Çöpbey Köyü Merkez Bartın

'Bartın Tanıtımı' forumunda KaRDeLeN tarafından 28 Mart 2010 tarihinde açılan konu

  1. KaRDeLeN

    KaRDeLeN Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Çöpbey Köyü Merkez Bartın konusu Merkez Çöpbey Köyü - Çöpbey Köyü Hakkında - Çöpbey Köyü Tanıtımı - Çöpbey Köyü Resimleri




    Tarihi

    Köyün adındaki "çöp" zayıf, ince, ufak-tefek anlamında, "bey" de köye ilk yerleşen beyzadeye lakaptır. Buraya yerleşen Çöpbey lakaplı ata ve beraberindekiler Eski Çöpbey denen yere yerleşmelerine karşın "Kovuk Kaya"dan yuvarlanabilecek bir taşın yol açabileceği tehlike üzerine şimdiki yerleşim yerine taşınmışlardır.

    ILICAKSU VE KAZANLAR

    Çöpbey Deresi, Değirmen Yanı Mahallesi’den Ana Dere’ye kavuşana kadar vadi içinden hafif bir meyille akar. Değirmen Yanı’nda birbirine yakın birkaç kaynak yazın buradan itibaren derenin kurumasını önler. Duru, temiz ve her mevsim soğuktur suyu. Öyle ki bir akvaryumda gibi göletlerinde oynaşan balıkları, gösteri budalası kurbağaları ve dua eden yengeçleri seyredebilirsiniz. Genelde kızılağaçların ve diğerlerinin abanırcasına gizlediği dere, göletten gölete dinlenerek sessizce akan ve kaynaklarının yakın olmasının özgüveniyle tertemiz ve hakikaten soğuk suyunu Anadere’ye teslim eder.

    Değirmen Yanı’nda dereyi besleyen kaynakların en büyüğü bir değirmen çevirdikten sonra dereye karışır. Aşağıda iki değirmen daha bu kaynak sularıyla yüzyıllarca yaz kış taşlarını döndürmüşlerdir. Derenin bu hafif meyilli kısmının bittiği yerde şimşir ağaçları ile çevrili küçük bir düzlük sonra da çok özel bir gölet vardır. Dere yüzeyini kaplayan uygun meyildeki yekpare taştan yuvarlanan coşkun yağmur ve kar suları bu dip noktada çocuk boyunu aşmayan bir evlik göletin oluşmasına yol açmıştır. Balıkların gelebildiği son yerdir burası.

    ILICAKSU dedikleri göletin, bu çevrede büyüyen çocukların hayatlarında ayrı ve çok özel bir yeri vardır. Zira çocukluklarının en coşkulu oyun ve eğlencelerini burada geçirmişlerdir. Bir araba yolu genişliğindeki dere, bu göletin içinden doğan yekpare taşla devam eder. Gölette çimmek isteyen çocuklar güneşte ısınmış eğimli taş yüzeyinde minik bedenlerini kızdırdıktan sonra göletin içine doğru batan taştan serinliğe uçarlar. Gelen su da taş yüzeyin ortasından çocukların neşesine ve hareketlerine uyarak akar. İçilebilecek kadar da temizdir. Çünkü buraya birkaç taş atımlık mesafede derenin kenarında ve yazın dereyi besleyen son kaynaktır bu.


    Çöpbey Köyünün alt kısmında ve Kovuk Kayanın da başlangıcı olan buralar ilginç yer şekilleriyle de görülmeye değerdir. Göletten sonra başlayan yekpare taş zemin üstünde tandır ocaklarına benyzeyen irili ufaklı birçok kazan vardır. Berrak su ile doludur, dipleri görünür. Kaynak suyu bunların üstlerinden akar gider. Sel suları bunların içinde çalkalandığı zaman diplerindeki taşlar sayısız dönerek misket gibi yuvarlaklaşmışlardır. Bunlar da ayrı bir merak ve hayranlık uyandırır görende. Işığın her türlü oyununu su ve taş üzerlerinde görebilirsiniz. Kuma ve toprağa basmadan yürüyebileceğiniz için ayakkabılarınızı çıkarabilirsiniz burada. Siz yürürken önünüz sıra kazanlara cup diye atlayan kurbağalar korktukları için değil, size karşı bir gösteri atlayışıdır onlarınki. Yengeçler poz verirler berrak su içlerinden. Dereyi çevreleyen şimşir ağaçları ağacın insan seviyesine inen mütevazı şekilleridir. Bütün doğa berrak suyun aynasında yıkanmış yüzüyle sırrını açar.


    Göletten yukarı yekpare taşın üstünden hayran hayran yürürken önünüz birden kesilir. L biçimindeki bu dip noktada üç kazan daha bulunur. Kaynak suyu da hemen yandaki kayaların altından kaynar. Kazanların en büyüğü ve ilginci katran kazanı denilenidir. İki metre kadar çap ve derinliktedir. Berrak su ile doludur. Fakat ışık oyunlarının sahnesi sihirli bir sofra gibi su yüzeyi ve derinliğin davetkâr karanlığı insanoğlunun talihine ayna tutarcasına göreni metafizik ürpermelere kadar götürür. Gayya Kuyu’su mudur, yoksa Hades’in ağzı mıdır? Su perileri (Nympha) ilk böyle yerlerde hayal edilmiş olmalı. Zira burası yörede yetişen çocuklara anlatılan ‘derin göletlerde yaşayan ve uzun, çok uzun saçlarını biteviye tarayan ve çocukları bu saçları ile yakalayıp suya çeken Su Kızı efsanesini tamamlayan en güzel mekândır. Onda serinlemek, hayal edebileceğiniz son şey olmalı. Hele çocuklar mutlaka uzak durmalıdır. Bu noktada efsane gerekeni yapar, çocukları böyle yerlerin tehlikelerinden korur. Fakat çok da meraklıysanız hemen yanında iki yavru kazan daha vardır. Onlara yaklaşabilir hatta onlarda çimebilirsiniz. Buralarda çimmek yerine “göle otunmak” ifadesi kullanılır. Hülasa Katran Kazan’ı ve çevresi için mitin dekorunu bulduğu yerdir de denilebilir. Buradan yukarısı büyük bir çağlayandır. Dereler yağmur-kar suyu ile beslenmediği zamanlarda kurudur. Bu uçuruma tırmanmak zorlu, tehlikeli, heyecanlı ve zevklidir. İlginç dere yapısı, nemli ve yosun kokulu serin havası ve kuru kazanlar görülmeye değerdir.

    Coğrafya

    Bartın merkezine 28 km uzaklıktadır.


    Nüfus

    Yıllara göre köy nüfus verileri

    2000 3000
    1997 2000

    Ekonomi

    Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.

    Altyapı bilgileri

    Köyde ilköğretim okulu yoktur. Köyün içme suyu şebekesi vardır ancak kanalizasyon şebekesi yoktur. Ptt şubesi ve ptt acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ayrıca ulaşımı sağlayan yol çakıllı olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.


    Kaynak : Vikipedi, özgür ansiklopedi

    Kaynak : Yerel Net


    Köyünüze Ait Bilgi ve Resimleri Bu Konu Altında Paylaşabilirsiniz
     

Bu Sayfayı Paylaş