Çalgı Çalma'nın Hükmü Nedir ?

'Dini Sorular ve Cevaplar' forumunda Dine tarafından 29 Nisan 2010 tarihinde açılan konu

  1. Dine

    Dine Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Çalgı Çalma'nın Hükmü Nedir ? konusu ÇALGI ÇALMA`NIN HÜKMÜ

    Kur`ân-ı Kerîm`de çalgı çalmayla ilgili ne lehte ne de aleyhte açık bir hüküm yoktur Ancak müctehidler bu mevzuda, Kur`ân`ın bazı âyetleriyle peygamber (sas)`den rivayet edilen bir takım hadislere dayanarak ictihadda bulunmuşlar; neticede farklı farklı hükümler çıkarmışlardır Ne var ki müctehidlerin vardıkları sonuçları bize ulaştıran ve halen elde mevcut kaynaklarda yer alan rivayetler arasında da çelişkiler vardır Meselâ, bir rivayette çalgı çalmanın haram olduğunu ifade eden bir müctehidin diğer bir rivayette bunun aksini savunduğunu görebiliyoruz

    Müziğin ve çalgı çalmanın haram olduğunu söyleyenlerle, buna itiraz ederek aksini savunanların ileri sürdükleri deliller incelenecek olursa, her iki tarafın da sundukları delillerin kendi iddialarını ispatlayacak açıklıkta olmadığı görülecektir Meselâ:

    "İnsanlar arasında bilgisizce Allah yolundan sapıtmak ve sonra da onunla alay etmek için boş sözleri satın alanlar vardır İşte alçaltıcı azap onlar içindir" (Lokman, 31/6) âyeti; çengiler, şarkıcılar ve şarkı-türkü söyleme hakkında nazil olmuştur, (el-Vâhidî, "Esbâbü`n-Nüzûl ", Mısır 1968, 197-198; İbnü`l-Cevzî, "Telbîsü İblîs", 257) diyen müzik aleyhtarlarına karşılık, aksini savunanlar, bu âyetin, Kureyşliler`i, Kur`ân`ı dinlemekten alıkoymak için İran`dan satın aldığı masalları onlara anlatan Nadr b Hârise hakkında nazil olduğunu iddia etmektedirler (el-Vâhidî, age, 197) Gerçekten de söz konusu âyet Mekkî olup, henüz şarap içmenin ve domuz eti yemenin dahi yasaklanmamış olduğu bir dönemde indiği düşünülürse bunun çalgı âletlerini yahut musikiyi yasaklamak için geldiği söylenemez

    Musikî aleyhinde delil olarak gösterilen âyetlerin (en-Necm, 53/59, 60, 61; İsrâ, 17/64; el-Enfâl, 8/35; Kasas, 28/55; ve Furkan, 25/72) de aynı şekilde konu ile doğrudan alakaları yoktur

    Musikiyi ve çalgı âletlerinin çalınmasını caiz görenlerin delil olarak gösterdikleri (er-Rûm, 30/15; ez-Zümer, 39/18, Fâtır, 35/1; Lokman, 31/19 ve A`râf, 7/32) âyetleri de kezâ, iddialarını ispatlayabilecek özellikte değildir

    Bu konudaki hadislere gelince; her iki tarafın iddiaları doğrultusunda pek çok hadis vardır Ancak bu hadislerin de bir kısmı ya hadis âlimlerince tenkid edilmiş veya muhâlif görüşte olanlar tarafından değişik şekillerde yorumlanmışlardır

    Nafi` şöyle anlatır: Bir gün Abdullah b Ömer beni terkisine aldı Yolda giderken bir çobanın çaldığı kaval sesini işitti Bu sesi işitir işitmez parmaklarıyla kulaklarını tıkadı ve yoldan uzaklaştı Bir müddet gittikten sonra bana "Kaval sesi hâlâ geliyor mu?" diye sordu "Hayır" demem üzerine parmaklarını kulaklarından ayırdı "Bir kere de Rasûlullah (sas) ile birlikte bulunuyordum Böyle bir ses işitmişler ve aynen benim yaptığım gibi yapmışlardı" dedi (Ebu Davud Edeb, 52)

    Hadisi, Sünen`inde rivayet eden Ebu Davud, bunun münker (güvenilir bir râviye muhalif olarak rivayet edilen hadis) olduğunu söylemiştir (Ebu Davud, aynı yer) Kaldı ki sahih kabul edilse bile kaval çalmanın veya onu dinlemenin haram oluşuna delil teşkil etmez Öyle olsa, Rasûlullah (sas) kulaklarını tıkama yerine çobanı ikaz eder, onu bu işten men ederdi İbn Ömer`e de dinleme izni vermezdi (Bu konudaki diğer hadisler ve tenkidleri için bk: İbnü`l-Cevzî, age 261 dipnotlar; eş-Şevkânî, Neylü`l-Evtâr, VIII, 96-106; Süleyman Uludağ, "İslâm Açısından Musikî ve Semâ", İstanbul 1976)

    Müziğin ve çalgı çalmanın caiz olduğu görüşünde olanlar delil olarak şunları ileri sürerler:

    "Nikahı def çalarak ilan ediniz " (İbn Mâce, Nikah, 20)

    "Nikahı ilân ediniz, mescidlerde kıyınız ve nikahta def çalınız " (Tirmizî, Nikah)

    "Nebî (sas) gizli yapılan ve def çalınarak: "Size geldik, size geldik Bizi selâmlayın sizi selamlayalım" türküsü söylenmeyen nikahlardan hiç hoşlanmazlardı" (eş-Şevkânî, "Neylü`l-Evtâr", VI, 189)

    Hz Âişe`den: "Bir kere Rasûlullah (sas) yanıma gelmişti Yanımda, Buas günü ile ilgili şiirleri def çalarak terennüm eden iki câriye bulunuyordu Rasûlullah (sas) yatağına yatıp yüzünü öbür tarafa çevirdi, sonra Hz Ebu Bekir içeri girdi "Bu ne hal! Rasûlullah`ın huzurunda şeytan mizmarı (şeytan düdüğü sesi) ne gezer?" diye beni azarladı Bunun üzerine Rasûlullah ona dönüp: "Bırak onları, her milletin bir bayramı var bu da bizim bayramımızdır " buyurdu Babam başka şeyle meşgul olunca cariyelere işaret ettim dışarı çıktılar" (Buhârî, İdeyn) Hadisleri İbnü`l-Cevzî, "Telbîsü İblîs" adlı eserinde genel olarak şu şekilde tenkid etmektedir:

    "Hz Âişe hadîsinde, câriyeler teğanni etmemiştir Belki Buas günü ile ilgili şiir terennüm etmişlerdir Bunun şarkı söylemek ile arasında çok fark vardır Kaldı ki günümüzde yapılan teğannî kızdan kadından, yanaktan, boydan-bostan ve nefsi şehevî arzularla coşturan ğına türüdür Ensâr`ın mâsumane şiirleriyle kıyas edilemez" (İbnü`l-Cevzî, age, 265)


    İslam Fıkhı Ansiklopedisi
     

Bu Sayfayı Paylaş