Örümcekler Neden Kendi Ağına Yakalanmaz?

'Diğer Hayvanlar' forumunda semyav5mitq tarafından 6 Ocak 2009 tarihinde açılan konu

  1. Sponsorlu Bağlantılar
    Örümcekler Neden Kendi Ağına Yakalanmaz? konusu Eklembacaklıların bir grubunu oluşturan örümcekler, bazı özellikleri ile böceklerden ayrılırlar ve biyolojide böceklerden farklı bir grup olarak incelenirler. Örneğin, örümceklerin vücudu ön (cephalothorax) ve arka (abdomen) olmak üzere iki kısımdan oluşurken, böceklerin vücudu üç kısımdan oluşur. Böcekler üç çift bacak ve bir ya da iki çift kanat (ya da kanatsızdırlar) içerirler. Böceklerin sahip oldukları antenler örümceklerde bulunmaz. Örümcekler, cephalothoraxtan çıkan dört çift ayağa sahiptir ve kanatsızdırlar. Örümcekler avcı (predatör) ve etobur (karnivor) hayvanlardır, yani besinlerini diğer hayvanları avlayarak sağlarlar. Besinleri genelde böcekler ve diğer eklembacaklılar oluşturur. Örümceklerin öldürücü silahı, sahip oldukları bir çift “kelisera” denen bir çeşit zehir dikenidir. Avlarını yakalayınca genelde başın arka kısmından ısırarak zehirlerler. Örümcekler katı besin alamaz ve sıvı besinle beslenir. Dolayısıyla yakaladığı avının vücut sıvısını emerek besinini sağlar. Tropiklerde yaşayan bazı büyük örümcek türlerinin, bazen kurbağa ve küçük kuşları bile avladıkları bilinmektedir. Baş kısımlarında sayısı altı ya da sekiz adet olabilen gözleri bulunur. Örümcekler yumurta ile çoğalır, yumurta sayısı türden türe değişebilir. Çoğu tür düzinelerce yumurta yapar, yüzlerce hatta birkaç bin yumurta yapan türler de bilinmektedir. Yumurtadan çıkan yavrular bir değişim geçirerek ergin hale gelir. Bazı türlerde yavrular anne ile beraber kalabilir ve besinleri paylaşırlar, hatta bazı türlerde yavrular anne tarafından ağızdan-ağıza beslenir. Besin paylaşımı yavrular büyüyüp anne ölünceye kadar devam edebilir, sonunda anne de yavrularına yem olur. Erkek örümcek testislerinde ürettiği, spermleri içeren semen sıvısını özel bir ağa bırakır ve dişiyi bulduktan sonra bu semeni “palp” denen birinci çift ayakları ile dişiye aktarır. Yani erkeğin çiftleşme organı yoktur. Erkek çiftleşme öncesi dişiye dikkatlice yaklaşmalıdır aksi takdirde dişi tarafından yenebilir. Çok genel olmasa da bazı türlerde, çiftleşme süresince erkek örümcek dişi tarafından yenir. Örümcekler, ipek ağlarını abdomen kısımlarında bulunan özel salgı organlarında üretirler. Ağ örme organları abdomenin uç kısmında bulunan tüpsü yapılardır. Örümcek, bu tüpleri etrafındaki sert bir bir cisme bastırarak ipeğin dışarı çıkmasını sağlar. İpek ağ, ilk salgılandığında sıvıdır fakat hava ile temas eder etmez katılaşır. Örümcekler sahip oldukları en az yedi farklı ağ salgı bezleri sayesinde değişik ağ ipeği üretirler ve bu farklı ağlar onlar için çeşitli amaçlarla kullanılabilir. Örümcekler için ağ üretimi oldukça enerji gerektiren bir iştir, çünkü ağ ipeği oldukça güçlü bir protein yapıdır. Eğer bu ağ yaklaşık 2.5cm kalınlıkta bir sicim gibi örülse, aynı kalınlıktaki çelik halattan üç kez daha sağlamdır ve yaklaşık 74tonluk bir ağırlığı kaldıracak güçtedir. Bir çalışmada örümceğin ürettiği ağ hesaplanmış ve yaklaşık 140m den uzun olduğu görülmüştür. Çoğu örümcek ağ üretir, ağ üretmeyen türler de vardır. Ağ yapan örümcekler avlarını ağlarına düşürerek yakalar. İpek ağ aynı zamanda yapışkandır, av ağa takıldığında bir daha kurtulma şansı yoktur. Ağda örümceğin ürettiği özel bir titreşim yapan ve avın yakalandığını bildiren sinyal ipliği vardır, sinyal geldiğinde örümceğin yemeği hazırdır.

    Örümcekler, kendi ağlarına kolay kolay yakalanmaz, bunu iki şekilde başarır. Birincisi, avı için ördüğü ağda ayrıca sadece kendisinin üzerinde hareket edebileceği yapışkan olmayan özel ulaşım iplikleri vardır, örümcek bunları tanır. İkincisi, ağız kısmındaki bir salgı bezinde ürettiği salgı ile sürekli ayaklarını yağlı tutar ve böylece yanlışlıkla tuzak ağına düştüğünde kendisini kurtarabilir. Fakat ürkütüldüğünde nadiren kendi ağına takılıp diğer örümceklere de yem olabilir. Örümceklerin insanı ısırdığı nadirdir, çünkü çoğunun zehir dikeni insanın derisini delecek kadar güçlü değildir. Ülkemizde ve Avrupa’da insanı öldürücü nitelikte zehiri olan örümcek bulunmaz, böylece örümceklerden korkulacak bir neden de yoktur. Sadece Amerika, Avustralya ve Afrika’da bulunan “karadul” olarak bilinen tür, insana öldürücü olabilir. Karadul’un zehiri bir çıngıraklı yılanınkinden 15 kat daha güçlü, hatta kobra ve mercan yılanı zehirlerinden bile çok daha güçlüdür. Dünya’da 35000 civarında farklı örümcek türü bilinmektedir. Bunların 500 kadarı acı verici şekilde ısırır fakat sadece 15 kadarı insana ciddi zarar verebilir. Yaşam süreleri oldukça farklılık gösterir. Tarantula örümceği 20 yıl yaşayabilir. Örümcekler birçok zararlı böceğin de düşmanı olduklarından oldukça yararlı hayvanlardır.
     

Bu Sayfayı Paylaş