Çocuklara Allah kavramının anlatılması - İlk çocukluk (3-6 yaş) çağında Allah anlatım

'Çocuk ve İslamda Eğitim' forumunda Dine tarafından 19 Ocak 2010 tarihinde açılan konu

  1. Dine

    Dine Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Çocuklara Allah kavramının anlatılması - İlk çocukluk (3-6 yaş) çağında Allah anlatım konusu
    Çocuklara Allah kavramının anlatılması - İlk çocukluk (3-6 yaş) çağında Allah anlatımı




    Henüz soyut düşünce yeteneği kazanamamış çocuklara soyut bir kavram olan Allah'ı anlatmak elbette zor olacaktır Fakat karşımıza çıkan bu zorlukları bahane ederek çocuklarımıza Allah'ı anlatmadan O'nu tanıtmadan da yapamayız Özellikle bu yaştaki çocuklara Allah'ı ve Allah'a imanı anlatırken takip edeceğimiz bir metot ya da dikkat etmemiz gereken bazı hususların olması gerekir Şimdi de sırayla çocuklara Allah'ı anlatırken ve bu anlatımın nelere dikkat edilerek yapılması gerektiğini sırasıyla görelim
    a) Allah sevgisini esas alma
    Allah sevgisi insanda yaratılışta mevcut olan bir duygudurbundan dolayı bütün ilâhî dinler, önce Allah sevgisi ve inancı telkin ederler Batılı psikologlarda sevgiyi din ile en çok ilgisi olan bir duygu olarak kabul etmektedirler1
    İlk yaşlardan itibaren başlatılması gereken Allah'a iman öğretiminde, Allah sevgisi, öğretim faaliyetinin temel taşı olmalıdır İslâm eğitim sistemide sevgiye dayalı bir eğitimi esas olduğundan, Allah inancını çocuklara sevgi ve bağlanma duygularını geliştirerek öğretmek ve telkin faaliyetlerine bu duygulardan hareket ederek başlamak daha doğru olacaktır
    Hz Peygamber (sav) için her şeyin temel noktası olan sevgi hakkında Rousseau'nun tespiti dikkate değerdir: O "bir çocuğun ilk hissi kendini sevmek hissidir İlkinden doğan ikinci his ise kendisine yaklaşanları sevmektir" demekte ve ayrıca çocuğun tabiatının iyiliğe meyilli olduğunu savunmaktadır2
    O halde dinimizin en temel konusu olan Allah inancı bu yaşlarda çocuklara şu şekilde verilebilir: Allah bütün varlıkları yaratan ve insanları onlardan daha üstün kılan ve seven, özellikle çocukları daha fazla seven ve koruyan, besleyip büyüten, sayılamayacak güzellikte yiyecekler ve içecekler veren, çiçeklerle ve hayvanlarla tabiatı dolduran, suçları ve yanlış davranışları hemen cezalandırmayıp, farkına varıp vazgeçmesi için zaman tanıyan, davranışlarımızın iyi ve güzel olanına büyük ölçüde mükafatlar veren, yaptığımız bir iyiliğe karşı, daha başka pek çok iyiliklere ulaşmamızı sağlayan yüce Rabbimizdir3 Yada çocuklara bizleri nimetleriyle perverde eden Allah'ın şefkati, rahmaniyeti, rahimiyeti anlatılmalıdır Allah'ın bizi nasıl beslediğini ,baktığını, büyüttüğünü bize nasıl sevgi verdiğini anlatacak ve "O çok şefkatlidir, bizi korur, bütün belalardan muhafaza, himaye ve vikaye eder " diyerek çocuklarda O'na karşı güven,itimat ve sevgi hissini coşturmalıyız Hatta en küçük yavruların dahası haşeratın, Allah şefkatiyle, re'fetiyle rahmetiyle beslendiğini uygun bir dille ona anlatarak Rabbiyle olan münasebetini sağlama bağlamalıyız4
    Yine bu yaşlarda çocuklara Allah anlatılırken yada çocukların yanında Allah'tan bahsederken asla korku ve ceza mefhumları, Allah kavramıyla yan yana kullanılmamalıdır Özellikle bazı ailelerin çocukların yaptıkları yaramazlıkların önüne geçmek için takip ettikleri "Allah seni yakar!", "Allah seni taş eder!" "Allah seni çarpar!" "Allah seni cezalandırır!" gibi Allah'la korkutma metotları çok yanlış ve çocuğun, Allah ile münasebeti açısından çok sakıncalıdır
    Henüz mücerred kavramları, suç, ceza ve günahın ne demek olduğunu kavramayan bu yaştaki çocukların hayatında, önemli bir rol oynayan korku duygusunun, Allah korkusu şekline dönüştürülmesi ve ebeveynin bundan faydalanma yoluna gitmeleri yanlış bir tutumdur5
    Çocuklarda doğuştan Allah korkusu yoktur Kendilerine Allah nasıl anlatılırsa onlar O'na öyle inanırlar Onun için çocuklara Allah inancı ve iman duygusu öncelikle "sevgi" ile verilmelidir "Yalan söylersen Allah seni taş yapar" yerine "doğru söylersen Allah seni daha çok sever" "Allah uslu çocukları cennete koyar" gibi ifadeler kullanmak daha doğru olur Şayet Allah hep "azap verici", "cezalandırıcı", "cehennemde bütün insanları ve çocukları yakan!" bir varlık olarak tanıtılırsa çocuklar daha küçük yaştan itibaren O'ndan korkarak kaçma ve başkalarına sığınma duygularını geliştirirler Bu şekilde yetiştirilmeye çalışılan çocukların korkudan kurtulmak ve rahata erebilmek için kendilerince "Allah'ın olmadığı bir yer !" aramaya koyuldukları tespit edilmiştir6
    "Çocukluğumdaki Allah inancı dedelerimden ve diğer büyüklerimin sözlerinden kaynaklanıyordu Allah yaramazlık yapanı taş eder, fazla ağlayanı sevmez, gökyüzünde herkesi görür,vb! Bir gün arkadaşlarla toplu hırsızlık yapanları izledik Birisi kaçarken ağaçtan düştü Daha sonra mahallede dediler ki Allah onu cezalandırmış, sevmez böyle yapılmasını! Korkular içerisinde düşündük Allah'ı"7
    Salzmann çocukları dinden soğutma ve hissiz yapma çareleri başlığı altında yaptığı açıklamada "onları evvela büyük Tanrıdan çok korkutarak soğutunuz; göreceksiniz ki dinsiz olacaklardır" Der ve şu hikayeyi verir
    "Her gök gürleyişinde anne çocuklarına: Görüyor musunuz? Allahbaba hiddetinden nasıl bağırıp çağırıyorderdi ve bunu uzun bir konferans takip eder, onları cehennemle korkutur; Allahbabanın yaramaz çocukları daima cehennemde yaktığını anlatırdı her gün sabahtan akşama kadar cehennem lafı ağzından düşmezdi
    Fiek de annesinden duyduğu bu düşüncelerden başka bir şey bilmiyordu Küçük muhayyilesinde bu büyük ve müşfik Tanrıyı, korkunç bir adan şeklinde tecessüm ettiriyordu Öyle bir adam ki en küçük kabahatlerinde çocukları cehenneme atan; pantolonlarını bir parça yırtsalar, cehennemde bağırta bağırta, cayır cayır yakan, bir kahve fincanı veya bardak kırsalar, onu şeytana verip işkence ettiren bir adam Ve neticede ulu Tanrıdan nefret eder oldu8
    Bu örnekte de görüldüğü gibi çocukları Allah ile korkutmak onlara sevgi değil nefret veriyor Yukarıda anlatılan hikayede kullanılan Allahbaba kavramı bizim kültürümüze ait olmayıp Hıristiyan kültüre aittir, ve şirk ifade eder bundan dolayı biz çocuklarımıza karşı asla bu kavramı kullanmamalıyız
    b) Müsamahalı ve hoş görülü olma
    Hz Peygamberin hayatında özellikle çocuklara karşı engin bir hoşgörü anlayışı dikkat çekmektedir Bu itibarla, çocukların din eğitiminde, özellikle Allah'a iman öğretiminde bu esası göz önünde bulundurmak gerekmektedir
    Çocuk, içinde dini duygunun uyanışı ve Allah tasavvuruna müsait bir zihin yapısına sahip olmasıyla birlikte Allah hakkında bazen ilginç, bazen manasız, bazen de dini açıdan uygun olmayan sorular sorabilir İşte bu durumda, "çocukları bulûğ çağına gelinceye kadar dinen sorumlu sayılmadığı" hatırlanmalı ve çocuk hemen sert bir dille eleştirilmemelidir
    Çocuklara her hatalı davranışları günah olarak telkin edilirse, bu durum onlarda bir süre sonra günahkarlık duygusuna sebep olabilir Bununla alakalı "Allah çok büyüktür derlerdi Ben Karadeniz'in kıyısında büyüdüm Sordum: "ne kadar büyüktür, şu denizin ortasında olursa, başı göğe değer mi?" büyüklerim bana okadar kızarlardı ki hiç unutmuyorum" Güzel bir örnektir Bu yaşanmış hadisenin yanında pek çok anne baba, çocuğunun şu sorularıyla karşılaşabilir: Allah bizim apartman kadar büyük mü?, Allah'ın boyu şu minare kadar var mı?, Allah şu ağaç kadar mı büyük?, Allah ne renk? gibi Bu örnekler çoğaltılabilir Ancak şu unutulmamalıdır Çocuk bu sorularından dolayı günahkar olmaz Çünkü o bunları merak edip daha çok tanımak istediği Allah hakkında daha çok bilgi edinmek için sorar O zaman çocuğu böyle sorular karşısında susturmak yerine onu bilgilendirmek ve sorularının devamını getirecek cevaplar verilmelidir9
    c) Tedricilik esasına riayet etme
    Allah'a iman öğretiminde uyulması gereken esaslardan biriside tedriciliktir Eğitim-öğretimde kolaydan zora doğru, azar azar, derece derece ilerlemenin önemi büyüktür Bu metodun Kur'an'da ve sünnette yeterince örnekleri vardır İslâm'ın temel inancı olan Allah inancını henüz soyut düşünemeyen çocukların yetişkinler gibi anlaması mümkün değildir Bu nedenle çocuk Allah ile ilgili sorular sormaya başladığından itibaren, zaman zaman kısa ve doğru bilgiler onun anlayabileceği cümlelerle verilmelidir Bunu yaparken ona soru sorma imkanı da tanınmalıdır Verilecek cevaplar sade, kısa ve tereddüde yer vermeyecek olmasına ayrıca dikkat edilmelidir10 Tedricilik esasına örnek teşkil eden ünlü mutasavvıf Sehl b Abdullah et-Tüsterî'nin bir hatırasını anlatarak bu konuyu bitirelim:
    "henüz üç yaşlarında idim gece kalkıp dayınım namaz kılışını seyrederdim Bir gün dönüp bana şöyle dedi: "seni yaratan Allah'ı hiç anmaz mısın?" bende "Nasıl anayım?" dedim Bunun üzerine dayım "Gece yatarken dilini kıpırdatmadan kalbinle üç defa "Allah şahidimdir,benimle beraberdir ve beni görüyor" de" dedi Bende bu güzel söze birkaç gece devam ettim Sonra durumu dayıma bildirdiğimde bana "onu her gece yedi defa söyle" diye tavsiyede bulundu Dediği şekilde bir müddet devam edip durumu kendisine bildirince, bu defa "onu her gece on bir defa söylemeye devam et" Dedi Devam ettim Bu sözün tatlılığını kalbimde hissetmeye başladım Bir yıl geçtikten sonra dayım bana "sana öğrettiğim o sözü hafızanda tut ve kabre girinceye kadar devam et, şüphen olmasın ki o sana dünyada da ahirette de fayda verir" dedi Bende yıllarca buna devam ettim Bu defa bunun tatlılığını iç alemimde iyice hissetmeye başladım Sonra dayım bir gün bana "Ey Sehl Allah'ın beraber olduğu, şahidi bulunduğu ve nazar ettiği bir kimseye hiç günah işlemek yakışır mı? dedi"11 Görüldüğü gibi bu olayda da önce Allah mefhumu kalbe yerleştiriliyor Sonra günah işlenmemesi gerektiğine vurgu yapılıyor
    d) Hastalık ve ölüm anındaki durumlardan yararlanma
    Çocukların günlük hayatlarında etkilendikleri en önemli olaylardan bir tanesi hastalıksa diğeri de ölümdür Çocuklar yada ebeveynleri hastalandığında çocuğun Allah'a dua etmesi istenir ve hasta iyileştiği zaman dua eden çocuğa "bak sen Allah'a dua ettin oda seni yada bir başkasını iyi etti"derse çocuk Allah'a sevgi ile yaklaşacak ve Allah'a sığınacaktır
    Mesela küçük yaşta yakınlarını kaybeden çocuklara "Allah sevdiklerini erken alır, onlar cennettedir" denilir Çocuklara bu durumda söylenebilinecek daha güzel bir söz yoktur12
    e) Hikaye ve masallardan yararlanma
    Çocuklar masallara hikayelere menkıbelere karşı çok büyük ilgi duymaktadırlar Öyle ise ailelerde çocuklara dini eğitim yaptırırken, bunlardan da büyük ölçüde yararlanmalıdırlar Çünkü masallarla hikayelerle bir tarafta çocuğun hayal güçleri geliştirilirken, diğer taraftan da titizlik ve dikkatle seçilmiş olmaları halinde eşyanın içerisinde ve ötesinde gizli bir takım kuvvetlerin olduğu düşüncesi geliştirilmiş ve hızlandırılmış olur Böylelikle çocukların, somuttan soyuta dolayısıyla gözle görülmesine imkan olmayan bir Allah'ın varlığına geçiş yapmaları kolaylaştırılmış olur13
    f) Çocuğun dikkatini tabiata çekme
    Allah Kur'an' da, bir çok ayeti kerimede insanın nazarını kainata çekmiş ve burada kendi varlığının ve birliğinin delillerini açıklamıştır İslâm bilgin filozofları Allah'ın varlığına ve onun sıfatlarının bilgisine ulaşmak için çeşitli deliller ileri sürmüşlerdir Allah'ın yarattıklarını incelemek, tabiattaki kainattaki incelikleri görebilmek ve onları anlamaya çalışmak Allah'ı bilmenin yolu olarak gösterilmiştir
    Çocukluk çağında kişinin çevresine karşı şaşırtıcı bir ilgisi ve merakı vardır Yıllar geçtikçe bu duygunun azalacağını eski canlılığı ve tazeliğini kaybedeceğini dikkate alarak ona bu yaşlarda doyurucu bilgiler verebilmeliyiz Bu dönemde çocuğa içerisinde yaşadığımız dünya Allah'a aittir, her şeyi o yaratmıştır,varlıklar ona aittir duygusu kazandırılmalıdır14
    Çocukların çevresindeki eşya ve tabiat güzelliklerine karşı ilgilerini ve sevgilerini canlı tutmalı çevreden aldıkları izlenimleri, gözlemleri, duyguları tasarımları ifade etmelerine imkan sağlanmalıdır15
    Çocuğun etrafındaki eşya ve olaylardan etkilenmesi daha güçlüdür Onlar zaten eşya ve tabiatın gizliliklerinde birtakım sırlı güçlerin varlığına inanır bir haldedirler Çocukları zaman zaman kırlara çıkarmalı, geceleri ay ve yıldızları seyrettirmeli, çiçeklerin, taşların, bitkilerin, güzelliği müşahede ettirilerek bütün bunları yaratan ve yönetenin Allah olduğu telkin edilmelidir Etrafında var olan eşya ve meydana gelen olaylara dikkati çekilen çocuk, bu eşsiz düzenin mutlaka bir düzenleyicisi olduğuna kendisi karar verecek ve bu Yüce Kudretin Allah olduğuna karar verecektir16
    g) Çocukta varolan kavram ve duygulardan yararlanma
    İnsanlarda var olan ve asla nasıl olduğu tam olarak bilinemeyen bazı soyut duygular vardır Bu duygular insanda bir his ve kavram olarak vardır Mahiyeti hakkında bir çok görüş olsa bile nasıl olduğu tam olarak açığa kavuşturulmuş değildir Akıl, sevgi, kin, hırsvs işte çocuklara Allah'ı anlatırken fevkalade bu kavramlardan yararlanılabilir Mesela Allah'ı neden göremediğimizi soran bir çocuğa, makul bir şekilde, aklımızın var olduğunu fakat onu göremediğimizi söyleyip işte bunun gibi Allah'ın da var olduğunu ve tıpkı aklımızda olduğu gibi göremediğimizi söyleyebiliriz
    h) Çocuğun sorduğu sorularından istifade etme
    Henüz gelişme çağında olan çocuk etrafında olup biten her şeyi sorup öğrenmek ister Bir gün Allah kavramıyla karşılaşan çocuk tabii olarak O'nun hakkında da "Allah nerededir? O bizi görüyorsa biz O'nu niçin göremiyoruz? Ama biz O'nu görmek istiyoruz, O'nun evi nerededir? O'nun annesi babası kimdir? Çocukları var mıdır?17 gibi çeşitli sorular soracaktır Çocukların bu soruları, bildikleri tanıdıkları insanlarla,Allah arasında bir ilgi kuramamanın şaşkınlığını yansıtmaktadır Etrafındakiler bu varlıktan söz etmekte fakat çocuk O'nun kim olabileceğini bulamamaktadır İşte böyle bir aşamada Allah insan değildir O'nun bedeni yokturgibi açıklamaların çocuğun zihnini karıştıracağı kesindir Çocuğun sorduğu böyle sorulara verilen cevaplar çocuğun tecrübe ve anlayışına göre ayarlanmalıdır Cevap, çocuğun sorduğu soruyu aşmamalı, kısa ve sade cevap verilmeli, soru hakkında bilinen her şey sayıp dökülmemeli, çok uzun ve detaylı açıklamalardan kaçınılmalı, çocuğun sorularının önü kesilmemelidir18 Şüphesiz bu zor bir şeydir
    Bir örnekle bu konuyu da nihayete erdirelim:
    "Bir anne çocuğunun Allah'ı niçin görmüyoruz? Sorusuna şu cevabı vermiştir; Allah çok büyüktür O'nun gözleri de büyüktür, hepimizi görebilir Biz ise O'na göre çok küçüğüz, gözlerimizde küçüktür, bunun için O'nu göremeyiz" Çocuk bu cevabı yeterli bulmuş başka soru sormamıştır19
    Çocuklara Allah kavramını anlatmada daha başka yollarda takip edilebilirmesela Allah'ın sıfatlarından yararlanılabilir, çeşitli kutsal mekanlar ziyaret edilip buralarda çocuğun dini ve Allah duygusuna katkıda bulunulabilir Dua vasıtasıyla Allah'tan bahsedilebilir Televizyonlarda yapılacak dini programlar veya çocuklar tarafında sevilen filmlerin arasına dini motifler serpiştirilerek Allah'a atıfta bulunulabilir Yine çeşitli video filmleri, CD ve çeşitli eğitici belgesel filmleri de çocuklara Allah'ı anlatma vasıtası olarak kullanılabilir

    Kaynaklar

    1 ÖCAL, Mustafa; age83
    2 AY, M Emin; age;142-145
    3 GÜLÇÜR, M Kazım; age; 29-30
    4 GÜLENM Fethullah; Çekirdekten Çınara, Bir Başka Açıdan Ailede Eğitim; Nil Yay;2002; İstanbul; shf87
    5 AY, M Emin; age; 145
    6 ÖCAL, Mustafa; age84
    7 BİLGİN, Beyzâ; age;100
    8 SELÇUK, Mualla; age;78-80
    9 AY, M Emin; age; 151-152
    10 GÜLÇÜR, M Kazım; age; 39-40
    11 AY, M Emin; age; 155
    12 BİLGİN, Beyzâ; age;101; ÖCAL, Mustafa; age89
    13 ÖCAL, Mustafa; age87
    14 SELÇUK, Mualla; age; 110 111
    15 SELÇUK, Mualla; age; 77
    16 AY, M Emin; age; 172-173-174
    17 BİLGİN, Beyzâ; age; 105
    18 SELÇUK, Mualla; age; 80
    19 BİLGİN, Beyzâ; age; 81
     

Bu Sayfayı Paylaş