Önde Gidenlerin Mesuliyeti

'İslami Kıssalar & Hikayeler' forumunda KaRDeLeN tarafından 14 Mayıs 2009 tarihinde açılan konu

  1. KaRDeLeN

    KaRDeLeN Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Önde Gidenlerin Mesuliyeti konusu
    Önde Gidenlerin Mesuliyeti

    Birgün Ebû Hanîfe Hazretleri çamurda yürüyen bir çocuğa rastlamıştı. Ona merhamet ve şefkatle tebessüm ederek:
    "- Evlâdım, dikkat et de düşmeyesin!" dedi.
    Çocuk da, zekâ ve basîret parlayan gözleriyle İmâm'a döndü ve kendisinden pek de beklenmeyecek şu ibretli mukabelede bulundu:
    "- Ey İmâm! Benim düşmem basittir, düşersem yalnız ben zarar görürüm. Fakat asıl siz dikkatli olunuz. Zîrâ eğer sizin ayağınız kayacak olursa, size tabî olup peşinizden gelenlerin de ayağı kayar ve düşerler ki, bunların hepsini kaldırmak da oldukça zordur." dedi.
    Çocuğun sözlerine hayran kalan İmam, ağlamaya başladı ve talebelerine:
    "Şayet bir meselede size daha kuvvetli bir delil ulaşırsa, o hususta bana tabî olmayınız. İslâm'da kemâlin alâmeti budur. Bana olan sevgi ve bağlılığınız da ancak bu şekilde ortaya çıkar..."
    HİSSE:
    Hak yolunda ön saflarda bulunmak hem bereketli, hem de mes'ûliyetlidir. Zîrâ önde bulunanların, güzellikleri etraflarına tesir ettiği gibi yanlışlık ve çirkinlikleri de etrafları tarafından doğru telâkkî edilerek taklîd ve uygulanmak suretiyle şüyu bulur. Onun için İmâm-ı Âzam gibi din büyükleri, verdikleri fetvalarda bu hassasiyete riâyetin yanında yaşayışlarını da hep takva ölçüleri içinde sürdürmüşlerdir. Nitekim bir defasında elbisesindeki çok ufak bir kiri temizlerken kendisini görenler sorarlar:
    "- Yâ İmâm! Verdiğiniz fetvaya göre şu ufacık leke namaza mâni bir kir değil; ne diye zahmet çekip onu gidermeye çalışıyorsunuz?"
    Hazret-i İmam buyurur: "- O fetva, bu takva!.."
    İşte büyük olsun küçük olsun kullara ve Hakk'a karşı bütün mes'ûliyetleri ebedî âlemde birer memnuniyete dönüştürecek olan yegâne düstur!..
     

Bu Sayfayı Paylaş