Çocuklarda obezite ve şişmanlık

'Çocuk Sağlığı ve Bakımı' forumunda Mavi_Sema tarafından 15 Ocak 2010 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Çocuklarda obezite ve şişmanlık konusu Çocuklarda obezite ve şişmanlık

    Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi Endokrinoloji Bölümü tarafından Isparta ve bölgesinde taramadan geçirilen 5 bin 26 çocuğun yüzde 11,6'sının obezite olduğu belirlendi.

    [​IMG]

    SDÜ Tıp Fakültesi Endokrinoloji Bilm Dalı Başkanı Doç. Dr. Bumin Dündar, çağın hastalığı olarak nitelendirilen obezitenin tehlikesini ve bölgelerindeki durumunu değerlendirmek amacıyla tarama çalışması yaptıklarını söyledi. Yaklaşık beş yıl önce başlatılan ve 5 bin 26 çocuk üzerinde yapılan tarama sonunda bölgedeki çocuklarda obezite oranını yüzde 11,6 olarak belirlendiğini bildiren Doç. Dr. Dündar, bu oranın küçümsenmeyecek kadar ciddi olduğunu vurguladı.

    Doç. Dr. Dündar, taramadan geçirilerek obezite teşhisi konulan çocuklardan yüzde 58'inin obezitesinin yüksek derecede olduğunu belirterek, şu bilgileri verdi:

    ''Yaptığımız değerlendirmede, obez çocuklarda şiddetli obezitenin yanı sıra insülin direnci ve kan şekeri yüksekliği, hipertansiyon ve kan lipitleri yüksekliği ile daha çok yetişkinlerde görülen metabolik sendrom denen durumu da yüzde 39 gibi yüksek oranda saptadık. Bu durum obez çocukların ileriki yaşamlarında diyabet ve kalp hastalıklarına daha erken ve sık olarak yakalanacaklarına işaret etmektedir. Bu bulgular, obezitenin Türk çocuklarında endişe verici boyutlara ulaştığının bir göstergesidir.''

    ANNE SÜTÜ ALANLARDA OBEZİTE ŞİDDETİ DÜŞÜK
    Tarama sonucu, bebekliklerinde anne sütüyle beslenen çocuklarda obezite şiddeti ve metabolik sendrom sıklığının, anne sütü almayanlara göre belirgin oranda düşük çıktığına işaret eden Doç. Dr. Dündar, bu bulgunun da anne sütü ile beslenmenin ne kadar önemli olduğunu gösterdiğini söyledi. Anne ve babasından birinin obez olmasının çocuklardaki obezite sıklığı ve şiddetini belirgin derecede artırdığını kaydeden Doç. Dr. Dündar, aileleri uyardı. Obezitenin toplumda çocuklar için bazen bir sağlık göstergesi olarak görülebildiğine dikkati çeken Doç. Dr. Dündar, şöyle devam etti:

    ''Bazı aileler şişman çocukların sağlıklı olduğunu düşünür. Obezite çocukluk çağında da tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır ve mutlaka bir çocuk endokrin uzmanı tarafından tetkik ve tedavisinin yapılması gerekir. Çocukluk yaş grubunda obezite sıklığının artması, ileriki yaşlarda başta kalp hastalıkları, yüksek tansiyon, diyabet ve metabolik sendrom gibi hastalıkların sıklığını artırmaktadır. Bu hem toplum sağlığına hem de ülke ekonomisine olumsuz yansımaktadır.''

    OBEZİTENİN BİR HASTALIK OLDUĞU BİLİNMİYOR
    Çocukların obeziteden korunmalarını sağlamak için öncelikle beslenmelerine dikkat edilmesi gerektiğini ifade eden Doç. Dr. Dündar, çocukların fast-food tarzı beslenmeden, abur cubur yiyeceklerden uzak tutulması, düzenli spor yapmaları, sürekli bilgisayar ve televizyon başında vakit geçirmelerinin önlenmesi gerektiğini belirtti. Doç. Dündar, toplumun çocukluk çağı obezitesinin önemli bir sorun ve hastalık olduğu konusunda bilgilendirilmeye ihtiyacı olduğunu, ABD gibi gelişmiş ülkelerin en önemli sağlık sorununun obezite olduğunu bildirdi. Doç. Dr. Dündar, önlem alınmadığı takdirde yakın zamanda Türkiye'de de obezitenin, özellikle çocuk yaş grubunun en önemli sağlık meselesi olacağına dikkati çekti.
     
  2. Mavi_inci

    Mavi_inci Özel Üye

    obezite Çocuklar

    Amerika’da birçok sağlık uzmanı, çocuklar arasında görülmekte olan obezitenin artık bir “salgın” haline geldiği konusunda uyarılar yapmaktadır. Bu durumdan tüm aileleri, okul yöneticilerini, çocukları haberdar etmek isteyen uzmanlar her geçen gün yeni bir televizyon programına çıkarak görevlerini yerine getirmektedir. Obezite günümüz çocukları arasında gözlemlenen en tehlikeli rahatsızlıktır. ingil*tere’deki çocuklar arasındaki obezite oranı Amerika’daki orandan daha düşüktür. Ancak ingiltere’de beslenme tarzının yavaş yavaş Amerikan-usulü beslenme tarzı*na benzemesi nedeniyle, bu ülkede yaşayan çocukların da obezite konusunda Amerikalı yaşıtlarından pek de geri kalmayacağı düşünülmektedir.

    Obezite sorununa kapsamlı bir bakış
    Amerikan Çocuk ve Erişkin Psikiyatri Akademisine göre, Amerika’da çocuklar arasında yaşanan obezite sorunu son yıllarda hızla artmaktadır. Çocukların ve ergenlik çağındaki geçlerin %16-33′ü obez kategorisine girmektedir. Akademi’nin yaptığı araştırm Aya göre, her yıl 300.000′den fazla insan yanlış ve sağlıksız beslenme ve egzersiz eksikliği nedeni ile hayatını kaybetmektedir. obezite, teda*visi her yıl 100 milyar dolara varan har cama lara neden olan bir hastalıktır.


    Obezite Çocuklar
    Aşırı kiloların nedenleri

    Bazı durumlarda nadiren de olsa başka rahatsızlıklar aşırı kilolara yol açmaktadır. Bu durumlar dışında, evde alacağınız tedbirlerle aşırı kiloların ve obezitenin önü*ne geçebilirsiniz. Aşırı kiloların ve obezitenin birçok neden vardır:

    Hollanda’da çalışan bir araştırma grubu obezitenin kahvaltı alışkanlığı olma*yan ve bu nedenle öğle yemeğine kadar gizli yağ oranı oldukça yüksek abur cuburla beslenen çocuklar ile ilişkili olduğunu iddia etmiştir.

    Amerika’da düzenlenen bir Konferansta söz alan uzmanlara göre, günlük fizik*sel aktivitenin az olması, TV karşısında geçirilen zamanın uzaması, yağ ve ka*lori yönünden zengin gıdaların tüketilmesi obeziteye zemin hazırlamaktadır.

    Yapılan araştırmalar, günümüz çocuklarının eski zamanlardaki çocuklardan daha az yemek yediğini ancak çok küçük yaşlardan itibaren TV karşısında da*ha fazla zaman harcadığını tespit etmiştir. Dr Reilly’ye göre, okul öncesi yaş grubundaki çocuklar fiziksel anlamda daha hareketli olacağına, TV karşısında pasifıze olmaktadır. Ayrıca çocuklar daha az yemek yemekte; video, TV, playstationlar ve Bilgisayar ekranları karşısında da fazla zaman geçirmektedir.

    Üçüncü Ulusal Sağlık ve Beslenme inceleme Araştırmasına göre, Amerikalı çocuklar günde en az 4 saat TV izlemektedir. TV izleme oranındaki bu fazlalık kilo fazlalığı ile doğrudan ilişkilidir. Bu durum vücutta oluşan yağlanmanın da sebeplerinden biridir.

    Yapılan bir araştırm aya göre, günümüz çocukları 1950 yılında yaşayan çocuk*lardan daha fazla kalori almamaktadır. îki kuşak arasındaki tek fark fiziksel ak*tivitenin oranıdır. Bundan kırk yıl önce çocuklar daha yağlı Besinler tüketirler*di, bu çocukların vücutlarına giren kalori miktarı oldukça fazlaydı; ancak 40 yıl önce daha çok meyve ve sebze yenir, daha az çikolata ve şeker tüketilirdi. O za*manlar süt ve buğdaylı gıdaların tüketimi şimdikinden daha fazlaydı. Bu ne*denle, fiziksel aktivitede gözlemlenen düşüşün obeziteye neden olan etken*lerden yalnızca biri olduğu anlaşılmaktadır. Sağlıksız bir beslenme tarzı da obezite nedenlerinin arasında yer almaktadır.

    Çocuğunuz aşırı kiloluysa ne yapabilirsiniz
    Sakın çocuğunuzun beslenme düzenini tamamen kontrol altına çalışmayın. Amerikalı uzman Leann Birch’e göre, ailelerin çocuklarına ait beslenme düzeni*ne gereğinden fazla karışması, çocukların enerji miktarını ve kalori seviyesini kendi başlarına düzenleyememesine neden olmaktadır. Başka bir deyişle, ebe*veynler çocuklarının midelerine giren yiyecekleri sıkı bir kontrol altında tutma*ya çalışırsa, çocuklar ne zaman doyduklarına ve ne zaman acıktıklarına kendi başlarına karar veremez. Dr Birch’in yaptığı araştırmaya göre, beslenme düzen*leri anne ve babaları tarafından sıkı bir denetim altında tutulan çocuklarda yağ

    oranı diğer çocuklara oranla daha yüksek çıkmıştır. Ebeveynlerin yapabileceği en güzel şey çocuklarına örnek oluşturabilecek bir beslenme programı uygula*maktır. Sıkı bir disiplin altında tutulan çocukların bu örnek beslenme programına sıkı sıkıya uymasını sağlamak anlamsızdır. Bunun yerine çocuklara örnek beslenme programının yararlarını anlatmak daha faydalı olacaktır.

    Birinci bölümde çizdiğimiz ideal beslenme piramidine ö Nem verin. Çocuklar bu piramitte yer alan vitamin, mineral, rafine olmayan karbonhidratlar ve sağlıklı proteinleri tüketiyorsa, yağlı ve sağlıksız gıdalar gündem dışında kal*mış demektir.

    Sağlıklı bir beslenme planının oluşturulması sırasında çocuklara da sorumlu*luk yüklenmelidir. Çocuğunuzun kendi yiyeceklerini kendilerinin seçmesini sağl Ayın (çocuğunuzla bir araya gelip günlük ya da haftalık yiyecekleri önce*den belirleyebilirsiniz). Çocuğunuz böyle bir sorumluluğun kendisine yükle*necek kadar büyüdüğünü fark ederse, hayatına Doğru ve sağlıklı bir şekilde çekidüzen vermek isteyecektir.

    Çocuğunuza herhangi bir konuda ödül verecekseniz çikolata, şeker ve diğer
    yiyecekler dışında bir şeyler (örneğin, oyuncak) seçmeye gayret edin. Çocuğu*nuz besin maddelerini doğru ve güzel olaylarla ilişkilendirirse (örneğin, okul*da alınan güzel notların ve ailesini sevindiren olayların karşılığının hep yiye*cek olduğunu düşünürse), her mutlu anını yemek yiyerek değerlendirmek isteyecektir. Çocuklar kendi kararlarını kendileri verebilecek kadar büyüdükle*rinde, başarıları dahil başlarına gelen her güzel şeyin karşılığını yemek yiyerek kutlamaya çalışır. Bu nedenle, çocuğunuza güzel davranışları karşısında çiko*lata, tatlı, şeker, dondurma, hamburger ve kızartma veriyorsanız, bu konuda bir değişiklik yapmanız gerekir. Mesela ödül olarak verebileceğiniz oyuncaklar ve güzel giysiler ödül olarak vereceğiniz yiyeceklerden daha anlamlı olacaktır. Çocuğunuzu ödüllendirmek istiyorsanız, birlikte gezip dolaşabilirsiniz.

    Çocuğunuza daha çok küçük yaşlardan itibaren sağlıklı ve kaliteli bir beslen*me tarzının ne anlama geldiğini anlatmaya çalışmalısınız. Mutfağınız yağlı yi*yeceklerle dolup taşıyorsa, çocuğunuza doğru mesajlar veremezsiniz. Mutfa*ğınızı tüm aileniz için yararlı olan taze ve sağlıklı yiyeceklerle donatın.

    Çocuğunuzu diyet yapması için zorlamayın. Diyet yapmaya zorlanan bir ço*cuk, kendisini yaşıtlarından daha farklı bir konumda hissedeceğinden öz güvenini kaybeder ve yasaklanan yiyecekleri hayal ederek yaşar. Sağlıklı yiye*ceklerden oluşan bir beslenme planına sahip olan bir çocuğun kilosu zaman*la belirli bir kiloda sabitlenir. Büyümek ve gelişmek için her çocuğun kaloriye ve besin değeri yüksek olan gıdalara ihtiyacı olduğunu unutmayalım. Çok ka*tı kurallarla oluşturulmuş diyetler çocuklar için her zaman yararlı olmamakta*dır. Aşırı kilolu olan çocuklarda bile sıkı diyetlerin çok yararlı olmadığı göz*lemlenmiştir.

    Çocuğunuzun kendisini iyi hissetmesini sağlayın. Çocuğunuz öz güvenle yeti*şirse, sağlıklı kalmaya gayret edecek ve sağlığını bozacak herhangi bir beslen*me tarzından uzak durmaya çalışacaktır. Obez kategorisine giren birçok çocuk kendisini çirkin bir yağ fıçısı olarak görmektedir. Obez çocuklar arkadaş çev*relerinde de olumsuz birtakım tepkiler aldığından, kendilerine olan güvenle*rini tamamen yitirirler. Çocuğunuzu zaman zaman onore edin, ona birtakım iltifatlarla yaklaşın. Ne kadar hoş göründüğünden ve vücudunun ne kadar sağlıklı olduğundan bahsedin.

    Yemek yemeyi büyük bir olay haline getirmeyin. Çocuğunuzu sağlıklı bir bes*lenme tarzının nasıl oluşturulması gerektiği hususunda eğitin, ama bu konu*nun üstüne çok da fazla düşmeyin. Yemek sofranıza sağlıklı ve taze yiyecekle*ri koymaya çalışın. Yemek sofrasında herkes belirli bir yiyeceği yiyorsa, aşırı ki*lolu olan çocuğunuzu bu yiyecekten mahrum etmeyin. Sofradaki herkesin ye*diği bir şeyi çocuğunuza vermezseniz, bu yiyecek çocuğunuzun beyninde obsesyon (takıntı) haline gelir.

    Çocuğunuza birçok şeyden mahrum olduğu hissini vermeyin. Her çocuk aile*sinde, okulunda ve arkadaşlarının yanında eşit muamele görmek ister. Çocu*ğunuzun yanında Patates cipsi ya da tavuklu hamburger yeniliyorsa, çocuğu*nuzu bu yiyeceklerden mahrum etmek büyük bir acımasızlık olacaktır. Bu ne*denle çocuğunuzla anlaşma yapma yoluna gidebilirsiniz. Örneğin patates cip*sinin sadece cuma akşamları yenilmesine izin verebilirsiniz. Bu şekilde bazı besin maddelerinin obsesyon haline gelmesine engel olabilirsiniz. Çocuğunu*zun tercih ettiği abur cubur gıdalar yerine daha çok sevebileceği sağlıklı gıda*lar almaya çalışın. Çocuğunuz için çok büyük bir önemi olan bazı yiyecekleri tamamen hayatınızdan çıkarmaya çalışmayın. Örneğin, çocuğunuz şekeri çok seviyorsa, sadece akşam yemeğinden sonra minik bir şeker vereceğinizi söyle*yin. Ya da çocuğunuza küçücük bir çikolata parçası ikram edebilirsiniz (kalite*li çikolata markalarını seçin). Çocuğunuz bu şekilde dengeli bir beslenme pla*nının nasıl oluşturulduğunu öğrenecek ve kendini arkadaşlarından daha fark*lı hissetmeyecektir.

    Çocuğunuza yemeğini yavaş yavaş yemesi ve ağzındaki yiyeceği yeterince çiğ*nemesi hususunda telkinlerde bulunun. Çocuğunuzun acele acele ya da TV karşısında yemek yemesine engel olun. Televizyon yerine sadece yediğimiz yemeğe odaklanırsak, daha çabuk doyarız.

    Çocuğunuzun öğün aralarında neler atıştırdığına çok dikkat edin. Abur cubur*ların çoğu çok yağlı ve şekerlidir; ayrıca hiçbir besin değerine sahip değildir. Çocuğunuzun her zaman elinin altında bulabileceği yiyeceklerin türünü de*ğiştirin. Örneğin çocuklarınızın rahatlıkla ulaşabileceği yerlere çikolata ve şe*ker yerine taze meyve ve sebze, kurutulmuş meyve ve ceviz, patlamış pirinç*ten yapılmış krakerler, yağsız ve tuzsuz patlatılmış Mısır, yulaflı bisküviler, buğdaylı ekmek, yoğurt ve süt koyabilirsiniz. Bu kadar çok sağlıklı çeşidin için*den birini veya birkaçını seçmek çocuğunuzun açlığını bastıracaktır. Acıktı*ğında sağlıklı besinlerle doym ayı öğrenen çocuklar sağlıklı bir beslenme tarzı*na daha çabuk uyum sağlar. Çocuğunuza ne zaman acıkacağını ya da acıkma*sı gerektiğini söylemeyin. Bırakın kendisi acıktığında mutfağa gitsin ve elinin altında kolaylıkla bulabileceği sağlıklı besinlerle beslensin. Bu şekilde oto-kontrol (kendi kendini kontrol edebilme) sistemi de gelişecektir.

    Çocuğunuzun içtiği Sıvılar nedeniyle gereksiz yere kalori alarak karnını doyur*masını engelleyin. Öğün aralarında su içilmelidir. Süt (4 yaşından sonra %2 oranında) ve sulandırılmış meyve suları ise ana öğünlerde içilebilir.

    Çocuğunuzun fiziksel aktivitesini artırmak için çeşitli önlemler almalısınız. Her gün belirli fiziksel aktiviteleri gerçekleştiren çocukların sağlıkları olumlu yönde etkilenmektedir. Okulda yapılan beden eğitim hareketlerine artık eski*si kadar önem verilmemektedir. Beden eğitimi dersleri nadiren yapılmakta ve sınıflar çok kalabalık olduğundan bu dersleri alan çocukların belirli Aerobik hareketleri için sıra beklemesi gerekmektedir. Bedensel hareketler hakkında daha ayrıntılı bilgi almak için beşinci bölümü dikkatle okuyunuz.

    Çocuğunuzun TV karşısında geçirdiği zamanı azaltmaya çalışın. Çocuklar TV izlerken uzun süre hareketsizce oturup kalırlar. Daha da kötüsü, TV reklamla*rında çıkan birbirinden farklı ürünler, çocukların yiyecekler hakkında oldukça yanlış bilgiler edinmesine neden olur. Örneğin birçok reklamda leziz çikolata*ların çocuk gelişimindeki büyük etkisinden bahsedilir. Bunu gören çocuk da taze meyve yerine bol bol çikolata yemeyi tercih edecektir. Çeşitli reklamlarda birbirinden güzel gıda maddesini izleyen çocukların karnı çabucak acıkır. Ço*cuklar etki altında kalarak reklamlardaki hamburger ve patates kızartmalarını, çikolatalı müslileri, patates cipslerini ve gazlı içecekleri isteyebilirler. Hatta bu yiyeceklerle beslenmenin doğru bir beslenme tarzı olduğu gibi yanlış bir izle*nime bile kapılabilirler.

    Çocuğunuzun okulundaki yetkililerle konuşmayı ihmal etmeyin. Kendi yeme*ğini bitirdikten sonra yemeklerini bitiremeyen arkadaşlarının yemeklerini de yiyen bir çocuğa engel olunmalıdır. Okul yetkililerinden öğle yemeklerinde verilen yağlı yiyeceklerin sayısını azaltmalarını isteyin. Hiçbir çocuk doymuş yağ oranı yüksek gıdalardan faydalanamaz. Çocuğunuzun beslenme mönüsü*nü önceden planlamaya çalışın. Örneğin, kızartma haftada bir kere yenmeli*dir. Çocuğunuz için bir liste tutarak her gün yediği meyve sebzeleri bu listeye yazabilir, taze meyve ve sebze tüketimini güvence altına alabilirsiniz.

    Çocuğunuza güzel bir örnek oluşturmak için tüm aile fertlerinin beslenmesi*ne dikkat etmesi gerekmektedir. Tüm aile fiziksel aktiviteyi artırabilir. Çocuk büyüklerini spor yaparken gördükçe kendisi de hareket etmek isteyecektir. Çocuğunuza örnek olmayı amaçlarken, siz de ideal bir beslenme ve yaşam tarzına sahip olabilirsiniz.

    Siz beslenme hakkında neler düşünüyorsunuz? Ö nemli olan bu sorunun ce*vabıdır: Sizin beslenme konusuna yaklaşımınız. Sadece obezite oranı değil, beslenme düzensizliklerinin de oranı hızla artmaktadır. Ebeveynler sürekli olarak ne kadar şişman olduklarından bahseder -her an rejim yapma telaşı için*de olursa, çocuklar da bundan olumsuz etkilenerek tüm yiyecekleri tehlikeli

    gıdalar olarak görebilir. Çocuklar her yemek sonrasında kendilerini suçlu his*sedebilir. Örneğin, genç kızlar kilo almamak amacıyla yemek sofralarına otur*maktan kaçınır ve açlıktan mideleri kazınınca da abur cuburla doymaya çalı*şır. Amerika’da yaşayan insanların %50′si her an rejimdedir. Çocuklara ne ka*dar yanlış mesajlar verildiğini görüyor musunuz?
     

Bu Sayfayı Paylaş