Çocuk ve Ramazan

'Çocuk ve İslamda Eğitim' forumunda Dine tarafından 19 Ocak 2010 tarihinde açılan konu

  1. Dine

    Dine Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Çocuk ve Ramazan konusu
    Çocuk meraklıdır

    Çocuk heveslidir Çocuk saf, temiz, iyi niyetlidir

    Davranışları, düşünceleri ön yargısızdır İçinden geldiği gibi, düşündüğü gibi yapar Hayal dünyası geniştir Olmazların içinde hayaliyle gezinir ve onların güzelliği ile hep güler

    Çiçekler solmayınca, çocuklar ağlamayınca güzeldirler

    Onları ağlatmamak gerekir

    Bombaların, enkazların, yoksulluğun, sadizimin, bencilliğin altında ezilmemeli çocuklar

    Çocuk güzelin, iyinin, mutluluğun kahramanı olmalıdır


    Ramazan bir hoş, bir güzel aydır, aylar içinde Oruç da o ayin gülü O gülden koklamak, o gülü seyretmek güzeldir Ramazan gibi has bir ayin, has gülü orucu Mü’minler doya doya koklarlar, onu tâ ciğerlerine kadar doldururlar Mü’minlerin çocukları da o aydan büyük zevk alırlar


    Normal ibadetlerden biri olan oruçta, senede bir kere gelmesinden dolayı evlerde büyük bir değişim yaşanır Evlerde gece hayati baslar Ramazan öncesi tatlı bir heyecan ve telas kaplar evleri Alınmayan müstesna yiyecekler o ayda borç harç alınır O ayda, yemeklerin, tatlıların sayısı ve çeşidi çoğalır Hele iftar öncesi evin hanımının memnun, edalı telaşı ve ezan dakikasında yemeğin sofrada olusu

    Aile fertleri uyuyor Evin hanimi gece ikinci yarısında kalkmış, mutfakta uykulu gözlerle, ama mutlu, yemek yapıyor Sofra hazırlığında Derken, sofra kurulmaya hazır hale gelince, oruç tutma yükümlülüğü olanlar uyandırılır Mahmur gözlerle, el yüz yıkamaya gidenlerin sallanışları da pek hoştur hani Sofraya oturulur, besmele çekilir, mahmur bakışlarla yemek faslı baslar O da ne? İçerden bazı sesler gelir Bu, evin küçük çocuklarının sesleridir Kaşık seslerini ve yanan ışığı merak ederler Aksam demişti ya “Beni de sahura kaldırın, ben de oruç tutacağım” Büyükler de “Sen küçüksün” demişlerdi Ama merak öldürülür mü, merak uyutur mu? “Acaba ne yiyorlar?” Yorganin altında sağa-sola dönerek, uyanık olduğunu belli etmeler Acaba biri “gel” der mi? Hele bir “gel” dese çocuk nasıl mutlu oturur sofraya Böylece meraki gider, yorganın altında kıpır kıpır eden gözlerin sahibinin

    Oruç tutmak büyük zevk verir çocuklara Açlığın zorluğunu, ailesine kendisini ispat etmenin mutluluğu yeter O gün oruç tutar Sonra iftar saati yaklaştıkça heyecan artar Dakikalar geçmek bilmez Bir elinde bir meyve, diğer elinde seker gibi kırıntılar, aksam yemeğinin hoş kokuları arasında beklenen ses: Top sesi Ha atıldı ha atılacak derken “gümm” sesiyle, mutluluğun doruğuna ulasan çocuklar Hangisini önce yiyeceğini bilmeyen çocuklar Sonra sofradaki, mutluluğun en küçük üyesi olmanın güzelliği Çocuğun orucu güzeldir Şeytanın belini kiran bir oruç, çocuk orucu

    Yemek sonrası, neler neler yemek ister O gün büyümüştür Öyleyse, babasının gittiği yere gitmelidir Camiye, teravih namazına Arka saflardaki çocukların kıkırdamalarını, ön saftaki çocuklar merak eder Büyükler rükûya varınca hemen koşuşmaya, etrafı kolaçan etmeye başlayan çocuklar Teravihin uzunluğundan usanıp yarıda bırakılması, büyüklerin sert uyarıları ve homurdanmaları sonucu gerçekleşebilir

    “Bak sakin orada koşturma, gülme, yaramazlık yapma” gibi tembihlerle camiye götürülen çocukların, tüm masumiyeti camiye yansırken, vakit geççikçe, çocuklara galebe çalar ve verdiği sözleri unuturlar Kıkırdar, güler, oynar, koşar, elleri bağlı yürür, gözleriyle her yeri kolaçan eder ama yine de camide olduğunu unutmazlar

    Mevlid ve çocuk Okutulan mevlidin arkasından dağıtılan simit, lokum, tatlı, çocuk için o kadar değerlidir ki Onun için mevlidi usanma pahasına dinlemeye çalışır Mevlid öncesi dağıtılırsa ne alâ, dinlemek, oturmak zorunda değil Ama, sonra dağıtılırsa, o zaman is kötü Sahi, mevlid şekerlerini niçin önce büyüklere dağıtırlar? Ondan çocuklar daha sevinçli olmaz mi? Hele yetmeyiverirse sekerler Çocuğun ümidi, hayal kırıklığı ne olacak? Bu sebeple, sevindirme önce çocuklardan başlamalıdır Bir sekerlik mutluluğu çocuklardan esirgemeyelim Mevlid maksadına ulaşsın


    İftarı, sahuru, teravihi, mevlidi ile çocuklar ramazanı severler Onun, insanları mutlu edici havasını doya doya solurlar İftar sofrasında, önünde mis gibi kokan ve insana gülen yemekleri, tatlıları iftar saatinde beklemenin anlık tadını, hiçbir dış baskı olmadan, açlığa rağmen sabretmenin büyüklüğünü, göremediğimiz ama bize her türlü güzellikleri bahseden Allah’ı öğrenir, yasar çocuklar İftarla beraber yemenin zevkiyle, yiyemeyenlerin acısını da hatırlar

    “Tekne orucu”yla başlayan ve ömrün sonuna kadar giden oruç yükselişi, ramazan maneviyatı, çocuklar için çok önemli, büyükler için özlenesi günlerdir

    Bu zevkten, bu mutluluktan çocukları mahrum etmeyiniz Onların oruç isteklerine karsı çıkmayınız Tutulan oruçlardan, kılınan namazlardan dolayı çocukları tebrik edelim, ödüllendirelim Çünkü çocuk hafızası unutmaz Cami, teravih, mevlid, iftar, sahur Hepsini büyükler su anda “Ahh eski ramazanlar!” diye hasretle anıyorsa, çocuklar da bu kavramları ve bu kavramlarla yasamayı öğrenecek ve unutmayacaktır
     

Bu Sayfayı Paylaş