (c ) bendi ile 04/07/2001 tarihli ve 631 sayılı Kanun Hükmün de Kararnamenin 16 ncı maddesi hükümleri uygulanmaz.
    c) Ek ödemeler bütçeden karşılanır.
    ……….
    e) Taşra teşkilatında görev yapan mülki idare amirlerine 5302 sayılı Kanunun 28 ve 63 üncü maddeleri gereği yapılan ödemelerin yıllık izin, mazeret izni, hastalık izni, geçici görev, hizmet içi eğitim, seminer veya kurs gibi sebeplerle kesilmesi halinde kesinti tutarına eşit tutarda ilave ek ödemede bulunulur. Ancak yapılacak toplam ek ödeme oranı hiçbir şekilde en yüksek devlet memuru aylığının (Ek gösterge dahil) %95’ini geçemez.
    f) Taşra teşkilatında görev yapmakta iken Bakanlık merkez teşkilatındaki bir proje veya çalışma gurubunda geçici görevli olarak veya görevlendirme sureti ile istihdam edilen Hukuk İşleri Müdürleri dışındaki mülki idare amirlerine, merkez teşkilatındaki emsalleri için belirlenen oran uygulanmak sureti ile asıl kadrosunun bulunduğu yerden ek ödeme yapılır.

    Dikkat edilmesi gereken husus şudur. Taşrada görev yapan mülki idare amirlerine verilen özel idare ödenekleri, merkezde görev yapan mülki idare amirlerine, özel idare görevi yapmadıkları halde maaşlarına eklenerek ödenmektedir. Taşra görevi yapan mülki idare amirleri de bu ödeneği, görevde olmadıkları süreler içerisinde özel idare ödeneği olarak özel idareden değil, ek ödeme olarak genel bütçeden almaktadırlar. Başka bir ilçeye vekaleten bakılması durumunda özel idareden iki kişiye aynı anda ödeme yapılması gibi bir durum söz konusu değildir. Özel idare ödeneği sadece bir kişiye ve özel idare adına işi fiilen yapana ödenmektedir.

    Sorgu maddesi no 6 (a) ile Sorgu maddesi no 14 (a)’ ya ilişkin savunmam:

    Kaymakamlara verilen ek ödeneklerden gelir vergisi kesilmeyeceğine dair 5440 sayılı Kanun açıktır. (EK.3)

    Ek ödeme başlıklı Ek-5. maddede ;
    “İçişleri Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatında mülki idare amirliği hizmetleri sınıfında bulunan personele, ek yüksek Devlet memuru aylığının (Ek gösterge dahil) %200’ ünü geçmemek üzere ek ödeme yapılabilir.Ek ödemenin oranı ile esas ve usulleri; personelin görev mahalli, çalışma şartları, unvanı, görevi, aylık derecesi gibi kriterler dikkate alınarak Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine İçişleri Bakanı tarafından belirlenir.5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 28 inci ve 63 üncü maddelerine göre ödeme yapılanlar ile diğer mevzuata göre ilave ödemeden yararlananlara emsali unvanlara göre belirlenen oranların altında ek ödeme oranları tespit edilebilir veya hiç belirleme yapılmayabilir.Ek ödemenin hak kazanılmasında ve ödenmesinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun aylıklara ilişkin hükümleri uygulanır ve bu ödemede damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesinti yapılmaz.Bu ödemenin yapılmasında 27/01/2000 tarihli ve 4505 sayılı Kanunun 5.nci maddesinin (c ) bendi ile 04/07/2001 tarihli ve 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 16 ncı maddesini hükümleri uygulanmaz.Bu ödemeden yararlanan personele 27/06/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek-3 üncü maddesine göre ödeme yapılmaz. “

    Denilmiştir.



    Özel idareden yapılan ödemeler de EK ÖDEMEDİR. Bu konuyla ilgili, içişleri bakanlığı mahalli idareler genel müdürlüğünün 20.12.2006 tarih ve 14914 sayılı yazısında;(EK.4)

    “Bakanlığımız Personel Genel Müdürlüğünden ve bazı valiliklerden intikal eden yazılarda; İl Özel İdaresi Kanununun 63 üncü maddesi uyarınca vali yardımcıları ve kaymakamlara il özel idaresi bütçesinden yapılacak ödemelerden damga vergisi dışında vergi kesintisi yapılıp yapılmayacağı hususunda görüş sorulmaktadır.
    Bilindiği gibi 5302 Sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 63 üncü maddesi "görev ve ek ödenek" başlığını taşımaktadır. 5540 Sayılı Kanunla il özel idaresinden ek ödenek almayan mülki idare amirlerine sağlanan hak,esas itibariyle bir ek ödenek biçiminde düzenlenmiştir. Dolayısıyla, 5540 Sayılı Kanunun ek 5 inci maddesinin uygulanması çerçevesinde Bakanlığımız ve Maliye Bakanlığı tarafından mutabık kalınarak hazırlanan Mülki İdare Amirliği Hizmetleri Sınıfında bulunan İçişleri Bakanlığı personeline yapılacak Ek Ödemeye ilişkin Usul ve Esaslar ile merkez ve taşra teşkilatında eş değer görevleri yapan aynı memuriyet kıdemindeki mülki idare aınirierinin aylıklarının eşitlenmesi amaçlanmış olup bu ödemede damga vergisi dışında bir kesinti yapılmamaktadır.
    Bu çerçevede 5540 Sayılı Kanunla sağlanan ek ödemelerde temel olarak, 5302 Sayılı İl özel İdaresi Kanununun 63 üncü maddesi kapsamında yapılan ödemeler, dikkate alınarak taşrada görev yapan vali, vali yardımcıları ve kaymakamlar için bu oranlar söz konusu Ödemeler kadar eksiltilerek belirlenmiştir.
    Nitekim, 5540 Sayılı Kanunun ek 5 inci maddesinde yer alan "... 5302 Sayılı İl özel İdaresi Kanununun 28 ve 63 üncü maddelerine göre ödeme yapılanlar ile diğer mevzuata göre ilave ödemeden yararlananlara emsal unvanlara göre belirlenen oranlarının altında ck ödeme tespit edilebilir...." hükmü de bu doğrultudadır
    Bu durumda, taşra personeline 5302 Sayılı İl Özel İdaresi Kanuna göre yapılan ödemelerin de, 5540 sayılı Kanunun ek 5 inci maddesi kapsamında birek ödeme olarak kabulü ile damga vergisi dışında bir kesintiye tabi tutulmaması gerekmektedir.”

    Denilmektedir.



    193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu, genel bir kanundur. 5440 sayılı Kanun ise hem özel bir Kanundur, hem de daha sonra çıkartılmıştır. 5440’ a aykırı olan eski ve genel Kanun hükümlerinin uygulanamayacağı genel Hukuk kuralıdır.


    Yasalar arasında çelişki var ise, bu tamamen yasa koyucunun ilgi alanına girer, aksi iddia ediliyor ise Anayasa Mahkemesine dava açılabilir. Ancak, ortada bir kanun ve bakanlık genelgesi varken, buna uymak memurların görevidir.

    Arz ederim.
     

Bu Sayfayı Paylaş