Öğrenci Efsaneleri

'Fıkra & Komik Yazılar' forumunda DilzaR tarafından 9 Şubat 2009 tarihinde açılan konu

  1. DilzaR

    DilzaR Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Öğrenci Efsaneleri konusu ODTÜ Felsefe öğrencilerini en çok zorlayan hocalardan biri
    yıllık olan dersinin final sınavında sınıfa gelmiş ve
    sınav sorusu olarak tahtaya,
    "Why?" (Neden?) yazmış.
    Öğrenciler ilk önce ne yazacaklarını şaşırmışlar,
    sonra herkes birşeyler yazmaya başlamış.
    Yalnız bir öğrenci, sınavın ilk dakikasında kağıdını teslim etmiş.
    Öğrencinin cevabı da soru gibi kısaymış:
    "Why not?" (Neden olmasın ki?)
    Bu öğrenci sınavdan "100" almış.


    Hocanın bir sonraki sınavında yine
    "Risk nedir?" sorusuyla karşılaşan
    öğrencimiz tekrar boş kağıt verince bu sefer (0) alıyor.
    Tabii koşa koşa hocaya gidip sebebini soruyor.
    İşte cevap:
    "Aynı şartlar altında, aynı riski iki kere almak aptallıktır!"


    Hocamız bir başka sınavda derse giriyor ve tek soru
    soruyor: "Atatürk ne yaptı?".
    Bütün öğrenciler harıl harıl yazmaya
    başlıyor, kağıtları dolduruyorlar.
    Sınav sonucunda herkes ortalama notlar alıyor.
    Bir öğrenci ise 100 alıyor.
    Bu öğrencinin cevap kağıdında şu yazıyor:
    "Ne yapmadı ki!"


    Bu tür öğrenciler ve değerlendirmeler
    Hukuk Fakültelerinde yok mu? Elbette var.
    Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde Hocanın biri
    sınavda, o günlerde devam etmekte olan bir davanın
    detaylarını vermiş ve sonucun ne olacağını sormuş.
    Tabii, bütün öğrenciler
    ha babam, de babam, sayfalarca yazmaya başlamışlar.
    Ama bir öğrenci kağıdını
    sınavın ilk dakikasında vermiş.
    Ve buna rağmen 100 almış. Öğrencinin yanıtı
    tek cümleymiş: "Devam eden dava hakkında yorum yapılamaz."


    Bir efsane de tıpçılardan:
    Olay bir tıp fakültesinin anatomi dersinde geçiyor.
    Okulun en iyi hocası, anatomi dersine ilk kez giren öğrencilerine;
    "Tıpta iki önemli şey vardır" demiş,
    "İlki, hiç bişeyden iğrenmeyeceksiniz!"
    Bunu söyledikten sonra işaret parmağını önündeki
    kadavranın makatına sokmuş, şööyle bir karıştırıp çıkarttığı parmağını
    hop diye ağzına sokmuş ve emmiş.
    Ardından öğrencilerden de aynısını yapmalarını istemiş.
    Genç tıp öğrencileri, kızara bozara aynı şeyi teker teker yapmışlar.
    Bunun üzerine Hoca öğrencilerine dönüp;
    "İkinci önemli şey ise çok dikkatli olmaktır" demiş ve eklemiş,
    "Mesela ben demin hastanın makatına işaret
    parmağımı soktum ama orta parmağımı emdim!"...

    Bir kız yurdunda kalan kızlar,
    artık temizlik görevlisine olan kıllıklarından mıdır
    yoksa nerden çıktığı belli olmayan bir yurt geleneğinden midir,
    her sabah dudaklarına ruj sürdükten sonra
    aynaya öperek iz bırakıyorlarmış.
    Yurt müdürü ne yaptı ettiyse bu alışkanlığı ortadan kaldıramamış.
    Diğer yandan temizlik görevlileri de iyiden baş kaldırmaya başlamışlar.
    Sonunda müdürün aklına parlak bir fikir gelmiş.
    Hemen bir duyuru yapıp, kızları toplantıya çağırmış.
    Neyse toplanmış bunlar.
    Müdür "Buyrun tuvalete" demiş.
    Hep birlikte, temizlik görevlisinin beklediği umumi tuvalete girmişler.
    Aynalarda sabahki ruj izleri hala duruyormuş.

    Müdür "Arkadaşlar" demiş, "Bazılarınız dudaklarına ruj sürdükten sonra
    aynaları öperek çıkması güç izler bırakıyor.
    Temizlik görevlilerimiz bunları temizlerken zorlanıyor.
    Sizleri görevlimizin bu temizliği yaparken
    ne kadar zorlandığını bizzat görmeniz için topladım. Bakın ve görün".
    Sonra görevliye bir işaret çakmış.
    Bizimki gayet sakin bir şekilde tuvalet fırçasını almış,
    klozetteki suya daldırmış ve aynayı temizlemiş.
    O günden sonra bir daha o
    yurtta tuvaletlerde dudak izine rastlanmamış
     

Bu Sayfayı Paylaş