Ömer Bedrettin Uşaklı'nın en önemli eserleri nelerdir?

'Frmartuklu Soru-Cevap Bölümü' forumunda Kayıtsız Üye tarafından 15 Mart 2011 tarihinde açılan konu

  1. Sponsorlu Bağlantılar
    Ömer Bedrettin Uşaklı'nın en önemli eserleri nelerdir? konusu Ömer Bedrettin Uşaklı'nın en önemli eseri nedir?
     
  2. SeLeN

    SeLeN Site Yetkilisi Editör

    ÖMER BEDRETTİN UŞAKLI
    1904'te Uşak’ta doğdu. 24 Şubat 1946'da İstanbul’da yaşamını yitirdi. Sivas Kadısı Ömer Efendi'nin oğlu. 1924'te İstanbul Kabataş Erkek Lisesi'ni bitirdi. 1927'de Mülkiye Mektebi'nden (Siyasal Bilgiler Fakültesi) mezun oldu. Mudanya Kaymakam Vekilliği'ne atandı. 1928'den sonra kaymakam oldu. Manavgat, Ünye, Şavşat ve Edremit ilçelerinde görev yaptı. 1938-1943 arasında mülkiye müfettişliğine atandı. 1943'te Kütahya’dan milletvekili seçildi. 1925'de "Milli Mecmua"da çıkan şiirlerle adını duyurdu. Daha sonra şiirleri Hayat ve Varlık dergilerinde yayınlandı. Anadolu'da görev yaptığı sırada gezip gördüğü yerlerdeki izlenimleri şiirlerinin temel konusu oldu. Biçim açısından Hecenin Beş Şairi'ne yakın durur. Ama öz yönünden onlardan ayrılır. Daha çok Faruk Nafiz Çamlıbel, Orhan Seyfi Orhon çizgisindeki yurt şiiri anlayışının etkisindedir. Şiirlerinde izlenimci bir gözle algıladığı doğayı, ülke gerçekleri ve bireysel duyarlılığını özgün bir yaklaşımla yansıtır. Annesi ile çocuğunun ölümü, ayrılık acısı, gurbet tedirginlikleri, görev yaptığı, gezip gördüğü yerlerdeki toplumsal sorunlar duyarlılığını besleyen başlıca öğeler oldu. Son dönemde çağdaş Fransız şiirinden de yararlandı. Şiirlerinin bazıları bestelendi ve sevilen şarkılar olarak hâlâ dinlenir. Şiirleri üzerinde yeterince önemle durulmamış, bugünün kuşaklarının tanıyıp değerlendirmesi gereken bir şair olduğu söylenir.


    ESERLERİ

    ŞİİR:
    Deniz Sarhoşları (1926, değiştirilmiş ikinci basım 1929)
    Yayla Dumanı (1934)
    Sarıkız Mermerleri (1940)
    Yayla Dumanı (1945, seçme şiirler, önceki kitabının ismiyle)
    Bütün Eserleri (1988, İnci Enginün tarafından derlendi)



     
  3. SeLeN

    SeLeN Site Yetkilisi Editör

    DENİZ SARHOŞLARI

    Köpükten omuzları birbirine dayanmış,
    Yüksek, mağrur başları akşam rengiyle yanmış,
    Sahile koşuyorlar bak deniz sarhoşları!...

    Bazen yırtık yelkenli bir sandala çarparak,
    Bazen ufkun kıpkızıl şarabına taparak
    Gitgide coşuyorlar bak deniz sarhoşları!...

    Rüzgârların ıslığı en yakın yoldaşları...
    Yıllarca dövünerek içi yenmiş taşları
    Bir anda parçalayıp doyacak bu sarhoşlar!...

    Çılgın gönüllerinde aşkın en büyük kini,
    Yosunlu kayaların o yeşil gözlerini
    Deli âşıklar gibi oyacak bu sarhoşlar!...


    Yayla Dumanı


    Gümüş bir dumanla kapandı her yer;
    Yer ve gök bu akşam yayla dumanı;
    Sürüler, çimenler, sarı çiçekler,
    Beyaz kar, yeşil çam yayla dumanı!

    Ben de duman olsam senin yerine,
    Dağılsam dağların şu mahşerine;
    Güzelin saçına ve gözlerine
    Ben girsem, ben dolsam yayla dumanı!

    Beni içerine aldın dağ gibi,
    Doldun gözlerime bir rüya gibi;
    Bende güneş gibi, yüce dağ gibi



    Sarıkız Mermerleri
    Afrodit, aşk tahtını kurmuş yüksek başında,
    Yakubun rüyasından sanki iz var taşında...
    Şahikanda yaşamış efsane dünyaları,
    Senden birer parçaymış kainatın dağları...
    Yalçın tepelerinde kartal saklı yuvalar,
    Eteğinde Aşil'den ses veren Truvalar;
    Binbir çiçek açarken ormanlarında yer yer,
    Saçlarını tararmış körfezinde periler...
    Bahar, meşalelerle sende alkışlanırmış,
    Yapraklar solarken de başında ağlanırmış...
    Venüs, şen sahilinde yatarmış kumsallara,
    Her taşın bir taç gibi sunulmuş krallara...
    İlyad'ı çamlarının dibinde yazmış Homer,
    Lesbos'tan akşamları seyretmiş seni Bodler...
    Barbaros, göklerinde tanımış ülkelerini,
    Yeşil ormanlarında yapmış gemilerini...
    Sarıkız'ın derdiyle çatlamış kayaların,
    Sarıkız'ı anarak esiyormuş rüzgarın...
    Taşında ve suyunda ağlıyor onun sesi,
    Zümrüt tepelerinde türkmenlerin kabesi...
    Mağrur güzelliklerin ruhunda ve tenimde,
    Senin yüksek başından dileğim var benim de...
    Bir şey istemiyorum, ne çiçek, ne de çemen...
    Ne dağ çileklerinden, ne beyaz çam balından,
    Ne gemiler yapılan o kızıl çam dalından...
    Ne ceylan, ne de ince türkmen dilberlerinden...
    Bir parça istiyorum meşhur mermerlerinden...
    Ne üstüne destanlar, sevdalar yazmak için;
    Ne şekilsiz derdime bir şekil kazmak için...
    Fıskiyeli havuzlar, heykeller kurmuyorum;
    Mermerinden saraylar yapıp oturmuyorum;
    Bir şelale parçası, bir kevser ister gibi,
    Onu çürütmeyecek bir cevher ister gibi;
    Bir parça istiyorum meşhur mermerlerinden...
    Ne ceylan, ne de ince türkmen dilberlerinden;
    Sarıkız'ın gözyaşı damlamış bir yerinden
    Bir parça istiyorum meşhur mermerlerinden...
    Toprağına gömdüğüm bir dağ sümbülü için,
    Eteğine koyduğum bir küçük ölü için...


    Ömer Bedrettin Uşaklı



     

Bu Sayfayı Paylaş