Çocuklarda konuşma bozuklukları

'Çocuk Sağlığı ve Bakımı' forumunda NeslisH tarafından 29 Nisan 2009 tarihinde açılan konu

  1. NeslisH

    NeslisH Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Çocuklarda konuşma bozuklukları konusu Çocuğunuz, bebeklik döneminde geçirmesi gereken bu dönemlerden birine takılıp kalırsa veya o aşamalardan birine geri dönüş yaparsa, onda gecikmiş konuşma bozukluğu görülür. Gecikmiş konuşmada hiç konuşmama veya sözcük dağarcığının birkaç kelimeden oluşması, ifade güçlüğü, anlamlı cümleler kuramama gibi özellikler görülebilir. Gecikmiş konuşma, genellikle zihinsel ve işitme yetersizlikler, ciddi sağlık problemleri ve şiddetli aile içi çatışmalarla beraber görülür

    Konuşma bozukluklarının bazıları; konuşma organlarının bazı yetersizliklerinden kaynaklanabilir. (Dudak damak yarıklığı, diş problemleri, dilaltı bağının uzun olması, çene kasları, sinir sistemi zedelenmeleri, görme ve işitme yetersizliği, zihinsel yetersizlik gibi.)

    Bazı konuşma bozukluklarında, konuşma organları normal gelişimde olduğu halde, konuşma görevlerini gereği gibi yapamamaktadırlar. Bunu etkileyen bazı faktörler vardır:

    • Evde konuşulan dilin niteliğinin bozuk olması.

    • Yabancı dil kullanılması.

    • Model olacak kişilerin azlığı.

    • Yanlış öğrenmeler ve alışkanlıklar.

    • Uyum problemleri.

    • İçe kapanıklık.

    • Ekonomik ve göç sorunları.

    • Diğer duygusal sorunlar.

    • Sevgi ve şefkat ihtiyaçlarının karşılanmaması-doyurulmaması.

    • Kaza ya da benzeri şoklar.

    • Dilin sürekli tartışma aracı olarak kullanıldığı huzursuz ortamlar.

    • Çocuğa kendini ifade etme fırsatını vermeden ihtiyaçlarının yerine getirildiği ortam ve tutumlar.

    • İlgisizlik.

    • Sözlü uyarıcı bakımından yetersiz bir çevrede büyüme gibi faktörler çocuğun dil gelişimini etkileyen, geciktiren faktörlerdir.

    Dil gelişimini nasıl desteklersiniz?

    Çocuklarda dil gelişimini desteklemek için yapılacak çok şey vardır.

    • Daha ilk hece ve sesleri çıkartmaya başladığında söylediği sesleri ona tekrarlatabilirsiniz.

    • Onunla sık sık konuşmalısınız.

    • Konuşurken cümleleri kısa ve basit tutmalısınız.

    • Yaşına uygun şarkılar, tekerlemeler söylemelisiniz ve söyletmelisiniz.

    • Çeşitli parmak oyunlarına başvurabilirsiniz. (Anaokullarında oldukça sık kullanılır.)

    • Yaşına uygun hikayeler anlatmalı ya da okumalısınız.

    • Kitapların resimlerine bakmalı ve onlarla ilgili sorular sormalısınız. Resimleri siz de anlatabilirsiniz.

    Yapacağınız bu etkinliklerin tümü tek başına yeterli değildir. Sizin de çocuğunuzla nasıl bir iletişime gireceğiniz konusunda yeterli bilgiye sahip olmanız çok önemlidir. Çocuğunuzun konuşmalarına yetişkinlerin sözel tepkileri, çocuk açısından çok önemlidir. Çocuğunuz konuşmalarına yanıt aldıkça, kendilerine olan güvenleri artar ve daha fazla cesaretlenir. Ona karşı doğru dinleme ve doğru iletişim yöntemlerini kullanmanız, özellikle 1,5–3 yaş arasındaki çocuğunuzun sadece dil gelişimlerini değil, her yönden gelişimlerini destekleyecektir.
     
  2. Mavi_inci

    Mavi_inci Özel Üye

    Çocuğun konuşma bozukluğunu dikkate alın

    Konuşma Bozuklukları çok küçük yaşlar da ortaya çıkabiliyor. Çocukken tedavi edilmeyen bu sorun ileriki yaşlarda kişinin iletişimini ve kendini ifade etme özgürlüğünü de elinden alıyor.
    Toplumda yer edinme için önemli bir faktör olan iletişim sağlıklı ve düzenli bir yaşam açısından önem taşıyor. Çocukların hemen hemen birçoğunda görülen konuşma bozukluklarını anne ve babaların dikkate alması gerekiyor. Reem Nöroloji Merkezi Kurucusu Dr. Mehmet Yavuz, konuşma bozukluklarını ve tedavi yöntemini anlattı.
    Konuşmaya ilk başlama doğduğumuz gün ağlama ile başlar. Ağlarken ilk çene hareketlerini öğreniriz. Daha sonraki dönemlerde anlamlı olmayan çevreden etkilenerek sesler çıkartamaya devam ederiz. Altı aylık dönemde bir çocuk hecelemeye 9.ayda da ritmik sesler çıkartmaya başlar. Normal gelişim gösteren çocuklar 2 yaşında konuşmaya başlar. 3 yaşında daha anlamlı cümleler kurarak çevresi ile iletişim kurmayı öğrenir.
    Eğer bu süreç çerçevesinde çocuk anlamlı cümleler kuramıyor, iki yaşında en az 3 kelimeyi arka arkaya sıralamıyorsa çocukta konuşma bozuklukları başlamış olabilir. Duyma, konuşma ve dil, iletişimin başlıca unsurlarıdır. Bu 3 somut kavramdan herhangi birisindeki aksama konuşma bozukluğuna yol açabilir.
    Konuşma Bozuklukları Nelerdir?
    Kekemelik: Çocuk cümleyi ya da kelimeyi tamamlamakta güçlük çekiyorsa, kelimeleri uzatarak konuşuyorsa ve sesleri tekrar ediyorsa kekemelik sorununu yaşıyordur. Kekemelik sorunun altında yatan sebepler korku, kıskançlık ve başarısızlık olabilir. Kekemelik, konuşma bozuklukları arasında çocuklarda en çok görülen durumdur.
    Ses bozukluğu: Çocuğunuz cümlesine başladığında önce sesi net çıkarıyor ve daha sonrasında sesi kısılıyorsa bu durum ses bozukluğunun işareti olabilir. Ayrıca burnundan nefes almadan ve hırıltılı sesler ile konuşmaya çalışıyorsa çocuğunuz ses bozukluğu yaşıyor olabilir.
    Artikülâsyon bozukluğu: Çocuğunuz sesleri doğru çıkaramıyor ya da kelimeleri doğru telaffuz edemiyorsa bu durum Artikülâsyon bozukluğu olarak adlandırılır. Örnek olarak çocuk ‘para’ yerine ‘paya’ve ya ‘su’ yerine ‘tu’ diyorsa Artikülâsyon bozukluğu yaşıyordur.
    Dil bozukluğu: Çocuk konuşma esnasında kelimeleri bir araya getirmede zorlanıyorsa dil bozukluğu yaşanıyor olabilir.
    Çocuklarda Konuşma Bozuklukları nasıl ortaya çıkabilir?
    —Çocukta duyma kaybı
    —Zihinsel engellik veya gerilik
    —Down Sendromu
    —Erken doğumlar (prematüre çocuklar)
    —Damak ve çene bozuklukları
    —Nörolojik problemler
    —Korku, kıskançlık ve başarısızlık gibi psikolojik problemler(örnek yeni bir kardeşinin olması)
    Bu bozukluklar doğum esnasında kaynaklandığı gibi çocuğun geçirmiş olduğu kaza ve benzeri durumlar da ortaya çıkabilir. Aynı zamanda ailedeki şiddet ve korku yaratan davranış ve eğilimler de konuşma bozukluklarının yaşanmasına neden olabilir.
    Çocuklarda konuşma bozuklukları için aileler neler yapabilir?

    • Çocuğunuzla mutlaka konuşun onun sorularına sıkılmadan cevap verin
    • Aile içindeki sorunları çocuğunuza yansıtmayın
    • Çocuklarınıza karşı şiddet uygulamayın
    • Çocuğunuzun yaşadığı konuşma bozuklukları karşında baskıcı ve şiddet içeren tavırlar sergilemeyin.
    • Durumu fark ettiğinizde mutlaka bir hekim ve terapiste götürün
    • İşitme testi yaptırın
    • Özellikle hamilelik döneminde sigara, içki vb maddeleri kullanmayın
    • Araç kullanırken mutlaka çocuğunuza da emniyet kemeri takın ve çocuğunuzu beyin hasarına karşı koruyun.
    Tedavi Yöntemi Nedir?
    Konuşma bozukluğunun öncelikli tedavisi konuşma terapisidir. Öncelikle konuşma için gerekli organların sağlıklı çalışması önemli olduğundan bu organların kontrolden geçirilmesi gerekir. Solunum sistemi, gırtlak, sinirlerin yapısı ve ilgili beyin bölgeleri ne kadar sağlam olursa o kadar uygun bir tedavi süreci gerçekleşir. Tedaviye erken başlanmalıdır. Ne kadar erken başlanırsa çocuğun tedaviye cevap vermesi de erken olacaktır. Anne ve baba sınırları kabullenmeli tedaviden beklentilerini çocuğun kapasitesine göre belirlemelidirler. Uygulanacak tedavilerin çocuğun ihtiyaçlarına uygun olarak planlanmasına, gereken sıklık ve yoğunlukta verilmesine dikkat edilmelidir. Kapasitenin altında uygulama yetersiz kalacak, üzerinde yüklenme ise isteksizlik yaratacaktır. Konuşma bozukluğu tedavisi uzun sürelidir. Çocuğun yanı sıra anne ve babalarında çaba göstermesi gerekir. Gerektiği zaman anne babalar da psikolojik destek almalıdırlar.

    Reem Nöroloji Merkezi Kurucusu Dr. Mehmet Yavuz,
     
  3. Mavi_inci

    Mavi_inci Özel Üye

    Konuşma Bozuklukları-Sözel Anlatım Bozukluğu-Fonoloji Bozukluk Gecikmiş Konuşma Bozukluğu-Konuşma Bozuklukları Hakkında Bilgiler



    Konuşma Bozuklukları


    Konuşma bozukluğu, konuşmanın akışında, ritminde, tizliğinde, vurgularında, ses birimlerinin çıkarılışında ve anlaşılmasında bir bozukluğun olması durumudur. Bir çocuğun konuşma özürlü olarak kabul edilmesi için şu özelliklerin birinde sorun yaşaması gerekir. Bunlar:

    - Konuşmanın anlaşılır şekilde sergilenememesi.

    - Konuşmanın duyulmasında yetersizlik olması

    - Sesin bozuk ve tırmalayıcı olması.

    - Sesin çıkarılışının, ritminin ve vurgularının bozuk olması.

    - Dil yönünden kelime dağarcığının yetersiz ve gramer yapısının bozuk olması

    - Sergilenen konuşmanın bireyin yaşına ve fiziksel yapısına uygunsuzluğu

    İletişim bozuklukları tek tip olarak değerlendirilmemelidir, birbirinden farklı karakteristik özelliklere sahip tanı grupları bulunmaktadır. İletişim bozukluklarındaki farklılıklara göre konuşma eğitiminin içeriği, yöntem ve teknikleri, hedef davranışları farklılaşmaktadır. Yaygınlığının diğerlerine göre daha fazla olması nedeniyle aşağıdaki tanı gruplarına yer verilmiştir. İletişim bozuklukları ana başlığı altında aşağıdaki tanı gruplarına açıklık getirilecektir:

    Sözel Anlatım Bozukluğu

    Bu bozukluk, kullanılan sözcük sayısının çok sınırlı olması, dil bilgisi yönünden zaman seçiminde hata yapma, sözcükleri anımsamakta yada gelişimine göre uygun uzunlukta ve karmaşıklıkta cümle kurmakta güçlük çekme olarak kendini gösterebilir. Sözel anlatım bozukluğunda dikkatimizi çeken nokta, okul ve ev ortamında bireyin yaşıtlarına göre, kullandığı sözcük sayısının çok sınırlı olması, dil bilgisi yönünden zaman seçiminde hata yapması, sözcükleri anımsamakta yada gelişimine göre uygun uzunlukta ve karmaşıklıkta cümle kurmasında performans düşüklüğü görülmesidir. Bu kişilerin konuşma terapistine yönlendirilmesi düşünülebilir. Sözel anlatım bozukluğu olan bireylerle okul ve sınıf ortamında kavramlarla ilgili çalışılabilir, dilin etkili ve doğru olarak kullanıldığı filmler izlettirilebilir, şarkı dinlettirilebilir. Sözel etkileşime dayalı grup oyunlarına katılımı teşvik edilebilir.

    Fonolojik Bozukluk


    Fonolojik bozukluğunda birey anadilini bağımsız yada bileşik sesleri doğru ve anlaşılır biçimde çıkaramaz, birbirine gereği gibi ulayamaz yada bu seslerin çıkarılması ve ulanmasında onun yaşından beklenenden çok fazla sapma görülüyorsa onda artikülasyon bozukluğu var demektir. Artikülasyon bozukluğu çocuklarda dört türde görülür, bunlar sesin düşürülmesi veya atlanması, ses eklenmesi, ses değiştirilmesi ve sesin bozulmasıdır

    Fonolojik bozukluk bireyin yaşıtlarına göre, yanlış sesler çıkartması ve kullanması, söylemesi, bir sesin yerine başka bir sesi söylemesi olarak gözlenilmektedir. Fonolojik bozukluğu olan bireylerle okul ve sınıf ortamında ses, şarkı ve tekerleme çalışmaları yapılabilir. Öncelikli olarak ses çalışmaları üzerinde durulmalıdır. Bu kişiler konuşma terapistine yönlendirilmelidirler.

    Kekemelik


    Kekeme bozukluğu farklı gelişim örüntülerinden kaynaklanabilir, dil gelişimi, psiko-sosyal gelişim ve fiziksel gelişim kekeleme bozukluğuna yol açabilir. Kekeleme bireyin konuşmaya başladığı anlardan itibaren gözlenilmeye başlayabilir. Kekeleme psikolojik etkilerden dolayı da görülebilir. Bu durum diğerleriyle karıştırılmamalıdır. Yaşanılan psikolojik bir travma, ani korku ve şoklar kekelemenin ortaya çıkmasına neden olabilir.

    Kekemeliğin yaygınlığı %1 olarak bilinmektedir. Küçük çocuklarda daha sık olmakla birlikte daha büyük çocuklarda ve yetişkinlerde azalma eğilimi göstermektedir. Kekemelik, kız çocuklara oranla erkek çocuklarda 3-4 kat daha fazla görülmektedir.

    Kekeme bozukluğu olan bireyler ihtiyaçlarına göre yönlendirilmelidirler. Psikolojik terapi ihtiyacı olanlar terapiste, konuşma eğitimi ihtiyacı olanlar konuşma terapistine yönlendirilmelidirler. Okul ve sınıf ortamında öncelikli olarak akranlarının bu durumu kabul etmesi ve alay etmemesi, grup dışına itmemesi için sınıf içi arkadaş ilişkilerinin geliştirilmesi amacıyla grup oyunları oynamak düşünülebilir. Sınıf içinde kendini ortaya koyması için teşvik edilebilir. Kekeleme bozukluğu olan bireyleri konuşma terapistine yönlendirmek gerekir.

    Afazi


    Söz veya kelime yitimi olarak ta bilinen afazi bireyde zeka geriliği, bellek bozukluğu, işitme özrü ve konuşma organlarında bozukluk olmadan konuşma işlevinin yerine getirilmemesi durumudur. Nedeni bir beyin hasarı sonucu oluşan fonksiyonel bir bozukluktur. Genelde afazi birden ortaya çıkar, ancak beyin tümörü gibi yavaş ilerleyen hasarlarda ise zamanla oluşabilir. Afazide dili anlamada veya ifade etmede bir bozukluk söz konusudur. Diğer bir deyişle bir beyin zedelenmesi sonucu ortaya çıkan sözel ve işitsel iletişimi etkileyen motor ve duygusal dil bozukluklarını içeren bir durumdur (Özgür, 2004, s.96). Afazi tanısı olan öğrencilerin bireyselleştirilmiş eğitim programından yararlandırılması düşünülmelidir. Ayrıca konuşma terapisi desteği alınmalıdır.

    Gecikmiş Konuşma Bozukluğu

    Gecikmiş konuşma, çocuğun bebeklik döneminde geçirmesi gereken konuşma gelişim aşamalarından birine takılıp kalması veya o aşamalardan birine geri dönüş yapması durumudur. Bu nedenle hem derece hem de tür olarak çok değişiklik gösteren bir konuşma özrüdür (Özgür, 2004, s.93). Gecikmiş konuşma bozukluğu başka tanı gruplarında görülebilir. Ağır düzeyde zihinsel öğrenme yetersizliği olan bazı çocuklarda ve bazı otistiklerde gecikmiş konuşma bozukluğu gözlenilebilir. Tanı gecikmiş konuşma bozukluğu olarak düşünülmez. Ağır düzeyde zihinsel öğrenme yetersizliği yada otizm olarak değerlendirilir..

    Kaynak: Ordu, F. (2005). Farklı Gelişen Çocukların Tanımlanması ve Eğitimi. İstanbul: Armoni Yayıncılık.
     

Bu Sayfayı Paylaş