Çalışkan Eşek Çocuk Masalı

'Çocuklara Masallar Fıkralar' forumunda Mavi_Sema tarafından 21 Kasım 2010 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Çalışkan Eşek Çocuk Masalı konusu Kutsal Mermor dağının zirvesinde bulunan altı köşeli bilgelik taşını bulmak için yola çıkan aylak şair günlerden bir gün yolda yürürken bir çalışkan eşekle karşılaşmış.

    Eşek epey uzunca bir kütüğün ucuna bağlanmış. Kütük de kütükmüş ha! Uzun ve sağlam ağaçtan yapılmış. Kütüğün diğer ucunda kocaman yuvarlak bir taş varmış. Eşek hiç bitmeyecek gibi görünen büyük bir dairenin etrafında yürürken büyük yuvarlak taş da yeni biçilmiş buğday tanelerinin üstünde yorgun argın hareket ediyordu.

    “İlkel bir değirmen” dedi aylak şair kendi kendine. Ama eşeğin duyamayacağı kadar yavaş bir sesle söyledi bunu.

    “Merhaba eşek” dedi aylak şair.

    Eşek durdu ve şüpheli gözlerle aylak şaire baktı. Neden sonra;

    “Merhaba! Ama beni meşgul etmeyi aklından bile geçirme yapılacak çok işim ve gidilecek çok yolum var.” dedi.

    “Bunu görüyorum. Ter içinde kalmışsın”

    “Sen ne iş yaparsın?” diye sordu çalışkan eşek homurdanarak.

    “Şairim. Ben kutsal Mermor dağının tepesinde bulunan altı köşeli bilgelik taşını bulmak için yola çıktım” dedi şair.

    “Bütün şairler aylaktır” dedi eşek.

    “Ah! Evet sanırım öyleyiz”

    Bu keşfinden memnun olan çalışkan eşek sevinçle anırdı. Açıkçası bu ses çok kaba ve kulak tırmalayıcıydı.

    “Kutsal Mermor dağı yok doğal olarak altı köşeli bilgelik taşı da yok” dedi tekrar anırarak.

    “Peki ne var?” dedi şair.

    “Böyle hayaller yerine daha gerçekçi şeylerin peşinde koşmalısın”

    “Ne gibi?” diye sordu şair.

    “Benim gibi gerçekçi amaçların olmalı. Ben de bir yere gidiyorum.”

    “Ah! Buna sevindim” dedi aylak şair. “Peki siz nereye gidiyorsunuz?”

    “İçinde bitiremeyeceğim kadar bol saman olan eşek cennetine. Yolum çok uzun. On yıl boyunca yürürsem amacıma erişeceğim”

    “Anlıyorum” dedi şair anlayışlı bir sesle.

    “Anladığına sevindim. Şimdi beni meşgul etme ve yoluma devam edeyim” dedi eşek.

    “Tabi tabi! Sizi meşgul ettiğim için özür dilerim. Kolay gelsin.” dedi aylak şair.

    Şair kan ter içinde çok büyük bir dairenin etrafında dönüp durmakta olan eşeğe baktı.

    Aklından bir ara eşeğe aslında çok büyük bir dairenin etrafında hareket ettiğini ve düz bir yolda olmadığını söylemek geldi. Eşeğin kafasının iki yanındaki at gözlükleri bunu görmesine engel oluyordu. Aylak şair bunu görüyordu ama eşek bunu göremiyordu.

    “Yok yok” dedi kendi kendine. Feylesofun dediği gibi “her gerçek her kulağa göre değildir”. Hele böyle büyük bir kulağa göre hiç değil.”

    Elleri cebinde yavaşça yürüyen aylak şair neşeli bir ırmak görünce ayaklarını suya daldırdı ve keyifle gökyüzüne baktı.

    Altı köşeli bilgelik taşı bekleyebilirdi. Acele etmeye hiç gerek yoktu ve gülümsedi.

    Kan ter içinde görmediği büyük ve ağır taşı çeviren eşek “ah! Bu aylak şairler. Ne bir işe yararlar ne de bir yere varırlar” diyordu.
     

Bu Sayfayı Paylaş