Çocuk ve ayakkabıcı

'İslami Kıssalar & Hikayeler' forumunda ASİ MARDİNLİ tarafından 13 Mayıs 2009 tarihinde açılan konu

  1. Sponsorlu Bağlantılar
    Çocuk ve ayakkabıcı konusu Ayakkabıcı,yeni getirdiği malları vitrine yerleştirirken, sokaktaki bir çocuk onu izlemekteydi Okullar kapanmak üzere olduğundan, spor ayakkabılara rağbet fazlaydı Gerçi mallar lüks sayılmazdı; ama küçük bir dükkan için yeterliydi Onların en güzelini ön tarafa koyunca, çocuk vitrine doğru biraz daha yaklaştı Fakat bir koltuk değneği kullanmaktaydı Hem de güçlükle
    Adam ona bir kez daha göz attı Üstündeki pantolonun sol kısmı, dizinin alt kısmından sonra boştu Bu yüzden de sağa sola uçuşuyordu Çocuğun baktığı ayakkabılar, sanki onu kendinden geçirmişti Bir müddet öyle durdu Daldığı hülyadan çıkıp yola koyulduğunda, adam dükkandan dışarı fırlayıp:
    - Küçük! diye seslendi Ayakkabı almayı düşündün mü? Bu seneki modeller bir harika!
    Çocuk, ona dönerek:
    - Gerçekten çok güzeller! diye tebessüm etti Ama benim bir bacağım doğuştan eksik
    - Bence önemli değil! diye atıldı adam Bu dünyada her şeyiyle tam insan yok ki! Kiminin eli eksik, kiminin de bacağı Kiminin de aklı ya da vicdanı Küçük çocuk, bir şey söylemiyordu Adam ise konuşmayı sürdürdü:
    - Keşke vicdanımız eksik olacağına, ayaklarımız eksik olsa idi
    Çocuğun kafası iyice karışmıştı Bu sefer adama doğru yaklaşıp:
    - Anlayamadım! dedi Neden öyle olsun ki?
    - Çok basit! dedi, adam Eğer vicdan yoksa, cennete giremeyiz Ama ayaklar yoksa, problem değil Zaten orada tüm eksiklikler tamamlanacak
    Hatta sakat insanlar, sağlamlara oranla daha fazla mükafat görecekler
    Küçük çocuk, bir kez daha tebessüm etti O güne kadar çektiği acılar, hafiflemiş gibiydi Adam, vitrini işaret ederek:
    - Baktığın ayakkabı, sana yakışır! dedi Denemek ister misin?
    Çocuk, başını yanlara sallayıp:
    - Üzerinde 30 lira yazıyor, dedi Almam mümkün değil ki!
    - İndirim sezonunu, senin için biraz öne alırım! dedi adam Bu durumda 20 liraya düşer Zaten sen bir tekini alacaksın, o da 10 lira eder
    Çocuk biraz düşünüp:
    - Ayakkabının diğer teki işe yaramaz! dedi Onu kim alacak ki?
    - Amma yaptın ha! diye güldü adam Onu da sağ ayağı eksik olan bir çocuğa satarım Küçük çocuğun aklı, bu sözlere yatmıştı Adam, devam ederek:
    - Üstelik de öğrencisin değil mi? diye sordu
    - İkiye gidiyorum! diye atıldı çocuk Üçe geçtim sayılır
    - Tamam işte! dedi adam 5 Lira da öğrenci indirimi yapsak, geri kalır 5 lira O da zaten pazarlık payı olur Bu durumda ayakkabı senindir, sattım gitti! Ayakkabıcı, çocuğun şaşkın bakışları arasında dükkana girdi İçerideki raflar, onun beğendiği modelin aynısıyla doluydu Ama adam, vitrinde olanı çıkarttı Bir tabure alıp döndükten sonra çocuğu oturtup yeni ayakkabısını giydirdi Ve çıkarttığı eskiyi göstererek
    - Benim satış işlemim bitti! dedi Sen de bana, bunu satsan memnun olurum
    Şaka mı yapıyorsunuz? diye kekeledi çocuk Onun tabanı delinmek üzere Eski bir ayakkabı, para eder mi?
    - Sen çok câhil kalmışsın be arkadaş dedi, adam Antika eşyalardan haberin yok herhalde Bir antika ne kadar eski ise o kadar para tutar Bu yüzden ayakkabın, bence en az 30-40 lira eder
    Küçük çocuk, art arda yaşadığı şokları üzerinden atabilmiş değildi Mutlaka bir rüyada olmalıydı Hem de hayatındaki en güzel rüya Adamın, heyecandan terleyen avuçlarına sıkıştırdığı kağıt paralara göz gezdirdikten sonra, 10 liralık banknotu geri vererek:
    - Bana göre 20 lira yeterli dedi İndirim mevsimini başlattınız ya!
    Adam onu kıramayıp parayı aldı Ve bu arada yanağına bir öpücük kondurdu Her nedense içi içine sığmıyordu Eğer bütün mallarını bir günde satsa, böyle bir mutluluğu bulamazdı Çocuk, yavaşça yerinden doğruldu Sanki koltuk değneğine ihtiyaç duymuyordu Sımsıcak bir tebessümle teşekkür edip:
    - Babam haklıymış! dedi ‘Sakat olduğum için üzülmeme hiç gerek yok!’ demişti...
     

Bu Sayfayı Paylaş