Çevre Yönetimi Tanimi Ve Amaçlari

'Diğer Mesleki Bilgiler' forumunda UquR tarafından 2 Eylül 2008 tarihinde açılan konu

  1. UquR

    UquR Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Çevre Yönetimi Tanimi Ve Amaçlari konusu çevre Yönetimi Tanimi Ve Amaçlari


    Çevre, insanların ve diğer canlıların yaşamları boyunca ilişkilerini sürdürdükleri ve karşılıklı etkileşimde bulundukları biyolojik, fiziki, sosyal, ekonomik ve kültürel ortamıdır. Çevre yaşadığımız ortamdır. En genel tanımı ile çevre, canlı varlıklar ve insan etkinlikleri üzerinde doğrudan yada dolaylı olarak etkiler yapabilen fiziksel, kimyasal, biyolojik ve toplumsal etmenlerin tümü anlaşılır.
    Doğal dengeyi oluşturan zincirin halkalarından meydana gelen kopmalar zincirinin tümünü etkileyip dengenin bozulmasına neden olmaktadır. Bu dengenin bozulmasında en önemli faktör insandır. İnsanın yaptığı her türlü davranış doğal dengeyi etkilemektedir.
    Çevre yönetimi insanın çevre üzerindeki etkisini asgari düzeye indirmek, doğal dengenin kendini yenilemesine imkan tanıyabilmek ve doğal dengenin bozulmasını önleyebilmek için sorunları ortaya çıkmak, toplumun çevre bilincini arttırıp çevrenin korunmasına, geliştirilmesine katkıda bulunmasını sağlamak ve bu amaçla çıkartılan yasa, yönetmelik ve kararları sıkı bir şekilde uyulmasını sağlamak amacıyla örgütsel yapılar oluşturulmuştur. Çevre yönetimi ulusal ve uluslar arası alanda amaçlarının gerçekleştirilmesi için bu örgütsel yapıları oluşturulmuştur.
    Çevre yönetimi konusu ilk önce uyulması gerekli kurallar şeklinde zorunlu bir yönetim biçimi olarak ortaya çıkmıştır. Emir ve kontrol ile uyma zorunluluğu sağlayan uygulamalar ile başlamış, gönüllü olarak uygulanan ve sürekli gelişme gösteren bir yapıya geçmiştir. Özellikle sanayileşmenin çevreye vereceği tahribi en aza indirmek açısından çevre yönetimi en çok organize sanayi bölgelerinde uygulanabilir.



    Çevre yönetimi disiplinli bir niteliğe sahiptir. Çevre kirlenmesine yönelik insan etkinliklerinin gözlemlenmesi, planlanması ve yönetilmesi ile ilgilenir. Çevre yönetimi aynı zamanda ekonomi ile ilgilenir. Çevre ekonomi arasında dengeli ve sürekli bir ilişki vardır. Çevre yönetimide dengeli kalkınmayı sağlamaya çalışır. Çevre yönetimi çevreye önleyici bir yaklaşımla yaklaşır. Bu yaklaşımın amacı çevre sorunları ortaya çıktıktan sonraki etkileri ortadan kaldırmaktan ziyade çevre sorunları ortaya çıkmadan önce bu sorunları engellemektir. Çevre yönetimi sağlıklı ve dengeli bir çevrenin oluşmasını amaç edinir. Bu çevrenin oluşturulması içinde doğa kaynaklarının korunmasını sağlar. Bu sistemin çalışmasını sağlayacak örgütsel yapılar oluşturur. Çevre yönetiminin öncelikli alt yapısal gereklerinden birisi kapsamlı, tutarlı, günce ve süreklilik gösteren bir veri tabanının oluşturulması ve gerekli bilgilerin üretilmesidir.
    Çevre yönetiminin amacı insanların yaşamlarını sürdürebilecekleri sağlıklı ve dengeli bir çevrenin oluşturulması ve korunmasıdır. Bu amaçla çevre kirliliği ortadan kaldırılmaya çalışılır. Çevre üzerinde olumsuz etkiler yaratan riskler ortaya konur ve bunlarla ilgili vatandaşlar uyarılır.
    Var olan doğal kaynaklar korunur, iyileştirilir ve geliştirilir. Çevre ile ortaya çıkabilecek çevre sorunları ile ilgili araştırmalar yapılır. Bunlarla ilgilenecek ve bu araştırmaları yönetecek kurum ve kuruluşlar kurulur.
    Çevre yönetiminin amaçlarına ulaşabilmesi için vatandaşlarında bu amaçla hareket etmeleri ve davranışlarını, alışkanlıklarını, etik değerlerini bu yönde değiştirmeleri gerekir.
    Çevre yönetiminin başarılır olabilmesi her şeyden önce halkın bu amaçla hareket etmesine bağlıdır.



    ÇEVRE YÖNETİMİ SORUNLARI
    Çevre yönetiminin sorunları etik açmaz kabul edilebilirlik, adalet açmazı, özgürlük açmazı, kesin olmama, değerlendirme açmazı gibi sorunlardır. Bu sorunlar çevre yönetimi sürecinde karşılaşılan sorunlardır. Çevre konusunda daha bilgili ve duyarlı olunduğu zaman bu sorunlar aşılabilir.
    Ülkemizde çevre sorunlarını bütüncül bir yaklaşımla ile ele alacak bir örgüt yakın tarihimize kadar yoktu. Bu kamu yönetiminde çevre ile ilgili hiçbir örgütlenmenin bulunmadığı anlamına gelme. Birtakım merkezi ve yerel kuruluşlar görev alanları çerçevesinde çevrenin korunmasına ve geliştirilmesine ilişkin işlevlerini birbirinden bağımsız bir biçimde sürdürmektedirler.
    Çevre içinde örgütlenmede başlıca iki yol vardır. Bazı ülkelerde salt çevre sorunlarından sorumlu bir çevre bakanlığı vardır. Bu ülkelerde çevre bakanlığı ya bağımsız bir bakanlık ya da sağlık, imar, konut ve yerel yönetim bakanlıklarından biri ile birleştirilmiş durumdadır. Örneğin, Hollanda da kamu sağlığı ve çevre sorunları bakanlığı, Avusturya da sağlık ve çevre koruma bakanlığı, İtalya da kültür ve çevre bakanlığı, İngiltere de ise bağımsız bir çevre bakanlığı vardır. Bazı ülkelerde çevre konuları bakanlık statüsünde olmayan merkezi kuruluşların sorumluluklarına bırakılmıştır. ABD de çevre koruma yönetimi, Japonya da çevre sorunları yönetimi, İsviçre de federal çevre ofisi, Yugoslavya da çevre planlama konseyi bu ikinci kümede bulunan örgütlere örnektir.
    Merkezdeki çevre örgütleri ya yürütme yetkileri ile donatıldıkları çeşitli kuruluşlar arasında eşgüdüm sağlamaktan sorumlu oldukları yada her iki işlevi birlikte üstlendikleri görülmektedir. Merkezdeki, çevre örgütlerinin nitelikleri her ülkenin yönetim yapısının ve özelliklerine ve gereksinimlerine göre değişir



    TÜRKİYE’DE ÇEVRE YÖNETİMİ
    A- MERKEZDE ÇEVRE ÖRGÜTLENMESİ
    1) Başbakanlık Çevre Müsteşarlığı
    1978 yılında Bakanlar Kurulu kararıyla Başbakanlık Çevre Müsteşarlığı kurulmuştur. 1984 yılında kamu yönetiminde yapılan düzenlemeler sırasında çevre müsteşarlığı Başbakanlığına bağlı olmak üzere Çevre Genel Müdürlüğüne dönüştürülmüştür. 1989 da da 389 sayılı yasa gücündeki kararname ile örgüt yeniden müsteşarlık düzeyine yükseltilmiştir. Çevre Müsteşarlığının amacı kuruluş kararnamesinde çevrenin korunması, iyileştirilmesi, kırsal ve kentsel alanda arazinin ve tabi kaynakların en uygun şekilde kullanılması ve korunması her türlü çevre kirliliğinin önlenmesi ülkenin doğal bitki ve hayvan varlığı ile tabi ve tarihi zenginliklerinin korunması olarak özetlenmiştir. 1991 de Çevre Bakanlığının korunması Başbakanlık Çevre Müsteşarlığının varlığı sona ermiştir.
    2) Çevre Bakanlığı
    Çevre Bakanlığı kıyı bölgelerinde kentsel ve kırsal arazilerde doğal kaynakları kullanma ve korunmasının aynı zamanda da su, toprak ve hava kirliliğinin önlenmesinin zorunluluğunu taşır. Bakanlık, deniz kaynakları da dahil olmak üzere bitki ve hayvan varlığıyla doğal ve tarihi zenginliklerinin korunmasından sorumludur.
    Çevre Bakanlığı Ağustos 1991 de 443 sayılı yasa gücünde kararname ile kurulmuştur. Çevre Bakanlığının kuruluş amacı kararnamenin 1. maddesinde şu şekilde belirtilmiştir.





    Çevrenin korunması ve iyileştirilmesi, kırsal ve kentsel alanda arazinin ve doğal kaynaklarının en uygun ve verimli şekilde kullanılması ve korunması ülkenin doğal bitki ve hayvan varlığı ile doğal zenginliklerinin korunması, geliştirilmesi ve her türle çevre kirliliğinin önlenmesi“
    Çevre Bakanlığı özellikle kıyı yönetimine önem vermiştir. Kıyı alanlarda 1990 kıyı kanunu uygulanmaktaydı. Bu kanunların yürütülmesi valilik aracılığıyla yapılır. Valililerin içlerinde hükümetin bazı organlarının temsil edildiği müdürlükleri illerde konunun uygulanmasını sağlar. Ancak bazı nedenlerle valinin sorumluğu Belediye sınırlarının dışında kalan bölgelerle sınırlanmıştır. Yinede Belediyelerin çevre kanununun uygulanmasını sağlamak valinin sorumluluğundadır.
    Çevre Bakanlığının görevleri şunlardır:
    1) Çevrenin korunması, çevre kirliliğinin önlenmesi ve çevrenin iyileştirilmesi için gerekli ilkeleri , politikaları izlenceleri hazırlamak ve bu çevrede araştırmalar yapmak ve yaptırmak.
    2) Kırsal ve kentsel alanda ilgili bakanlığın koordinasyonu ile arazi kullanım kararlarına uygun olarak belirlenen alanlarda uygulanacak koruma ve kullanma ilkelerini saptamak
    3) Dengeli ve sürekli kalkınma amacına uygun olarak ekonomik kararlarla çevre bilimsel kararların birlikte düşünülmesine olanak veren ulusal doğal kaynak kullanımını sağlamak üzere kalkınma ve bölge planları temel alınarak çevre düzeni planlarını hazırlamak, onaylamak ve uygulamasının sağlamak
    4) Çevrenin korunması ve çevre kirliliğinin önlenmesi amacıyla ülke koşullarlına uygun olan teknolojiyi belirlemek
    5) Ülke koşullarına uygun olan çevre standartlarını belirlemek
    6) Atık, artık ve yakıtlar ile ilgili çevre bilimsel dengeyi bozan, havada suda ve toprakta kalıcı özellikler gösteren kirleticilerin çevreye zarar vermeyecek biçimde giderilmesi için denetimler yapmak
    7) Çevrenin korunması ve çevre kirliliğinin önlenmesi için her türlü çözümlemeyi ölçüm ve denetimlerin gerçekleştirmek için laboratuarlar kurmak yada var olan kamu kurum ve kuruluşlarının laboratuarlarından yararlanmak
    8) Ülkedeki kirlenme konuları ile kirlenmekte yada kirlenmesi olası bölgeleri ve kesimleri belirlemek, izlemek, bu sorunların yönetsel ve akçal gereksinmelerinin karşılanması için önlem almak.
    9) Çevreye olumsuz etki yapabilecek her türlü tasa ve tasarının yarar ve maliyetleri ile çevresel olguların birlikte değerlendirilmelerine yarayacak çevre etki değerlendirmesi .
    10) Çevre konusunda görev verilmiş olan kuruluşlar arasında işbirliği ve eşgüdüm sağlamak ve bu alanda çalışan gönüllü kuruluşları özendirmek.
    11) Çevreye olumsuz etkilerin olan her türlü etkinliği ülke çapında izlemek ve denetlemek.
    12) Başta yerel yönetimler olmak üzere sürekli bir eğitim izlenmesi bu amaçla yapılan eğitim etkinliklerini izlemek denetlemek, yönlendirmek.
    13) Uluslar arası çevre çalışmalarına Türkiyecin katılmasını sağlamak, Dokümantasyon , yayın ve tanıtma ve etkinliklerinde bulunmak
     

Bu Sayfayı Paylaş