Çocuklara Uyuma Alışkanlığı Nasıl Kazandırılır

'Çocuk Sağlığı ve Bakımı' forumunda Dine tarafından 5 Nisan 2010 tarihinde açılan konu

  1. Dine

    Dine Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Çocuklara Uyuma Alışkanlığı Nasıl Kazandırılır konusu Çocuklarda Uyku Alışkanlığı - Çocuklara Uyuma Alışkanlığı - Çocuklarda Uyku Alışkanlığı Nasıl Kazandırılır


    Bu konu ailelerin çok sık şikayet ettiği konulardan biridir. Bu konu aile içinde başka sorunları da beraberinde getirir. Örneğin; anne babanın aynı fikirde olmamasından doğabilecek tartışmalar, sıkıntılar, kavgalar ortaya çıkabilir. Uyku çocuk için çok önemlidir. Psikologlar uykuyu çocuk için besinden de değerli olarak düşünmektedirler. Özellikle ilkokul öncesi çocuklarda uykunun önemi daha fazladır. Çocuğun uyku düzeni önem verilmesi gereken bir konudur. Düzenli uyku alışkanlığının çocuğa kazandırılması gerekmektedir. Bunun için ilk bir kaç hafta aile sıkıntı çekebilir. Ama kararlı tutumlarını sürdürebilmeleri sayesinde bu alışkanlık bir defa edinildikten sonra evde huzur ve uyum sürecektir.
    Çocuklarda Uyku Alışkanlığı

    Bu alışkanlık için, ilk önce aile uyuması gereken saatte fikir birliğine varılmalıdır. Çok özel zorunlu durumların dışında çocuk düzenli olarak bu belirginlik kazanmış sabit saatte uyutulmalıdır. Burada dikkat edilmesi gereken ailenin yaşam düzenine uygun bir saat tespit edilmesi ve hem anne hem de babanın bu belirlenmiş saatte uyumalarıdır. Uyuma alışkanlığının kazanılması veya kazandırılması ailenin kararlı ve tutarlı tutumuyla oluşacaktır. Bu durum olumlu alışkanlıklar kazandırılmasıyla benzerlikler göstermektedir. Diş fırçalama, el yıkama alışkanlıkları gibi. Uygulamanın başında çocuk yatağa girmek istemeyebilir, ağlar veya zorluk çıkarabilir. Bu normal bir tepkidir. Böyle durumlarda anne baba paniğe kapılmamalı, sakin ve kararlı tavrını sürdürmeli ve hiçbir şekilde geri adım atmamalıdır.

    Bu alışkanlık için anne ve babanın seçtiği saatte çocuk odasına götürülür, yatağına yatırılır. İlk birkaç hafta anne veya baba çocuk uykuya dalıncaya kadar çocuğun odasında kalıp mümkünse onunla birlikte çocuğun yatağına uzanabilmeli, masal, hikayeler anlatabilmeli, kendi çocukluğu ile ilgili yaşadığı güzel deneyimleri çocukla konuşabilmelidir. Anne veya babanın odada kalma süresi gittikçe azaltılır. Çocuğu yatak odasına götürdüğünüzde yaşına bağlı olarak sizden kitap okumasını istiyorsa veya kendisi kitap okumak istiyorsa bu isteği yerine getirilir. Yani anne babanın birlikte kararlaştırdığı saatten çocuğun yaşına bağlı olarak yarım saat veya 15 dakika erken çocuk kendi odasına gönderilerek kitap okuması sağlanır. Yatması gereken saat geldiğinde ışık söndürülür. Kitabında yarın okumak üzere kaldığı yer işaretlenir. Ama ebeveynlerin vakti olduğu sürece masal veya hikaye okumak çocukları psikolojik olarak rahatlattığından bu davranışa devam edilebilir.

    Çocuk birkaç hafta sonra artık ağlamadan, sorun çıkartmadan uyumaya başlayacaktır. Eğer çocuk uyumakta zorlanıyorsa uygulamadaki kararlılığınızı devam ettirin. Bazen bu uyku düzenini kurma 1-1,5 ay sürebilir. Hatta daha fazla bir sürede devam etmeniz gerekebilir. Bu alışkanlığı kazandırdıktan sonra ateşli hastalıkların dışında alışkanlığın kaybolması mümkün değildir. Ateşli rahatsızlıklardan sonra ise alışkanlık hiç kurulmamış gibi yeniden kazandırılmalıdır. Uyku alışkanlığının kazandırırken hep aynı saatte yatağa götürülmesine çok özen gösterilmelidir. Bu konuda ailenin yakın çevresine ve komşulara, özellikle çocuğu olan diğer annelere çocuğunun uyuduğu saat konusunda bilgi vermesi, bu saatten sonraki saatlerde çocuklu misafir kabul etmemesi, kendisinin de çocukların olduğu evlere misafir giderken çocuğun yatma saatini göz önünde bulundurması çok önemlidir.

    Eğer kendisi eşiyle birlikte geç saatlere kadar kalabileceği değişik iş yemeklerine gidecekse mutlaka çocukla birlikte kalacak birisini bulmalı, gerekiyorsa aile yakınlarını devreye sokmalı, çocuğun geç saatlerde yaşına uygun olmayan mekanlara götürülmesi uygun değildir. Tercih edilmemekle birlikte bazı durumlarda çocuk aile yakınlarına bırakılır, uyku düzeni konusunda çocuğa eşlik edecek yetişkine bilgi verilir. Ailenin onayladığı yatma saati aynen uygulanır. Çocuğa uykuya dalmasını çabuklaştırmak ve kolaylaştırmak için 2-3 dakikayı geçmeyecek kısa bir masal anlattıktan sonra yatağın içinde minik okşamalarla veya sırt kaşımalarla yine 2-3 dakikayı geçmeyecek masaj yapılabilir. Toplam 5-6 dakika sonra çocuğa şimdi kıpırdamıyoruz, konuşmuyoruz, uykumuzu kaçırmıyoruz denir.

    Çocuğun bu noktadan itibaren sorduğu sorulara kısaca yarın bunları konuşalım diyerek yumuşak bir tepki verilir. Çocuğun yatak içinde dönmesi, kıpırdaması serbest bırakılır. Özellikle ilk birkaç hafta çocuk uyumadan çocuğun odası terk edilmez. O gece için anne veya babadan çocuğun uyutulmasını üstlenmiş olan ebeveyn eğer uyuya kalır da çocuk diğer ebeveyne hadi oturup ta televizyon seyredelim derse diğer ebeveyn uyuyanı kaldırıp uygulamaya devam etmesini önermeli veya kendisi görevi almalıdır. Çocuğu uyutmak konusunda yetenekli ve becerikli olan ebeveyn bu işi üstlenmelidir. Bu konu annenin görevi gibi algılanmamalıdır. Çocuk babayla daha iyi anlaşıyorsa ve çocuk babanın sözünü dinliyor ise çok kısa sürecek bu görevi onun üstlenmesi en doğru yol olacaktır. Çocukları bu konuda teşvik edebilmek için yataklarını çocukların sevebilecekleri oyuncaklarla süsleyebilirisiniz veya yatak çarşaflarını ayılı, balonlu, hayvanlı veya çocuğun sevdiği çizgi film karakterlerinin olduğu yatak çarşafları kullanılabilir. Zaman zaman balonlar, duvar panoları uyuyan tavşanlar, uyuyan ayıların resimleri odasında bulunması bu işte ailenin işini kolaylaştıracaktır.

    Anne ile babanın aynı fikirde olması yeterli değildir. Özellikle büyükannelerin ve büyükbabaların da çocuğun uyku düzenine ve saatine destek vermeleri önemlidir. Bu konuda zorluk yaşanıyorsa eğer burada bir çocuk psikologundan büyük ebeveynleri bilgilendirmesi konusunda destek alınmalıdır. Uyku yetişkinlerin yaşantısında da önemli yer tutar. Psikolojik durum bozulduğunda ilk sinyal uykunun bozulmasıyla ortaya çıkar. Uzman Psikolog Alanur Özalp
     

Bu Sayfayı Paylaş