Çocuklarda depresyon geçirme olasılığını arttıran nedenler

'Çocuk Sağlığı ve Bakımı' forumunda Dine tarafından 20 Nisan 2010 tarihinde açılan konu

  1. Dine

    Dine Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Çocuklarda depresyon geçirme olasılığını arttıran nedenler konusu Çocuklarda depresyon geçirme olasılığını arttıran nedenler

    Araştırmalara göre kızların sorunlara karşı tepkisi, dışarı vurmaktan çok içine atmak şeklinde. Bu nedenle erkeklere göre depresif belirtiler gösterme ihtimalleri daha fazla.

    [​IMG]

    Çocuklarda depresyon görülme oranı yüzde 3-5 arasındayken, ergenlerde bu oran yüzde 4-8’e kadar çıkabiliyor.

    Acıbadem Etiler Tıp Merkezi'nden Psikolog Reyan Kanyas, depresyon belirtilerinin cinsiyete göre de değiştiğini söylüyor. Araştırmalara göre kız çocuklarının sorunlara karşı tepkisi, dışarı vurmaktan çok içine atmak. İşte bu tepki nedeniyle erkeklere göre depresif belirtiler gösterme ihtimallerinin daha fazla olduğunu belirten Psikolog Kanyas, çocuklarda depresyon geçirme olasılığını arttıran nedenleri şöyle sıralıyor:

    "Ailede depresyon geçiren bireylerin olması, aile içi problemler, anne-baba arasındaki sürekli çatışmalar, kişiler arası ilişkilerdeki problemler, terkedilme korkusu ve kayıplar… Stres altında bulunan çocuklar, dikkat eksikliği, öğrenme veya davranış bozukluğu olan çocukların da depresyon yaşama riski daha yüksek oluyor."
    BEBEKDE AŞIRI AĞLAMA DEPRESYON BELİRTİSİ OLABİLİR
    "Çocuklarda görülen depresyon belirtileri yetişkinlerdekine benzer olabildiği gibi, bazen çocukların yaşadığı depresyon, kendini farklı şekillerde de belli edebiliyor" diyen Kanyas, bebeklik dönemindeki depresyon belirtilerine dikkat çekiyor:

    "Durgunluk, aşırı ağlama, huzursuzluk, hırçınlık, iştahta azalma, kusma, ishal, kilo kaybı ve fiziksel gelişimde gecikme, çocuktaki depresyonun habercisi olabilirken; daha büyük çocuklarda depresyon mutsuzluk, sıkıntı, ilgisizlik, saldırganlık veya baş/karın ağrısı gibi fiziksel şikayetler şeklinde ortaya çıkabiliyor."
    İnsanlar ile vakit geçirmekten hoşlanan bir çocuk artık yalnız kalmak istiyor ve hiçbir şeyle ilgilenmek istemiyorsa; eskiden onu eğlendiren şeyler artık onun için hiç veya çok az eğlenceli bir hal almışsa, bu durum depresyon belirtisi olabilir.

    Depresyon geçiren bir çocuğun sevilmediğini düşünüp ‘kötü bir çocuk’ olduğu gibi söylemlerde bulunabileceğine dikkati çeken Reyan Kanyas, “Olaylardan dolayı da sık sık kendini suçlar. Kendine güveni azalır, çekingenleşir, ölmek istediği gibi söylemlerde bulunup intihardan bahsedebilir. Depresyon yaşayan ergenler ise kendilerini daha iyi hissedebilmek için sigara, alkol veya uyuşturucu kullanımında medet umabilirler” diye konuşuyor.

    ÇOCUK SIK SIK AĞLIYOR VE ÖFKELENİYORSA...
    Okulda veya evde düzeni bozan çocuklar da depresyon geçiriyor olabilir. Bazen çocuklar öfke, saldırganlık gibi davranış problemleri sergileyerek depresyonlarını maskeliyor olabilirler. Ayrıca depresyon çocuğun okul başarısında düşmelere, konsantrasyon ve dikkat eksikliğine sebep olabilir.

    Reyan Kanyas, çocuklarda görülen depresyon belirtilerini şöyle özetliyor:
    • Sık sık üzüntülü olma hali ve ağlama
    • Uyku bozuklukları ve yeme alışkanlıklarında değişim
    • Sevdiği aktivitelere ilgisizlik, zevk almama
    • Enerji eksikliği
    • Kendini soyutlama, iletişimsizlik
    • Öz saygı eksikliği, suçluluk duygusu
    • Öfke, yıkıcı haraketler, saldırganlık
    • Konsantrasyonda düşüş, okulda başarısızlık
    • Baş ağrısı, karın ağrısı gibi bedensel şikayetler
    • İntihar veya kendine zarar verici davranış düşünceleri.

    İYİ GÖZLEMCİ OLMAK GEREKİYOR
    Tanı konulmamış ve tedavi görmeyen kişilerde depresyon, kişinin gündelik hayatında aksamalar yarattığı gibi intihar riskini de artırabiliyor. Dolayısıyla depresyonun teşhisi ve tedavisi önem taşıyor. Bu durumda anne-babaların ve öğretmenlerin çocukların ruhsal durumlarıyla ilgili kendilerini eğitmeleri ve çocukların davranışlarıyla ilgili iyi bir gözlemci olmaları, gerektiğinde profesyonel yardıma başvurmaları gerekiyor. Uzmanlar, kapsamlı bir tedavi için kişisel terapinin yanında aile ile çalışmayı ve gerektiğinde ilaç kullanımını da önerebiliyorlar.
     

Bu Sayfayı Paylaş