Çocuk eĞİtİmİnde helal lokmanin Önemİ

'Çocuk ve İslamda Eğitim' forumunda Mavi_Sema tarafından 17 Eylül 2009 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Çocuk eĞİtİmİnde helal lokmanin Önemİ konusu ÇOCUK EĞİTİMİNDE HELAL LOKMANIN ÖNEMİ.


    [​IMG]


    İnsanı diğer varlıklardan ayıran en belirgin özelliği, sorumluluk duygusu taşımasıdır.

    Bu sorumluluk, önce kişinin kendi nefsinden başlar, en dar daire olan aileden, en geniş çevre olan ülke sınırları ve hattâ kâinata kadar uzanır.

    Çünkü insan yaratılışı gereği her şeye ilgi duyar. Fakat insan asıl olarak Rabbine karşı sorumludur. Bir gün gelecek bütün yaptıklarının, yapmayıp geride bıraktıklarının hesabını Ona verecektir.

    Bir mü'minin sorumluluk yükü daha ağırdır. Çünkü nasıl bir hayat çizgisi takip edeceğini Kur'ân çizmiş, ona dünya ve âhiret saadetinin yolunu göstermiştir.

    İnanan insan, Kur'ân'ın değişmez ölçülerine kendini uydurabildiği sürece huzura kavuşur.

    Bir kere insan önce kendi şahsından sorumludur. Sonra yakınlık durumuna göre ailesinden ve çocuklarından sorumludur.

    Kendi dünyasını ne kadar düşünüyor, çeşitli tehlikelerden korumak için ne kadar gayret gösteriyorsa, aynı şekilde çoluk çocuğunu koruyup kollamak için de aynı gayreti gösterir.

    Bu hususu Kur'ân-ı Kerim şöyle ifade eder:

    “Ey iman edenler, kendinizi ve ailenizi öyle bir ateşten koruyun ki, onun tutuşturucusu insanlarla taşlardır.”
    1

    Bu âyetin açıklamasını Peygamberimizden (a.s.m.) isteyen Hz. Ömer'in, “Ya Resulallah, nefislerimizi tehlikelerden koruruz, fakat aile fertlerimizi nasıl koruyalım?” demesi üzerine, Resul-i Ekrem (a.s.m.) şöyle buyurur:

    “Allah'ın sizi yasakladığı şeylerden onları da uzak tutarsanız, size emrettiği şeyleri onlara da emrederseniz, işte o zaman onları korumuş olursunuz.”
    2

    İmam-ı Gazali de bu konuyu açıklarken şöyle der:

    Çocuğu iyi bir şekilde yetiştirmek, ona güzel ahlâkı öğretmek, kötü arkadaşlardan korumak, zevk için yemeye alıştırmamak, süsü ve lüksü sevdirmemek de, çocuğu tehlikelerden koruma sınıfına girer.3

    Herkesi sürüsünden sorumlu çoban olarak değerlendiren Peygamberimiz, “Kişi çoluk çocuğunun çobanıdır, onlardan sorumludur. Kadın da kocasının evinin ve çocuklarının çobanıdır, o da onlardan sorumludur”4 buyurarak, ana-babanın çocukları üzerindeki önemli vazifesine işaret buyururlar.

    Bir çoban kurda kaptırdığı koyunun hesabını mal sahibine nasıl veriyorsa, mü'min de çoluk çocuğunu mânevî kurtlara kaptırdığı zaman gerçek mal sahibi olan Rabbine öyle hesap verecektir.

    Kur'ân'ın aile reisine yüklediği görevlerden birisi de çoluk çocuğunun maddî geçimini helâl yoldan sağlamasıdır. Onların midesine haram lokma sokmamaya çalışmasıdır.

    Nasıl ki, çocuğumuzu bozuk ve zararlı gıdalardan korumak için gayret gösteriyorsak, aynı şekilde haram ve şüpheli gıdalardan muhafaza etmek için de aynı özeni göstermek durumundayız.

    Çünkü birisi maddî hayatının sağlığını bozarken, öbürü de mânevî hayatın dengesini alt üst eder.

    Geçim şartlarının ağırlaştığı, genellikle gelirin giderleri karşılamadığı günümüzde, geçim derdi bahanesiyle helâl olmayan yollara başvurmak telafisi imkansız büyük kayıplara yol açar.

    Dikkatle düşünecek olursak, zorunlu saydığımız pek çok “ihtiyacın” gerçekten bir ihtiyaç olmadığını görürüz.

    Çünkü görenek ve gösteriş için yaptığımız o kadar harcamalar var ki, saymakla bitmez.

    Öncelikle bütçemizi bu açıdan kontrol etmemiz gerekiyor.

    Helâl dairenin her zaman zorunlu sayılan ihtiyaçlara kafi geldiği unutulmamalıdır. Dinimiz ancak ölüm tehlikesiyle yüz yüze gelen kimsenin ölmeyecek kadar haramdan istifade edebileceğine izin verir. Bunun dışında hiçbir gerekçe haramı helâl kılmaz.

    Biz her ne kadar çocuğun karnını doyurmayı düşünürsek, nereden gelirse gelsin, maddi ihtiyaçlarının giderilmesi için haram helâl demeden her türlü yola başvurursak, böylece onun ileride toplum için zararlı bir unsur haline gelmesini kendi elimizle hazırlamış oluruz.

    Ayrıca onu kendi elimizle bir derece dünya rahatına kavuştururken öbür taraftan âhiret ateşine atarız.

    Diğer taraftan insanın ruhî yapısının gelişmesinde aldığı gıdaların büyük rolü vardır.

    Şah Veliyullah Dehlevî, insan bedeninin ve ahlâkının değişmesinde ve şekillenmesinde en güçlü faktörlerden birisinin aldığı gıda olduğunu belirtir.5

    Haram gıdanın insanın ibadetine ve mânevî hayatına verdiği zararı Sevgili Peygamberimiz şöyle ifade eder:

    “Allah'a yemin ederim ki, kişi haram lokma yediğinde kırk gün duası kabul olmaz. Eti zulüm ve faizden meydana gelen kimseye ise ateş daha lâyıktır.”
    6

    Demek ki, geçim sıkıntısını ileri sürerek faiz, rüşvet ve kumar gibi gayr-ı meşru kazanç yollarına başvurmak hiçbir şekilde normal karşılanmamalıdır.Hareketimizde Allah rızasını esas almışsak, davranışlarımızın da o çizgide yürümesine çalışmalıyız.

    Alıntıdır
     

Bu Sayfayı Paylaş