Çocuk Beslenmesi Hakkında Herşey - Çocuklarda Beslenme

'Çocuk Sağlığı ve Bakımı' forumunda Dine tarafından 5 Mayıs 2010 tarihinde açılan konu

  1. Dine

    Dine Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Çocuk Beslenmesi Hakkında Herşey - Çocuklarda Beslenme konusu Çocuk Beslenmesi Hakkında Herşey

    0-4 aylar / İyi bir başlangıca doğru...

    Paniğe gerek yok!

    Onu sütten keserken tepkilerine kulak verin; katı mamaya geçtiğinde kargaşayı göze alın; emeklemeye başladığında sofrada belirli bir yeri olsun; kendi yemeye başladığında zaten 1-0 galipsiniz. Yemediğinde gördüğü ilgiden memnun kalıp 1-1 olabilirsiniz; sakın bu tuzağa düşmeyin!

    Annelerin de bakıma ihtiyacı var!

    Bir bebekle birlikte yeni bir hayata başlamanın heyecanı yeni annelere çoğunlukla kendilerinin de bir miktar bakıma ihtiyaçları olduğunu unutturabiliyor. Vücudunuz dokuz aylık bir maratonu henüz tamamlamış, hormonlarınız farklı bir şekilde çalışıyor. Bebeğin yapacağı her hareket sizin için dehşet verici olabilir, özellikle de bunu hayatınızda ilk kez görüyorsanız... Her şeyin ötesinde, yorgunsanız!

    Bebeklerle uğraşmak zor iştir ve bu yoğun tempoya ayak uydurmak için kendi enerjinizi de sürekli belirli bir seviyede tutmanız ve konsantrasyonunuzu bozmamanız çok önemlidir. Özellikle bebeklerini emziren anneler ve tüm yeni anneler diyetlerine çok dikkat etmelidirler. Uykudan mahrum kaldığınız ilk günlerde, biraz daha fazla uyuyabilmek için öğünleri atlamak size çekici gelebilir; ancak bunu yapmanız, daha fazla yorgunluk ve bitkinlikten başka bir sonuç yaratmayacaktır. Eğer bir şeyler pişiremeyecek kadar yorgunsanız, kendinize bir enerji içeceği hazırlayın ve dinlenirken veya bebeği emzirirken bundan birkaç bardak için. Eşiniz veya bir yakınınız size nasıl yardım edebileceğini sorarsa da onlara buzdolabında ısınmaya hazır bir yemeğin olmasının sizi çok sevindireceğini söyleyin.

    0-4 aylar / İyi bir başlangıca doğru...

    Anne sütü, doğanın yeni bebeklere hediyesidir. Besin değeri açısından onların bütün ihtiyaçlarını karşılar, mükemmel hijyenik koşullarda, her zaman ideal ısıda elinizin altındadır. Bu kusursuz avantajlarıyla, mümkün olan her şart altında bebeğin ilk besini olarak tercih edilmelidir; ancak bazen, anne sütünün olmadığı durumlarda, bebeğinizi biberonla besliyorsanız, içiniz rahat olsun ki günümüz teknolojisinin küçük çocuklar için geliştirdiği formüller, anne sütüne oldukça yaklaşmış durumda. Ve bu ilk günlerde en az beslenme kadar önemli bir şey daha var ki, o da beslenme düzeninin yerleşmesiyle bebeğinizle aranızda kurulan harika yakınlık.

    Bu ilk günlerde herkes size beslenme, gaz çıkarma, sancılar, bezlerden dolayı meydana gelen isiliklerden bahseder; ancak hiç kimse bu sıradışı yabancının, daha henüz gözkapakları tam açılmadan size yönelttiği, o memnuniyet dolu olağanüstü bakışları anlatamaz.

    Tüm bebeklerin aynı aralıklarla beslenmemesi de şaşırtıcıdır. Bazıları düzenli aralıklarla beslenirken, diğerleri zavallı uykusuz annelerini sürekli tetikte bekletip gün boyu çeşitli zamanlarda atıştırmayı tercih ederler.

    Sütten kesmek...

    Süt (kendi sütünüz veya hazır) bir bebeğin ilk 4-6 ay arasında gereksinim duyduğu tek besin...

    Bebeğinizi ne zaman sütten kesip katı besine geçeceğiniz tamamen sizin özel şartlarınıza bağlıdır. Bu geçiş dönemi, değişikliğe ayak uydurabilmek için mutlaka aşamalı bir süreç olmalıdır. Bebeğinizi 6 ay boyunca sadece sütle besledikten sonra katı gıdaya geçme fikri size biraz kötü gelebilir. Özellikle de konuştuğunuz herkes konu üzerinde uzman gibi fikir vermeye başlarsa...

    Güvendiğiniz bir yakınınız veya akrabanız, sizinki kadar büyük bir bebeğin artık katı gıdaya ihtiyaç duyduğunu size söyleyecektir. Komşunuz, tahılların kendi bebeğinin çıkarmasını tamamen durdurduğunu söyleyecek, bir başka anne bebeğinizin durmadan yumruğunu ısırmasının sebebinin aşırı açlıktan olduğunu iddia edecektir.

    Bütün bunlar karşısında kafanız karışmasın. Bu durumların hiçbiri sütten kesme zamanının geldiğinin habercisi değildir. Profesyonel yardım ve bebeğinizin tepkileri doğrultusunda hareket edin ve huzurunuzu bozmadan yolunuza devam edin. Önünde sonunda bütün insanlar yemek yemeği başarabilmişlerdir. Annelerinin bunun gerçekleşeceğine hiçbir zaman inanmadıklarında bile...

    Başlangıçta...

    Artık sadece süt yerine, yemekten de bahsedeceğiz. Bunun için yeni araç-gereç edinmeye hiç de gerek yok. Bebeğinizin ihtiyaçları gayet basit şeyler. Başlangıç için ihtiyacınız olan; kenarları keskin olmayan küçük kaşıklar, (en iyisi plastik olanlardır) melamin bir tabak ve yemek önlükleri. Sonuçta epey bir karışıklık ve dağınıklığın çıkacağı kesin!

    Çocuğunuzun yaşına göre, yüksek bir sandalyeye veya bebeğin oturacağı bir şeye de ihtiyacınız olabilir.

    Henüz yürümeye başlamış çocukların kendi masa ve sandalyeleri olabilir. Ya da masada özel bir sandalyede oturtabilirsiniz. Her iki şart altında da yemek yemek için belirli bir yerinin olduğunu bilmesi gerekmektedir. Dolaşarak yemek yeme alışkanlığı kazanmasına engel olun. Yemeğin belirli bir yeri ve zamanı olduğunu göstermeye çalışın.

    Pişirme aletleri...

    Yemeklerin yumuşaklığı konusunda hassas bebekler için yemek öğütücüler ve el blenderları, kullanışlı araçlar; ancak bir püre aleti veya değirmen de yumuşak gıdaları daha masrafsız bir şekilde püre haline dönüştürmeye yetecektir. Az miktarda yumuşak gıdayı kevgirden geçirerek de aradaki katı parçaları yok edebilirsiniz.

    Hijyenin önemi...

    Yemeği hazırlamaya başlamadan önce ellerinizin temiz olduğundan emin olmalısınız.

    Yemek için kullandığınız tüm araç ve gereçlerin dikkatlice temizlenmiş olması gerekmektedir. Bunları şişe ve emzikler gibi sterilize etmenize gerek yoktur.

    Çiğ et, pişmiş yemekler ve sebze için ayrı ayrı kesme tahtaları kullanın. Böylece gıdaların birbirine bulaşmasını engellemiş olursunuz.

    Hazırladığınız bakliyat türü gıdaları gereğinden fazla yapmayın. Bunları bir sonraki gün tüketmekten kaçının.

    Tabakta artan hiçbir gıdayı saklamayın. Bebeğin salyası bu kalan gıdaların bozulmasına yol açacaktır. Kalan yemeği atın.

    4-6 ay / Nereden başlamalı?

    Genel bir kural olarak çocuğunuza katı gıda vermeye 4-6 aylar arasında (aşağıdaki belirtilerle karşılaşıyorsanız) başlayabilirsiniz:

    Miktarı yükseltmenize rağmen anne sütüyle beslediğiniz bebeğiniz alması gerektiği kadar kilo almamaya başladıysa...

    Biberonla beslenen bebeğiniz, normal miktardaki gıdayla tatmin olmuyor ve sürekli aç ve sıkıntılı gözüküyorsa...

    Bebeğiniz artık altı aylık ve hala sadece sütle besleniyorsa...

    Eğer katı gıdaya geçiş konusunda şüpheleriniz varsa doktorunuza veya konu hakkında bir yetkiliye danışın.

    Katı mamaya geçiş...

    Her şeyden önce, katı gıdayı bebeğinize sütün ardından vermeye başlamalısınız; çünkü süt onun hala en önemli besin kaynağı. İlk başlarda, normalin yarısı kadar süt, ardından katı gıda verebilirsiniz. Bu durum onun açlığını bastıracak ve ardından vereceğiniz katı gıdayla sakinleşecektir. Daha sonra kalan (daha alışık olduğu gıda olan) sütü vererek öğünü bitirebilirsiniz.

    Pilav, kolay hazmoluşu nedeniyle genellikle ilk verilen gıdadır. Bunun dışında biraz meyve veya sebze püresiyle de başlayabilirsniz.

    Değişik gıdalarla tanışma...

    Bebeğiniz büyüdükçe verdiğiniz gıdaların çeşidi de artmalı. İlk kez verdiğiniz bir gıdadan rahatsız olursa, zorlamayıp hoşuna giden başka gıdalar verin; ancak değişik zaman aralıklarıyla yeni gıdalar vermeye devam edin. Tabii siz de bir bebek restoranı işletmecisi olmadığınızdan, kendinizi ona her seferinde farklı bir şey vermek zorunda hissetmeyin. Değişik aromalar ve tatlar konusunda önceden bir bilgileri olmadığı için devamlı aynı şeyleri yemekten sıkılmayacaklardır.

    Aynı şey yemeğindeki tuz miktarı için de geçerli. Sizin tuzsuz olduğunu düşündüğünüz yemek bebeğinize böyle gelmeyecektir. Bu yüzden 12 ayın altındaki bebeğinizin yemeğine hiç tuz koymamalısınız. Fazla sodyumun, tam gelişmemiş böbreklere zarar verme ihtimali yüksektir. Şeker de bebeğinizin sağlığı açısından aynı şekilde nadiren kullanılmalıdır.
     
  2. Dine

    Dine Özel Üye

    Hazır bebek mamaları...

    Hazır gıdalar seyahatte veya acil durumda rahatlık açısından idealdir. Bunları tek başına veya ev yapımı gıdalarla beraber kullanabilirsiniz. Hazırlaması hızlı, güvenli ve çok çeşitlidirler; ancak çoğu zaman evde kendi hazırladığınız yemekten daha masraflıdır. Hazır gıdaları satın almadan içeriklerinden emin olmak için mutlaka etiketi kontrol edin. Bebeğinizi direkt kutudan besliyorsanız kalan gıdayı saklamadan atın.

    Eğer kutunun tümünün bir seferde bitmeyeceğini düşünüyorsanız, kutudan bir kaşık alıp ayrıca ısıtın. Kalan gıda, üzeri sıkı bir şekilde kapandığı taktirde buzdolabında iki gün korunabilir.

    Cam kaptaki hazır gıdalar üzerine biraz su koyarak ocakta yeniden ısıtılabilirler. Bunları mikrodalga fırında da ısıtabilirsiniz. Mikrodalgaya koymadan önce metal kapakları çıkarmayı sakın unutmayın.

    6-9 ay / Lezzet testleri...

    Yemek artık bir zevk haline gelmeye başladığında bebeğinizi sandalyesinde mutluluk içinde yemek saatini beklerken bulacaksınız.

    Artık onu daha da değişik tatlarla tanıştırmanın zamanı geldi. Birkez daha yeni gıdalar konusunda esnek davranmanız gerektiğini hatırlayın. Ona verdiğiniz her şeyi aynı derecede sevmeyebilir.

    Pürüzsüz pürelerden sora yemeğindeki en ufak bir katılık onu rahatsız edebilir. Israrcı olmayın, yavaş yavaş hepsine alıştırmaya çalışın.

    Unutmayın ki, ona daha çok çeşit sunarak daha dengeli bir beslenme sağlamış olacaksınız. Danışmanınız tam tersini önermediği taktirde katı gıdayı sütten önce vermeye başlayın.

    9-12 ay / Artan çeşitler

    Bu dönemde karşılaşacağınız en büyük değişiklik bebeğinizin dişlerinin olmasıdır. Zaten dişlerinin olmaması yumuşak yiyecekler yiyemeyeceği anlamına gelmez; çiğneme lastikleri onu her çeşit sertlikteki yemeğe alıştıracaktır. Bu tip yiyecekler ile yepyeni lezzetler keşfetmenin tadını yaşayacaktır.

    Yemeğin sonunda hem siz hem bebeğiniz savaş alanından çıkmışa dönebilirsiniz. Yerlerin bir miktar kirlenmesini göze alın ve yemeğini denemesine izin verin, isterse eline bir de kaşık verebilirsiniz. Kendi kendine yemek yeme keyfini ilk kez tattığı için onu mümkün olduğunca serbest bırakın.

    İştahsız bebeklere...

    Konu yemeğe geldiğinde bazı bebekler kitaplarda yazanın tam tersi davranışlar sergileyebiliyorlar. Sakın üstüne gitmeyin, nasıl olsa aç kalmayacaktır. Yemediğinde gördüğü aşırı ilgiden memnun kalıp bunu bir alışkanlık haline bile getirebilir.

    Yemek saatleri arasında çok fazla yedirip içirmeyin. Bu, yemeği reddetmesine yol açabilir. Ancak sık ve az yemeğe alışmış ise bu şekilde yenen yemeğin de ana öğünde yenen kadar besin değeri olduğunu unutmayın.

    Bebeğe kendi beğendiğiniz kombinasyonları zorla empoze etmeye çalışmayın. Bırakın kendi beğendiği karışımı kendisi bulsun.

    Eğer bebeğinizin sadece bir çeşit sevdiği yemek varsa bunu onu devamlı vermekte hiçbir sakınca yoktur. Ona alternatifler de sunun, ama reddederse üzülmeyin.

    Yemek zamanının güzel geçmesine özen gösterin. Bunun için yemeği bir şova dönüştürmenize gerek yok. Bir şarkı veya masalla bu vakitleri neşelendirebilirsiniz. Ondan doyduğuna dair bir sinyal aldığınız anda yemeği bitirin. Son bir kaşık daha yemesi için kendinizi parçalamayın.

    12-18 ay / Isırmalık yiyecekler...

    İkinci yılın başında çocuğunuz artık sofrada yenilen birçok şeyi yiyebilecektir. Ancak bütün çocukların gelişimi farklı seyrettiğinden, bazıları kendi yemeği tercih edecek, diğerleri her lokmayı ağızlarına isteyeceklerdir. Yetişkin insanlar gibi onların da damak zevkleri ve iştahları birinden diğerine değişiklik gösterecektir.

    Bu yüzden kitaplarda gördüğünüz örnek mönüleri bire bir uygulamaya çalışmayın, onlar sizin için sadece yol gösterici olsunlar. Yürümeye başlamış çocuklar hareketsiz olanlara oranla daha fazla enerji tükettiğinden onların daha fazla yemeğe ihtiyaçları olacaktır. Eğer çocuğunuz kendi başına rahatlıkla yiyebiliyor ise artık ona daha gelişmiş yemekler verebilirsiniz.

    Ağız tadı yavaş gelişmekte olan bebekleri yeni tatlara daha yavaş alıştırmalısınız. Bu sırada kendi kendine güven kazanması da önemli. Kaşığı ağzına vermektense kendi kendine yemesini desteklemek için dolu kaşığı eline verip yemesini bekleyin. Böylece yediği besinler konusunda karar verme insiyatifinin kendinde olduğunu düşünecektir.

    2-3 yaşlar / Hızlı ve kolay yemekler...

    2 yaşından sonra, artık ağız tadıyla yemek yemeyi unutun! O da sizinle birlikte sofrada oturacak ve yediğiniz her şeyden yemek isteyecektir. Karşınızda 2 yaşını henüz doldurmuş, enerji dolu, cıvıl cıvıl bir insan var ve yemek yeme konusunda en ufak bir açığınızı yakalama peşinde.... Oyuna gelmeyin; reddettiği yemeği sofradan kaldırın!

    Size garip gelebilir ama 2 yaşında gibi düşünmeye çalışın. Yardıma meraklı çocuğunuza yemek hazırlıklarında ufak görevler verin. Hazırlıkta yardımcı olmak yemesini de kolaylaştıracaktır.

    Tabağını tepeleme doldurmak da görüntü açısından ona itici gelebilir. Porsiyonları ufak tutun.

    Ona her seferinde gülümseyerek servis yapmak zorunda değilsiniz. Yeter ki ona, zevk alacağından emin olduğunuz yemekler verin. Devamlı aynı şey olmasından endişe etmeyin. Sevmediği yemeğin yerine geçebilecek şeyler bulmaya çalışın. Mesela sebzeden hoşlanmıyorsa daha fazla meyva verin, ya da sütü sevmiyorsa peynir ve yoğurt deneyin. Kendinizi tamamen yenik hissettiğiniz zamanlarda, unutmayın ki siz bir yetişkinsiniz, o değil!
     
  3. Dine

    Dine Özel Üye

    Yasak gıdalar ve demir

    Yasak gıdalar


    Bal, fıstık ve çilek, bebek 12 aylık olmadan verilmemelidir.

    Yumurta beyazı da 9-12 aya kadar beslenmede kullanılmamalıdır.

    Bebeğiniz ve demir

    6 aydan sonra, bebekler ekstra demire ihtiyaç duyarlar. Bu ihtiyacı, onun diyetine et ekleyerek karşılayabilirsniz.

    Demir, zaten aldıkları birçok gıdada vardır (yeşil yapraklar, yumurta sarısı, ekmek, kuru fasulye, mercimek..).

    C vitamini içeren gıdalar yukarıda yazılı olanlarla birlikte tüketildiği taktirde daha fazla yarar sağlanacaktır.

    Çifte besin; sütlü makarna

    Çocuklarda 0-3, 3-6 yaş dönemindeki sağlıklı beslenme, zeka düzeyini ciddi düzeyde olumlu etkiler.

    Beyin, gelişiminin % 90ı 3 yaşına kadar tamamlanır. Bu dönemdeki protein yetersizliği zeka gelişimini olumsuz yönde etkiler. Yeterli beslenmeyen çocukların % 80inde zeka geriliği görülür.

    Gelişim çağındaki çocuğun hücre yapıtaşında her gıdadan gelen besinlerin çok dengeli kullanılması gerekir. Yeni doğan bebekte anne sütü ne kadar önemli ise, sonrasında günlük beslenmede, her yaştan kişilerde yeterli oranda süt ve yoğurt bulunmalıdır.

    Süt ve süt ürünleri, beyinsel ve bedensel gelişimin yanı sıra kemiklerin oluşumunu ve güçlenmesini sağlar. Süt; su, yağ, protein, karbonhidrat, mineraller ve vitaminlerden oluşur.

    Sütün ortalama % 87.3ü su, % 3.5i yağ, % 3.4ü protein, % 0.7si mineraller ve % 5i karbonhidrattır. Gelişim çağındaki çocukların beslenmelerinde süt ve yoğurdun özel bir yeri vardır.

    Günde en az iki porsiyon (400 gram) süt ve yoğurt yeterlidir. Özel durumlarda günlük tüketime bir porsiyon daha ilave edilmelidir.

    Öğle yemeklerinde çocuklarda mutlaka et olmalıdır (en az 100 gram). Etle beraber kalsiyumu karşılayabilmek için 1 kase yoğurt, ayran ya da cacık verilmelidir. Bu mönüyü tamamlayacak olan ekmek, pilav ya da makarna grubudur. Makarnanın protein değeri pirinçten daha fazladır. Aynı zamanda kalsiyum, magnezyum, demir bakımından da pirince nazaran daha zengindir.

    Diğer besin öğeleri bakımından da makarna daha yararlıdır. Iyi bir karbonhidrat deposu olan makarna, çocukların gün içerisinde beslenme planlarında en az bir porsiyon olarak yer almalıdır.

    Iyi karbonhidrat grubuna giren makarna, çocukların hızlı şeker tüketimini de frenlemiş olur.

    Gün içerisinde tüketilen makarna, çikolata ve şekere olan gereksinimi azaltır. Dengeli beslenmede gün içerisinde; çocuğunuzu mutlaka süt ve makarnayı tüketmesi konusunda bilinçlendirin.

    Çocuklar için beslenme çantası

    Beslenme çantaları hazırlamak, çocukların rutin kullanımları dışında okul öncesi çocuklar için de beslenme saatini zevkli hale getirebilir.

    Hiç hoşlanmadıkları veya yedirmekte zorlandığınız yemekleri değişik bir konumda verdiğiniz zaman, örneğin; bahçenizde, iki oyun arasında hiç farkına varmadan yiyebilirler.

    Bahçede ya da bir çocuk parkında vakit geçirirken, beslenme çantasına koymak için seçeceğiniz yiyecekler, paketlenmesi, taşıması ve tabii ki elle yemesi kolay yiyecekler olmalı.

    Fazla pahalı olmayan, çeşitli ebatlarda plastik kaplardan seçmek uygun olacaktır. Tabii ki kapağı emniyetli, kırılmaz şişeler kullanmak da önemlidir. İstenmeyen durumlar için yanınızda mutlaka ıslak mendil bulundurun.

    Çocuklar yemeklerini çantalarında taşımaktan çok hoşlanırlar. Bu onlara tek başlarına yemek yemenin keyfini yaşatır ve kendilerine güven duygusu kazanmalarında atılan en önemli adımlardan biridir. Tabii onları buna özendirmek için size de görev düşüyor. Dikkat edilecek birkaç önemli nokta size bu konuda yardımcı olacaktır.

    Bir beslenme çantası hazırlarken çocuğun yaşı ve bir öğünde ne kadar yiyecek tüketebileceği göz önünde bulundurulmalıdır. Tabii çocuğunuzun damak zevki de önemli bir nokta.

    Okul öncesi çocuklar çantalarında poşete sarılı çeşitli yiceklerin olmasını bir adet büyük sandöviç ve bir meyvaya tercih ederler. Zaten genellikle tam bir meyvayı hiçbir zaman bitiremezler. Bu yüzden en iyisi yiyecekleri küçük porsiyonlarda poşetlere bölmektir.

    Kurutulmuş meyvalar de taze meyvaya alternatif olarak çantaya konulabilir. Bu tarz ürünleri bulmak da ayrıca çok kolay.

    Daha eğlenceli olması için bir yağ bıçağı yardımıyla sandöviçleri değişik şekillerde kesebilirsiniz.

    Her zamankinden farklı olarak sosis, salam ya da jambon gibi soğuk etleri lavaş ekmeğinin içine sararak küçük rulolar halinde kesmek daha pratik bir çözüm olacaktır.

    Ya da ekmeği dilimleyin ve kabuklarını ayırın. Yumuşak kısmına basit malzemeler sürün. Nugat, fındık ezmesi, fıstık ezmesi gibi... Daha sonra bu ekmekleri rulo yapıp bir poşet içinde buzdolabında bekletin. Soğuyunca da 1 cm. kalınlığında dilimler halinde beslenme çantasına koyabilirsiniz.

    Bütün yiyecekler koymak yerine en sevdiği ekmek, domates, peynir, salam vs. gibi... yiyecekleri parmak kalınlığında küçük parçalara bölüp uygun bir kabın içerisinde karıştırarak da çantaya koyabilirsiniz.

    Çocuklar ne ister?

    Ya da yemek konusunda neler onları çıldırtır? İlk kural, hiçbir konuda ısrarcı olmamanızdır. İtiraz ettiklerinde alternatifler sunarak onları şaşırtabilirsiniz. Çerez ve aburcubur konusunda ise yapabileceğiniz bir şey yok; özenli sofralarla damak zevkini geliştirmek dışında...
     
  4. Dine

    Dine Özel Üye

    Çocuklar sebze sevmez mi?

    Maalesef genellikle sevmezler. Bu durumda, çocukların ihtiyaçları olan besin maddelerini, mineralleri, vitaminleri alabilmeleri ebeveynlerinin yaratıcılıklarına bağlıdır.

    Mesela, püre haline getirilmiş sebzeleri çorbalara, soslara ve fırın yemeklerine koyarak çocuklara yedirebilirsiniz ya da bol bol patates ve meyve yemelerini sağlayabilirsiniz.

    Çocuklar kaç yaşından İtibaren yemek pişirebilir?

    Basit malzemeler ve basit mutfak aletleri kullanmaları koşuluyla, çocuklar 5-6 yaşlarından itibaren yemek pişirmeye başlayabilirler (domatesli çubuk makarna gibi).

    Çocukların besinleri küçük yaşlardan itibaren tanımaya başlamaları çok önemlidir. Okula başlamadan önceki yaşlarda ilk mutfak deneyimlerini yaşamalıdırlar.

    Çocukların atıştırmalık yiyeceklere ihtiyaçları var mıdır?

    Tabii ki hayır; ancak günümüz yaşam tarzında etkili olan bu kolay ve hızlı yemek kültürü, çocuklarımız için çok çekici görünüyor ve çocuklarla fast-food dükkanlarının önünden geçip de içeri girmemek pek mümkün olmuyor.

    Fazla aşırıya kaçılmadığı takdirde, pişman olunacak bir durum değil. Atıştırmalık yiyecekleri seven yavrularınız için en iyisi, bunların annelerinin mutfağında hazırlanmış olması.

    Evde pizza veya hamburger yapılırken, çocuklar da pişirme işine katılabilir.

    Beslenme alışkanlıkları üzerinde ailenin rolü

    Sofra ailenin bir araya toplanması, gülerek, söyleşerek yemek yemesi için en olumlu fırsattır.

    Bunu bir gelenek haline getirmek ve yemekleri keyifli bir zaman dilimine dönüştürmek ise anne ve babaların görevidir.

    Bunun için ilk olarak sofraları özenle kurmak, temiz ve çekici olmasını sağlamak gerekir.

    Yemek yemenin keyif veren bir alışkanlık olduğunu hiçbir zaman unutmayıp yemeğe oturulduğu anda günün tüm stresinden uzaklaşmak gerekir.

    Sofrada asla sinirli olmayıp sıkıntılardan ve dertlerden bahsetmemelidir.

    Ayrıca sofralar eğitim yeri değildir. Bunun için yemekte çocukları eleştirmekten, azarlamaktan, korkutmaktan ve zorlamaktan kaçınmalısınız.

    Saygı, sevgi ve neşeli bir hava içinde geçen yemek saatlerinin çocuk üzerinde aile bağlarına karşı olumlu etkiler bırakacağını unutmayın.
     
  5. Dine

    Dine Özel Üye

    Yaş gruplarına göre beslenmenin püf noktaları

    Bebeğin beslenme dönemleri


    1- Emme dönemi: Yeni doğmuş bebek bu dönemde sadece anne sütü ya da hazır mama ile beslenir. Özellikle bu dönemde verilen anne sütünün bebeğin sağlıklı gelişiminde büyük rolü vardır. Bebek emme refleksi ile doğar. Emme refleksi bebek anne karnında iken geliştiği için, bir ay erken doğan bebekler de emebilir. Yeni doğan bebeklerin yutma refleksi tam olarak gelişmediğinden kaşıkla beslenemezler.

    2- Geçiş dönemi : (4.-6. aydan 10. aya kadar): Bebekler bu dönemde anne sütü veya hazır mamanın yanında diğer gıdaları da denemeye başlar.

    3- Erişkin tipi beslenme dönemi (8-10. aydan sonra): Bebek 8-10. aydan sonra ufak parçalara bölünmüş yetişkin yemeklerini boğulmadan yutabilir ve yiyebilir. Karışık beslenmeye geçiş bebekten bebeğe değişiklik gösterir. Çünkü her bebeğin sinir, sindirim, ve böbrek işlevinin gelişmesine göre olgunlaşma süreci farklıdır.

    Geçiş döneminde çok sabırlı olmak gerekir. Çünkü bebekler bu geçişi yadırgayıp kaşıkla beslenmeyi reddedebilir, verilen lokmaları ağızlarından çıkarabilirler. Bu durumda zorlamak yerine sabırlı davranıp ertesi gün kaşıkla beslenme yeniden denenebilir. Altıncı aya doğru bebek verilen gıdalara karşı tepki göstermeye ve daha seçici olmaya başlar. Örneğin tadını sevmişse ağzını açar, sevmemişse ağzından çıkarır ve yutmaz. Farklı ve yeni besinler özellikle bebek açken verilmelidir. Yeni besine olumsuz tepki veren bebeğin alıştırılması için bir diğer yöntem, yeni besini tanıdığı ve sevdiği başka bir besinle birlikte verilmesidir. Bir erişkinin hiçbir zaman yiyemeyeceği böyle bir karışımı bebek büyük bir iştahla yiyebilir. Geçiş dönemindeki bebeklerin oturmaya başlamaları artık katı gıdaları da yiyebileceklerini gösterir. Yeni besinle tanıştıktan sonra diğerine başlamak için en az 5 gün ara verilmelidir. Bu beş gün, bebeğin yeni besine alerjisi olup olmadığını anlamak için gereklidir. Besine karşı alerji ya da tahammülsüzlük durumunda, o besini vermeye en az iki üç hafta süreyle vazgeçilmelidir.

    Ek beslenmeye geçiş

    Çoğu anne, çocuklarının bir an önce gelişmesi arzusuyla hemen karışık beslenmeye geçmek ister. Ancak ek gıdalara en erken dördüncü, en geç de altıncı ayın bitiminde başlanmalıdır.

    Dikkat etmeniz gerekenler...

    Bir yaşına kadar bebeklerin mamalarına tuz, şeker, baharat ya da başka bir tatlandırıcı konulmamalıdır. Katı gıdalar kaşıkla verilmelidir. Kaşıkla yedirirken sabırlı davranmak önemlidir. Yeni besinlere, annenin yorgun olmadığı, keyifli bir zamanda başlanırsa, bebeğin bu gıdaya alışması daha kolay olur. Yumuşak kıvamlı gıdalardan daha katılara, aşamalı olarak geçilmelidir.

    İki yaş ve daha büyük çocuklarda sofra beslenmesi

    Bu yaştaki çocuklar kapris yapmayı ve annelerinin zayıf noktalarından istifade etmeyi iyi bilirler ve bu becerilerini kullanmak için seçtikleri en ideal yer de sofradır. Çünkü annenin beslenme konusunda ne kadar hassas olduğunu biliyorlardır. Bu durumu farkında olmayan bir anne sofrada çocuğuna yapılacak en doğru davranışın ne olduğunu bilmezse, yemek yeme problemini daha kötüye götürebilir. Sofrada dengeli ve yumuşak bir otorite kurmak gerekir. Ne çok taviz vermeli, ne de gereksiz sertlik göstermelidir. Çocukların bir yemekten çok miktarda yemesindense, her çeşitten az miktarlarda yemesi daha yararlıdır. Bu yüzden sofrada mümkün olduğunca çok çeşit bulundurmak ve çocuğun seçim yapmasını sağlamak gerekir. Bunun için öğle ve akşam yemeklerinde daima bir çeşit çorba, yoğurt, salata veya domates, ekmek, süt, mönüdeki yemeklere ilave olarak bulunmalıdır. Et suyuyla hazırlanan çorbalar çocuk için ideal bir besindir. Özellikle kabak, havuç ve maydanoz ile çeşnilendirilmiş olanları daha da yararlıdır.

    Günde bir ya da iki kez sebze ve meyva yedirilmelidir. Günde üç dilim ekmek ve 1-2 kez nişastalı yiyecek beslenme listesinde bulunmalıdır.

    Öğünler arasında çocuğa şekerleme vermek iştahı azaltarak yetersiz beslenmeye yol açtığı gibi, diş çürüklerinin de başlıca nedenidir. Çay, kahve, içerdikleri uyarıcılar nedeniyle sinirliliğe yol açtığı için hiç tattırmamak en iyisidir. Ayrıca çocuğun sabah, öğle ve akşam yemeklerinde süt içmesi ve bunu bir alışkanlık haline getirmesi de önemlidir. Çocuğun bu okul öncesi yaşlardaki beslenmesi fiziksel gelişiminin yanı sıra zeka gelişimi ve öğrenme yeteneklerinin gelişmesinde de önemli derecede etkilidir.

     
  6. Dine

    Dine Özel Üye

    Okul çağındaki çocukların beslenmesi

    Okul çağı 6-12 yaş grubu çocukları kapsar. Okul bu yaşlardaki çocukları hayatlarının büyük bir bölümünü kapsamakta ve düzenlerini etkilemektedir. Bu sebeple okula giden çocukların beslenmesine ayrı bir özen göstermek gerekmektedir. Dengesiz beslenme çocukların duygusal ve kişilik gelişimlerini olumsuz etkilediği gibi geçiştirilen öğünler derslerinde başarısız olmasına bile neden olabilir.

    Ayrıca okul çağı, çocukların sosyal çevrelerinin ve aktivitelerinin de geliştiği ve arttığı bir dönemdir. Çocuğun gelişiminde artık aile çevresi dışında bazı faktörler de etkilidir. Gerek okul kuralları, arkadaşlarının davranışları, gerek öğretmenlerinin yaklaşımları çocuğun başarılarını, kişiliğinin şekillenmesini etkiler.

    Okul çağındaki çocuklarda ilk önemli konu sabah kahvaltısıdır. Okula gitmek için erken kalkmak zorunda olan çocuklar, genellikle kahvaltı yapmaları gereken saati de uyku ile geçirir ve beslenmenin üzerinde çok etkisi olan zihinsel faliyetlerine günün en önemli öğününü atlayarak başlarlar.

    Eğer okulda öğle yemeği veriliyorsa, besinlerin miktarı çocuğun günlük ihtiyacının 1/3'nü karşılmalı. Evden getirilen besinlerin de gene çocuğun ihtiyaçlarına göre hazırlanması ve bu konuda bilinçli davranılması gerekir.

    Okul çağındaki çocuklar artık dışarıda kendi başlarına da yemek yiyebileckleri için, onlarında yiyecekler konusunda bilinçlerdirilmesi gerekir. Örneğin kolalı içeceklerin, şekerli yiyeceklerin çok tüketilmesi halinde yaratacakları zararlar anlatılmalı, okulun kantininde sağlıklı yiyecekler satılıp satılmadığı denetlenmelidir. Okul çevresindeki yiyecek yerleri kontrol edilmeli, mümkünse çocuğun okul dışında bir yerde yemesi engellenmelidir.

    Okul öncesi 3-5 yaş grubu çocuklara aile yaşamına daha çok katılan bireyler gözüyle bakılmalıdır. Bu yaşta yemek alışkanlığının gelişmesinde aile primer rol üstlenir, çocuklar genelde aile içi bireyleri taklit ederek öğrenirler.

    Bu dönemde çocuk aile sofrasını bir taraftan dengeli beslenme modeli olarak, diğer taraftan ise aile büyüklerinin bir arada bulundukları keyifli bir sosyal olay olarak algılamalıdır.

    Yemek sırasındaki çocuk davranışlarındaki olumsuzluklarda aşırı tepki, cezalandırma,aşırı beklenti içinde bulunma yemek zamanını çocuk için işkenceye çevirebilir.

    Çalışan anneler çocuklarını akşam yemeklerinin mutlu bir ortamda geçmesine özen gösterilmelidirler. Yemek öncesi sakin yorucu olmayan bir oyun veya istirahat yemeğin keyifli geçmesini kolaylaştırır. Okul öncesi enerji gereksinmesi arttığı için bunun karşılanmasına özen gösterilmelidir.

    Bu yaşta televizyon ve oyun çok çekici oluşundan yemeğe ilgisizlik sık bir sorundur. Ayrıca yemek seçme de sıktır, haftalarca hep aynı şeyleri yemek istenmesi nadir değildir. Bu dönemde çocuğun çikolata, şeker, pasta, kola gibi besleyici özelliği olmayan şeylere alışmamasına özen gösterilmeli. Yemek saatleri düzenli olmalı ve yemek arasında bu gibi besinlerin verilmesinden kaçınılmalıdır.
     
  7. Dine

    Dine Özel Üye

    Örnek Günlük Beslenme

    Kahvaltı (07.00-08.00)

    1 yumurta (gün aşırı)

    Ekmek, tereyağı, beyaz peynir, bal-pekmez veya reçel

    1 bardak süt

    Ara Öğün (Saat 10.00)

    1 Bardak meyva suyu

    Öğle Yemeği ( Saat 11.00-12.00)

    Köfte (veya balık, tavuk, karaciğer)

    Sebze (veya salata)

    Patates (veya pilav, makarna)

    1 Bardak süt veya yoğurt

    Ara Öğün

    Meyva

    Akşam Yemeği (18.30-19.00)

    Şehriye çorbası (veya makarna, pilav)

    Yoğurt (veya süt, muhallebi)

    2-5 yaş arası çocukların beslenmesi

    Bu yaş grubundaki çocukların çoğu için yemek yemek, hayatın koşmak, zıplamak, oynamak gibi zevkleri yanında sanki bir tür zaman kaybıdır. Yemek zamanı geldiğinde, onları sofraya oturtmak bile başlı başına sorun olabilmekte. Sağlıklı bir yemek alışkanlığı/disiplini kazandırabilmek, çocuğun tüm hayatını olumlu yönde etkileyecektir, ve biraz ciddiye alınmalıdır.
     
  8. Dine

    Dine Özel Üye

    Sağlıklı yemek alışkanlığı

    Çocuğun sağlıklı yemek alışkanlığı kazanabilmesi için, ailenin sağlıklı yemek alışkanlığı olmalıdır. Yemekler, tüm ailenin- en azından o anda evde olanların biraraya geldiği, bir seremoni, sohbet havası içinde olmalıdır, ki, çocuk da o ortamın içinde olmak istesin. 2 yaşından itibaren, çocuğunuz, sofradaki yerini almalıdır. 3 öğün uygun yemek ve 2 ara öğün, sağlıklı beslenmeiçin yeterlidir.

    Yine bu yaştan itibaren, çocuk kendi yemeğini kendi yemesi yönünde cesaretlendirilmelidir. 3 yaşına gelmiş çocuk, artık nerdeyse tamamen kendi yemeğini yeme yeteneğini kazanmıştır. Bu yaşta çocuğa, yemek yedirmek değil, yemek konusunda öneriler gereklidir; "yemek yerken konuşma", " küçük lokmalar al" gibi. Yine de, 3 yaşında çocuk, yemek yerken tek başına bırakılmamalı, özellikle fındık, şeker, çiğ sebze-meyve vb gıdaları yerken gözlem altında tutulmalıdır, tatsız kazalarla karşılaşabilirsiniz.

    Aileyle birlikte yemek yemek

    Gıda allerjisi olmayan 2 yaşında bir çocuk, sofraya oturup, herkesle birlikte yemeğini yemelidir. Bu durumda, çocuk, çevresinde gördüğünü uygulayacak, siz ne yapıyorsanız onu yapacaktır. Siz su içiyorsanız o da içecek, siz çorbayı bırakıp, kimi sebzeleri yemiyorsanız, o da benzer tercihlerde bulunacaktır. Çocuğa yemek alışkanlığı kazandırmak, aynı zamanda siz anne-babaların da yemek alışkanlıklarını gözden geçirmesini gerektirmektedir. Biz hekimler, günlük işimiz sırasında, en çok "yemeyen çocuk" yakınmasıyla karşılaşırız, ve biraz soruşturunca, yemeyen çocuğun, "yemeyen aile"nin ürünü olduğunu görürüz. En azından çocuğunuzun iyiliği için, bu arada, yemek düzeninizi organize etmeye çalışın.

    İşte, sağlıklı beslenme ve beslenme alışkanlığı için yapabileceklerimiz:

    Sağlıklı gıda maddeleri satın almak, sebze ve meyve çeşitleri, değişik tahıllar, baklagiller. çocuğun, yemek seçimini, sizin sağladığınız gıdalardan yapmasını sağlamak, düzenli yemek ve ara öğün saatleri belirlemek, her sabah düzenli kahvaltıya oturmak, şekerli içeceklerden ve yağlı ara öğünlerden kaçınmak, zira bu tür gıdaların kendi sağlıksız olmakla kalmıyor, sağlıklı gıdaları yiyecek "yer" kalmıyor. fazla tuzdan kaçınmak; 1 yaşına kadar yemeklere hiç tuz katılmamalı, ancak biz hekimler "doktor bey, sebze maması çok tatsız, biraz tuz atınca daha severek yiyor" diyerek, 6-7. ayda bebeklerimizi tuza alıştırıyoruz. yüksek kalorili meyvalı ve kolalı içecekler yerine çocuklara su içirmek, sofrada ailece su içmek kafeinli gıda ve içeceklerden kaçınmak-çikolata gibi yemek saatlerinde ailece sofraya oturmak.

    3-5 yaş çocuklarında, her öğünde aynı yemeği istemek, yada reddetmek yaygın bir davranış biçimidir. Çocuğun ne yediğini, her öğünde ayrı ayrı hesap yaparak ona baskı uygulamak yerine, ona sürekli uygun gıdalardan oluşan bir menü sunarak, genelde sağlıklı beslenmesini sağlayabiliriz. Porsiyonları küçük tutmak, onda bitirme isteği uyandıracaktır. Biraz büyüdükten sonra, çocuğu yemek işine alışveriş aşamasından katarak, yemeğin hazırlanışında , sofranın kurulmasında ondan yardım isteyerek daha iyi sonuç alabiliriz. Ona sunulan farklı tatları bir lokma bile almadfan reddetse de, umudunuz kırılmasın. Bebeklikten itibaren, yeni bir gıda verirken allerjik bir tepki olup olmadığına dikkat edin, döküntü, nefes alma güçlüğü gibi belirtiler oluşursa, hemen doktorunuzu arayın.

    Ev dışında sağlıklı beslenme

    2-5 yaş arası çocuk, değişik nedenlerle sık sık ev dışında yemek yiyebilir. Dışarda ya da başka evlerde yenen "sağlıksız" yemekler, ne yazık ki, çocukların daha çok hoşuna gider. Önemli olan, çocuğun bunun "kırkyılda bir" olacağının bilincinde olması.

    Okulda ya da kreşde çocuğunuz düzenli olarak yemek yiyorsa, her bir öğünde ne verildiğiyle ayrıntılı olarak ilgilenin, öğrenin. Yemekleri uygun bulmuyorsanız müdahale etmekten çekinmeyin. Gerekirse, diğer anne-babalarla görüşerek, daha sonuç alıcı girişimlerde bulunabilirsiniz. Eminiz ki, bilinçli anne baba, çocuklarının sağlıklı beslenmesi için elinden geleni yapacaktır.
     
  9. Dine

    Dine Özel Üye

    Çocuk Beslenmesi Ekşinin Önemi

    Obezlerin büyük bölümü ekşi sevmez. Ekşi gıdayı sevmeyenler, tatlıya düşkün olur. Çocukların seveceği ekşi tatları keşfedip, onlara yönlendirmek gerek...

    [​IMG]

    "Kilo, hayatın diğer dönemlerinde olduğu gibi hamilelik döneminde de çok önemlidir. Bir çocuk, anne karnında iyi beslenmezse ileride obez olma ihtimali artar" diyen Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi Metabolizma Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ziya Mocan, hamile anneleri, protein yönünden zengin bir diyet yapması ve çocuklarına bir sene boyunca anne sütü vermeleri yönünde uyarıyor.

    "Özellikle yeşillikler, folik asit için önemlidir. Anne sütünün, bir sene boyunca alınması da büyük önem taşır. Anne sütü alan çocukların, mama ile beslenen çocuklara göre normal kiloda olduğu görülür. Çocukluk döneminde beslenmeyenler, ileriki yaşta obezlik sorunuyla karşı karşıya kalır."

    Sabah gazetesinde yer alan habere göre; genetiğin obeziteye etkisi son dönemde yüzde 40'lardan yüzde 70'lere kadar çıktı. Yani anne ve babası kilolu olanların, kilolu olma riski çok yüksek. Bu durum, aynı yumurta ikizlerinde de baş gösteriyor. Bir ailede kilo sorunu varsa, doğuştan itibaren kiloya dikkat edilmesi gerekiyor.

    Mocan, mutluluk ve mutsuzluğun, ebeveyn kavgalarının, sorunlu aile bağlarının, çocukta kilo almaya olanak sağladığını söylüyor.
    Çocuğun ekşiye yönelmesinin önemli olduğunu vurgulayan Mocan, şunları söylüyor:

    "Çocuğun bir eline diş fırçası veriliyorsa, öbür eline de portakal verilmelidir. Bu arada çocukların ekşi tadı sevmeleri de önemlidir. Çünkü obezlerin büyük bölümü ekşi sevmez. Ekşi gıdayı sevmeyen çocuk, tatlıya düşkün olur ve obez olma riski artar.

    ÇOCUKLAR HANGİ GIDALARLA BESLENMELİ?
    Çocuklarınızı zihin açıcı gıdalarla besleyin! Örneğin;
    - Sabahları kahvaltıda havuç, portakal, kayısı ve ananas karışımı meyve suları çocuğunuzun zihninin açılmasını sağlayacaktır.
    - Günde beş tane ceviz ve bir avuç fındık zihinsel performansı artırır.
    - C vitamininden zengin beslenmek, konsantrasyonu artırır. Bol bol kivi, ananas ve limon tüketilmeli.
    - Karbonhidratlı yiyecekleri proteinli yiyeceklerle karıştırmayı unutmayın. Böylece hem protein hem de karbonhidrat, zihin açıklığı sağlar. Yani et ile pilavı, yoğurt ile makarnayı ya da peynir ile makarnayı birlikte tüketmesini isteyin.
    - Balık içerdiği (n-3) ve (n-6) yağ asitlerinden zengin olduğundan zihin açıcı özelliğe sahiptir. Çocuklara ve gençlere çok iyi gelir.
    - Kırmızı et de içerdiği zengin demir sayesinde konsantrasyonu arttırma özelliğine sahiptir."
     

Bu Sayfayı Paylaş