Çocuklar ve Çalışma Alışkanlığı

'Çocuk Sağlığı ve Bakımı' forumunda Mavi_Sema tarafından 18 Ekim 2009 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Çocuklar ve Çalışma Alışkanlığı konusu Ailenin, çocuğun kişilik gelişimi ve ruh sağlığı açısından önemi tartışılmaz bir gerçektir. Bundan dolayı anne babalar; sevgi, ilgi, disiplin, eğitim konularında en doğru olan yolu ararlar. Çocuklarını yetiştirirken takip ettikleri yol; ortaya çıkacak sorunların oluşumunu da etkiler.

    Orta çocukluk yıllarında yani ilkokul çağında edinilmesi gereken çalışma disiplini ve alışkanlığı sadece kişilik gelişimini değil; çocuğun geleceğini de belirleyecek önemli bir kazanımdır.

    Okul; beklenti ve sınırlandırmaları ile çocuğu yönlendirmeye çalışsa da; bu alışkanlığın mimarı ailedir.

    Ailenin çocuk yetiştirme düzeni içinde, bazı tuzaklara düşme ihtimali vardır. Bunlardan biri, çocuk yetiştirme yaklaşımımızı belirlerken, “başarı odaklı” bir yaklaşım içine düşmemizdir. Ebeveyn tamamıyla çocuğun okul başarısına odaklandığından; aile olmanın veya çift olmanın gerektirdiği hareketliliği kaybetmeye başlar. Ev; yuva, kale ya da saklı cennet olma özelliğinden hızla uzaklaşarak, okulun devamı niteliğine bürünür. Bu durum, aile üyeleri için çok gerekli olan duygusal ve sosyal ihtiyaçların geri plana düşmesine neden olur.

    Çocuk, bazı hakların görevlere bağlı olduğunu ilk önce evde öğrenir. Kendinden büyüklerin işlerine yönelik tutumları, kendi öğrencilik “işinin” ciddiyetini anlamasına yardımcı olur. İşlerine duydukları saygıyı ve elde ettikleri başarıyı çocukları ile paylaşabilen anne babalar, çalışmanın haz kaynaklarıyla yani ödülleriyle çocuklarını tanıştırmayı başarırlar. Bununla beraber, okul başarısını her şeyin önüne koymak hatta çocuğun gelişimi için önem taşıyan pek çok sosyal görevi ve etkinliği ondan geri almak ya da onu muaf tutmak sakıncalıdır. Okul başarısı yaşamın içinde birebir bulunarak; yaşama, sorumlulukları ile katılarak elde edilmelidir. Bu bütünün içinde örneğin çöpleri dökme, küçük kardeşine bakma, yaşlı bir komşunun bazı işlerini yapma gibi sorumluluk bilincini geliştirecek görevler ihmal edilmemelidir. “Sen çalış, Senden tek istediğimiz başarman” tarzındaki yaklaşımın, kısıtlayıcı ve başarıyı engelleyici bir at bakışı olduğu unutulmamalıdır. Bu; başarı odaklı bir evi çağrıştırır ve ana babanın yorucu, masraflı ve iyi niyetli çabaları işe yaramayabilir.

    Unutmamamız gereken önemli bir nokta, çocuğun başarı konusuna bakışının öğretmeninden ve ebeveyninden farklı olduğudur. Çocuk için önemli olan kendini başarılı hissetmesidir. Bu sadece derslerde alınan notlarla ilgili değildir. Arkadaşları ile olan ilişkileri ve grup içerisindeki değeri de önemli bir belirleyicidir. Kendisi ile ilgili yargılarını oluşturmada, yetişkinlerle ilişkisi ve akran grubundaki konumu; çocuk için yönlendirici görev yapar. Bu ilişkiler birbirleri ile tutarsız olduğunda çocuk uygun davranış kalıplarını belirlemede zorluk çeker.


    Her şeyin yolunda olduğu, dengeli, sağlıklı bir ortamda yetişen çocuk için, doğal olarak başarı şansının yüksek olması beklenecektir.

    Çocuğun, başarıya yönelik bütün ihtiyaçlarını yerine getiren anne babanın beklentilerinin ön plana çıkması da anlaşılır bir durumdur.

    Aile desteğinin başarıdaki tartışılmaz rolü de ortadadır. Burada dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, bu desteğin nasıl olacağıdır.
     

Bu Sayfayı Paylaş