Çocukluk Çağı Hastalıkları - Çocuk Hastalıkları

'Çocuk Sağlığı ve Bakımı' forumunda Mavi_Sema tarafından 29 Haziran 2009 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Çocukluk Çağı Hastalıkları - Çocuk Hastalıkları konusu Çocuk Hastalıkları
    Temel Britannica

    Zaman zaman bir okuldaki ya da bir kentteki çocuklar arasında salgın boyutlarına ulaşan kabakulak, suçiçeği, kızamık, kızamıkçık ve boğmaca gibi bazı hastalıklara bulaşıcı çocuk hastalıkları denir. Çünkü bakteri ya da virüs gibi mikroplardan ileri gelen ve mikrobu taşıyan hastalardan sağlıklı kişilere de bulaşan bu hastalıklar hemen her zaman çocukluk döneminde orta­ya çıkar. Bunlar kadar yaygın olmayan kızıl hastalığı da bazı ülkelerde salgınlara yol açabilen bulaşıcı çocuk hastalıkları arasında sayılır.
    Çocukluk çağında yakalanılan bu bulaşıcı hastalıklar vücutta ateş, genel bir halsizlik ve keyifsizliğe neden olursa da bunlar genellikle ağır ve tehlikeli hastalıklar değildir. Sağlıklı çocukların hemen hepsi bu hastalıklara yakalanır, birkaç gün ateşlenip halsiz düşer, ama sonra hızla iyileşirler ve hastalıktan geriye hiçbir iz kalmaz. Oysa kızamık, kızamıkçık, boğmaca, kabakulak ve suçiçeğinin dışında, gene çocuk­luk çağında görülebilen daha ağır hastalıklar da vardır. Çocuk felci, difteri (kuşpalazı) ve tetanos gibi bu hastalıklar çocuklar için ciddi bir tehlike yaratabilir. Bu nedenle birçok ülkede bebeklerin ve çocukların bu ağır has­talıklara, hatta boğmaca, kızamık, kızamıkçık ve kabakulak gibi hafif atlatılan bulaşıcı hastalıklara karşı aşılanması zorunludur. Ço­cukluk çağında bu hastalıkları bir kez geçire­rek doğal bağışıklık kazananların aynı hastalı­ğa ikinci kez yakalanması çok seyrek görülür.



    Bulaşıcı Hastalıkların Yayılması
    Her hastalığın bulaşma yolu aynı değildir; ama mikroplar çoğu kez hasta kişilerin aksırık ya da öksürüğüyle havaya dağılır ve solunum yoluyla sağlıklı kişilere geçer. Bazı mikroplar doğrudan hasta kişilere dokunmakla, örneğin el sıkışmakla ya da hastanın havlusunu, bar­dağını, çatal ve kaşığını kullanmakla bulaşır ve ağız yoluyla vücuda girer. Aynı biçimde, hastalık yapıcı mikrobun bulaşmış olduğu su ve yiyecekler de gene sindirim yoluyla vücuda yerleşir.
    Mikrobun vücuda girdikten sonra çoğalma­sı ve hastalık yapacak sayıya ulaşması için birkaç gün geçmesi gerekir. Buna "kuluçka dönemi" denir. Her hastalığın kendine özgü bir kuluçka dönemi vardır; ama bu süre genellikle bir ile üç hafta arasında değişir. Kuluçka döneminde hastalık belirtileri başla­madığı için çocuk hasta olduğunun farkına varmaz. Dolayısıyla normal yaşantısını sürdü­rür ve vücudundaki mikropları başkalarına da bulaştırarak hastalığı ailesine ve okul arka­daşlarına kolayca yayabilir. Böylece hastalık kısa sürede bir salgına dönüşebilir.



    Belirtiler ve Tedavi Yöntemleri
    Mikroplardan ileri gelen hemen bütün hasta­lıkların ortak belirtileri ateş, yorgunluk ya da halsizlik ve vücudun bazı bölgelerindeki, özellikle boyundaki lenf bezlerinin şişmesidir. Bulaşıcı çocuk hastalıklarının çoğunda bu genel belirtilerin yanı sıra deride kırmızı leke ya da kabarcıklar belirir; "döküntü" denen bu özgün belirtiler hastalığın sıradan bir soğuk algınlığı ya da griple karıştırılması olasılığı­nı ortadan kaldırarak tanısını kolaylaştırır.
    Suçiçeği, kızamık, kızamıkçık ve kabakulak virüslerden ileri gelen hastalıklardır. Mikrop­lara karşı geliştirilen ilaçların hemen hiçbirisi virüsler üzerinde yeterince etkili olmadığın­dan, bu hastalıklarda en iyi tedavi çocuğun dinlenmesini sağlamaktır. Böylece vücut güç­süz düşmeyerek virüsleri doğal savunma yo­luyla etkisiz duruma getirebilir.
    Buna karşılık boğmaca ve difteri gibi bakte­ri hastalıklarında antibiyotikler vücudun mik­ropları yenrtıesinde etkili olabilir. Bu tür ilaçlar hastalığı birden sona erdiremez, ama ateşi düşürmeye ve ağrıları hafifletmeye yardımcı olabilir. Çocuk kendini yatacak kadar halsiz ve yorgun hissetmiyorsa bütün gün yatması için zorlamaya gerek yoktur. Ayrıca kızamık gibi bazı hastalıklarda parlak ışığın gözlere zarar verdiğine inanılır. Oysa bu doğru değildir; çocuk ışıktan rahatsız olmadığı sürece karanlık bir odada yatmaya zorlanmamalıdır. Aynı biçimde, doktor özel bir beslenme rejimi önermedikçe, çocuğu aç bırakmanın ya da güçlenmesi için aşırı besle­menin hiçbir anlamı yoktur. Çocuk iştahı olup olmadığına ve ne kadar yiyeceğine kendisi ka­rar verebilir. Gene de vücudun su kaybını ön­lemek için, mideyi yormayan hafif meyve su­ları ve çorba gibi sıvı yiyeceklere ağırlık ver­mek en iyisidir.



    Tehlike Belirtileri
    Eğer çocuk çok küçükse ya da başka bir hastalık nedeniyle vücudu zaten zayıf düş­müşse bazen hafif bir hastalık ağır ve ciddi bir hastalığa dönüşebilir. Çocuğun sürekli olarak derin bir uykuya dalması, şiddetli baş ya da kulak ağrısı, "havale" denen çırpınma nöbet­leri geçirerek bilincini yitirmesi birer tehlike belirtisidir. Bu belirtilerden herhangi biri görüldüğünde hemen bir doktor çağırmak gerekir.



    Hastalığın Bulaşmasını Engellemek
    Ailedeki çocuklardan biri hastalandığında hastalığın kardeşlerine de bulaşmaması için çocuğu ayrı bir odada bakıma almak gerekir. Ama hastalık henüz kuluçka dönemindeyken de kardeşlerine ya da okuldaki arkadaşlarına bulaşabileceği için, hasta çocuğu yalıtmak her zaman etkili olmayabilir. Gene de bulaşmayı önlemek için, hastalık tümüyle geçinceye kadar çocuğun havlusunu ve yemek takımları­nı ayırmakta yarar vardır. Özellikle suçiçeği virüsü daha yaşlı kişilerde çok ağrılı bir hastalık olan zonaya yol açabileceğinden, kızamıkçık virüsü ise anne karnındaki bebeğe zarar verebileceğinden bu hastalıklara yakala­nan çocukları yaşlılardan ve gebe kadınlardan uzak tutmak gerekir.

    Uyarı: Bu maddedeki yazılar yalnızca bilgi verme amaçlıdır. Yazılanlar, doktor uyarısı ya da önerisi değildir.Frmartuklu.Net olarak tüm tıbbi sorumlulukları reddederiz.
     

Bu Sayfayı Paylaş