Ölüyü Diriltemem

'İslami Kıssalar & Hikayeler' forumunda KaRDeLeN tarafından 26 Aralık 2009 tarihinde açılan konu

  1. KaRDeLeN

    KaRDeLeN Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Ölüyü Diriltemem konusu Ölüyü Diriltemem



    Trablusşam Nakîb-ül-eşrâfı Şeyh Abdülfettâh Zağbî Efendi Yûsuf Nebhânî hazretlerine şöyle anlatmıştır:

    Bir defâsında bir arkadaşımız hastalanmıştı. Abdullah ibni Şeyh Hıdır ez-Zağbî'yi de yanımıza alıp ziyâretine gitmek istedik. Onu götürmekten maksadımız hastanın bereketlerinden istifâde ederek şifâya kavuşması idi. Ancak gitmek istemedi. Çok ısrar edince kabûl edip bizimle geldi. Hastanın yanına vardığımızda şiddetli hastalığından hiç bir eser kalmadı.

    Ayağa kalkıp bizi karşıladı.

    -Hoş geldiniz." deyip konuştu. Ziyâreti yapıp yanından ayrıldık. Ayrılıp giderken yolda Şeyh Abdullah hazretleri;

    - Ben ölüyü diriltemem dedi.

    Bu sözüyle ziyâretine gittiğimiz kişinin öleceğine işâret etmişti. Dedim ki:

    - Onun yüzünde hiç ölüm işâreti yok."

    Yine;

    - Ben ölüyü diriltemem buyurdu.

    Sonra memleketine gitti. Hasta arkadaşımız iyileşti çarşıya pazara çıkıp dolaştı. Ben Şeyh Abdullah hazretlerinin işâretine ve diğer taraftan da hastanın sıhhate kavuşmasına hayret ediyordum. Çünkü o öleceğine işâret etmişti. Hasta ise sapasağlam olmuştu. Aradan on gün kadar geçti. Bir gün o arkadaşın evinin bulunduğu taraftan ağlama sesleri işittim. Merak edip sorunca arkadaşımızın vefât ettiğini öğrendim. O zaman Şeyh Abdullah'ın kerâmetini anladım.​
     

Bu Sayfayı Paylaş