Ölümsüz Kırmızı Güller....

'Aşk Hikayeleri' forumunda Fatma tarafından 22 Ağustos 2008 tarihinde açılan konu

  1. Fatma

    Fatma Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Ölümsüz Kırmızı Güller.... konusu
    ÖLÜMSÜZ KIRMIZI GÜLLER....

    Kan rengi, kıpkırmızı güllere bayılırdı. Zaten onlarla
    adaştı da. Rose... Gül... Kocasının sevgili Rose'u... Her yıl
    Sevgililer Günü'nü kapının önünde bulduğu enfes fiyonklarla
    süslü kucak dolusu kırmızı güllerle kutlardı. Hiç aksamadan.
    Hatta, eşini kaybettiği yıl dahi kapısı çalınmış, gülleri kucağına
    bırakılmıştı..Tıpkı geçmişte olduğu gibi, küçük bir kartla birlikte..
    Her yıl güllere iliştirdiği karta aynı cümleleri yazardı:
    "Seni, geçen sene bugünkünden, daha çok seviyorum..."
    Birden, bunların son gülleri olduğunu düşündü.. Önceden
    ısmarlanmış olmalıydı.. Öleceğini nasıl bilebilirdi?..
    Zaten her seyi önceden planlamayı ve yapmayı severdi,
    yumurta kapıya gelmeden...

    Gülleri özenle içeri taşıdı..saplarını kesti, vazoya yerleştirdi..
    Vazoyu da konsolun üzerine, eşinin kendisine gülümseyen
    fotoğrafının yanına koydu. Orada kocasının koltuğunda
    oturup saatlerce güller ve fotoğrafı seyretti sessizce.. Bitmek
    bilmeyen bir yıl geçti.. Yapayalnız ve hüzün dolu bir yıl..
    Sonra bir sabah kapı çalındı.. Tıpkı eski günlerde olduğu gibi..
    Kırmızı gülleri, üzerinde küçük kartıyla birlikte eşikteydi..
    Sevgililer Günü'nü kutluyordu. Gülleri içeri aldı. Şaşkınlık
    içinde doğru telefona gitti. Çiçekçi dükkanını aradı...
    Onu bu kadar üzmeye kimin hakkı vardı ?

    "Biliyorum" dedi, çiçekçi.. " Eşinizi geçen yıl kaybettiniz..
    Telefon edeceğinizi de biliyordum.. Bugün size yolladığım gülleri
    çok önceden ısmarlamış, parasını da ödemisti.. Hep öyle
    yapardı zaten, hiç şansa bırakmazdı. Dosyamda talimat var.
    Bu çiçekleri size her yıl yollayacağım. Bir de özel kart vardı,
    kendi el yazısıyla. Bilmeniz gerek diye düşünüyorum..
    Ölümünden sonra çiçeklere iliştirmemi istediği kart..."
    Rose hıçkırıklar arasında teşekkür ederek telefonu kapattı.
    Parmakları titreyerek zarfı açtı..

    " Merhaba gülüm" diye başlıyordu, kart.. " Bir yıldır ayrıyız.
    Umarım senin için çok zor olmamıştır. Yalnızlığınıı ve acılarını
    hissedebiliyorum. Giden sen, kalan ben olsaydım neler çekerdim
    kimbilir? Sevgi paylaşıldığında yaşamın tadına doyum olmuyor.
    Seni kelimelerle anlatılmayacak kadar çok sevdim. Harika
    bir eştin dostum, sevgilim benim... Sadece bir yıldır ayrıyız.
    Kendini bırakma. Ağlarken bile mutlu olmanı istiyorum.
    Onun için bundan sonraki yıllarda güller hep kapımızda olacak.
    Onları kucağına aldığında paylaştığımız mutluluğu ve
    kutsandığımızı düşün. Seni hep sevdim.. Her zaman da
    seveceğim. Ama yaşamalısın. Devam etmelisin... Lütfen..
    Mutluluğu yeniden yakalamaya çalış. Kolay değil,
    biliyorum ama bir yolunu bulacağına eminim....

    Güller, senin kapıyı açmadığın güne dek gelmeye devam
    edecek. O gün çiçekçi beş ayrı zamanda gelip kapıyı çalacak,
    eve dönüp dönmediğini kontrol edecek. Beşinciden sonra
    emin olarak gülleri ona verdiğim yeni adrese getirip
    seninle yeniden ve ebediyyen kavuştuğumuz yere bırakacak..
    SENİ SEVİYORUM GÜLÜM..."
     
  2. Google

    Google Özel Üye

    paylaşım için teşekkürler
     

Bu Sayfayı Paylaş