Çocukta; Oyun ve Oyuncak Hakkında

'Çocuk Oyunları' forumunda Mavi_Sema tarafından 21 Ağustos 2009 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Çocukta; Oyun ve Oyuncak Hakkında konusu
    Oyun, çocuğa hiç kimsenin öğretemeyeceği konuları,kedi deneyimleriyle öğrenmesi yöntemidir

    Oyun, sonucu düşünülmeden, eğlenmek amacıyla yapılan hareketlerdir Oyun,”iş”in karşıtı olarak düşünülmektedir; çünkü “iş” te belli sonuç söz konusudur

    Piaget’ye göre oyun,bir uyumdur

    Oyunun Bedensel Değeri : Çocuğun kas sistemini geliştiren aktif oyun aynı zamanda çocukta biriken enerjinin boşalmasını sağlar Bu enerjinin harcanmaması, çocuğun nörotik, içe dönük ve alıngan bit yapıya sahip olmasına neden olabilir

    Oyunun İyi Edicilik Niteliği : Çocuğu tanımada değerli bir araç olan oyun, onun günlük yaşamda çevresinden aldığı uyaranların oluşturduğu gerilimden kurtulmasını sağlar

    Oyun yoluyla çocuk, en derin duygu ve gereksinmelerini ifade olanağı bulmakta ve sorunlarını kendi kendine çözebilmektedir Çocuk, bebekleriyle evcilik oynarken, evin çeşitli bireylerine olan duygularını bu yolla açığa vurabilmektedir Örneğin; kardeşini kıskanan bir çocuk oyunlarında kardeşi rolündeki bebeği cezalandırabilir ya da dönmemek üzere seyahate gönderebilir

    Oyunun Eğitimsel Değeri : Çocuk, çeşitli biçim ve boyutlardaki oyun malzemesiyle oynaya oynaya, renk, renk, boyut ve objelerin anlamlarını kavrar Oyun çocuğun içinde bulunduğu yaşamı kavramasını, gerçekle gerçek olmayanı ayırabilmesini öğretir

    Oyunun Toplumsal ve Ahlaki Değeri : Arkadaşlarıyla oynamak, çocuğa işbirliğini ve toplu yaşam için gerekli kuralları öğretir Oyun yoluyla sosyalleşen, “ben” ve “başkası” kavramlarının bilincine varan çocuk, vermeyi ve almayı da oyun aracılığıyla öğrenir

    Çocuğun toplum ve ahlak kurallarına uyum göstermesinde oyunun rolü büyüktür Çocuk, ev ve okul çevresinde neyin doğru, neyin yanlış kabul edildiğini görür Ancak bu tür kurallara uymanın zorunluluğunu oyun ortamında anlayabilir

    OYUNDA KÜLTÜR, İKLİM VE CİNSİYET FAKTÖRÜ
    Oyunların oluşumunda iklimin, kültürün, cinsiyetin ve yaşın etkisi büyüktür Belirli bir kültürdeki çocuklar, çoğu oyunu bir önceki kuşaktan taklit yoluyla öğrenirler Oyunda kültür faktörü egemendir Örneğin, Amerikan ve Japon çocukları üzerine yapılan bir araştırma, Amerikalı çocuklarda grup oyunlarının daha çok sevildiğini ortaya koymuştur Yine Amerikalı çocuklar sadece küçük yaşlarda dramatik oyunlardan hoşlanırken, Japon çocuklarının bu tür oyunlardan daha uzun süre hoşlandıkları saptanmıştır

    Oyun türünün seçiminde mevsim ve iklim koşullarının da etkisi büyüktür Hareketli oyun ve sporu içeren oyun türleri serin mevsimlerde, daha az enerjiyi gerektiren spor ve oyun türleri ise sıcak mevsimlerde daha çok sevilir

    Cinsiyet oyun seçiminde önemli bir başka etkendir İstanbul çocukları üzerinde gerçekleştirdiğimiz araştırma bulgularında , cinsiyete göre en çok seçilen oyun türleri şu şekilde ayrılmıştır

    Kızlar : İp atlamak, istop, yakartop, saklambaç, seksek, ebecilik

    Erkekler : Futbol, koşmaca, saklambaç, misket

    YAŞLARA GÖRE OYUNDA GÖRÜLEN GELİŞİM
    Oyun biçimlerinin insan gelişimine koşut olarak farklılaştığı görülür İlk 2-3 aylık bebeğin oyun faaliyeti, çevresindeki insanlara bakmak ve yakınındaki objeleri yakalamak üzere hareketler yapmaktan ibarettir Daha sonra çocuğun el ve kolundaki kontrol giderek artar Çevresindeki objeleri yakalayıp inceleyebilir

    2 yaşından itibaren çocuklar günlük yaşamlarını canlandıran dramatik oyunlara yönelirler Başlangıçta kişileştirme (örneğin, bebeklerle konuşma), objeleri kullanma (boş bardaktan su içme) veya evcilik gibi tablolar dikkati çeker Zamanla birey ya da hayvanları taklit etmeye başlar Yaşıtlarıyla oynadığı dramatik oyunlarda baba, öğretmen gibi roller oynar

    Oyun çocuğa kendini tanımayı öğretir Oyun yoluyla kendi güçlerini sınamakta, atılıma girişmekte olan çocuğun, oynadıkça duyuları keskinleşir, yetenekleri gelişir, becerileri artar

    Çocuk oyuna yalnızca büyüklerinden gördüğünü aktarmakla kalmaz, kendi algıladıklarına deneyimlerini de katarak sentezler yapar Oyun, çocuğun yaratma ortamıdır

    4-6 yaşlarındaki kızlar bebeklerine farklı elbiseler giydirip küçük sembolik evlerini eşyalarla süslerken, erkekler izledikleri bazı savaş serüvenlerini grup oyunlarına yansıtırlar

    Oyun, gerçek dünyayla hayal dünyası arasında bir köprüdür

    Oyun faaliyeti tek başına ele alındığında tüm gelişime koşut olarak, oyunda da belirgin bir evrim görülür Oyundaki bu gelişimi, Parten kısaca şöyle özetler:

    Tek başına oynanan oyun

    Başka bir oyunu izleme

    Paralel oyun

    Birlikte oynanan oyun

    İşbirliğine dayalı oyun

    Piaget, oyun gelişimiyle bilişsel gelişim arsında yakın bir ilişki olduğunu savunur ve oyun gelişimini üç farklı evrede ele alır

    Alıştırmalı oyun (doğumdan 18aya kadar)(Emme,elleri açıp kapama)

    Sembolik oyun (2-6 yaş) (taklit)

    Kurallı oyun evreleridir (7-12 yaş) (kurallı oyunlar)

    Çocuğun oyun gereksinimini en iyi karşılayan toplumsal kurum, anaokullarıdır Çocuk anaokulunda en iyi oyun ortamını bulur, işbirliğini geliştirir, yaşıtlarıyla ilişkiye girer Anaokulu çocuğu, kendi hakkını korurken, paylaşmayı ve başkalarının özgürlüğünü zedelememeyi öğrenir.
     

Bu Sayfayı Paylaş